ABD’de University of California San Francisco, Oregon Health & Science University ve Stanford University’nin de aralarında bulunduğu çok merkezli araştırma ekibi, 11 eyaletteki 759 hastanenin çocuk acil hizmetlerini 10 yıl boyunca inceledi. JAMA Pediatrics’te 17 Ağustos 2026’da yayımlanan araştırma, acil servislerin çocuk hastalara yönelik hazırlık düzeyi ile hastanelerde çocuk yataklı servislerinin bulunmasının çocuk ölümleriyle ilişkisini değerlendirdi. [1]
2,4 milyondan fazla çocuğun verileri incelendi
Araştırmaya 1 Ocak 2012 ile 31 Aralık 2021 tarihleri arasında acil servise başvurduktan sonra hastaneye yatırılan, başka bir hastaneye sevk edilen veya hayatını kaybeden 0-17 yaş arasındaki 2 milyon 416 bin 30 çocuk dahil edildi. [1]
Bu çocukların 337 bin 167’si yaralanma, 2 milyon 78 bin 863’ü ise hastalık nedeniyle acil sağlık hizmeti aldı. [1]
Araştırmacılar hastanelerin çocuk acil bakımına ne kadar hazır olduğunu 0 ile 100 arasında değişen Pediatrik Hazırlık Puanı ile değerlendirdi. Bu puan; acil servisin çocuk hastalara uygun ekipman, personel, eğitim ve bakım süreçlerine sahip olma düzeyini gösteren birleşik bir ölçüm olarak kullanılıyor.
Çalışmada 88 ve üzerindeki puan “yüksek çocuk acil hazırlığı” olarak kabul edildi. Hastaneler, 2013 ve 2021 değerlendirmelerine göre yüksek hazırlık düzeyini koruyanlar, sonradan yüksek hazırlığa ulaşanlar, bu düzeyi kaybedenler ve hiçbir zaman yüksek hazırlık seviyesine ulaşamayanlar şeklinde gruplandırıldı. [1]
Hastanelerin yalnızca yüzde 13’ü yüksek hazırlığı korudu
Araştırmaya alınan 759 acil servisin 99’u, yani yaklaşık yüzde 13’ü, yüksek çocuk acil hazırlığını çalışma dönemi boyunca korudu.
85 hastane sonradan yüksek hazırlık düzeyine ulaşırken, 78 hastane daha önce sahip olduğu yüksek hazırlık seviyesini kaybetti.
En büyük grubu ise hiçbir zaman yüksek hazırlık düzeyine ulaşamayan 497 hastane oluşturdu. Bu sayı araştırmaya alınan hastanelerin yüzde 65,5’ine karşılık geliyordu. [1]
Hastanelerin medyan çocuk acil hazırlık puanı 2013 yılında 71, 2021 yılında ise 72 olarak hesaplandı. Medyan, sıralanmış değerlerin tam ortasında bulunan değeri ifade ediyor. Genel puanın fazla değişmemesi, hastaneler arasındaki önemli farklılıkların olmadığı anlamına gelmiyor; bazı merkezler hazırlık düzeyini artırırken bazıları daha önce ulaştıkları yüksek seviyeyi kaybetti. [1]
Hazırlığını kaybeden hastanelerde 1.727 ek ölüm tahmin edildi
Araştırmacılar hasta grupları arasındaki risk farklılıklarını istatistiksel olarak düzelttikten sonra çocuk ölümlerini hastanelerin hazırlık düzeylerine göre karşılaştırdı.
Yüksek çocuk acil hazırlığını kaybeden hastanelerde bakım görmek, 10 yıllık dönem boyunca tahmini 1.727 ek çocuk ölümüyle ilişkili bulundu. [1]
Yüksek hazırlık düzeyine hiçbir zaman ulaşamayan hastanelerde ise tahmini 3.776 ek ölüm hesaplandı. [1]
Buradaki “ek ölüm” ifadesi, araştırmacıların belirli çocukların doğrudan hazırlık eksikliği nedeniyle hayatını kaybettiğini belirlediği anlamına gelmiyor.
Bu rakamlar, hastanelerin yüksek hazırlık düzeyini koruduğu varsayılan durumla karşılaştırılarak istatistiksel modellerle hesaplanan tahmini ölüm sayılarını ifade ediyor.
Çocuk yataklı servislerinin kaybı da ölümle ilişkiliydi
Araştırma yalnızca acil servislerin hazırlığını değil, hastanelerin çocuklara yönelik yataklı sağlık hizmetlerini de değerlendirdi.
