Obezite tedavisinde kullanılan zayıflama iğneleri, vücut ağırlığının azaltılmasında önemli yararlar sağlayabilmesine karşın sindirim sisteminden böbreklere, safra kesesinden göz sağlığına kadar farklı organları etkileyebilen yan etkilere sahip. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), Avrupa İlaç Ajansı (EMA) ve İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumunun (MHRA) güncel güvenlilik değerlendirmeleri, özellikle şiddetli karın ağrısı, sürekli kusma, belirgin sıvı kaybı ve ani görme değişikliklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini gösteriyor.

Semaglutid, tirzepatid ve liraglutid gibi etkin maddeleri içeren ilaçların en sık bildirilen yan etkileri bulantı, kusma, ishal ve kabızlık. Bununla birlikte akut pankreatit, safra kesesi iltihabı, ciddi alerjik reaksiyonlar ve bağırsak hareketleriyle ilgili ağır sorunlar da ilaç güvenlilik belgelerinde yer alıyor.

Özellikle 2025 yılında EMA’nın semaglutid ile çok nadir bir görme siniri hastalığı arasındaki ilişkiyi kabul etmesi ve Ocak 2026’da İngiliz MHRA’nın ağır pankreatit uyarılarını güncellemesi, tedavi sırasında risklerin izlenmesinin önemini yeniden gündeme taşıdı.

Zayıflama iğneleri vücutta nasıl çalışıyor?

Zayıflama amacıyla kullanılan yeni nesil enjeksiyon ilaçlarının önemli bir bölümü, bağırsaktan salgılanan GLP-1 adlı hormonun etkilerini taklit ediyor.

Semaglutid ve liraglutid, GLP-1 reseptörlerini etkileyerek iştahı azaltıyor, tokluk hissini artırıyor ve kan şekerinin düzenlenmesine yardımcı oluyor. Tirzepatid ise GLP-1 ile birlikte GIP olarak adlandırılan ikinci bir hormon yolunu da etkiliyor.

Bu ilaçlar, beynin iştah kontrolüyle ilgili bölgeleri üzerinde etkili olurken midenin boşalma hızını da yavaşlatabiliyor. Böylece kişi daha az besin tüketerek kilo verebiliyor.

Ancak ilaçların tokluk hissini artıran ve sindirim hareketlerini değiştiren etkileri, aynı zamanda en sık karşılaşılan yan etkilerin temelini oluşturuyor.

Tedavide kullanılan etkin madde, doz, kişinin mevcut hastalıkları ve birlikte aldığı ilaçlar, yan etki riskinin değerlendirilmesinde önem taşıyor.

En sık görülen yan etki mide bulantısı

Zayıflama iğnelerinin yan etkileri arasında ilk sırada bulantı ve diğer sindirim sistemi şikâyetleri bulunuyor.

FDA’nın semaglutid içeren Wegovy için yayımladığı ürün bilgilerine göre, haftalık 2,4 miligram semaglutid kullanılan üç klinik araştırmada 2.116 kişi tedavi aldı. Karşılaştırma grubunda ise 1.261 kişi etkisiz ilaç, yani plasebo kullandı.

Bu araştırmalarda semaglutid grubunda bulantı yüzde 44, ishal yüzde 30, kusma yüzde 24 ve kabızlık yüzde 24 oranında bildirildi. Plasebo grubunda aynı şikâyetlerin görülme sıklığı sırasıyla yüzde 16, yüzde 16, yüzde 6 ve yüzde 11 oldu.

Karın ağrısı semaglutid kullananların yüzde 20’sinde, plasebo alanların ise yüzde 10’unda görüldü.

Tirzepatid içeren Zepbound’un FDA tarafından yayımlanan klinik araştırma verilerinde bulantı oranı kullanılan doza göre yüzde 25-29, ishal yüzde 19-23, kusma yüzde 8-13 ve kabızlık yüzde 11-17 arasında değişti.

Bu oranlar farklı araştırmalardan elde edildiği için iki ilacın yan etki sıklığını doğrudan karşılaştırarak birinin diğerinden daha güvenli olduğu sonucuna varılamıyor.

