Araştırmacılar, tanıdık yüzlerin özellikle bilinç bulanıklığı yaşayan hastalarda sakinleştirici bir etki oluşturabileceğini belirtiyor.

Yoğun bakım servislerinde tedavi gören hastalarda deliryum, kafa karışıklığı, huzursuzluk ve ajitasyon sık karşılaşılan klinik sorunlar arasında yer alıyor. Özellikle nörolojik yoğun bakım hastalarında bu durum hem hastanın konforunu hem de bakım sürecini zorlaştırabiliyor.

Journal of Neuroscience Nursing dergisinde yayımlanan pilot çalışmada, aile fotoğraflarının nörolojik yoğun bakım hastalarının davranışları üzerindeki etkisi incelendi.

İstenmeyen Düşünceleri Bastırmak Ruh Sağlığını İyileştirebilir
İstenmeyen Düşünceleri Bastırmak Ruh Sağlığını İyileştirebilir
İçeriği Görüntüle

Aile Fotoğrafları Hasta Yatağının Yanına Yerleştirildi

Araştırmada, akut konfüzyon yaşayan nörolojik yoğun bakım hastalarının yatak kenarına aile fotoğrafları konuldu. Fotoğraflar, hastaların görebileceği şekilde yerleştirildi.

Hastaların gece boyunca gösterdiği hareketlilik ise bileğe takılan cihazlarla takip edildi. Araştırmacılar, hastaların fotoğraflara dönük olduğu zamanlardaki hareket düzeylerini, fotoğraflardan uzak oldukları dönemlerle karşılaştırdı.

İlk Tepki Duygusal Olabilir

Çalışmada ilk gece bazı hastalarda fotoğraflara bakarken hareketliliğin arttığı görüldü. Bu durumun, hastaların tanıdık yüzleri fark etmelerine bağlı duygusal bir tepki olabileceği değerlendirildi.

Ancak takip eden günlerde farklı bir tablo ortaya çıktı.

Huzursuzluk Belirtilerinde Azalma Gözlendi

Araştırmaya göre, hastalar aile fotoğraflarına dönük olduklarında bilek hareketlerinde azalma görüldü. Bu bulgu, aile fotoğraflarının zamanla hastalarda huzursuzluk ve ajitasyon belirtilerini azaltabileceğini düşündürdü.

Uzmanlara göre yoğun bakım ortamında hastanın tanıdığı yüzlerle karşılaşması, çevreye uyumunu destekleyebilir ve psikolojik olarak daha güvenli hissetmesine katkı sağlayabilir.

Basit Ama Dikkat Çekici Bir Uygulama

Araştırma pilot çalışma niteliği taşıdığı için sonuçların daha geniş hasta gruplarında doğrulanması gerekiyor. Ancak bulgular, yoğun bakımda düşük maliyetli ve kolay uygulanabilir destekleyici yöntemlerin hasta konforu açısından önemli olabileceğini gösteriyor.

Aile fotoğrafları, tıbbi tedavinin yerine geçen bir yöntem değil. Buna karşın, bakım sürecini destekleyebilecek insani ve psikolojik bir unsur olarak dikkat çekiyor.

Sonuç Ne Anlama Geliyor?

Çalışma, yoğun bakım hastalarının yalnızca ilaçlar ve cihazlarla değil, duygusal bağlarını hatırlatan unsurlarla da desteklenebileceğini ortaya koyuyor.

Araştırmacılar, aile üyelerinin bakım sürecine kontrollü ve uygun şekilde dahil edilmesinin, özellikle deliryum ve huzursuzluk yaşayan hastalarda olumlu etkiler sağlayabileceğini belirtiyor.

Kaynak

Use of Family Photographs Reduces Restlessness in Neurocritical Care Patients
Journal of Neuroscience Nursing
Cole Givens, Emerson B. Nairon, Mona Jackson, Ayushi Vashisht, DaiWai M. Olson