ApoB, klasik kolesterol testlerinden farklı bir soruya cevap verir. LDL kolesterol bu parçacıkların taşıdığı kolesterol miktarını ölçerken ApoB, damar duvarına girebilen aterojenik lipoprotein parçacıklarının sayısını daha doğrudan yansıtır.

Bu ayrım özellikle trigliseriti yüksek, Tip 2 diyabeti, obezitesi veya metabolik sendromu bulunan kişilerde önem kazanabilir. Çünkü LDL kolesterol normal veya hedefte görünürken kandaki aterojenik parçacık sayısı beklenenden fazla olabilir.

ApoB nedir?

ApoB, apolipoprotein B'nin kısaltmasıdır.

Kandaki başlıca aterojenik lipoproteinlerin yüzeyinde bulunan yapısal bir proteindir.

LDL, VLDL, IDL, lipoprotein kalıntıları ve Lipoprotein(a) gibi ateroskleroza katkıda bulunabilen parçacıkların her biri bir ApoB molekülü taşır.

Bu nedenle kandaki ApoB miktarı, aterojenik parçacıkların toplam sayısını yaklaşık olarak yansıtır.

Basit ifadeyle:

LDL kolesterol = parçacıkların taşıdığı kolesterol miktarı

ApoB = aterojenik parçacıkların sayısı hakkında bilgi

Bu iki değer çoğu kişide paralel hareket eder ancak her zaman değil.

ApoB kaç olmalı?

ApoB için tek bir “herkes için normal” hedef kullanmak doğru değildir. Hedef kişinin kalp-damar riskine göre değişebilir.

Laboratuvarların referans aralıkları da farklı olabilir.

Klinik değerlendirmede yaklaşık olarak 90 mg/dL'nin altındaki ApoB birçok düşük-orta riskli kişide uygun kabul edilebilirken yüksek veya çok yüksek kalp-damar riski bulunan kişilerde daha düşük hedefler gündeme gelir.

Bazı Avrupa kılavuzlarında ikincil ApoB hedefleri risk düzeyine göre yaklaşık olarak:

Orta risk: 100 mg/dL'nin altı

Yüksek risk: 80 mg/dL'nin altı

Çok yüksek risk: 65 mg/dL'nin altı

şeklinde kullanılmıştır.

Bunlar laboratuvar “normal aralığı” değil, risk düzeyine göre kullanılan tedavi hedefleridir.

Bu nedenle ApoB 85 mg/dL bir kişi için uygunken daha önce kalp krizi geçirmiş çok yüksek riskli başka bir kişide hedefin üzerinde olabilir.

ApoB 80 ne anlama gelir?

ApoB 80 mg/dL birçok kişi için düşük veya kabul edilebilir bir aterojenik parçacık yüküyle uyumlu olabilir.

Ancak yüksek riskli hastalarda 80 mg/dL civarı bir tedavi hedefi olarak kullanılırken çok yüksek riskli kişilerde daha düşük ApoB hedefleri tercih edilebilir.

Dolayısıyla “80 normaldir” şeklinde herkese uygulanabilecek tek bir kural yoktur.

ApoB 90 ne demek?

ApoB 90 mg/dL bazı düşük veya orta riskli kişilerde kabul edilebilir olabilir.

Ancak diyabet, kronik böbrek hastalığı, bilinen aterosklerotik kalp-damar hastalığı veya başka güçlü risk faktörleri bulunan kişilerde daha düşük hedef gerekebilir.

ApoB'nin en önemli kullanım alanlarından biri burada ortaya çıkar: LDL hedefte görünse bile ApoB kişinin kalan aterojenik parçacık yükünün yüksek olduğunu gösterebilir.

ApoB 100 ne anlama gelir?

ApoB 100 mg/dL, aterojenik parçacık sayısının birçok yüksek riskli kişi için istenenden fazla olabileceğini düşündürür.

Ancak tek başına hastalık tanısı değildir.

ApoB 100 sonucunun anlamı LDL, non-HDL kolesterol, trigliserit ve kişinin toplam kalp-damar riskiyle birlikte belirlenir.

Örneğin genç ve başka risk faktörü bulunmayan bir kişiyle daha önce kalp krizi geçirmiş bir kişinin ApoB 100 sonucu aynı şekilde değerlendirilmez.

ApoB 130 ne demek?

ApoB 130 mg/dL belirgin yüksek aterojenik parçacık yükünü düşündürür.

ApoB'nin 130 mg/dL ve üzerinde olması bazı kardiyovasküler risk değerlendirmelerinde risk artırıcı bir faktör olarak kullanılmıştır.