Yan etkiler neden özellikle ilk haftalarda artıyor?

Bulantı, kusma ve ishal gibi şikâyetler çoğunlukla tedavinin başlangıcında veya doz artırılan dönemlerde ortaya çıkıyor.

Mide boşalmasının yavaşlaması, yemek sonrasında uzun süre devam eden dolgunluk hissine neden olabiliyor. Bazı kişilerde küçük miktarda yemek tüketilmesine rağmen belirgin şişkinlik ve rahatsızlık gelişebiliyor.

Klinik çalışmalarda bu yakınmaların önemli bölümünün zaman içinde hafiflediği bildiriliyor. Ancak her hastanın ilaca aynı şekilde uyum sağlaması beklenmiyor.

FDA verilerine göre semaglutid araştırmalarında ciddi sindirim sistemi yan etkileri tedavi grubunun yüzde 4,1’inde, plasebo grubunun yüzde 0,9’unda görüldü.

Tirzepatid çalışmalarında ise ciddi sindirim sistemi yan etkilerinin sıklığı, kullanılan doza göre yüzde 1,7 ile yüzde 3,1 arasında değişti. Plasebo grubunda bu oran yüzde 1 olarak bildirildi.

Uzun süren kusma, beslenememe veya günlük yaşamı belirgin biçimde etkileyen şikâyetler, sıradan bir başlangıç yan etkisi olarak değerlendirilmemeli.

Mide boşalması aşırı yavaşlayabilir mi?

Zayıflama iğneleriyle ilgili önemli sorunlardan biri, mide boşalmasının belirgin biçimde gecikmesi.

Gastroparezi olarak adlandırılan bu durum, midenin içeriğini bağırsaklara normalden daha yavaş aktarması anlamına geliyor.

Gastroparezide yemeklerden sonra uzun süren dolgunluk, şişkinlik, bulantı, erken doyma ve tekrarlayan kusma görülebiliyor. Ağır olgularda yeterli beslenme ve sıvı alımı da zorlaşabiliyor.

GLP-1 etkili ilaçlar mide boşalmasını yavaşlatsa da bu etkiyi yaşayan herkesin gastroparezi hastası olduğu söylenemez. Kalıcı veya ağır bir mide boşalma bozukluğunun tanısı ayrıca değerlendirme gerektiriyor.

FDA, semaglutid ve tirzepatid içeren ilgili ürünlerin ağır gastroparezisi bulunan kişilerde kullanılmasını önermiyor.

Bağırsak tıkanıklığı ve şiddetli kabızlık riski

Kabızlık, zayıflama iğneleriyle ilişkili yaygın şikâyetlerden biri. Bunun yanında daha ağır bağırsak sorunları da pazarlama sonrası güvenlilik bildirimlerine yansımış durumda.

FDA’nın semaglutid ürün bilgilerinde bağırsak hareketlerinin durması veya belirgin azalması anlamına gelen ileus, bağırsak tıkanıklığı ve dışkı sıkışmasına yol açabilen ağır kabızlık bildirimleri bulunuyor.

Bunlar gönüllü yan etki bildirimlerinden elde edildiği için gerçek görülme sıklıkları güvenilir biçimde hesaplanamıyor. Ayrıca her bildirimin doğrudan ilaçtan kaynaklandığı kesin olarak gösterilmiş değil.

Bununla birlikte giderek artan karın şişliği, şiddetli ağrı, tekrarlayan kusma ve gaz ya da dışkı çıkaramama gibi belirtiler bağırsak tıkanıklığı açısından acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Pankreatit: Nadir ancak ciddi bir komplikasyon

Akut pankreatit, pankreas dokusunun iltihaplanmasıyla ortaya çıkan ve bazı hastalarda ağır seyredebildiği bilinen bir hastalık.

Zayıflama iğnelerinin güvenlilik belgelerinde akut pankreatit önemli uyarılar arasında yer alıyor.

