Karadeniz'de yıllarca tarımsal üretimi tehdit eden ve halk arasında “vampir kelebek” olarak bilinen istilacı böcek, doğanın kendi savunma mekanizması sayesinde büyük ölçüde kontrol altına alındı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kenevir Araştırmaları Enstitüsünden Doç. Dr. Kibar Ak'ın bilimsel derlemesi, zararlı böceğin popülasyonunun Beauveria bassiana adlı mantarın doğal olarak yayılmasıyla nasıl azaldığını ortaya koydu.
Egyptian Journal of Biological Pest Control dergisinde 6 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan çalışma, Karadeniz'de yaklaşık 15 yıllık mücadele deneyimini değerlendiriyor. Bulgular, doğru ekolojik koşullar altında doğal düşmanların korunmasının, istilacı tarım zararlılarıyla mücadelede önemli sonuçlar sağlayabileceğine işaret ediyor.
KARADENİZ'DE YILLARCA SORUN OLMUŞTU
Bilimsel adı Orosanga japonica olan vampir kelebek, 2000'li yılların başında Gürcistan üzerinden Türkiye'nin Doğu Karadeniz Bölgesi'ne ulaştı.
İlk olarak 2008 yılında Artvin'in Kemalpaşa ilçesinde tespit edilen böcek, ilerleyen yıllarda Rize, Trabzon, Giresun ve Ordu'ya yayıldı. Daha sonra Sakarya, Düzce ve İstanbul dahil olmak üzere farklı bölgelerde de görüldü.
Özellikle 2010–2020 döneminde popülasyonu önemli ölçüde artan zararlı, kivi bahçelerinde, meyve ağaçlarında, sebzelerde ve çeşitli tarım bitkilerinde zarar oluşturdu.
Böceklerin yaz aylarında yoğunlaşması, tarımsal üretimin yanı sıra günlük yaşamı da etkiledi. Evlerin, parkların, bahçelerin ve işletmelerin çevresinde görülmeleri bölge halkının şikâyetlerine neden oldu.
VAMPİR KELEBEK ASLINDA KELEBEK DEĞİL
Halk arasında vampir kelebek veya yalancı kelebek olarak adlandırılan Orosanga japonica, bilimsel olarak gerçek bir kelebek türü değil.
Hemiptera takımına bağlı Ricaniidae familyasında yer alan bu böcek, genellikle 7–12 milimetre uzunluğunda ve koyu kahverengi renkte görülüyor.
Yetişkin bireylerin kanatları küçük kelebekleri andırdığı için halk arasında bu isim kullanılıyor.
Böcek, insanlardan kan emerek değil, bitkilerin özsuyuyla beslenerek yaşamını sürdürüyor.
Özellikle genç sürgünlerde ve yapraklarda beslenen erginler ile gelişme dönemindeki nimfler, bitki dokularında sararma, gelişme geriliği ve kurumaya yol açabiliyor.
Dişilerin yumurtalarını genç dalların kabuk altına bırakması da bitkilerde mekanik hasar oluşturabiliyor.
ASIL DÖNÜM NOKTASI 2019 YILINDA YAŞANDI
Vampir kelebeğe karşı mücadelenin seyrini değiştiren gelişme Ekim 2019'da Artvin'in Kemalpaşa ilçesinde ortaya çıktı.
Bir kivi bahçesinde araştırmacılar, zararlı böceğin hem ergin hem de genç bireylerinde doğal mantar enfeksiyonu tespit etti.
Enfeksiyona Beauveria bassiana adlı mantarın neden olduğu belirlendi.
Böceklerde hastalık oluşturabilen bu mantar, tarımsal zararlılarla biyolojik mücadelede değerlendirilen mikroorganizmalardan biri olarak biliniyor.
Doğal olarak ortaya çıkan mantar enfeksiyonu, uygun iklim koşullarının da etkisiyle sonraki iki ila üç yıl içinde Doğu Karadeniz'in farklı kesimlerine yayıldı.
Bilimsel derlemeye göre zararlı böceğin popülasyonu belirgin biçimde azaldı ve tür, bölgede geçmiş yıllardaki kadar önemli bir tarımsal sorun olmaktan çıktı.