Bu sonuç özellikle yüksek LDL, yüksek trigliserit veya ailede erken yaşta kalp-damar hastalığı öyküsüyle birlikteyse daha fazla önem kazanabilir.

Ancak ApoB 130 kişinin damarlarının tıkalı olduğunu göstermez. Uzun dönem aterosklerotik risk hakkında bilgi veren bir biyobelirteçtir.

LDL normal ama ApoB neden yüksek olabilir?

ApoB'nin en önemli klinik özelliklerinden biri budur.

LDL kolesterol, LDL parçacıklarının içinde taşınan toplam kolesterolü ölçer. Fakat bütün LDL parçacıkları aynı miktarda kolesterol taşımaz.

Bir kişinin kandaki LDL parçacıkları az sayıda fakat kolesterolden zengin olabilir.

Başka bir kişide ise aynı miktarda LDL kolesterol çok daha fazla sayıda, daha az kolesterol taşıyan parçacığın içinde bulunabilir.

İkinci kişinin LDL kolesterol sonucu aynı görünmesine rağmen ApoB'si daha yüksek olabilir.

Bu duruma LDL-C ile ApoB arasında uyumsuzluk veya diskordans denebilir.

Ateroskleroz açısından önemli olan, damar duvarıyla karşılaşan aterojenik parçacıkların sayısıdır.

Bu nedenle LDL ile ApoB uyuşmadığında bazı araştırmalar riskin ApoB'yi daha yakından izleyebildiğini göstermektedir.

ApoB neden diyabet ve yüksek trigliseritte önemli?

İnsülin direnci, Tip 2 diyabet, obezite ve yüksek trigliseritte kandaki lipoproteinlerin yapısı değişebilir.

Kişide daha fazla sayıda kolesterol açısından görece fakir aterojenik parçacık bulunabilir.

Bu durumda LDL kolesterol beklenenden düşük veya normal görünürken ApoB yüksek kalabilir.

Bu nedenle ApoB özellikle:

Yüksek trigliseriti bulunanlarda

Tip 2 diyabetlilerde

Metabolik sendromu bulunanlarda

Obezitesi olanlarda

LDL sonucu ile klinik riskin uyuşmadığı kişilerde

ek risk bilgisi sağlayabilir.

ApoB ile non-HDL kolesterol arasındaki fark nedir?

Non-HDL kolesterol total kolesterolden HDL çıkarılarak hesaplanır.

Bu değer LDL, VLDL ve diğer aterojenik lipoproteinlerde taşınan toplam kolesterolü gösterir.

ApoB ise bunların taşıdığı kolesterol miktarını değil, parçacık sayısını yaklaşık olarak yansıtır.

Dolayısıyla:

Non-HDL = aterojenik parçacıklardaki kolesterol yükü

ApoB = aterojenik parçacık sayısı

Her iki değer de LDL kolesterolden daha geniş bir aterojenik risk değerlendirmesi sağlayabilir.

ApoB ile Lipoprotein(a) aynı şey mi?

Hayır.

Lipoprotein(a), yani Lp(a), belirli bir aterojenik lipoprotein türüdür.

ApoB ise LDL, VLDL kalıntıları ve Lp(a) dahil çok sayıda aterojenik parçacığın ortak yapısal proteinidir.

Lp(a) parçacığının üzerinde de ApoB bulunur.

Bu nedenle yüksek Lp(a), ApoB ölçümüne katkıda bulunabilir ancak ApoB sonucuna bakılarak kişinin Lp(a)'sının yüksek olup olmadığı anlaşılamaz.

Lp(a) ayrı bir testle ölçülmelidir.

ApoB yüksekliği neden olur?

ApoB'nin yükselmesi kandaki aterojenik lipoprotein parçacıklarının artması anlamına gelir.

Buna katkıda bulunabilecek durumlar arasında:

- LDL kolesterol yüksekliği
- Genetik lipid bozuklukları
- İnsülin direnci
- Tip 2 diyabet
- Metabolik sendrom
- Yüksek trigliserit
- Fazla kilo ve abdominal obezite
- Hipotiroidi
- Bazı böbrek hastalıkları

bulunabilir.

Tek başına ApoB sonucu yüksekliğin nedenini göstermez.

ApoB yüksekliği kalp krizi riskini artırır mı?

Yüksek ApoB, daha fazla aterojenik lipoprotein parçacığının dolaşımda bulunması anlamına gelir.