İngiltere’nin ilaç düzenleyici kurumu MHRA, 29 Ocak 2026 tarihinde yayımladığı açıklamayla GLP-1 etkili ilaçlar ve tirzepatid kullanımında nadiren görülebilen ağır pankreatit olgularına dikkat çekti.

Kurum, pankreatitin seyrek görülen ancak bilinen bir yan etki olduğunu, son derece nadir durumlarda kanamalı veya pankreas dokusunda yıkıma yol açan ağır tablolar gelişebildiğini bildirdi.

Bununla birlikte pankreatit riski her araştırmada aynı düzeyde ortaya çıkmıyor.

Örneğin FDA’nın tirzepatid için değerlendirdiği iki kilo yönetimi araştırmasında doğrulanmış akut pankreatit oranı hem ilaç hem de plasebo grubunda yüzde 0,2 olarak kaydedildi. Bu bulgu, söz konusu araştırmalarda ilaca bağlı ek bir riskin açıkça gösterilemediğini ortaya koyuyor.

Pankreatitte en önemli uyarı işareti, karnın üst bölümünde başlayan, uzun süren ve sırta yayılabilen şiddetli ağrı. Ağrıya bulantı ve kusma eşlik edebiliyor.

Bu belirtiler geliştiğinde pankreatit olasılığı acilen değerlendirilmeli. Pankreatit şüphesinde ilacın nasıl yönetileceği hekim tarafından belirlenmeli; doğrulanmış pankreatit durumunda ilgili ürün bilgilerine uygun hareket edilmeli.

Safra kesesi taşı ve iltihabı görülebilir

Zayıflama iğneleriyle ilişkili bir başka önemli risk safra kesesi hastalıkları.

FDA’nın semaglutid çalışmalarında safra kesesi taşı, ilaç kullanan yetişkinlerin yüzde 1,6’sında, plasebo kullananların yüzde 0,7’sinde görüldü.

Safra kesesi iltihabı olarak bilinen kolesistit ise semaglutid grubunda yüzde 0,6, plasebo grubunda yüzde 0,2 oranında bildirildi.

Tirzepatid araştırmalarında da safra kesesi iltihabı sıklığı yüzde 0,7 olurken plasebo grubunda yüzde 0,2 olarak kaydedildi.

Safra kesesi hastalıklarının gelişmesinde hızlı veya belirgin kilo kaybının da rol oynayabildiği biliniyor. Bu nedenle ortaya çıkan her sorunun doğrudan ilacın kimyasal etkisinden kaynaklandığı söylenemiyor.

Özellikle karnın sağ üst bölümünde ağrı, ateş, sarılık, bulantı ve kusma gelişmesi safra kesesi ya da safra yollarıyla ilgili bir sorunun işareti olabiliyor.

Sürekli kusma böbrekleri nasıl etkiliyor?

Zayıflama iğneleriyle ilişkili böbrek sorunlarının önemli bir bölümü sıvı kaybıyla bağlantılı.

Tekrarlayan kusma ve ishal nedeniyle vücudun kaybettiği sıvı yerine konulamadığında kan dolaşımı ve böbreklerin süzme işlevi olumsuz etkilenebiliyor.

Bu tablo bazı hastalarda akut böbrek hasarına kadar ilerleyebiliyor.

FDA’nın tirzepatid kilo yönetimi çalışmalarında akut böbrek hasarı, ilaç grubunda yüzde 0,5, plasebo grubunda yüzde 0,2 oranında bildirildi.

Önceden böbrek hastalığı bulunanlar, ileri yaştakiler ve sıvı kaybına duyarlılığı artırabilecek başka ilaçlar kullanan kişilerde bu riskin değerlendirilmesi ayrıca önem taşıyor.

Ağız kuruluğu, belirgin halsizlik, baş dönmesi ve idrar miktarında azalma sıvı kaybının işaretleri olabiliyor. Özellikle sıvı içememe ve idrar çıkışında belirgin azalma gecikmeden tıbbi değerlendirme gerektiriyor.

Görme kaybı riski: EMA’nın çok nadir yan etki uyarısı

Zayıflama ilaçlarının göz sağlığı üzerindeki etkileri, son yıllarda ilaç güvenliliği çalışmalarının önemli başlıklarından biri hâline geldi.

