Non-HDL kolesterol, standart kolesterol tahlilinde bulunan ancak LDL kadar tanınmayan önemli bir değerdir. Hesaplanması son derece basittir: Total kolesterolden HDL kolesterol çıkarılır.

Ortaya çıkan sonuç yalnızca LDL'deki kolesterolü değil, damar sertliğine katkıda bulunabilen diğer ApoB içeren lipoproteinlerde taşınan kolesterolü de kapsar.

Bu nedenle özellikle trigliseriti yüksek, diyabeti veya metabolik sendromu bulunan kişilerde non-HDL kolesterol önemli ek bilgi sağlayabilir.

Non-HDL kolesterol nedir?

Non-HDL, kelime anlamıyla “HDL olmayan kolesterol” demektir.

Hesaplama şöyledir:

Non-HDL kolesterol = Total kolesterol - HDL kolesterol

Örneğin:

Total kolesterol: 220 mg/dL
HDL: 50 mg/dL

Non-HDL kolesterol: 170 mg/dL

Non-HDL'nin içinde LDL'nin yanı sıra VLDL, IDL, lipoprotein kalıntıları ve Lipoprotein(a) gibi ApoB taşıyan aterojenik lipoproteinlerde bulunan kolesterol de yer alır.

Bu nedenle non-HDL, damar duvarına kolesterol taşıyabilen parçacıkların toplam yükünü LDL'den daha geniş biçimde yansıtır.

Non-HDL kolesterol kaç olmalı?

Non-HDL için herkese uygulanabilecek tek bir tedavi hedefi yoktur. Hedef kişinin kalp-damar riskine göre değişir.

Geleneksel sınıflandırmada yaklaşık olarak:

130 mg/dL'nin altı: İstenen düzey

130-159 mg/dL: Sınırda yüksek

160-189 mg/dL: Yüksek

190-219 mg/dL: Çok yüksek

220 mg/dL ve üzeri: Belirgin derecede yüksek

şeklinde sınıflandırmalarla karşılaşılabilir.

Ancak güncel risk temelli yaklaşımda sabit bir “normal” değerden çok kişinin kendi tedavi hedefi önemlidir.

Genel bir klinik yaklaşım olarak non-HDL hedefi çoğu zaman kişinin LDL hedefinden yaklaşık 30 mg/dL daha yüksek belirlenebilir.

Örneğin LDL hedefi 70 mg/dL'nin altında olan bir kişide non-HDL için yaklaşık 100 mg/dL'nin altı hedeflenebilir.

Çok yüksek kalp-damar riskinde hedefler daha da aşağı inebilir.

Non-HDL 130 ne anlama gelir?

Non-HDL 130 mg/dL geleneksel sınıflandırmada istenen düzey ile sınırda yüksek arasındaki karar noktasına karşılık gelir.

Ancak 130 rakamı herkeste aynı anlama gelmez.

Kalp-damar riski düşük bir kişide kabul edilebilir olabilecek bu değer, daha önce kalp krizi geçirmiş veya çok yüksek aterosklerotik riski bulunan bir kişide hedefin üzerinde olabilir.

Bu nedenle non-HDL yalnızca laboratuvarın “H” veya “normal” işaretine bakılarak değerlendirilmemelidir.

Non-HDL 160 ne demek?

160 mg/dL non-HDL kolesterol yüksek kabul edilen düzeylerden biridir.

Bu sonuç LDL'nin yüksek olmasından kaynaklanabileceği gibi LDL normal veya sınıra yakınken trigliseritten zengin aterojenik parçacıkların artmasından da kaynaklanabilir.

Total Kolesterol Nedir, Kaç Olmalı? Yüksekliği Ne Anlama Gelir?
Total Kolesterol Nedir, Kaç Olmalı? Yüksekliği Ne Anlama Gelir?
İçeriği Görüntüle

Özellikle yüksek trigliserit, insülin direnci, Tip 2 diyabet veya metabolik sendrom varsa non-HDL değerinin LDL'den daha fazla bilgi sağlayabildiği durumlar vardır.

Non-HDL 190 ne anlama gelir?

Non-HDL 190 mg/dL belirgin bir yüksekliktir.