DOĞAL MANTAR BÖCEĞİ NASIL ETKİSİZ HÂLE GETİRDİ?
Beauveria bassiana, böceklerin vücut yüzeyine tutunarak enfeksiyon oluşturabilen bir mantar türü.
Mantar sporları uygun nem ve sıcaklık koşullarında böceğin dış yüzeyinde çimleniyor. Ardından böceğin koruyucu dış tabakasını aşarak dokularında gelişebiliyor.
Enfeksiyonun ilerlemesi, böceğin ölümüne yol açabiliyor.
Uygun koşullarda enfekte böcekler üzerinde oluşan yeni sporlar çevreye yayılarak başka bireylerin de enfekte olmasına katkıda bulunabiliyor.
Böylece doğadaki mantar enfeksiyonu, zararlı böcek popülasyonu üzerinde baskı oluşturabiliyor.
Karadeniz'deki süreçte de bu doğal mekanizmanın önemli rol oynadığı değerlendiriliyor.
KARADENİZ'İN YAĞIŞLI İKLİMİ MÜCADELEYE KATKI SAĞLADI
Araştırmaya göre doğal mantarın etkili olmasında Doğu Karadeniz'in nemli ve yağışlı iklimi belirleyici faktörlerden biri oldu.
Bölgenin bazı kıyı kesimlerinde yıllık yağış miktarı 2 bin milimetreyi aşıyor.
Bilimsel derlemede aktarılan iklim verilerine göre mayıs-eylül döneminde ortalama bağıl nem yüzde 75,8 düzeyinde bulunuyor.
Bu koşullar, Beauveria bassiana gibi bazı böceklerde hastalık oluşturan mantarların gelişmesini ve yayılmasını destekleyebiliyor.
Araştırmacı, bölgedeki yüksek nem ve sık yağışların doğal düşmanın zararlı böcek üzerindeki etkisini güçlendiren önemli çevresel faktörler olduğunu değerlendiriyor.
Ancak aynı mantarın daha kuru veya farklı iklim koşullarına sahip bütün bölgelerde benzer sonucu vereceği söylenemiyor.
KİMYASAL İLAÇ KULLANILMAMASI DOĞAL DENGEYİ KORUDU
Çalışmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de zararlıya karşı yaygın kimyasal böcek ilaçlamasına başvurulmaması oldu.
Doğu Karadeniz'de çay yetiştiriciliğinin yaygın olması ve çay bahçelerinde kimyasal böcek ilaçlarının kullanılmaması, doğal düşmanların korunmasına uygun bir ortam sağladı.
Zararlıyla mücadelede budama, bulaşık dalların uzaklaştırılması ve çeşitli tuzakların kullanılması gibi kimyasal olmayan yöntemlere öncelik verildi.
Bu uygulamalar, zararlı böcek popülasyonunu kısmen azaltırken doğal düşmanların varlığını sürdürmesine de imkân tanıdı.
Bununla birlikte araştırma, her tarımsal zararlıya karşı kimyasal mücadelenin tamamen terk edilmesi gerektiğini göstermiyor.
Bulgular, ekolojik koşulların uygun olduğu durumlarda doğal düşmanların korunmasının önemli bir mücadele stratejisi olabileceğine işaret ediyor.
BUDAMA YÖNTEMİYLE YÜZDE 86'YA VARAN AZALMA
Derlemede aktarılan önceki saha çalışmalarında kültürel mücadele yöntemlerinin etkisi de incelendi.
Vampir kelebek, kış dönemini bitki sürgünlerinin içinde bulunan yumurtalar hâlinde geçirebiliyor.
Bu nedenle yumurta taşıyan dalların uygun dönemde budanarak uzaklaştırılması, sonraki yıl ortaya çıkabilecek böcek sayısının azaltılmasına yardımcı oluyor.
Aktarılan bir araştırmada, bu yöntemle genç böceklerin popülasyonunda yüzde 71–86, yetişkin bireylerde ise yaklaşık yüzde 50 azalma sağlandığı bildirildi.
Ancak bu oranlar belirli uygulama alanlarında elde edildi.
