Azerbaycan’da 2026 yılının Hâkânî Şirvânî’nin 900. doğum yılı dolayısıyla çeşitli bilimsel etkinliklere sahne olması, yalnızca büyük şairin edebî mirasını değil, yetiştiği Şamahı’nın bilim tarihini de yeniden görünür hâle getirdi. Bu tarihin en dikkat çekici halkalarından biri, yaklaşık dokuz asır önce hekim ve bilgin Kafiyeddin Ömer ibn Osman tarafından Şamahı çevresindeki Melhem’de oluşturulan ve kaynaklarda “Mədrəsəyi-Tibb” adıyla anılan tıp eğitim merkeziydi. Modern araştırmalar burayı eğitim ile tedaviyi aynı yapı içinde buluşturan bir kurum olarak değerlendiriyor.
Bir medrese, aynı zamanda tedavi merkezi
2025 yılında yayımlanan Orta Çağ Azerbaycan’ında eğitim üzerine kapsamlı bir araştırmada Melhem’deki “Madrasa-i-Tibb”, uzun süre faaliyet gösteren yüksek düzeyli bir tıp eğitim merkezi ve hastane olarak tanımlanıyor. Kurumun kurucusu olarak da Hâkânî Şirvânî’nin amcası Kafiyeddin Ömer ibn Osman gösteriliyor.
Şamahı’nın resmî yerel tarih kayıtları da bölgede Melhem adıyla bilinen bir tıp kurumunun varlığını Kafiyeddin Ömer’e bağlıyor. Farklı tarih çalışmalarında kurum için “tıp medresesi”, “tıp akademisi”, “darüşşifa” ve “müalicəxana” gibi birbirine yakın fakat modern anlamda tam karşılığı olmayan ifadeler kullanılıyor. Bu nedenle Melhem’i bugünkü anlamıyla bir “tıp fakültesi” olarak değil, Orta Çağ’ın eğitim ve hasta bakımını birlikte yürüten tıp merkezi olarak değerlendirmek daha doğru görünüyor.
Kurucusu Kafiyeddin Ömer
Kaynaklarda yaklaşık 1080 yılında doğduğu belirtilen Kafiyeddin Ömer ibn Osman, Şirvan bölgesinin tanınmış hekim ve bilginlerinden biri olarak gösteriliyor. Onun adı tıbbın yanı sıra felsefe ve dönemin diğer bilimleriyle de ilişkilendiriliyor. Kafiyeddin’in Hâkânî’nin eğitiminde belirleyici bir yere sahip olduğu, şaire tıp dahil çeşitli alanlarda ders verdiği aktarılıyor.
Bu bağlantı önemli. Çünkü Hâkânî yalnızca şair olarak değil, döneminin farklı bilim alanlarına hâkim bir entelektüeli olarak tanınıyor. Azerbaycan’ın 2026’daki resmî 900. yıl anma programında da şairin yaşadığı 12. yüzyılın sosyal, kültürel ve bilimsel çevresinin araştırılmasına özel yer ayrılmış durumda.
Hekimler nasıl yetişiyordu?
Melhem Medresesi’ne ait eksiksiz bir ders programı, öğrenci listesi veya bugünkü anlamda eğitim yönetmeliği günümüze ulaşmış değil. Bu nedenle “Melhem’de birinci yıl şu, ikinci yıl bu ders okutuluyordu” şeklinde kesin bir müfredat vermek tarihsel kanıtların sınırını aşar.
Buna karşılık Orta Çağ Azerbaycan’ı ve daha geniş İslam dünyasındaki tıp medreselerinin eğitim modeli hakkında daha ayrıntılı bilgiler bulunuyor. 2025 tarihli araştırma, tıp eğitiminin teorik öğrenim ile hastane pratiğinin birbirini tamamladığı bir yapı gösterdiğini ortaya koyuyor. Aynı çalışma, dönemin tıp medreselerinde teorik eğitimin yaklaşık üç yıllık bir program hâlinde yürütülebildiğini, ardından hastane ortamında uygulamalı eğitimin geldiğini aktarıyor. Bu genel model, Melhem’in de hem eğitim merkezi hem hastane olarak tanımlanmasıyla uyumlu. Ancak söz konusu üç yıllık programın Melhem’de aynen uygulandığını gösteren doğrudan bir belge bulunmadığının altını çizmek gerekiyor.
