Antik Roma'da yaklaşık 2.000 yıl önce göz rahatsızlıklarının yalnızca merhemler ve ilaçlarla değil, cerrahi müdahalelerle de ele alındığı tarihsel tıp metinlerinde anlatılıyor. Romalı yazar Aulus Cornelius Celsus'un MS 1. yüzyılda kaleme aldığı De Medicina adlı eser, görmeyi engelleyen göz rahatsızlıklarında uygulanan iğneli cerrahi işlemin ayrıntılarını günümüze taşıyor.

Celsus, eserinin yedinci kitabında hastanın ameliyata nasıl hazırlanacağını, cerrahın nasıl oturacağını, yardımcının ne yapacağını ve işlem sonrasında gözün nasıl korunması gerektiğini açıklıyor.
Bugün genellikle katarakt cerrahisinin erken dönem anlatılarından biri olarak değerlendirilen bu metin, Roma dünyasında göz hastalıklarına ve cerrahi müdahalelere ilişkin düşünceleri ortaya koyan önemli tarihsel belgeler arasında bulunuyor.
Antik Roma'da göz ameliyatı nasıl yapılıyordu?
Celsus'un De Medicina adlı eseri sekiz kitaptan oluşuyor. Eserin yedinci ve sekizinci kitaplarında cerrahi uygulamalar ayrıntılı biçimde ele alınıyor.
Yedinci kitabın göz hastalıklarıyla ilgili bölümünde, Latince suffusio olarak adlandırılan ve görmeyi engelleyen bir rahatsızlık anlatılıyor.
Bu terim, eserin akademik çevirilerinde genellikle katarakt olarak karşılanıyor.
Celsus, söz konusu rahatsızlığı gözün içindeki bir maddenin zamanla yoğunlaşarak görmenin önünde engel oluşturması biçiminde açıklıyor.
Metne göre rahatsızlığın her aşaması cerrahi müdahale için uygun görülmüyordu.
Celsus, gözdeki oluşumun büyüklüğünü, rengini, hareketini ve hastanın ışığı algılayıp algılayamadığını değerlendirmenin önemli olduğunu belirtiyor.
Bazı durumlarda müdahaleden sonuç alınabileceğini düşünürken, bazı göz bulgularında cerrahinin uygun olmayacağını ifade ediyor.
Bu değerlendirmeler, dönemin göz yapısına ve hastalıkların oluşumuna ilişkin hekimlik anlayışını yansıtıyor.
Ameliyat öncesinde hastanın başı neden tutuluyordu?
Celsus'un anlatısında ameliyat sırasında hastanın nasıl oturacağına özel önem veriliyor.
Metne göre hasta, aydınlık bir yerde ışığa dönük biçimde oturtuluyordu. Cerrah ise hastanın karşısında, biraz daha yüksek bir konumda bulunuyordu.
Bir yardımcı hastanın arkasında durarak başını sabit tutuyordu.
Celsus, işlem sırasında meydana gelebilecek küçük bir hareketin görmenin kalıcı olarak kaybedilmesine neden olabileceğini özellikle vurguluyor.
Ameliyat edilmeyen gözün de yünle kapatılarak bağlanması öneriliyordu.
Bu ayrıntılar, cerrahi müdahalenin yalnızca hekim ve hastadan oluşan bir işlem olarak değil, yardımcı bir kişinin de görev aldığı bir uygulama şeklinde tasarlandığını gösteriyor.
Cerrahın hangi elini kullanacağı bile yazılmıştı
Yaklaşık 2.000 yıllık metnin en dikkat çekici ayrıntılarından biri, cerrahın ellerini kullanmasına ilişkin talimat.
Celsus, sol göze yapılacak müdahalede sağ elin, sağ göze yapılacak müdahalede ise sol elin kullanılmasını öneriyor.
Eserin cerrahiyi tanıtan giriş bölümünde de iyi bir cerrahın her iki elini beceriyle kullanabilmesi gerektiği belirtiliyor.
Celsus'a göre cerrahın eli güçlü ve sabit olmalı, titrememeli ve gözleri keskin görmeliydi.
Cerrahın hastanın acısından etkilenerek gereğinden hızlı davranmaması, ancak yapılması gereken müdahaleyi de geciktirmemesi gerektiği anlatılıyordu.
Bu ifadeler, Roma dönemi hekimlik yazınında cerrahi becerinin yalnızca kullanılan aletlerle değil, uygulayıcının bedensel yetenekleri ve davranışlarıyla da ilişkilendirildiğini gösteriyor.
Gözdeki perde iğneyle yerinden oynatılıyordu
Celsus'un anlattığı işlemde temel araç, göze yönelik müdahalede kullanılan ince ve sivri bir iğneydi.
Cerrahın amacı, görmenin önünde engel oluşturduğu düşünülen yapıyı iğne yardımıyla bulunduğu yerden uzaklaştırmaktı.
Metinde bu yapının göz bebeğinin altına doğru itilmesi ve yeniden görme alanına gelmemesi için bulunduğu yerde tutulması anlatılıyor.
İşlem, tıp tarihi araştırmalarında İngilizce couching adıyla anılıyor.
Celsus ayrıca gözdeki engelin yerinden tekrar hareket etmesi durumunda nasıl bir yol izlenebileceğini de açıklıyor.