EMA’nın İlaç Güvenliliği Risk Değerlendirme Komitesi, Haziran 2025’te semaglutid içeren ilaçlarla non-arteritik anterior iskemik optik nöropati (NAION) arasında ilişki bulunduğu sonucuna vardı.

NAION, görme sinirine kan akımının bozulmasıyla ortaya çıkabilen ve ani, çoğunlukla ağrısız görme kaybına neden olabilen bir hastalık.

EMA, bu sorunu semaglutid içeren ilaçların çok nadir yan etkileri arasına aldı.

Büyük epidemiyolojik çalışmalarda, tip 2 diyabetli yetişkinlerde semaglutid kullanımıyla NAION gelişme riskinin yaklaşık iki katına çıktığı görüldü. Bu göreli risk artışı, her 10 bin hasta-yılı tedavide yaklaşık bir ek olguya karşılık geliyor.

Hasta-yılı, bir kişinin bir yıl boyunca tedavi kullanmasına eşdeğer izlem süresini ifade ediyor.

Bu sonuç, ilacı kullanan kişilerin büyük bölümünde görme kaybı gelişeceği anlamına gelmiyor. Ayrıca riskin bütün zayıflama iğneleri için aynı olduğu da gösterilmiş değil.

EMA, semaglutid kullanan kişilerde ani görme kaybı veya görmede hızla kötüleşme gelişmesi durumunda gecikmeden tıbbi değerlendirme yapılmasını öneriyor.

Diyabetik retinopati neden ayrıca önemli?

Gözle ilgili bir başka konu, uzun süredir diyabeti bulunan hastalarda retina damarlarının etkilenmesiyle ortaya çıkan diyabetik retinopati.

Semaglutid araştırmalarında bazı diyabetli hastalarda retinopati komplikasyonlarının daha sık görüldüğü bildirildi.

Özellikle kan şekeri düzeylerinde hızlı düzelmenin, önceden mevcut diyabetik retinopatide geçici kötüleşmeyle ilişkili olabileceği biliniyor.

Bu durum, NAION ile aynı hastalık değil. Diyabetik retinopati retina damarlarını, NAION ise görme sinirini etkiliyor.

Diyabete bağlı göz hastalığı bulunan kişilerin tedavi sırasında düzenli göz kontrollerinin sürdürülmesi önem taşıyor.

Hızlı kilo kaybı kas kaybına neden olabilir mi?

Zayıflama iğneleriyle ilgili tartışmalar yalnızca ilaçların doğrudan yan etkileriyle sınırlı değil. Tedavi sırasında kaybedilen ağırlığın ne kadarının yağ, ne kadarının yağsız vücut dokusu olduğu da araştırılıyor.

2025 yılında Diabetes, Obesity and Metabolism dergisinde yayımlanan, SURMOUNT-1 araştırmasının vücut bileşimi alt analizinde 160 katılımcı değerlendirildi.

Tirzepatid kullanan grupta 72 hafta sonunda vücut ağırlığı ortalama yüzde 21,3, yağ kütlesi yüzde 33,9 ve yağsız kütle yüzde 10,9 azaldı.

Kaybedilen ağırlığın yaklaşık yüzde 75’i yağ kütlesinden, yüzde 25’i ise yağsız kütleden oluştu. Benzer bir oransal dağılım plasebo grubunda da gözlendi.

Ancak yağsız kütle yalnızca iskelet kasından oluşmuyor. Su, organlar ve diğer yağ dışı dokular da bu ölçümün içinde yer alıyor. Dolayısıyla bu bulgu, kaybedilen ağırlığın dörtte birinin doğrudan kas dokusu olduğu şeklinde yorumlanamaz.

Bununla birlikte önemli miktarda kilo verilen dönemlerde kas gücünün ve fiziksel işlevlerin korunması özellikle ileri yaştaki kişiler açısından önem taşıyor.

Yeterli protein ve enerji alımının sağlanması, kişiye uygun direnç egzersizleri ve beslenme durumunun izlenmesi, obezite tedavisinin bütüncül biçimde yürütülmesine yardımcı olabiliyor.