Bu parçacıklar damar duvarına girerek kolesterol bırakabilir ve aterosklerotik plak oluşumuna katkıda bulunabilir.

Bu nedenle ApoB düzeyi yükseldikçe aterosklerotik kalp-damar hastalığı riski de genel olarak artar.

Önemli nokta, aterosklerozun yalnızca parçacıkların taşıdığı kolesterol miktarından değil, damar duvarının bu parçacıklara kaç kez maruz kaldığından da etkilenmesidir.

Bu nedenle ApoB'nin parçacık sayısını yansıtması klinik açıdan değerlidir.

ApoB testi için aç olmak gerekir mi?

Genellikle ApoB ölçümü için özel olarak açlık şart değildir.

Bu özellik ApoB'nin pratik avantajlarından biridir.

Ancak test tam lipid paneliyle birlikte yapılıyorsa ve özellikle ciddi trigliserit yüksekliği değerlendirilecekse açlık istenebilir.

Laboratuvarın veya sağlık profesyonelinin test hazırlık talimatı esas alınmalıdır.

ApoB nasıl düşürülür?

ApoB'yi düşürmek aterojenik lipoprotein parçacıklarının sayısını azaltmak anlamına gelir.

LDL ve ApoB yüksekliğinde doymuş yağların azaltılması, çözünür liften zengin beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve fazla kilo varsa kilo kaybı yararlı olabilir.

Yüksek trigliserit ve insülin direnci bulunan kişilerde rafine karbonhidratların, ilave şekerlerin ve aşırı alkol tüketiminin azaltılması ayrıca önem kazanır.

Kalp-damar riski yüksek kişilerde statinler ApoB'yi ve LDL'yi düşürür.

Gerektiğinde ezetimib, PCSK9 inhibitörleri, inclisiran veya bempedoik asit gibi LDL ve ApoB içeren parçacıkları azaltan tedaviler kullanılabilir.

Tedavinin amacı yalnızca ApoB rakamını değiştirmek değil, aterojenik parçacıklara yaşam boyu maruziyeti ve kalp-damar olayları riskini azaltmaktır.

ApoB mi LDL mi daha önemli?

Bu sorunun herkese uyan tek cevabı yoktur.

LDL kolesterol halen lipid tedavisinin temel ölçümlerinden biridir ve güçlü klinik kanıta sahiptir.

HDL 30, 40, 50 ve 60 Ne Demek? Düşük ve Yüksek HDL
HDL 30, 40, 50 ve 60 Ne Demek? Düşük ve Yüksek HDL
İçeriği Görüntüle

ApoB ise özellikle LDL'nin kişinin gerçek aterojenik parçacık yükünü tam yansıtmadığı durumlarda ek bilgi sağlayabilir.

Özellikle yüksek trigliserit, diyabet ve metabolik sendromda ApoB daha değerli hale gelebilir.

Bu nedenle ApoB, LDL'nin rakibi değil; belirli kişilerde risk değerlendirmesini daha hassas hale getiren tamamlayıcı bir ölçüm olarak düşünülmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

ApoB 100 yüksek mi?

Kişinin kalp-damar riskine bağlıdır. ApoB 100 mg/dL bazı düşük riskli kişilerde laboratuvar sınırlarında olabilir ancak yüksek veya çok yüksek riskli kişilerde tedavi hedefinin üzerinde kalabilir.

LDL normal ama ApoB yüksek olması önemli mi?

Evet. LDL normal görünürken ApoB yüksekse kandaki aterojenik parçacıkların sayısı beklenenden fazla olabilir. Bu durum özellikle yüksek trigliserit, diyabet ve metabolik sendromda görülebilir.

ApoB yüksekliği nasıl düşürülür?

ApoB, LDL ve diğer aterojenik parçacıkları azaltan yaşam tarzı ve ilaç tedavileriyle düşürülebilir. Uygun yaklaşım kişinin LDL, trigliserit ve toplam kalp-damar riskine göre belirlenir.

KAYNAKLAR

1. American College of Cardiology/American Heart Association. Guideline on the Management of Blood Cholesterol. Circulation.

2. European Society of Cardiology and European Atherosclerosis Society. Guidelines for the Management of Dyslipidaemias. European Heart Journal.

3. Sniderman AD, Thanassoulis G, Glavinovic T, et al. Apolipoprotein B Particles and Cardiovascular Disease. JAMA Cardiology, 2019.

4. National Lipid Association. Role of Apolipoprotein B in the Clinical Management of Cardiovascular Risk. Journal of Clinical Lipidology.