Sürekli yorgunluk, isteksizlik, keyifsizlik, uyku değişiklikleri ve odaklanma güçlüğü yaşayan bir kişi ilk olarak depresyonda olduğunu düşünebilir. Ancak bazı bedensel hastalıklar da benzer yakınmalara yol açabilir. Tiroid fonksiyon bozuklukları, anemi ve B12 vitamini eksikliği bunların başında geliyor.

Bu nedenle depresif belirtiler değerlendirilirken yalnızca ruhsal yakınmalara değil, kişinin genel sağlık durumuna da bakılması önem taşıyor. Depresyonu doğrulayan tek bir kan testi bulunmuyor. Buna karşılık TSH ve hemogram gibi basit testler, düşük enerji ve çökkünlüğe katkıda bulunabilecek tedavi edilebilir bazı tıbbi sorunların araştırılmasına yardımcı olabiliyor. B12 gibi ek testler ise herkese rutin olarak değil, belirtiler ve risk faktörleri doğrultusunda değerlendiriliyor.

Depresyon ile bedensel hastalıkların belirtileri neden karışıyor?

Depresyon yalnızca üzgün hissetmekten ibaret değil. Enerji kaybı, uyku bozukluğu, iştah değişikliği, dikkat ve konsantrasyon güçlüğü, zihinsel yavaşlama ve günlük işlere karşı isteksizlik gibi fiziksel ve bilişsel belirtilere de yol açabiliyor.

Sorun şu ki bu belirtilerin önemli bir bölümü bazı bedensel hastalıklarda da görülebiliyor.

Örneğin tiroid bezinin yavaş çalışması kişiyi halsiz ve isteksiz bırakabilir. Anemi dokulara yeterli oksijen taşınmasını zorlaştırarak yorgunluk ve performans kaybına neden olabilir. B12 eksikliğinde ise halsizliğin yanı sıra konsantrasyon güçlüğü, unutkanlık ve nörolojik belirtiler ortaya çıkabilir.

Bu benzerlik nedeniyle klinik değerlendirmede “Bu belirtilerin tamamını depresyon açıklıyor mu, yoksa eşlik eden başka bir sağlık sorunu var mı?” sorusu önem kazanıyor.

Tiroid bozukluğu depresyon gibi hissedilebilir

Ağız Kokusu Hep Aynı Değil: Ekşi, Meyvemsi ve Metalik Koku Ne Anlatıyor?
Ağız Kokusu Hep Aynı Değil: Ekşi, Meyvemsi ve Metalik Koku Ne Anlatıyor?
İçeriği Görüntüle

Özellikle hipotiroidi, yani tiroid bezinin yeterince hormon üretememesi, depresyonla karışabilecek belirtiler oluşturabilir.

Yorgunluk, enerji azalması, zihinsel yavaşlama, konsantrasyon güçlüğü, kilo alma eğilimi, soğuğa hassasiyet ve çökkün ruh hali hipotiroidide görülebilen yakınmalar arasında yer alıyor.

Bu belirtilerin yalnızca birinin bulunması tiroid hastalığı olduğu anlamına gelmez. Ancak depresif yakınmaların değerlendirilmesinde tiroid fonksiyonlarının göz önünde bulundurulmasının önemli bir nedeni tam olarak bu benzerliktir.

NICE kılavuzu depresyon veya açıklanamayan anksiyetesi bulunan kişilerde tiroid fonksiyon testlerinin değerlendirilmesini öneriyor.

TSH testi neden önemli?

Yetişkinlerde tiroid fonksiyonunu değerlendirmede çoğu zaman ilk bakılan değer TSH'dir.

TSH, beyindeki hipofiz bezinden salgılanır ve tiroid bezine hormon üretmesi için sinyal gönderir. Primer tiroid hastalıklarında TSH değerindeki değişiklik, tiroid bezinin normal çalışıp çalışmadığı konusunda önemli bir başlangıç bilgisi sağlar.

TSH yüksek bulunursa serbest T4 ölçümüyle hipotiroidi olasılığı daha ayrıntılı değerlendirilebilir. TSH düşük olduğunda ise serbest T4 ve bazı durumlarda serbest T3 ölçümü gündeme gelebilir.