Saç dökülmesi de görülebiliyor

Zayıflama iğneleri kullanan bazı kişilerde saç dökülmesi bildiriliyor.

FDA’nın semaglutid çalışmalarında saç dökülmesi ilaç grubunda yüzde 3, plasebo grubunda yüzde 1 oranında kaydedildi.

Tirzepatid araştırmalarında ise saç dökülmesi sıklığı kullanılan doza göre yüzde 4-5 arasında değişti. Plasebo grubunda bu oran yüzde 1 oldu.

Hızlı kilo kaybı, beslenme düzenindeki değişiklikler ve yetersiz besin alımı saç dökülmesine katkıda bulunabiliyor.

Bu nedenle tedavi sırasında görülen her saç dökülmesini ilacın saç kökleri üzerindeki doğrudan etkisiyle açıklamak doğru değil. Demir eksikliği, tiroit bozuklukları ve başka nedenler de değerlendirilmesi gereken olasılıklar arasında bulunuyor.

Kan şekeri tehlikeli düzeyde düşebilir mi?

Semaglutid ve tirzepatid kan şekerini düşürücü etkilere sahip.

Bu ilaçlar tek başlarına kullanıldıklarında ağır hipoglisemi riski genellikle düşük olmakla birlikte, insülin veya sülfonilüre grubundan şeker ilaçlarıyla birlikte kullanıldıklarında risk artabiliyor.

Hipoglisemi, kan şekerinin normalin altına düşmesi anlamına geliyor.

Terleme, titreme, çarpıntı, yoğun açlık, baş dönmesi ve dikkat bozukluğu düşük kan şekerinin belirtileri arasında bulunuyor.

Ağır durumlarda bilinç değişikliği, nöbet veya bilinç kaybı gelişebiliyor.

Bu nedenle diyabet tedavisi gören kişilerde eş zamanlı kullanılan ilaçların ve kan şekeri izleminin hekim tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.

Tiroid kanseri uyarısı ne anlama geliyor?

Zayıflama iğneleriyle ilgili en çok yanlış anlaşılan konulardan biri tiroit kanseri riski.

FDA’nın semaglutid ve tirzepatid ürün bilgilerinde, kemirgenlerde tiroit bezinin C hücrelerinden kaynaklanan tümörlerin görüldüğüne ilişkin önemli güvenlilik uyarıları bulunuyor.

Ancak hayvan deneylerinde saptanan bu bulgunun insanlarda aynı riski oluşturup oluşturmadığı kesin olarak belirlenmiş değil.

FDA, kişisel veya ailevi medüller tiroit kanseri öyküsü bulunanlarda ve multipl endokrin neoplazi tip 2 (MEN2) sendromu olanlarda bu ilaçların kullanılmaması gerektiğini belirtiyor.

Bu uyarı bütün tiroit hastalıklarının aynı kategoride olduğu anlamına gelmiyor. Hipotiroidi, tiroit nodülü veya başka bir tiroit hastalığı bulunan herkesin otomatik olarak aynı risk grubunda kabul edilmesi doğru değil.

Hastanın tiroit hastalığının türü ve kişisel öyküsü hekim tarafından değerlendirilerek karar verilmeli.

Çarpıntı, baş dönmesi ve tansiyon düşüklüğü

Zayıflama iğneleri kullanan kişilerde baş ağrısı, halsizlik ve baş dönmesi de görülebiliyor.

Semaglutid çalışmalarında dinlenme sırasındaki kalp hızında ortalama dakikada 1-4 atımlık artış bildirildi.

Tirzepatid çalışmalarında da dinlenme kalp hızında hafif artışlar kaydedildi.

Öte yandan kilo kaybı, sıvı kaybı ve tansiyon düşürücü ilaçların birlikte kullanılması bazı kişilerde düşük tansiyona veya ayağa kalkınca baş dönmesine yol açabiliyor.

Sürekli devam eden çarpıntı, bayılma veya belirgin tansiyon düşüklüğü ayrıca değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor.