Bu düzeyde LDL ve trigliserit sonuçları ayrı ayrı incelenmeli, yüksekliğin hangi lipoproteinlerden kaynaklandığı değerlendirilmelidir.

Ailesel lipid bozuklukları, kontrolsüz diyabet, hipotiroidi ve bazı böbrek hastalıkları gibi ikincil nedenler de gündeme gelebilir.

Ancak tek başına non-HDL 190 sonucu kişinin damarlarında tıkanıklık olduğunu göstermez.

Uzun dönem aterosklerotik riski değerlendiren bir laboratuvar göstergesidir.

Non-HDL 220 ne demek?

Non-HDL 220 mg/dL ciddi derecede yüksek aterojenik kolesterol yükünü düşündürür.

Özellikle LDL de çok yüksekse ailesel hiperkolesterolemi gibi genetik nedenler araştırılabilir.

Trigliseritin çok yüksek olduğu kişilerde ise VLDL ve kalıntı lipoproteinler non-HDL değerini önemli ölçüde artırabilir.

Bu nedenle non-HDL 220 sonucunda yalnızca total kolesterolü düşürmeye çalışmak yerine tam lipid profili değerlendirilmelidir.

LDL ile non-HDL arasındaki fark nedir?

LDL kolesterol, esas olarak LDL parçacıklarında taşınan kolesterol miktarını gösterir.

Non-HDL ise HDL dışındaki bütün aterojenik lipoproteinlerde taşınan kolesterolü kapsar.

Basit ifadeyle:

LDL = önemli bir aterojenik kolesterol bileşeni

Non-HDL = LDL dahil daha geniş aterojenik kolesterol havuzu

Bu nedenle LDL hedefte olsa bile VLDL ve diğer kalıntı parçacıklar yüksekse non-HDL yüksek kalabilir.

LDL normal ama non-HDL neden yüksek olur?

Bu özellikle trigliseriti yüksek kişilerde görülebilir.

Trigliserit yükseldiğinde VLDL ve diğer trigliseritten zengin lipoproteinlerin miktarı artabilir.

Bu parçacıklar da ApoB taşır ve ateroskleroza katkıda bulunabilir.

LDL kolesterol bu ek parçacık yükünü tam olarak yansıtmayabilir.

Non-HDL ise bunlarda taşınan kolesterolü de hesaba kattığı için yüksek çıkabilir.

Bu nedenle “LDL normal, kolesterol sorunum yok” şeklinde yalnızca LDL'ye dayalı bir yorum bazı kişilerde eksik kalabilir.

Trigliserit yüksekken non-HDL neden önemli?

Non-HDL'nin en güçlü kullanım alanlarından biri budur.

LDL birçok laboratuvarda matematiksel olarak hesaplanır ve trigliserit çok yükseldiğinde bazı LDL hesaplama yöntemlerinin doğruluğu azalabilir.

Non-HDL için ise böyle karmaşık bir formül gerekmez.

Yalnızca total kolesterolden HDL çıkarılır.

Üstelik yüksek trigliseritle birlikte artabilen VLDL ve kalıntı lipoproteinlerdeki kolesterolü de kapsar.

Bu nedenle hipertrigliseridemi, diyabet ve metabolik sendrom gibi durumlarda non-HDL yararlı bir ikincil hedef olabilir.

Non-HDL ile ApoB aynı şey mi?

Hayır.

İkisi benzer riski farklı biçimde ölçer.

Non-HDL, aterojenik lipoproteinlerde taşınan toplam kolesterol miktarını gösterir.

ApoB ise aterojenik lipoprotein parçacıklarının sayısını daha doğrudan yansıtır.

Her aterojenik parçacık yaklaşık bir ApoB molekülü taşır.

Bu nedenle iki kişinin non-HDL değeri aynı olduğu halde parçacık sayıları farklı olabilir.

Özellikle diyabet, insülin direnci ve yüksek trigliseritte kolesterol miktarı ile parçacık sayısı arasında uyumsuzluk gelişebilir.

Böyle durumlarda ApoB ek bilgi sağlayabilir.

Non-HDL ile Lipoprotein(a) ilişkisi nedir?

