Finlandiya’daki Jyväskylä Üniversitesi ve Doğu Finlandiya Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü uzun süreli çalışma, çocukların ekran kullanımı ile zihinsel becerileri arasındaki ilişkinin sanıldığından daha karmaşık olabileceğini gösterdi. Çocukluktan ergenliğe kadar izlenen gençlerde daha fazla ekran süresi, ergenlik dönemindeki bazı çalışma belleği ölçümlerinde ve genel bilişsel performansta daha iyi sonuçlarla ilişkili bulundu. Bilişsel performans; dikkat, öğrenme, bilgiyi işleme ve gerektiğinde bilgiyi kısa süre akılda tutabilme gibi zihinsel becerileri kapsıyor. Araştırma Pediatric Exercise Science dergisinde yayımlandı. [1]
260 genç yaklaşık sekiz yıl takip edildi
Araştırma, Finlandiya’da yürütülen PANIC adı verilen Çocuklarda Fiziksel Aktivite ve Beslenme Çalışması'nın uzun dönemli verilerine dayanıyor.
Son değerlendirmede 124'ü kız, 136'sı erkek olmak üzere toplam 260 genç yer aldı. Katılımcıların takip sonundaki ortalama yaşı 15,8 olarak bildirildi. [1]
Araştırmacılar çocukların fiziksel aktivitesini ve hareketsiz geçirdiği zamanı hem anketlerle hem de hareket ve kalp hızını ölçen cihazlarla değerlendirdi. Ekran kullanımı da çocukluktan ergenliğe uzanan takip döneminde kaydedildi.
Ergenlik döneminde ise öğrenme, dikkat ve çalışma belleği gibi zihinsel işlevler bilgisayar tabanlı bilişsel testlerle ölçüldü. [1]
Çalışmanın dikkat çeken yönlerinden biri, çocukların yalnızca belirli bir gündeki ekran kullanımını incelemek yerine, yıllar boyunca oluşan davranış alışkanlıklarını değerlendirmesiydi.
Daha fazla ekran süresi daha kötü sonuç anlamına gelmedi
Araştırmanın en dikkat çekici sonucu ekran kullanımında ortaya çıktı.
Çocukluktan ergenliğe kadar daha fazla ekran süresi bildiren gençlerin bazı çalışma belleği ölçümlerinde ve genel bilişsel performansta daha iyi sonuçlar aldığı görüldü. [1]
Çalışma belleği, günlük yaşamda sürekli kullandığımız zihinsel yeteneklerden biri. Örneğin bir telefon numarasını kısa süre akılda tutarken, zihinden hesaplama yaparken veya bir görevi tamamlarken gerekli bilgileri birkaç saniye boyunca zihnimizde tutmamızı sağlıyor.
Bulgular, ekran süresi ile zihinsel gelişim arasındaki ilişkinin yalnızca “ekran ne kadar fazlaysa o kadar kötüdür” şeklinde açıklanamayabileceğine işaret ediyor.
Ancak sonuçların çok önemli bir sınırı var:
Araştırma, daha fazla telefon, tablet veya bilgisayar kullanımının çocukların zihinsel becerilerini geliştirdiğini kanıtlamıyor.
Çalışma gözlemsel nitelikte. Yani araştırmacılar çocukların mevcut yaşam biçimlerini takip ederek davranışlarla sonuçlar arasındaki ilişkileri inceledi. Bu yöntem, iki durumun birlikte görülüp görülmediğini gösterebilir ancak birinin diğerine neden olduğunu kanıtlayamaz.
Ekranda ne yapıldığı da önemli olabilir
Bir çocuğun iki saat boyunca bilgisayarda araştırma yapması, matematik problemi çözmesi veya bir sunum hazırlaması ile aynı süre boyunca sosyal medyada içerikler arasında geçiş yapması aynı zihinsel etkinlik değil.
Araştırmacılar da ekran süresinin yalnızca dakika veya saat olarak değerlendirilmesinin yeterli olmayabileceğine dikkat çekiyor. Problem çözme, öğrenme, yaratıcılık veya sosyal iletişim içeren dijital etkinliklerin etkileri, daha pasif ekran kullanımından farklı olabilir. [1]
Fakat çalışmanın sınırlarından biri de burada ortaya çıkıyor.
Araştırma, çocukların izlediği videoları, kullandığı uygulamaları veya ekranda yaptığı bütün faaliyetleri ayrıntılı olarak karşılaştırmadı. Bu nedenle “eğitici içerik kullanan çocukların zihinsel performansı yükseldi” gibi bir sonuç çıkarmak doğru değil.
Yeni bulguların söylediği daha sınırlı ancak önemli bir şey var: Ekran kullanımını değerlendirirken yalnızca geçirilen süreye bakmak bütün tabloyu göstermeyebilir.
“Kaç saat?” sorusu tek başına yeterli olmayabilir
Çocukların dijital medya kullanımına ilişkin bilimsel yaklaşım da giderek süre dışındaki etkenleri daha fazla dikkate alıyor.
Amerikan Pediatri Akademisinin 2026 yılında Pediatrics dergisinde yayımladığı politika belgesinde çocuk ve ergenlerin dijital medya deneyiminin yalnızca ekran süresi sınırları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği belirtiliyor. Çocuğun özellikleri, kullanılan dijital ortam, içerik ve aile çevresi gibi birçok etkenin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. [2]
Bu yaklaşım günlük yaşam açısından önemli bir ayrım getiriyor.