Alerjik reaksiyonlar ve enjeksiyon bölgesindeki sorunlar

İğnenin uygulandığı bölgede kızarıklık, kaşıntı, hassasiyet, ağrı veya hafif şişlik görülebiliyor.

Bu tepkiler çoğunlukla sınırlı olmakla birlikte nadiren ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları da gelişebiliyor.

Semaglutid ve tirzepatid ürünlerinin güvenlilik belgelerinde anafilaksi ve anjiyoödem gibi ciddi alerjik reaksiyonlar yer alıyor.

Yüzde, dudaklarda veya dilde ani şişme, nefes almada güçlük ve boğazda daralma hissi acil müdahale gerektiren belirtiler.

Ameliyat ve anestezi öncesinde neden önemli?

GLP-1 etkili ilaçların mide boşalmasını yavaşlatması, ameliyat ve bazı girişimsel işlemler sırasında da önem taşıyor.

Genel anestezi veya derin sedasyon sırasında mide içeriğinin solunum yollarına kaçması aspirasyon olarak adlandırılıyor.

EMA, 2024 yılında yaptığı güvenlilik değerlendirmesinde zayıflama iğneleri kullanan kişilerde mide içeriğinin daha uzun süre kalabileceğine dikkat çekti.

Bu durum, kişi ameliyat öncesi açlık kurallarına uymuş olsa bile bazı hastalarda mide içeriği bulunması olasılığını gündeme getiriyor.

Ancak bütün hastalarda aspirasyon riskinin aynı olduğu veya ilacın aspirasyona doğrudan neden olduğunun kesin gösterildiği söylenemiyor.

Bu nedenle ameliyat, endoskopi veya sedasyon gerektiren başka bir işlem öncesinde hastanın kullandığı zayıflama ilacını anestezi ve ilgili işlem ekibine bildirmesi önem taşıyor.

İlacın işlem öncesinde kullanılıp kullanılmayacağına ilişkin karar, kişisel riskler ve ilgili tıbbi rehberler doğrultusunda verilmeli.

Gebelik planlayan kadınlar nelere dikkat etmeli?

Zayıflama iğnelerinin gebelik dönemindeki güvenliliğine ilişkin insan verileri sınırlı.

Semaglutid ve tirzepatid içeren kilo kontrolü ilaçları gebelik sırasında kullanılmak üzere önerilmiyor.

EMA ürün bilgilerine göre planlı gebelikten en az iki ay önce semaglutid, en az bir ay önce ise tirzepatid tedavisinin sonlandırılması gerekiyor. Bu süreler ilaçların vücuttan yavaş uzaklaşmasıyla ilişkili.

Tirzepatid ayrıca mide boşalmasını geciktirerek ağızdan alınan bazı ilaçların emilimini etkileyebiliyor.

FDA, doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda tirzepatid tedavisinin başlangıcını ve her doz artışını izleyen dört hafta boyunca ek bariyer yöntem kullanılmasını veya ağızdan alınmayan bir korunma yönteminin tercih edilmesini öneriyor.

Bununla birlikte EMA’nın Mounjaro ürün bilgisinde mevcut etkileşim verileri oral kontraseptifler için rutin doz değişikliği gerektirecek düzeyde değerlendirilmemiş. Bu farklı düzenleyici öneriler nedeniyle kişisel korunma planının hekimle görüşülmesi önem taşıyor.

Gebelik planı, gebelik şüphesi veya emzirme döneminde tedavinin uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir.

Depresyon ve intihar düşüncesiyle ilişkisi gösterildi mi?

Zayıflama ilaçlarıyla ilgili bir başka tartışma, ruh sağlığı üzerindeki olası etkiler.

GLP-1 etkili ilaçların intihar düşüncesi veya davranışı riskini artırıp artırmadığı geçmiş yıllarda düzenleyici kurumlar tarafından incelendi.

FDA, 13 Ocak 2026 tarihinde kapsamlı değerlendirmesinde bu ilaçlarla intihar düşüncesi veya davranışı arasında artmış risk saptamadığını duyurdu.