Ancak metin, belirli bir hastaya uygulanmış ve sonucu gözlemlenmiş tekil bir ameliyat raporu değil, cerrahi işlemin nasıl gerçekleştirilmesi gerektiğini anlatan bir hekimlik kaynağıdır.
Bu nedenle tarifin bulunması, işlemin her hastada başarıyla uygulandığı anlamına gelmiyor.
Ameliyattan sonra göz nasıl korunuyordu?
Celsus, göz ameliyatını yalnızca cerrahi müdahalenin gerçekleştirilmesiyle sınırlı tutmuyor.
Eserinde işlem sonrasındaki bakım için de ayrı talimatlar bulunuyor.
Müdahaleden sonra gözün üzerine yumurta akıyla ıslatılmış yumuşak yün konulması, iltihaplanmayı önlemeye yönelik olduğu düşünülen maddeler kullanılması ve gözün bandajlanması öneriliyor.
Hastanın dinlenmesi, beslenmesinin düzenlenmesi ve göz çevresine yatıştırıcı olarak tanımlanan ilaçların uygulanması da metinde yer alıyor.
İlk günlerde çiğneme hareketinin azaltılması amacıyla sıvı yiyecekler verilmesi anlatılıyor.
Bu bakım önerileri, dönemin cerrahi uygulamalarında müdahale sonrasındaki dinlenme ve bedensel hareketlerin de önemsendiğini gösteriyor.
Romalı hekimler göz hastalıklarını nasıl değerlendiriyordu?
De Medicina, göz hastalıklarını tek bir başlık altında toplamıyor.
Eserde göz kapakları, gözyaşıyla ilişkili rahatsızlıklar, göz yüzeyindeki oluşumlar ve görmeyi engelleyen durumlar ayrı ayrı ele alınıyor.
Celsus bazı rahatsızlıklar için ilaç kullanımını anlatırken, bazılarında cerrahi müdahalelerden söz ediyor.
Hangi uygulamanın tercih edileceğine ilişkin değerlendirmelerinde hastalığın görünümü, süresi ve hastanın durumu önemli yer tutuyor.
Eserin bu bölümleri, Roma döneminde göz hastalıklarına yönelik belirli bir yazılı bilgi birikiminin bulunduğunu ve cerrahi işlemlerin de bu birikim içerisinde değerlendirildiğini gösteriyor.
Celsus gerçekten göz ameliyatı yaptı mı?
Celsus'un yaşamına ilişkin bilgiler sınırlı.
MÖ 1. yüzyılın sonları ile MS 1. yüzyılın ilk yarısında yaşadığı kabul edilen Celsus, tıp alanında eser veren Romalı bir ansiklopedi yazarı olarak tanınıyor.
De Medicina, Antik Yunan ve Roma hekimlik geleneklerinden derlenen bilgileri içeren kapsamlı bir eser niteliğinde.
Celsus'un göz ameliyatlarını bizzat gerçekleştirdiğini gösteren kesin bir tarihsel belge bulunmuyor.
Bu nedenle onun doğrudan göz cerrahı olarak tanıtılması yerine, dönemin cerrahi bilgisini ayrıntılı biçimde kayda geçiren bir yazar olarak değerlendirilmesi gerekiyor.
Eserin giriş bölümünde Celsus'un Yunan ve Roma dünyasındaki çeşitli cerrahi otoritelerden söz etmesi de aktardığı bilgilerin daha geniş bir hekimlik geleneğiyle ilişkili olduğunu gösteriyor.
2.000 yıllık metin göz cerrahisi tarihine ne anlatıyor?
De Medicina'nın yedinci kitabı, Roma döneminde göz cerrahisinin nasıl tasarlandığını anlamak için önemli bir birincil kaynak oluşturuyor.
Hastanın oturuş düzeninden yardımcı kişinin görevine, cerrahın ellerini kullanmasından işlem sonrası bakıma kadar verilen ayrıntılar, cerrahi müdahalenin belirli kurallar içerisinde anlatıldığını ortaya koyuyor.
Bununla birlikte tarihsel bir metindeki cerrahi talimatlar, dönemin bütün hekimlerinin aynı uygulamaları gerçekleştirdiğini veya bu müdahalelerin sonuçlarını kesin biçimde belgelemiyor.
Celsus'un yaklaşık 2.000 yıl önce kaleme aldığı satırlar, Antik Roma'da göz hastalıklarının nasıl kavrandığını, cerrahlardan hangi becerilerin beklendiğini ve hastaların bakımına ilişkin hangi düşüncelerin kayda geçirildiğini günümüze taşıyor.
Kaynaklar
1. Aulus Cornelius Celsus. De Medicina, VII. Kitap, 7. bölüm, 13-14. kısımlar. Çeviri: W. G. Spencer. Loeb Classical Library, Cilt III, Harvard University Press, 1938.
2. The Open University. Health and Wellbeing in the Ancient World, Bölüm 2.3: Cataract Surgery. OpenLearn.
3. John Stewart Milne. Surgical Instruments in Greek and Roman Times. Clarendon Press, Oxford, 1907. Göz cerrahisi aletleri ve cerrahi iğneler bölümü.




