Bir ülkenin sağlık sistemi denildiğinde akla çoğu zaman hastaneler, yoğun bakım yatakları, ameliyathaneler, ileri görüntüleme cihazları ve hekimler geliyor.
Oysa sağlık hizmetinin günün 24 saati sürdürülebilmesini sağlayan çok büyük bir meslek grubu daha var:
Hemşireler.
Hastanın hastaneye kabulünden taburculuğuna, yoğun bakımdan ameliyathaneye, acil servisten birinci basamak ve evde bakıma kadar sağlık hizmetinin hemen her aşamasında hemşireler görev yapıyor.
Dünya Sağlık Örgütünün 11 Ağustos 2026 tarihinde güncellediği bilgi notuna göre hemşireler, küresel sağlık iş gücünün en büyük meslek grubunu oluşturuyor.
Ancak küresel hemşire iş gücü büyümesine rağmen açık henüz kapanmış değil.
En güncel küresel tahmin: 29,8 milyon hemşire
WHO'nun en güncel küresel verileri 2023 yılına ait.
Buna göre dünyadaki hemşire sayısı 2018 yılında yaklaşık 27,9 milyon iken 2023 yılında 29,8 milyona yükseldi.
Beş yıllık dönemde küresel hemşire iş gücü yaklaşık 1,9 milyon kişi arttı.
Aynı dönemde tahmini küresel hemşire açığında da gerileme yaşandı.
WHO'ya göre açık 2020 yılında 6,2 milyon düzeyindeyken 2023 yılında 5,8 milyona düştü.
Ancak 5,8 milyonluk rakamın 2026 yılı için yapılmış yeni bir sayım değil, 2023 yılına ilişkin en güncel küresel tahmin olduğu özellikle belirtilmeli.
2030'da açık 4,1 milyona gerileyebilir
WHO, mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde küresel hemşire iş gücünün 2030 yılında yaklaşık 36 milyona ulaşabileceğini öngörüyor.
Aynı projeksiyona göre hemşire açığı 4,1 milyona kadar gerileyebilir.
Bu rakam kesinleşmiş bir gelecek tablosu değil.
Eğitim yatırımları, istihdam politikaları, sağlık bütçeleri, göç, emeklilikler ve çalışanların meslekte kalma oranları gelecekteki tabloyu değiştirebilir.
Dolayısıyla WHO verileri hem ilerlemeye hem de devam eden önemli bir soruna işaret ediyor:
Mevcut eğilimler sürse bile 2030 yılında dünyada milyonlarca hemşirelik bir açık kalabilir.
Asıl sorun yalnızca sayı değil
Küresel toplamlar hemşire iş gücündeki büyük dağılım eşitsizliğini gizleyebiliyor.
WHO'ya göre dünyadaki hemşirelerin yaklaşık yüzde 78'i, dünya nüfusunun yalnızca yüzde 49'unu barındıran ülkelerde çalışıyor.
Gelir düzeylerine göre bakıldığında fark daha da belirginleşiyor.
Yüksek gelirli ülkeler dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 17'sini barındırmasına rağmen dünyadaki hemşirelerin yaklaşık yüzde 46'sına sahip.
Yüksek gelirli ülkelerde nüfusa düşen hemşire yoğunluğu, düşük gelirli ülkelerdekinin 10 katından fazla.
Dolayısıyla küresel hemşire sorununu yalnızca:
“Dünyada kaç hemşire var?”
sorusuyla açıklamak mümkün değil.
Bir başka soru en az bunun kadar önemli:
“Hemşireler nerede çalışıyor?”
2030'daki açığın yüzde 70'i iki bölgede yoğunlaşabilir
WHO projeksiyonlarına göre mevcut eğilimlerin devam etmesi durumunda 2030 yılında beklenen küresel hemşire açığının yaklaşık yüzde 70'i WHO Afrika Bölgesi ile Doğu Akdeniz Bölgesi'nde yoğunlaşabilir.
Bu tahmin, küresel hemşire açığının yalnızca toplam personel sayısıyla değil, iş gücünün coğrafi dağılımıyla da ilişkili olduğunu gösteriyor.
Hemşire sayısının sınırlı olduğu ülkelerde personel eksikliği; temel sağlık hizmetleri, anne ve çocuk sağlığı, kronik hastalıkların takibi, aşılama, hastane hizmetleri ve sağlık sistemlerinin olağanüstü durumlara yanıt kapasitesi açısından önemli sonuçlar doğurabilir.
Hemşirelerin yedide biri doğduğu ülkeden başka bir ülkede çalışıyor
Uluslararası hareketlilik hemşire iş gücünün önemli özelliklerinden biri.
WHO'ya göre dünyadaki hemşirelerin yaklaşık yedide biri, doğduğu ülkeden farklı bir ülkede çalışıyor.