İncelenen hastanelerin 225’i çalışma dönemi boyunca çocuk yataklı hizmetlerini sürdürürken, 120 hastane bu hizmetleri kaybetti. 378 hastanede çalışma döneminde çocuklara yönelik yataklı servis bulunmuyordu. 36 hastane ise daha önce bulunmayan çocuk yataklı hizmetini dönem içinde başlattı. [1]
Risk farklılıkları istatistiksel olarak düzeltildikten sonra çocuk yataklı hizmetlerini kaybeden hastanelerde acil bakım almak tahmini 1.657 ek çocuk ölümüyle ilişkili bulundu. [1]
Çocuk yataklı hizmetinin hiç bulunmadığı hastanelerde ise tahmini 3.745 ek ölüm hesaplandı. [1]
Bu rakamların acil servis hazırlığıyla ilgili ek ölüm tahminleriyle toplanarak tek bir toplam ölüm sayısına dönüştürülmesi doğru değil. Acil servis hazırlığı ve çocuk yataklı hizmetleri aynı hastanelerde ve aynı hasta gruplarında örtüşebildiği için araştırmacılar bu iki sağlık hizmeti unsurunu ayrı ayrı değerlendirdi.
Çocuk acil hazırlığı neden önemli?
Çocukların acil sağlık gereksinimleri yetişkinlerden birçok açıdan farklılık gösterebiliyor.
İlaç dozları çocuğun yaşına ve kilosuna göre hesaplanırken, tıbbi cihazların boyutlarından yaşamsal bulguların değerlendirilmesine kadar birçok uygulama çocuklara özel düzenleme gerektiriyor.
Bu nedenle çocuk acil hazırlığı yalnızca hastanede bir çocuk doktorunun bulunması anlamına gelmiyor. Çocuklara uygun ekipmanın hazır olması, sağlık çalışanlarının gerekli eğitimleri alması, çocuk hastalara yönelik bakım süreçlerinin oluşturulması ve ağır durumdaki bir çocuğun gerektiğinde uygun bir merkeze hızla sevk edilebilmesi de hazırlığın parçaları arasında yer alıyor.
Araştırmanın bulguları, çocuklara yönelik acil bakım kapasitesinin zaman içinde korunmasının önemine işaret ediyor. Yüksek hazırlık düzeyine ulaşmak kadar bu seviyenin sürdürülebilmesi de çocukların sağlık sonuçları açısından önemli olabilir. [1]
Sonuçlar Türkiye’ye doğrudan uyarlanamaz
Çalışmanın tamamı ABD’nin 11 eyaletindeki hastanelerden elde edilen verilerle gerçekleştirildi. Bu nedenle araştırmada hesaplanan ek ölüm sayılarının Türkiye’ye veya başka ülkelerin sağlık sistemlerine doğrudan uygulanması bilimsel açıdan doğru olmaz.
Sağlık sistemlerinin yapısı, çocuk hastanelerinin dağılımı, sevk zinciri, acil servislerin özellikleri ve sağlık hizmetlerine ulaşım ülkeler arasında önemli farklılıklar gösterebilir.
Araştırma ayrıca gözlemsel bir kohort çalışmasıydı. Yani araştırmacılar sağlık sisteminde doğal olarak meydana gelen değişimleri ve bunların sonuçlarını izledi; hastaneleri rastgele farklı hazırlık düzeylerine ayırmadı. Bu nedenle çalışma, düşük çocuk acil hazırlığının tek başına ölümlere neden olduğunu kesin olarak kanıtlamıyor.
Buna karşılık 759 hastane ve 2,4 milyondan fazla çocuğu kapsayan 10 yıllık veriler, çocuk acil hazırlığının kaybedilmesi veya sürekli düşük kalması ile çocuk yataklı hizmetlerinin azalmasının daha yüksek ölüm oranlarıyla ilişkili olduğunu gösteriyor. Bulgular, çocuk acil hizmetlerinde yalnızca kapasite oluşturmanın değil, bu kapasiteyi yıllar boyunca sürdürebilmenin de önemli olabileceğine işaret ediyor. [1]
Kaynaklar
[1] Newgard CD, Lin A, Goldhaber-Fiebert JD, et al. Changes in Emergency Department Pediatric Readiness, Inpatient Services, and Excess Child Deaths. JAMA Pediatrics. 2026. DOI: 10.1001/jamapediatrics.2026.349