Ezber tek başına yeterli değildi
Orta Çağ medrese eğitimi yalnızca metinlerin ezberlenmesine dayanmıyordu. Dönemin eğitim yöntemlerini inceleyen araştırmalarda ezberin yanında kavrama, tekrar, tartışma ve not tutmanın da temel yöntemler arasında bulunduğu görülüyor.
Öğrenciler hocayla tartışıyor, sorular üzerinden değerlendiriliyor ve öğrendiklerini defterlere kaydediyordu. “Münazara” olarak bilinen tartışma yöntemi, öğrencinin yalnızca bilgiyi hatırlamasını değil, onu savunabilmesini ve farklı görüşler karşısında kullanabilmesini de gerektiriyordu.
Bu yöntem, hekimlik eğitimi açısından özellikle anlamlıydı. Çünkü tıp öğrencisinin yalnızca bir kitabı bilmesi değil, karşısındaki hastanın durumunu değerlendirmesi, gözlem yapması ve öğrendiği bilgiyi uygulamaya aktarabilmesi gerekiyordu.
İbn Sina ve Razi’nin eserleri eğitim dünyasındaydı
Orta Çağ tıp medreselerinin genel müfredatına ilişkin kayıtlar, öğrencilerin Huneyn ibn İshak ve Hipokrat gibi erken dönem otoritelerinden başlayarak Razi, Galen, Ali ibn Abbas el-Mecusi ve İbn Sina gibi hekimlerin eserlerine uzanan geniş bir metin dünyasıyla karşılaştığını gösteriyor.
Araştırmada, tıp eğitiminin ileri aşamalarında İbn Sina’nın “el-Kanun fi’t-Tıb” adlı eserinin de başlıca kaynaklar arasında bulunduğu belirtiliyor. Burada da önemli bir ayrım var: Bu eserlerin dönemin tıp medreselerinde kullanıldığına ilişkin bilgiler mevcut olsa da Melhem Medresesi’nin günümüze ulaşmış özel kitap listesi bulunmuyor. Dolayısıyla bu kaynaklar Melhem’in kesin ders kitabı listesi olarak değil, kurumun içinde bulunduğu dönemin tıp eğitim geleneğini anlamak için değerlendirilmeli.
Eğitimin ikinci yarısı hastanın başında geçiyordu
Dönemin tıp eğitiminin bugünkü klinik eğitime en fazla benzeyen yönü hastane pratiğiydi. Araştırmalar, teorik eğitim alan öğrencilerin daha sonra bimaristanlarda, yani dönemin hastanelerinde uygulama yaptığını gösteriyor.
Bu aşamada yalnız hastalıkların tedavisi değil; hasta psikolojisi, hastane düzeni, hijyen, ilaç hazırlanması, şifalı bitkiler ve minerallerin kullanımı gibi konuların da öğrenildiği belirtiliyor. Şurup, merhem, macun, tablet benzeri ilaç biçimleri ve çeşitli bitkisel preparatlar dönemin hekimlik bilgisinin bir parçasıydı.
Melhem’in hem medrese hem tedavi kurumu olarak kayıtlara geçmesi, öğrencilerin hastayla temas kurabilecekleri bir eğitim ortamının bulunmuş olabileceğini düşündürüyor. Ancak uygulamanın ayrıntıları konusunda doğrudan Melhem’e ait kayıtlar sınırlı olduğu için, bu nokta dönemin genel tıp eğitimi modeliyle desteklenen tarihsel bir değerlendirme olarak görülmeli.
Hâkânî’nin eğitimi Melhem çevresine açılan pencere
Melhem’in tıp tarihindeki önemini günümüze taşıyan isimlerden biri de Hâkânî Şirvânî. Kaynaklar, Kafiyeddin Ömer’in yeğenine tıp ve başka bilim dallarında eğitim verdiğini bildiriyor. Hâkânî’nin eserlerinde görülen geniş bilimsel birikim de onun yalnız edebiyat eğitimi almadığını ortaya koyan unsurlar arasında değerlendiriliyor.