Yüksek gelirli ülkelerde görev yapan hemşirelerin yaklaşık yüzde 23'ü yabancı doğumlu.
Sağlık çalışanlarının ülkeler arasında hareket etmesi kişilerin çalışma ve kariyer tercihleri açısından doğal bir süreç.
Ancak yüksek gelirli ülkelerin yurt dışında eğitim almış veya başka ülkelerde doğmuş sağlık çalışanlarına yoğun biçimde bağımlı hale gelmesi, sağlık iş gücü zaten sınırlı olan bazı kaynak ülkeler üzerinde ek baskı oluşturabiliyor.
WHO'nun uluslararası sağlık personeli işe alımına ilişkin yaklaşımı da bu nedenle çalışanların hareketliliğini engellemeyi değil, aktif uluslararası işe alımın kırılgan sağlık sistemleri üzerindeki etkisini azaltmayı ve işe alımı daha etik ve sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlıyor.
Bir başka sorun: Yaşlanan iş gücü
Bugünkü hemşire sayısı gelecekteki ihtiyacı tek başına göstermiyor.
Çalışanların yaş dağılımı da önemli.
WHO'nun güncel bilgi notuna göre küresel hemşire iş gücünün:
yüzde 33'ü 35 yaşın altında,
yüzde 19'u ise 55 yaş ve üzerinde.
WHO'nun değerlendirmesine göre çoğu yüksek gelirli ve önemli bir bölümü Avrupa'da bulunan 20 ülkede, önümüzdeki 10 yıl içinde emekli olması beklenen hemşirelerin sayısı kariyerinin ilk yıllarındaki hemşirelerin sayısından fazla.
Bu nedenle bugün görece yüksek hemşire yoğunluğuna sahip bazı ülkeler bile önümüzdeki yıllarda yeni personel ihtiyacıyla karşılaşabilir.
Ayrıca deneyimli hemşirelerin emekli olması yalnızca çalışan sayısını değil, genç meslektaşlara aktarılabilecek klinik deneyimi de etkileyebilir.
Hemşire yetersizliği ile hasta sonuçları arasındaki ilişki
Hemşire istihdam düzeyi yalnızca insan kaynakları veya çalışma hayatı açısından incelenmiyor.
Hasta sonuçlarıyla ilişkisi de uzun süredir bilimsel araştırmaların konusu.
JAMA Network Open'da 25 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan retrospektif kohort araştırmasında Japonya'daki hastanelerde gerçekleşen 77.289 uygun hastane yatışı değerlendirildi.
Araştırmada hemşire yetersizliği, her servisin kendi olağan yıllık personel düzeyine göre tanımlandı.
Çok değişkenli analizde 24 saatlik dönemde hemşire personelinin servis için belirlenen olağan düzeyin altında olması ile hastane içi ölüm arasında 1,22'lik düzeltilmiş odds oranı bulundu.
Yüzde 95 güven aralığı 1,11–1,34 olarak bildirildi.
Araştırmada 24 saatlik personel yetersizliği ayrıca 30 günlük yeniden yatış ve daha uzun hastanede kalış süresiyle de ilişkili bulundu.
Ancak burada önemli bir bilimsel sınır var.
Araştırma gözlemsel bir kohort çalışması.
Bu nedenle sonuçlar, hemşire yetersizliğinin tek başına hastane içi ölüme neden olduğunu kanıtlamıyor.
İstatistiksel bir ilişki gösteriyor.
Araştırmacılar da bulguların genellenebilirliği konusunda sınırlılıklar bulunduğunu belirtiyor.
Çalışmanın büyük Japon hastanelerinden elde edilen verilere dayanması nedeniyle sonuçların daha küçük hastanelere, özel hastanelere veya farklı sağlık sistemlerine doğrudan aktarılması doğru olmayabilir.
Bununla birlikte araştırma, günlük hemşire personel düzeyleri ile hasta sonuçları arasındaki ilişkiyi inceleyen bilimsel literatüre yeni veriler ekliyor.
Sorun yalnızca daha fazla hemşire yetiştirmek değil
Küresel hemşire açığı denildiğinde ilk çözüm daha fazla hemşire yetiştirmek gibi görünebilir.
Ancak WHO'nun değerlendirmesi sorunun bundan daha karmaşık olduğunu ortaya koyuyor.
Hemşirelik eğitiminin artırılması önemli olmakla birlikte mezunların sağlık sistemi içerisinde istihdam edilebilmesi de gerekiyor.
Özellikle kaynakların sınırlı olduğu bazı ülkelerde sağlık hizmetlerinin daha fazla personele ihtiyaç duyması, gerekli kadroların ve finansmanın otomatik olarak bulunduğu anlamına gelmiyor.
