Bugün beynin belirli bölgeleriyle konuşma, hareket, hafıza ya da duyular arasındaki ilişkiden söz etmek bize sıradan gelebilir. Oysa 19. yüzyılın sonlarında insan beyninin nasıl çalıştığı, sinir sistemi hastalıklarının nasıl ortaya çıktığı ve beynin farklı bölgelerinin hangi görevleri üstlendiği büyük ölçüde cevap bekleyen sorulardı.

İşte böyle bir dönemde, Nisan 1878’de İngiltere’de yeni bir bilimsel derginin ilk sayısı yayımlandı:

Brain: A Journal of Neurology.

Derginin ilk editörleri dönemin nöroloji tarihine damga vuracak dört isimdi: John Charles Bucknill, James Crichton-Browne, David Ferrier ve John Hughlings Jackson.

Brain, nörolojinin henüz bugünkü sınırlarına kavuşmadığı bir çağda beyin ve sinir sistemi üzerine çalışan hekim ve araştırmacılara yeni bir bilimsel alan açtı.

Dünyanın ilk nörobilim dergisi miydi?

Brain, bilim tarihi literatüründe genellikle dünyanın ilk nörobilim dergisi olarak anılıyor. Ancak bu tanımın önemli bir tarihsel ayrıntısı var.

Brain’den önce, 1871-1876 yılları arasında West Riding Lunatic Asylum Medical Reports yayımlanmıştı. Bu yayının sayfalarında da beyin, sinir sistemi ve deneysel nöroloji üzerine önemli çalışmalar bulunuyordu.

Üstelik Brain’in gelecekteki editörlerinden Crichton-Browne, Ferrier ve Hughlings Jackson da bu bilimsel çevreyle bağlantılıydı.

Bu nedenle bazı tıp tarihçileri West Riding Lunatic Asylum Medical Reports'u Brain’in yalnızca öncülü değil, adeta onun doğduğu bilimsel zemin olarak kabul ediyor.

Brain ise daha geniş kapsamı ve uluslararası yazarlarıyla zaman içinde modern nöroloji yayıncılığının temel dergilerinden biri haline geldi.

Hughlings Jackson: Nöbetlerden konuşmanın sırlarına

Brain’in kuruluşundaki en önemli isimlerden biri John Hughlings Jackson idi.

Jackson; epilepsi, hareket bozuklukları ve beynin işlevsel organizasyonu üzerine yaptığı klinik gözlemlerle modern nörolojinin öncüleri arasında yer aldı.

Derginin henüz ilk cildinde, Ekim 1878’de, Jackson’ın “On Affections of Speech from Disease of the Brain” başlıklı çalışması yayımlandı.

Bu çalışma, beyin hastalıkları ile konuşma bozuklukları arasındaki ilişkiyi anlamaya yönelik dönemin önemli araştırmalarından biriydi.

Bugün nöroloji terminolojisinde kullanılan Jackson tipi nöbet kavramının ardında da onun nöbetlerin vücudun belirli bir bölgesinden başlayıp zamanla başka bölgelere yayılmasını gösteren klinik gözlemleri bulunuyor.

Beynin haritası çıkarılırken

Brain’in bir diğer kurucu editörü David Ferrier, beynin farklı bölgelerinin farklı işlevlerle ilişkisini araştıran deneysel nörolojinin öncü isimlerindendi.

Ferrier’in çalışmaları, beynin tek ve bölünmez bir yapı gibi ele alındığı eski anlayıştan, belirli bölgelerin belirli işlevlerde özel roller üstlendiği görüşüne geçişte önemli bir yere sahipti.

1889 yılında Brain’de yayımlanan “Cerebral Localisation in its Practical Relations” başlıklı makalesi, beyin işlevlerinin yerleşimi konusundaki bu tarihsel tartışmanın önemli belgelerinden biri oldu.

Bugün beynin işlevsel haritasından söz edebiliyorsak, bunun arkasında böylesine uzun bir gözlem, deney ve tartışma tarihi bulunuyor.

Bir hastalığa adını veren makale: Wilson

Brain tarihinin en dikkat çekici yayınlarından biri 1912 yılında çıktı.

İskoç nörolog Samuel Alexander Kinnier Wilson, “Progressive Lenticular Degeneration: A Familial Nervous Disease Associated with Cirrhosis of the Liver” başlıklı kapsamlı çalışmasında gençlerde ortaya çıkan ilerleyici nörolojik belirtiler ile karaciğer sirozu arasındaki birlikteliği ayrıntılı biçimde tanımladı.