Ancak tek başına sınır dışı bir TSH değeri kişinin depresif yakınmalarının mutlaka tiroid kaynaklı olduğunu göstermez. Sonucun klinik belirtiler ve diğer bulgularla birlikte yorumlanması gerekir.

Anemi de isteksizlik ve enerji kaybı yapabilir

Depresyonla karışabilecek diğer önemli durumlardan biri anemidir.

Kansızlığı bulunan kişilerde halsizlik, çabuk yorulma, baş dönmesi, nefes darlığı, çarpıntı, dikkat güçlüğü ve fiziksel performansta azalma ortaya çıkabilir.

Özellikle uzun süredir devam eden yorgunluk ve enerji kaybı yaşayan bir kişide bu belirtilerin yalnızca ruhsal nedenlerle açıklanmaması gerekir.

Hemogram bu nedenle depresif yakınmaların tıbbi değerlendirmesinde kullanılan basit testlerden biri olabilir. Hemoglobin düzeyi başta olmak üzere alyuvarlarla ilgili değerler anemi açısından önemli bilgiler verir.

CANMAT depresyon kılavuzu da depresif belirtilerin değerlendirilmesinde hemogram ve TSH'nin düşük maliyetli testler olarak anemi ve tiroid bozukluğu gibi tedavi edilebilir nedenlerin araştırılmasına yardımcı olabileceğini belirtiyor.

Demir eksikliği varsa hemogram tek başına yeterli olmayabilir

Anemi tek bir hastalık değildir ve farklı nedenlerle gelişebilir. Özellikle demir eksikliği sık karşılaşılan nedenlerden biridir.

Yoğun adet kanaması, gastrointestinal kan kaybı, yetersiz demir alımı veya emilim sorunları bulunan kişilerde demir eksikliği olasılığı değerlendirilir.

Hekim gerekli gördüğünde ferritin ve diğer demir parametrelerini de isteyebilir.

Buradaki önemli ayrım şudur: Ferritin veya demir testleri depresyonu araştırmak için değil, depresyonla karışabilecek veya kişinin yorgunluğunu artırabilecek demir eksikliğini değerlendirmek için yapılır.

B12 eksikliği yalnızca kansızlık yapmaz

B12 vitamini eksikliği de depresif belirtilerle karışabilecek bir başka durum.

B12 eksikliğinde açıklanamayan yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü, kısa süreli hafıza sorunları ve zihinsel bulanıklık görülebilir. Uyuşma, karıncalanma, denge bozukluğu ve yürümede değişiklik gibi nörolojik belirtiler de tabloya eşlik edebilir.

NICE, B12 vitamini eksikliğinin depresyon ve anksiyete belirtileri dahil ruh sağlığı sorunlarıyla ilişkili olabileceğini belirtiyor.

Ancak burada kritik bir ayrım var: Depresif hissetmek tek başına herkese B12 testi yapılması gerektiği anlamına gelmiyor.

B12 testi kimlerde daha anlamlı?

B12 testi kişinin yakınmaları ve eksiklik açısından taşıdığı riskler birlikte değerlendirilerek istenir.

Açıklanamayan yorgunluk, unutkanlık, odaklanma güçlüğü, uyuşma ve karıncalanma gibi belirtiler varsa B12 eksikliği olasılığı daha fazla önem kazanabilir.

Hayvansal gıdaların hiç tüketilmediği veya çok sınırlı tüketildiği beslenme biçimleri, mide ya da bağırsak ameliyatları, bazı emilim bozuklukları ve B12 emilimini etkileyebilen ilaçların uzun süre kullanılması da değerlendirmeyi etkileyebilir.

Önemli bir nokta daha var: B12 eksikliği bulunan herkesin hemogramında anemi görülmek zorunda değil. Bu nedenle yalnızca “kan sayımı normal çıktı” denilerek B12 eksikliği kesin biçimde dışlanamaz.

Depresyonu gösteren özel bir kan testi var mı?

Hayır.

Bugün rutin klinik uygulamada bir kan örneğine bakarak “bu kişide depresyon vardır” veya “depresyon yoktur” dedirten tek bir laboratuvar testi bulunmuyor.