Bu nedenle sağlık çalışanı ihtiyacı ile fiilen istihdam edilen sağlık çalışanı sayısı birbirinden farklı kavramlar.
WHO'nun 2025 hemşirelik raporu bu nedenle hemşirelik politikalarını yalnızca eğitim kapasitesi üzerinden değerlendirmiyor.
Eğitim, istihdam, hizmet sunumu, liderlik, çalışma koşulları ve çalışanların sistemde tutulması birlikte ele alınıyor.
Hemşireyi yetiştirmek kadar sistemde tutmak da önemli
Sağlık sistemlerinin karşılaştığı önemli sorunlardan biri de mevcut çalışanların meslekte ve sağlık sisteminde kalmasını sağlamak.
WHO'nun güncel verilerine göre bilgi sağlayan ülkelerin yalnızca yüzde 42'si hemşirelerin ruh sağlığını desteklemeye yönelik düzenlemeler bulunduğunu bildirdi.
İş yükü, çalışma saatleri, vardiyalar, personel düzeyi, sağlık çalışanlarının güvenliği, ücretlendirme ve mesleki destek gibi unsurlar çalışanların çalışma yaşamını doğrudan etkiliyor.
Bu nedenle sağlık sistemleri açısından temel soru yalnızca:
“Kaç hemşire yetiştirebiliriz?”
değil.
Aynı zamanda:
“Yetiştirdiğimiz hemşireleri nasıl istihdam eder ve sağlık sisteminde nasıl tutarız?”
sorusu.
Hemşirelerin rolü de değişiyor
Küresel sağlık sistemlerinin değişmesi hemşirelerin görev alanlarını da dönüştürüyor.
WHO verilerine göre 2023 yılında veri bildiren ülkelerin yüzde 62'sinde ileri uygulama hemşireliği rolleri bulunuyordu.
Bu oran 2020 yılında yüzde 53 düzeyindeydi.
Yaşlanan nüfus, kronik hastalıkların yaygınlaşması, birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve uzun süreli bakım ihtiyacının artması hemşirelerin sağlık sistemi içindeki rollerinin önemini artırıyor.
Dolayısıyla geleceğin tartışması yalnızca kaç hemşirenin bulunduğu üzerinden yürümeyecek.
Hemşirelerin hangi yetkinliklerle, hangi görevlerde ve sağlık sisteminin hangi kademelerinde çalıştığı da giderek daha önemli hale gelecek.
Sağlık sisteminin görünmeyen kapasitesi
Bir hastane yeni binalar yapabilir.
Yoğun bakım yataklarının sayısını artırabilir.
Yeni ameliyathaneler açabilir.
Son teknoloji cihazlar satın alabilir.
Ancak bu fiziksel kapasitenin gerçek sağlık hizmetine dönüşebilmesi için yeterli sayıda ve uygun şekilde eğitilmiş sağlık çalışanına ihtiyaç var.
Hemşireler bu insan gücünün en büyük meslek grubunu oluşturuyor.
WHO'nun en güncel küresel verileri bir yandan ilerleme olduğunu gösteriyor.
2018 ile 2023 arasında hemşire sayısı arttı.
Tahmini açık azaldı.
Ancak aynı veriler sorunun henüz çözülmediğini de ortaya koyuyor.
Milyonlarla ifade edilen açık sürüyor ve hemşireler dünya üzerinde son derece eşitsiz dağılıyor.
Bu nedenle küresel hemşire sorununu yalnızca “daha fazla mezun vermek” şeklinde ele almak yeterli görünmüyor.
Eğitim kapasitesinin artırılması kadar istihdam olanaklarının oluşturulması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, çalışanların sağlık sisteminde tutulması ve hemşire iş gücünün ihtiyaç bulunan bölgelere daha dengeli biçimde ulaşabilmesi gerekiyor.
Çünkü sağlık sisteminin gerçek kapasitesi yalnızca sahip olduğu yatak ve cihaz sayısıyla değil, o sistemi çalıştırabilecek nitelikli insan gücüyle belirleniyor.
6) Kaynaklar
- World Health Organization. Nursing and Midwifery. 11 Ağustos 2026.
- World Health Organization. State of the World's Nursing 2025: Investing in Education, Jobs, Leadership and Service Delivery. 12 Mayıs 2025.
- World Health Organization. Nursing Workforce Grows, but Inequities Threaten Global Health Goals. 12 Mayıs 2025.
- World Health Organization. WHO Global Code of Practice on the International Recruitment of Health Personnel.
- Morioka N, Moriwaki M, Miyawaki A, Saville C, Fushimi K, Griffiths P. Hospital Nurse Understaffing and Patient Mortality, Readmission, and Length of Stay. JAMA Network Open. 2026;9(2):e2558235.