Mücadelenin geniş bölgelerde etkili olabilmesi için üreticilerin koordineli hareket etmesinin önemli olduğu vurgulandı.
ZARARLI TAMAMEN ORTADAN KALKTI MI?
Araştırmanın en önemli ayrıntılarından biri, vampir kelebeğin tamamen yok olmadığının belirtilmesi.
Beauveria bassiana mantarının doğal yayılımı sayesinde zararlının popülasyonu büyük ölçüde baskılandı.
Ancak türün Türkiye'den tamamen ortadan kalktığına ilişkin bir sonuç bulunmuyor.
Böcek uygun çevresel koşulların oluşması durumunda yeniden çoğalabilir.
Bu nedenle araştırmacı, zararlının yayılışının izlenmesini ve doğal düşmanlarla ilişkili çalışmaların sürdürülmesini öneriyor.
TÜRK BİLİM İNSANINDAN BİYOLOJİK MÜCADELE İÇİN ÖNEMLİ DEĞERLENDİRME
Doç. Dr. Kibar Ak'ın çalışması, Türkiye'de istilacı bir tarım zararlısının doğal düşmanları sayesinde baskılanmasını bütün yönleriyle ele alıyor.
Bilimsel derlemede istilacı türlerin erken tespiti, yayılış alanlarının izlenmesi, doğal düşmanlarının belirlenmesi ve kimyasal olmayan mücadele yöntemlerinin öncelikle değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Çalışma, yeni bir laboratuvar veya saha deneyi değil; önceki araştırmalardan elde edilen bulgularla bölgedeki mücadele deneyimlerini bir araya getiriyor.
Karadeniz'de yaşanan sürecin, benzer ekolojik koşullara sahip bölgelerdeki istilacı zararlılarla mücadelede örnek oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Araştırmacı ayrıca zararlı popülasyonunun gelecekte yeniden artması durumunda Beauveria bassiana mantarının kontrollü üretim ve uygulama yöntemleriyle kullanılabileceğini, ancak bunun öncesinde olası ekolojik risklerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
DOĞAL DENGE TARIMSAL MÜCADELENİN PARÇASI OLABİLİR
Karadeniz'de vampir kelebeğe karşı elde edilen deneyim, tarımsal zararlılarla mücadelede yalnızca zararlıyı ortadan kaldırmaya odaklanmak yerine ekosistemin doğal dengesinin de dikkate alınması gerektiğini gösteriyor.
Böcek popülasyonunun baskılanmasında doğal mantar enfeksiyonu, bölgenin nemli iklimi ve kimyasal olmayan mücadele uygulamaları birlikte rol oynadı.
Bu sonuçlar, biyolojik mücadelenin uygun koşullarda tarımsal üretimin korunmasına katkı sağlayabileceğini ortaya koyarken doğal düşmanların izlenmesinin ve bilimsel araştırmaların önemini de vurguluyor.
BİLİMSEL UYARI
Bu çalışma, daha önce gerçekleştirilen araştırmaları değerlendiren bilimsel bir derlemedir. Sonuçlar, Beauveria bassiana mantarının bütün zararlı böceklerde aynı etkiyi göstereceğini kanıtlamaz.
Biyolojik mücadele amacıyla mantar içeren ürünlerin kullanılmasında ürünün ruhsat durumu, hedef zararlı, uygulama koşulları ve hedef dışı canlılara olası etkiler dikkate alınmalıdır. Üreticilerin yetkili tarım kuruluşlarının önerileri doğrultusunda hareket etmesi gerekir.
KAYNAKLAR
1. Ak, Kibar. Current Status of the Invasive Species, Orosanga japonica, Under Natural Enemy Pressure in Türkiye. Egyptian Journal of Biological Pest Control, 36, Makale 12, 6 Şubat 2026.
2. Akıner ve arkadaşları. Natural Infection Potential and Efficacy of the Entomopathogenic Fungus Beauveria bassiana Against Orosanga japonica. Egyptian Journal of Biological Pest Control, 2020.
3. Altaş, K. ve Ak, K. Effect of Cultural Management Methods Against Fake Butterfly. Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi, 2019.




