Karar, telefon ve bilgisayarlara artık el konulamayacağı anlamına gelmiyor. Ancak dijital verilerin incelenmesinde daha güçlü yasal güvencelerin oluşturulmasını zorunlu hale getiriyor.

AYM neden iptal kararı verdi?

AYM, dijital cihazlarda bulunan verilerin kişisel hayatın en mahrem alanlarını içerdiğine dikkat çekti. Mahkemeye göre mevcut düzenleme;

  • hangi verilerin incelenebileceğini,
  • ilgisiz kişisel verilerin nasıl korunacağını,
  • kopyalanan verilerin ne kadar süre saklanacağını,
  • soruşturmayla ilgisi olmayan bilgilerin nasıl imha edileceğini

yeterince açık şekilde düzenlemiyor.

Bu nedenle Mahkeme, mevcut hükmün özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hakkı bakımından yetersiz güvence içerdiğine hükmetti.

Telefon aramaları tamamen yasaklandı mı?

Hayır.

Karar, kolluk kuvvetlerinin veya savcılığın dijital cihazları inceleyemeyeceği anlamına gelmiyor.

CMK 134 kapsamındaki dijital incelemeler belirli şartlarda yine yapılabilecek. Ancak AYM, bu işlemlerin daha ayrıntılı ve hak ihlallerini önleyecek yeni kurallarla düzenlenmesi gerektiğini belirtti.

Sosyal medyadaki “sınırsız inceleme bitti” iddiası doğru mu?

Kısmen.

AYM kararında “sınırsız inceleme” ifadesi yer almıyor.

Son Dakika | Üsküdar Belediyesi’ne Operasyon: Başkan Sinem Dedetaş Gözaltına Alındı
Son Dakika | Üsküdar Belediyesi’ne Operasyon: Başkan Sinem Dedetaş Gözaltına Alındı
İçeriği Görüntüle

Ancak Mahkeme, mevcut kanunda dijital verilerin kapsamı ve korunmasına ilişkin yeterli sınırların bulunmadığını tespit etti. Bu nedenle yeni düzenlemede daha açık, ölçülü ve denetlenebilir kurallar getirilmesi bekleniyor.

Karar vatandaş açısından ne ifade ediyor?

Kararın temel mesajı, dijital cihazların sıradan bir eşya olmadığı yönünde.

Cep telefonları ve bilgisayarlar; özel yazışmalar, fotoğraflar, sağlık bilgileri, banka kayıtları ve kişisel yaşamın birçok unsurunu içerdiği için bu verilere erişimde daha güçlü hukuki güvencelerin bulunması gerektiği vurgulanıyor.

Karar hemen uygulanacak mı?

Hayır.

AYM, oluşabilecek hukuki boşluğu önlemek amacıyla iptal kararının yürürlüğünü Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren 9 ay sonrasına bıraktı.

Bu süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin dijital arama ve el koyma usullerini Anayasa’nın çizdiği çerçeveye uygun şekilde yeniden düzenlemesi bekleniyor.

Sonuç

AYM’nin kararı, “telefonlara artık bakılamayacak” ya da “dijital aramalar sona erdi” anlamına gelmiyor. Asıl değişiklik, dijital cihazlarda yapılacak arama ve incelemelerin kişisel verilerin korunması, özel hayatın gizliliği ve ölçülülük ilkeleri doğrultusunda daha ayrıntılı yasal güvencelerle düzenlenmesi gerekliliğini ortaya koyması. Bu yönüyle karar, hem ceza soruşturmaları hem de temel hak ve özgürlükler açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.