Kurum, liraglutid, semaglutid ve tirzepatid içeren kilo yönetimi ilaçlarının ürün bilgilerindeki ilgili uyarıların kaldırılmasını istedi.

Kontakt Lensle Uyumak Göz Enfeksiyonu Riskini 6–8 Kat Artırıyor!
Kontakt Lensle Uyumak Göz Enfeksiyonu Riskini 6–8 Kat Artırıyor!
İçeriği Görüntüle

Bu değerlendirme, söz konusu ilaçların depresyona veya intihar davranışına neden olduğunun kanıtlandığı yönündeki iddiaları desteklemiyor.

Bununla birlikte tedavi sırasında yeni başlayan ya da kötüleşen ruhsal belirtilerin değerlendirilmesi, genel hasta güvenliği açısından önemini koruyor.

İnternetten alınan zayıflama iğnelerinde farklı riskler bulunuyor

Zayıflama ilaçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte ruhsatsız, sahte veya uygun kalite güvencesi bulunmayan ürünlere erişim de önemli bir güvenlilik konusu hâline geldi.

FDA, onaylanmamış semaglutid ve tirzepatid ürünlerinde doz hesaplama hataları ve ciddi yan etki bildirimleri konusunda uyarılarda bulundu.

Özellikle çok dozlu flakonlardan enjektörle çekilen ilaçlarda miligram, mililitre ve enjektör birimlerinin karıştırılması ciddi doz aşımına yol açabiliyor.

Kurumun incelediği bazı olaylarda hastaların amaçlanan dozun 5 ila 20 katına kadar ilaç uyguladığı bildirildi.

Bu tür hatalar sonucunda ağır bulantı, kusma, karın ağrısı, bayılma, sıvı kaybı ve hastaneye yatış gerektiren tablolar görülebildi.

Bununla birlikte ruhsatlı bir ilacın etkin maddesini taşıdığı iddia edilen her ürünün aynı kalite, güvenlilik ve etkinlik koşullarını karşıladığı kabul edilemez.

Zayıflama iğneleri kimlerde daha dikkatli değerlendirilmeli?

İlacın uygulanacağı kişinin sağlık durumu, tedavinin yarar-risk dengesini doğrudan etkiliyor.

Daha önce pankreatit geçirenler, ciddi mide boşalma bozukluğu bulunanlar, böbrek hastalığı olanlar, diyabetik retinopati tanısı bulunan kişiler ve çok sayıda ilaç kullanan hastalar için özel değerlendirme gerekebiliyor.

İnsülin veya sülfonilüre kullanan diyabet hastalarında hipoglisemi, sıvı kaybına duyarlı kişilerde böbrek hasarı, ileri yaşta ve beslenme bozukluğu riski bulunan hastalarda ise yağsız kütle ve kas işlevlerinin korunması özellikle önem taşıyor.

Medüller tiroit kanseri veya MEN2 öyküsü gibi ürün bilgilerinde belirtilen özel durumlar da tedavi kararında dikkate alınmalı.

Zayıflama iğneleri yalnızca kısa sürede kilo vermek isteyen herkes için uygun ilaçlar değil. Obezite tedavisinde kullanımları, ürünün ruhsatlı endikasyonlarına ve kişinin sağlık durumuna göre planlanmalı.

Yan etkileri azaltmak için neler yapılabilir?

Tedavi sırasında sindirim sistemi yakınmalarının kontrol altına alınmasında öğün büyüklüğü, besin seçimi, yeterli sıvı alımı ve kişinin beslenme durumunun izlenmesi önemli olabiliyor.

Küçük porsiyonlarla yemek, yavaş yemek, aşırı yağlı ve çok büyük öğünlerden kaçınmak bazı hastalarda bulantı ve dolgunluk hissini hafifletebiliyor.

Yeterli sıvı alınması, özellikle kusma veya ishal geliştiğinde önem kazanıyor. Ancak ağızdan sıvı alınamaması veya belirgin susuzluk belirtileri gelişmesi durumunda yalnızca evde sıvı tüketmeye çalışmak yeterli olmayabilir.