İki çocuğun günde üçer saat ekran kullanması, bu üç saatin sonuçlarının da aynı olacağı anlamına gelmiyor.
Ekran kullanımı uykunun, hareket etmenin, derslerin veya aile ve arkadaşlarla geçirilen zamanın sürekli olarak önüne geçiyorsa durum farklı değerlendirilmeli.
Buna karşılık çocuğun ekranı araştırma yapmak, öğrenmek, üretmek veya başkalarıyla iletişim kurmak amacıyla kullanması farklı bir dijital deneyim oluşturabilir.
Fiziksel aktivitede kız ve erkeklerde farklı ilişkiler görüldü
Araştırmacılar ekran süresinin yanı sıra fiziksel aktivite ile bilişsel performans arasındaki ilişkiyi de değerlendirdi.
Kızlarda çocukluktan itibaren daha fazla hafif fiziksel aktivitenin ergenlik döneminde daha iyi çalışma belleğiyle ilişkili olduğu bildirildi. Erkeklerde ise daha fazla organize veya yönlendirilmiş fiziksel aktivite ile çalışma belleği arasında olumlu bir ilişki saptandı. [1]
Buna karşılık cihazlarla ölçülen toplam fiziksel aktivite ve hareketsiz geçirilen zaman ile bilişsel performans arasında aynı şekilde belirgin ilişkiler görülmedi. [1]
Bu durum da yapılan etkinliğin niteliğinin önemine işaret ediyor olabilir.
Çünkü hareket ölçen bir cihaz kişinin oturduğunu gösterebilir ama neden oturduğunu söyleyemez. Çocuk kitap okurken de hareketsizdir, ders çalışırken de, saatlerce kısa video izlerken de.
Bu etkinliklerin zihinsel açıdan aynı kabul edilmesi mümkün değil.
Sonuç çocukların sınırsız ekran kullanabileceği anlamına gelmiyor
Araştırmanın yanlış anlaşılmaması gereken en önemli noktası bu.
Çalışma, uzun ekran süresinin çocuklar için zararsız olduğunu göstermiyor ve ekran kullanımının artırılmasını önermiyor.
Dijital medya kullanımı uykunun, fiziksel hareketin, yüz yüze sosyal ilişkilerin ve günlük sorumlulukların yerini almaya başladığında çocukların sağlığı ve gelişimi açısından farklı sorunlar ortaya çıkabiliyor. Amerikan Pediatri Akademisi de dijital ortamların hareket ve uyku gibi sağlıklı davranışların yerini almasının olumsuz sonuçlarla ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor. [2]
Bu nedenle aileler açısından yalnızca kronometre tutmak yerine ekran kullanımının günlük yaşam üzerindeki etkisini izlemek daha anlamlı olabilir.
Çocuğun ne izlediği, ekranda ne yaptığı, kullanımın gece uykusunu geciktirip geciktirmediği, fiziksel aktivitesinin azalıp azalmadığı ve ekran dışındaki sosyal yaşamını etkileyip etkilemediği birlikte değerlendirilmelidir.
Telefonla ders çalışmakla saatlerce video izlemek aynı değil
“Ekran süresi” aslında birbirinden oldukça farklı davranışları aynı başlık altında topluyor.
Elektronik kitap okumak da ekran süresi. Bilgisayarda kod yazmak da. Arkadaşlarla görüntülü konuşmak, ödev hazırlamak, oyun oynamak ve sosyal medyada gezinmek de aynı süre hesabının içine giriyor.
Bu nedenle çocukların dijital yaşamını değerlendirirken yalnızca “Bugün kaç saat telefona baktın?” sorusu giderek yetersiz kalabilir.
Daha anlamlı olan, ekranın çocuğun günlük yaşamında hangi amaçla, hangi içerikle ve hangi davranışların yerine kullanıldığını anlamak olabilir.
Finlandiya'daki araştırma bu konuda son sözü söylemiyor. Katılımcı sayısı sınırlı, ekran kullanımına ilişkin bazı bilgiler kişilerin kendi bildirimlerine dayanıyor ve çalışma neden-sonuç ilişkisini kanıtlamıyor. Hangi ekran etkinliklerinin zihinsel becerilerle nasıl ilişkili olduğunu anlamak için daha ayrıntılı ve farklı yöntemlerle yürütülen araştırmalara ihtiyaç var. [1]
Bu nedenle çalışmadan çıkarılabilecek sonuç “çocuklar daha fazla ekrana bakmalı” değil. Bulgular daha çok, çocukların dijital yaşamını değerlendirirken süre kadar içeriğin, kullanım amacının, uykunun, hareketin ve günlük yaşam dengesinin de hesaba katılması gerektiğini gösteriyor.
Kaynaklar
[1] Jalanko P, Leppänen MH, Bond B, Laukkanen JA, Lakka TA, Haapala EA. Associations of Physical Activity and Sedentary Time From Childhood to Adolescence With Cognition in Adolescence: The PANIC Study. Pediatric Exercise Science. 2026;38(3):268-283. DOI: 10.1123/pes.2025-0083.
[2] Munzer T, Parga-Belinkie J, Milkovich LM, Tomopoulos S, Ajumobi T, Cross C, Gerwin R, Madigan S, et al. Digital Ecosystems, Children, and Adolescents: Policy Statement. Pediatrics. 2026;157(2):e2025075320. DOI: 10.1542/peds.2025-075320.