Makale Brain’in 34. cildinin 4. sayısında yayımlandı ve özgün çalışma 295-507. sayfalar arasında yer aldı.

Bugün bu hastalığı Wilson hastalığı olarak biliyoruz.

Bir hekimin dikkatli gözlemleriyle başlayan bu çalışma, yıllar sonra genetik ve bakır metabolizması hakkındaki bilgilerle çok daha ayrıntılı biçimde açıklanabilecek bir hastalığın tıp tarihindeki temel tanımlarından biri oldu.

Sherrington, Head ve nörolojinin büyük isimleri

Brain’in sayfalarından yalnızca Jackson, Ferrier ya da Wilson geçmedi.

Sinir sistemi fizyolojisinin en önemli isimlerinden Charles Sherrington ile duyu ve afazi araştırmalarının öncülerinden Henry Head gibi bilim insanlarının çalışmaları da derginin bilimsel mirasında yer aldı.

Böylece Brain’in eski ciltleri, yalnız bir derginin arşivi olmaktan çıktı; nörolojinin hangi soruları sorarak bugüne ulaştığını gösteren tarihsel bir kayda dönüştü.

1878’den bugüne

Aradan 148 yıl geçti.

Brain’in ilk sayılarında konuşma bozuklukları, epilepsi, beyin lokalizasyonu ve sinir sistemi yaralanmaları tartışılıyordu.

Bugün ise Alzheimer ve Parkinson hastalıklarından multipl skleroza, epilepsiden nörogenetiğe; hastalık mekanizmalarından biyobelirteçlere, nörogörüntülemeye ve yeni klinik araştırmalara kadar çok geniş bir bilimsel alan derginin sayfalarında yer alıyor.

Brain’in resmî tanımına göre dergi, 1878’den bu yana klinik nöroloji ve translasyonel nörobilim alanlarında önemli çalışmalar yayımlıyor.

Derginin baş editörlüğünü Oxford Üniversitesi Nöroloji ve Bilişsel Nörobilim Profesörü Masud Husain yürütüyor.

Brain’in 2025 etki faktörü 12,6. Aynı yılın Clarivate verilerine göre dergi, Klinik Nöroloji kategorisinde 296 dergi arasında 6.; Neurosciences kategorisinde ise 330 dergi arasında 11. sırada bulunuyor.

Bir dergiden daha fazlası

Bir bilim dergisinin değeri yalnızca kaç makale yayımladığı ya da kaç kez atıf aldığıyla ölçülmez.

Bazı dergiler zaman içinde bir bilim dalının hafızasına dönüşür.

Brain’in eski ciltlerini açtığınızda yalnızca geçmişte yazılmış makalelerle karşılaşmazsınız.

Epilepsinin nasıl anlaşılmaya başladığını, konuşmanın beyindeki izlerinin nasıl arandığını, beynin işlevlerinin nasıl haritalandırıldığını ve nörolojinin bağımsız bir bilim dalına dönüşürken hangi soruların peşinden koştuğunu da görürsünüz.

Bir zamanlar hekimler hastanın yatağının başında gördükleri küçük bir belirtiden beynin sırlarına ulaşmaya çalışıyordu.

Bugün elimizde ileri görüntüleme teknikleri, genetik analizler ve moleküler yöntemler var.

Asylum Journal’dan Modern Psikiyatriye: British Journal of Psychiatry’nin Yolculuğu
Asylum Journal’dan Modern Psikiyatriye: British Journal of Psychiatry’nin Yolculuğu
İçeriği Görüntüle

Ama bilim insanının temel sorusu değişmedi:

Beyin nasıl çalışıyor ve hastalandığında ne oluyor?

Belki Brain’in 148 yıllık hikâyesini anlatan asıl cümle de budur:

Beyni anlamaya çalışan kuşaklar değişti, yöntemler değişti, bilgiler değişti; fakat insanın beynin sırlarını çözme merakı hiç değişmedi.

Kaynaklar

Oxford Academic – Brain: About the Journal

Oxford Academic – Brain Editorial Board

Brain – West Riding Lunatic Asylum Medical Reports: the precursor of Brain?

J. Hughlings Jackson – On Affections of Speech from Disease of the Brain, Brain, 1878

David Ferrier – Cerebral Localisation in its Practical Relations, Brain, 1889

S. A. Kinnier Wilson – Progressive Lenticular Degeneration: A Familial Nervous Disease Associated with Cirrhosis of the Liver, Brain, 1912

Bilgilendirme notu: Bu içerik tıp tarihi ve bilimsel yayıncılık hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı veya tedavi önerisi içermez.