Tedavinin başlangıcında ve doz artışı dönemlerinde yakınmaların hekim tarafından izlenmesi, gerektiğinde tedavi planının yeniden değerlendirilmesini sağlıyor.

Kas kütlesi ve beslenme durumunun korunabilmesi için yeterli besin alımının sürdürülmesi ve kişinin sağlık durumuna uygun fiziksel aktivitenin planlanması da önemli.

Hangi belirtilerde acilen sağlık kuruluşuna başvurulmalı?

Zayıflama iğnesi kullanan kişilerde hafif ve geçici bulantı ile acil değerlendirme gerektiren belirtiler birbirinden ayrılmalı.

Karnın üst bölümünde başlayan, sırta yayılabilen şiddetli ve sürekli ağrı pankreatitin; sağ üst karın ağrısına ateş veya sarılığın eşlik etmesi safra kesesi ya da safra yolları hastalığının işareti olabiliyor.

Şiddetli karın şişliğiyle birlikte dışkı veya gaz çıkaramama, tekrarlayan kusma ve giderek artan ağrı bağırsak tıkanıklığı açısından önem taşıyor.

Sürekli kusma, sıvı alamama ve idrar miktarında belirgin azalma ciddi sıvı kaybını veya böbrek hasarını düşündürebiliyor.

Ani görme kaybı veya görmenin hızla bozulması, özellikle semaglutid kullanan kişilerde gecikmeden göz hastalıkları değerlendirmesi gerektiriyor.

Dilde ya da boğazda şişme, nefes darlığı, bilinç kaybı ve ağır hipoglisemi belirtileri ise acil yardım gerektiren durumlar arasında bulunuyor.

Zayıflama iğnelerinin güvenliliği yalnızca kaç kilo verildiğiyle değerlendirilemez. Tedavinin sağladığı yararlar, hastanın mevcut hastalıkları, karşılaşabileceği riskler ve uzun dönem izlem gereksinimiyle birlikte ele alınmalı.

TIBBİ UYARI

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Zayıflama ilaçları hekim değerlendirmesi ve takibiyle kullanılmalıdır. İlaçlarınızı kendi kendinize başlatmayın, bırakmayın veya dozunu değiştirmeyin. Şiddetli ya da beklenmedik belirtilerde gecikmeden tıbbi yardım alın.

KAYNAKLAR

  1. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA). Wegovy (semaglutide), Prescribing Information. DailyMed, 2026.
  2. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA). Zepbound (tirzepatide), Prescribing Information. Ocak 2026.
  3. Avrupa İlaç Ajansı (EMA). Wegovy (semaglutide), Summary of Product Characteristics. Eylül 2026.
  4. Avrupa İlaç Ajansı (EMA). Mounjaro (tirzepatide), Summary of Product Characteristics. Eylül 2026.
  5. Medicines and Healthcare products Regulatory Agency (MHRA). MHRA Updates Guidance for GLP-1 Prescribers and Patients. 29 Ocak 2026.
  6. European Medicines Agency. PRAC Concludes Eye Condition NAION Is a Very Rare Side Effect of Semaglutide Medicines Ozempic, Rybelsus and Wegovy. 6 Haziran 2025.
  7. Look M. ve arkadaşları. Body Composition Changes During Weight Reduction With Tirzepatide in the SURMOUNT-1 Study of Adults With Obesity or Overweight. Diabetes, Obesity and Metabolism, 2025. DOI: 10.1111/dom.16275.
  8. European Medicines Agency. Meeting Highlights From the Pharmacovigilance Risk Assessment Committee, 8–11 July 2024. Genel anestezi ve derin sedasyon sırasında aspirasyon riskine ilişkin değerlendirme.
  9. U.S. Food and Drug Administration. FDA Requests Removal of Suicidal Behavior and Ideation Warning From GLP-1 Receptor Agonist Medications. 13 Ocak 2026.
  10. U.S. Food and Drug Administration. FDA’s Concerns With Unapproved GLP-1 Drugs Used for Weight Loss. İlaç kalitesi, doz hataları ve güvenlilik uyarıları.