Şairin 12. yüzyılda kaleme aldığı “Töhfətül-İraqeyn” günümüze ulaşmış önemli eserlerinden biri. Eserin tarihî nüshaları bugün farklı koleksiyonlarda korunuyor ve Hâkânî’nin yaşadığı bilimsel çevrenin incelenmesinde temel metinlerden biri olmayı sürdürüyor.
Modern tıp fakültesiyle aynı değildi
Melhem Medresesi’ni anlatırken en önemli tarihsel hata, kurumu doğrudan bugünkü tıp fakülteleriyle eşitlemek olur.
yüzyılda anatomi, hastalık bilgisi, ilaç hazırlama ve tedavi anlayışı modern biyomedikal bilimden çok farklıydı. Mikrobiyoloji, modern fizyoloji, laboratuvar tıbbı, görüntüleme yöntemleri ve kanıta dayalı klinik araştırmalar henüz mevcut değildi.
Buna rağmen eğitim ile hasta bakımının aynı kurum çevresinde örgütlenmesi, öğrencinin kitap bilgisinin yanında uygulamayla yetiştirilmesi ve hekimliğin belirli bir öğrenim sürecini gerektiren uzmanlık alanı olarak görülmesi tıp eğitimi tarihi açısından dikkate değer.
Melhem hakkında hâlâ bilmediklerimiz var
Tarihsel kaynaklar Melhem’de bir tıp eğitim ve tedavi merkezinin bulunduğu konusunda ortak bir çerçeve sunsa da kurumun kesin kuruluş yılı, mimari yapısı, öğrenci sayısı, öğretim kadrosu, ayrıntılı ders programı ve mezuniyet sistemine ilişkin bilgiler aynı ölçüde güçlü değil.
Bu nedenle Melhem hakkındaki bazı popüler anlatıları kesin tarihsel gerçekler gibi aktarmamak gerekiyor. Mevcut kanıtların en güvenli biçimde ortaya koyduğu tablo şu: Şamahı çevresinde yaklaşık 900 yıl önce Kafiyeddin Ömer’in öncülük ettiği, tıp öğretimiyle tedaviyi buluşturan bir merkez vardı ve bu kurum Orta Çağ Azerbaycan’ındaki hekim yetiştirme geleneğinin önemli örneklerinden biri olarak kaynaklara geçti.
Hâkânî Şirvânî’nin 900. yılının anıldığı 2026, bu mirasa yalnız edebiyat tarihi açısından değil, Azerbaycan ve daha geniş coğrafyanın tıp eğitimi tarihi açısından da yeniden bakmak için dikkat çekici bir fırsat sunuyor.
KAYNAKLAR
Science, Education and Innovations in the Context of Modern Problems – Historical Perspectives on Education in Medieval Azerbaijan (10th–16th Centuries): Curriculum, Methodology, and Student Mobility, 2025
Sumgayıt Devlet Üniversitesi Bilimsel Haberleri, Sosyal ve Beşerî Bilimler Bölümü – Azerbaycan’da XI–XII. Yüzyıllarda Halk Tıbbının Gelişimi Üzerine, 2021
Şamahı Rayon İcra Hakimiyeti – Şamahı sağlık tarihine ilişkin resmî tarihçe
Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı – Hâkânî Şirvânî’nin 900. yıl dönümünün kutlanmasına ilişkin karar, 28 Ocak 2026
Azerbaycan Millî İlimler Akademisi – Hâkânî Şirvânî’nin 900. yılına ilişkin bilimsel etkinlik ve araştırma programı, 2026
900 Yıl Önce Şamahı’da Hekim Yetiştiren Melhem Medresesi
Azerbaycan’da Hâkânî Şirvânî’nin doğumunun 900. yılının 2026 boyunca bilimsel ve kültürel etkinliklerle anılması, şairin yetiştiği 12. yüzyıl Şamahı bilim çevresini de yeniden gündeme taşıdı. Hâkânî’nin amcası ve hocası hekim Kafiyeddin Ömer ibn Osman’ın Şamahı yakınındaki Melhem’de kurduğu tıp medresesi, tarih araştırmalarında hem hekim yetiştiren bir eğitim merkezi hem de hastaların tedavi edildiği bir kurum olarak tanımlanıyor.
Yorumlar