Depresyon tanısı kişinin belirtilerinin türü, ne kadar süredir devam ettiği, günlük yaşamını ne ölçüde etkilediği, önceki ruhsal hastalık öyküsü ve kapsamlı klinik değerlendirme sonucunda konuluyor.

Kan testleri ise başka hastalıkların ayırıcı tanısında yardımcı araç görevi görüyor.

Başka hangi testler istenebilir?

Herkes için geçerli uzun bir “depresyon tahlilleri listesi” bulunmuyor.

Öykü ve muayene bulgularına göre böbrek ve karaciğer fonksiyonları, elektrolitler, kan şekeri, folat veya farklı vitamin ve hormon testleri gündeme gelebilir.

Ancak belirti veya risk faktörü olmadan çok geniş laboratuvar panellerinin rutin biçimde istenmesini destekleyen güçlü bir kanıt bulunmuyor.

Test seçiminin kişinin yaşına, sağlık geçmişine, kullandığı ilaçlara, beslenmesine ve eşlik eden belirtilere göre yapılması daha doğru bir yaklaşım.

Tahliller normal çıkarsa depresyon olmadığı anlamına gelir mi?

Hayır.

TSH, hemogram ve B12 dahil bütün laboratuvar testlerinin normal olması depresyonu dışlamaz.

Bu testlerin normal olması yalnızca araştırılan bazı fiziksel nedenlerin olasılığını azaltabilir. Kişide yine de majör depresif bozukluk veya başka bir ruhsal sağlık sorunu bulunabilir.

Tersi de mümkün. Örneğin demir eksikliği veya tiroid bozukluğu saptanan bir kişi aynı zamanda depresyon da yaşayabilir.

Dolayısıyla mesele “ya depresyon ya tiroid” şeklinde basit bir seçim değildir. İki durum aynı kişide birlikte de bulunabilir.

Hangi belirtilerde bedensel nedenler özellikle düşünülmeli?

Depresif yakınmalara bazı fiziksel belirtilerin eşlik etmesi tıbbi değerlendirmeyi daha önemli hâle getirebilir.

Belirgin kilo değişikliği, aşırı üşüme, saç ve cilt değişiklikleri, çarpıntı, nefes darlığı, yoğun adet kanaması, uyuşma ve karıncalanma, denge problemi, belirgin unutkanlık veya açıklanamayan ağır halsizlik gibi yakınmalar varsa bunların doktora anlatılması gerekir.

Bu belirtiler tek başına belirli bir hastalığı kanıtlamaz. Ancak hekimin hangi testlerin gerçekten gerekli olduğuna karar vermesine yardımcı olabilir.

Asıl mesaj: Her çökkünlüğü tek başına psikolojik kabul etmeyin

Çökkünlük, isteksizlik, yorgunluk ve konsantrasyon güçlüğü depresyonun önemli belirtileri olabilir. Ancak aynı yakınmalar tiroid hastalığı, anemi veya B12 eksikliği gibi tedavi edilebilir fiziksel sorunlarda da görülebilir.

Bu nedenle doğru yaklaşım, depresyon ihtimalini küçümsemek veya bütün belirtileri kan değerlerine bağlamak değil; ruhsal ve fiziksel nedenleri birlikte değerlendirmektir.

Özellikle uzun süren veya günlük yaşamı belirgin biçimde etkileyen belirtilerde kişinin kendi kendine geniş tahlil paketleri yaptırması yerine hekim değerlendirmesiyle gerekli testlerin seçilmesi daha anlamlıdır.

TIBBİ UYARI

Çökkünlük veya umutsuzluğa kendine zarar verme ya da intihar düşüncesi, planı veya girişimi eşlik ediyorsa kan tahlili sonucunu beklemeyin. Acil tıbbi ve psikiyatrik değerlendirme gerekir. Gerçeklikle bağın bozulması, ağır ajitasyon veya kişinin temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma gelmesi de acil değerlendirme gerektirir.

KAYNAKLAR

1. Canadian Journal of Psychiatry — Canadian Network for Mood and Anxiety Treatments 2023 Update on Clinical Guidelines for Management of Major Depressive Disorder in Adults — 2024
2. NICE — Thyroid Disease: Assessment and Management, NG145 — Güncel sürüm
3. NICE — Vitamin B12 Deficiency in Over 16s: Diagnosis and Management, NG239 — 2024