Halk arasında “zayıflama iğneleri” olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçları kullanan çocuk ve ergenleri inceleyen araştırmada, tedavi başlangıcını izleyen bir yıl içinde katılımcıların yüzde 16,88’ine en az bir besin eksikliği veya bununla ilişkili sağlık sorunu tanısı konduğu belirlendi. En sık kaydedilen bulgu D vitamini eksikliğiydi.

Sonuçlar, ilaçların bu eksikliklere doğrudan neden olduğunu göstermiyor. Sağlık kayıtlarına dayanan çalışma, tedavi sırasında beslenme durumunun da izlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Araştırmadaki çocukların tamamı yalnızca kilo vermek amacıyla ilaç kullanmıyordu; grupta tip 2 diyabet ve prediyabet nedeniyle tedavi görenler de bulunuyordu.

Araştırma 10–17 yaş grubundaki 2 bin 31 kişiyi kapsadı

Childhood Obesity dergisinde 17 Eylül 2026’da yayımlanan çalışmada, ABD’de 2017–2022 dönemine ait sağlık sigortası kayıtları geriye dönük olarak incelendi. Araştırmacılar, belirlenen koşulları karşılayan 2 bin 31 çocuk ve ergenin verilerini değerlendirdi.

Katılımcıların yaş ortalaması 15’ti. Yüzde 61,5’i kızlardan oluşuyordu ve yüzde 62,6’sında obezite tanısı vardı. Tedavi öncesindeki altı aylık dönemde besin eksikliği veya buna bağlı sorun tanısı kaydedilen kişiler araştırmaya alınmadı.

İlaçlar arasında liraglutid yüzde 78,6 ile ilk sıradaydı. Bunu yüzde 10,4 ile dulaglutid ve yüzde 9,1 ile semaglutid izledi. Bu dağılım, bulguların günümüzde kullanılan bütün zayıflama ilaçlarına aynı biçimde uygulanamayacağını da gösteriyor.

En sık hangi eksiklikler kaydedildi?

Tedavinin başlamasından sonraki bir yıl içinde D vitamini eksikliği tanısı alanların oranı yüzde 12,4 oldu. Beslenmeyle ilişkili kansızlık yüzde 1,55, demir eksikliği anemisi ise yüzde 1,44 oranında kaydedildi.

Bu oranlar, araştırmadaki hastaların sağlık kayıtlarında yer alan tanıları ifade ediyor. Bütün katılımcılara aynı zamanlarda aynı testlerin yapıldığı bir taramanın sonuçları değil.

Yüzde 16,88’lik toplam oran da yalnızca vitamin eksikliğini anlatmıyor. Araştırmada besin eksiklikleri ile bunlarla ilişkili sağlık sorunları birlikte değerlendirildi. Dolayısıyla bu bulguyu “Her altı çocuktan birinde ilaç nedeniyle vitamin eksikliği gelişti” şeklinde yorumlamak doğru değil.

İlk altı ayda beslenme danışmanlığı sınırlı kaldı

Katılımcıların yalnızca yüzde 23,3’ünde, tedavi başlangıcından sonraki 180 gün içinde beslenme tedavisi veya danışmanlığı görüşmesi kaydı bulundu. Bu, incelenen grupta ilk altı ay içinde yaklaşık her dört kişiden üçünün böyle bir hizmet kaydının olmadığı anlamına geliyor.

Araştırmacılar, beslenme desteğinin eksiklik ortaya çıktıktan sonra gündeme gelmesi yerine tedavinin başlangıcından itibaren planlanmasını öneriyor. Ancak çalışma, erken danışmanlığın eksiklikleri ne ölçüde önlediğini doğrudan test etmiyor.

Danışmanlık alanlarda daha fazla tanı ne anlama geliyor?

Beslenme danışmanlığı alanlarda eksiklik veya ilişkili sorun tanısı oranı yüzde 23,2, almayanlarda yüzde 14,8 bulundu. Bu fark, danışmanlığın zararlı olduğu anlamına gelmiyor.

Araştırmacılara göre eksiklik saptanan hastaların danışmanlığa yönlendirilmesi veya daha yakından izlenen kişilerde sorunların daha fazla tespit edilmesi bu sonucu açıklayabilir. Çalışmanın tasarımı, bu olasılıklar arasında kesin ayrım yapmaya izin vermiyor.

Araştırma ilaçların riski artırdığını kanıtlıyor mu?

Kilo Vermek İçin Ne Yemeli? Tokluğu Destekleyebilecek 7 Besin Eşleşmesi
Kilo Vermek İçin Ne Yemeli? Tokluğu Destekleyebilecek 7 Besin Eşleşmesi
İçeriği Görüntüle

Çalışmada ilaç kullanmayan benzer özellikteki çocuklardan oluşan bir karşılaştırma grubu bulunmuyor. Bu nedenle ilaçların besin eksikliği riskini ne kadar artırdığı hesaplanamıyor.

Ayrıca tedavi öncesinde eksiklik tanısı kaydının bulunmaması, her katılımcının vitamin ve mineral düzeylerinin normal olduğunun testlerle gösterildiği anlamına gelmiyor. Araştırma kayıtlarında laboratuvar sonuçları ve ayrıntılı beslenme bilgileri yer almıyor.

Bulgular, çocuk ve ergenlerden elde edildiği için yetişkin kullanıcılara da doğrudan genellenemez.

Çocuklarda takip yalnızca tartıdaki değişimden ibaret olmamalı

Lurie Çocuk Hastanesi’nin araştırmaya ilişkin açıklamasında, büyüme ve ergenlik döneminde yeterli beslenmenin önemine dikkat çekiliyor. D vitamini, demir ve kalsiyum gibi besin öğeleri, gelişim sürecinde özellikle önem taşıyor.

Araştırmanın pratik mesajı, kilo veya kan şekeri takibinin yanında beslenme yeterliliğinin de değerlendirilmesi. Bulgular, bütün çocukların aynı takviyeleri kullanması gerektiğini göstermiyor; ihtiyaçların tedaviyi yürüten ekip tarafından kişiye göre ele alınmasını destekliyor.

TIBBİ UYARI

Bu araştırmaya dayanarak ilaç bırakılmamalı, doz değiştirilmemeli veya gelişigüzel vitamin ve mineral takviyesi başlanmamalıdır. Çocuk ve ergenlerde tedavi ile beslenme takibi, ilgili hekim ve diyetisyenle birlikte planlanmalıdır.

KAYNAKLAR

1. Childhood Obesity — Kerr ve arkadaşları, Nutritional Deficiencies, Complications, and Nutrition Therapy/Counseling in Pediatric Patients Using GLP-1 Receptor Agonists — 17 Eylül 2026.
2. Ann & Robert H. Lurie Children’s Hospital of Chicago — GLP-1s Linked to Nutritional Deficiencies in Children — 21 Eylül 2026.