Lipoprotein(a), yani Lp(a), ApoB içeren aterojenik bir lipoproteindir ve taşıdığı kolesterol non-HDL ölçümünün içinde yer alır.

Ancak non-HDL sonucuna bakarak Lp(a)'nın yüksek olup olmadığı anlaşılamaz.

Lp(a) büyük ölçüde genetik olarak belirlenir ve ayrı bir kan testiyle ölçülür.

Bu nedenle normal non-HDL sonucu yüksek Lp(a)'yı dışlamaz.

Ailede erken kalp krizi veya inme bulunan kişiler açısından bu ayrım özellikle önemlidir.

Non-HDL yüksekliği neden olur?

Non-HDL'yi yükselten nedenler büyük ölçüde LDL ve trigliseritten zengin lipoproteinleri artıran durumlardır.

Bunlar arasında:

- LDL kolesterol yüksekliği
- Yüksek trigliserit
- İnsülin direnci
- Tip 2 diyabet
- Fazla kilo ve abdominal obezite
- Hipotiroidi
- Bazı böbrek hastalıkları
- Genetik lipid bozuklukları
- Doymuş ve trans yağlardan zengin beslenme
- Bazı ilaçlar

bulunabilir.

Non-HDL tek bir hastalığın testi değildir.

Non-HDL testi için aç olmak gerekir mi?

Non-HDL'nin önemli avantajlarından biri açlık gerektirmeden de hesaplanabilmesidir.

Total kolesterol ve HDL yemeklerden trigliserite göre daha az etkilenir.

Bu nedenle rutin kalp-damar risk değerlendirmesinde aç olmayan lipid profili üzerinden non-HDL hesaplanabilir.

Ancak trigliserit çok yüksekse veya ciddi hipertrigliseridemi araştırılıyorsa açlık lipid profili ayrıca gerekebilir.

Non-HDL nasıl düşürülür?

Non-HDL'yi düşürmenin yolu aterojenik lipoproteinleri azaltmaktır.

LDL yüksekse doymuş yağların azaltılması, çözünür liften zengin beslenme, fazla kilo varsa kilo kaybı ve düzenli fiziksel aktivite yararlı olabilir.

Trigliserit de yüksekse ilave şeker, rafine karbonhidratlar ve alkolün azaltılması ayrıca önem kazanır.

Kalp-damar riski yüksek kişilerde ilaç tedavisinin temelini çoğu zaman statinler oluşturur.

Gerektiğinde ezetimib, PCSK9 hedefli tedaviler, bempedoik asit veya kişinin lipid bozukluğuna uygun başka tedaviler eklenebilir.

Amaç yalnızca non-HDL rakamını düşürmek değil, kişinin yaşam boyu aterosklerotik kalp-damar riskini azaltmaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Non-HDL 160 yüksek mi?

Evet, geleneksel sınıflandırmada 160 mg/dL yüksek kabul edilir. Ancak kişinin gerçek hedefi kalp-damar riskine göre daha düşük olabilir.

LDL normal olduğu halde non-HDL yüksek olabilir mi?

Evet. Özellikle trigliseriti yüksek kişilerde VLDL ve diğer aterojenik parçacıklar artarken LDL normal görünebilir ve non-HDL yüksek çıkabilir.

Non-HDL mi ApoB mi daha önemli?

İkisi farklı fakat tamamlayıcı bilgi verir. Non-HDL aterojenik parçacıklarda taşınan kolesterolü, ApoB ise bu parçacıkların sayısını daha doğrudan yansıtır. Bazı yüksek riskli kişilerde ApoB ek risk bilgisini güçlendirebilir.

KAYNAKLAR

1. American College of Cardiology/American Heart Association. Guideline on the Management of Blood Cholesterol. Circulation.

2. European Society of Cardiology and European Atherosclerosis Society. Guidelines for the Management of Dyslipidaemias. European Heart Journal.

3. National Lipid Association. Recommendations for Patient-Centered Management of Dyslipidemia. Journal of Clinical Lipidology.

4. Sniderman AD, Thanassoulis G, Glavinovic T, et al. Apolipoprotein B Particles and Cardiovascular Disease. JAMA Cardiology.