Prof. Dr. Cevdet Erdöl, sosyal medya kullanımının aile hayatı ve evlilikler üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Aile kurumunun toplumun temel yapı taşı olduğunu belirten Erdöl, dijitalleşmeyle birlikte evliliklerde yeni sorun alanlarının ortaya çıktığını ifade etti. Erdöl, özellikle sosyal medya bağımlılığı, gizli yazışmalar, mahremiyet ihlali, beğenilme arzusu ve eşler arasında azalan iletişimin aile hayatını olumsuz etkileyebildiğini kaydetti.
Erdöl, bu durumu “dijital kuma” kavramıyla tanımlayarak, “Bazı evliliklerde eşlerin arasına artık üçüncü bir kişi değil, telefon ekranı ve sosyal medya alışkanlıkları girmektedir. Bu tablo aile içi güveni, sadakati ve mahremiyeti zedeleyebilmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
“Aile içi iletişim zayıflıyor”
Prof. Dr. Cevdet Erdöl, sosyal medyanın doğru kullanıldığında önemli imkânlar sunduğunu, ancak ölçüsüz kullanımın aile içi ilişkilerde ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtti.
Erdöl, “Teknoloji doğru kullanıldığında hayatı kolaylaştıran bir nimettir. Ancak aile içinde eşlerin birbirine ayırması gereken vaktin ekrana verilmesi, çocuklarla kurulması gereken iletişimin telefonla bölünmesi ve ev mahremiyetinin sosyal medya ortamında tüketilmesi aile yapısını zayıflatır” ifadelerini kullandı.
Yoğun sosyal medya kullanımının eşler arasında duygusal mesafe oluşturabildiğini dile getiren Erdöl, aynı evde yaşayan bireylerin zamanla birbirinden uzaklaşabildiğini söyledi.
Boşanma rakamlarına dikkat çekti
Türkiye İstatistik Kurumu’nun evlenme ve boşanma istatistiklerine de dikkat çeken Erdöl, Türkiye’de boşanan çift sayısının 2024 yılında 188 bin 963 iken 2025 yılında 193 bin 793’e yükseldiğini, kaba boşanma hızının ise 2025 yılında binde 2,26 olarak kayıtlara geçtiğini hatırlattı.
Erdöl, boşanma rakamlarının yalnızca istatistik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Her boşanmanın arkasında sarsılan bir aile düzeni, etkilenen çocuklar ve toplumsal yapıya yansıyan sonuçlar vardır. Bu nedenle aileyi zayıflatan her yeni unsur dikkatle ele alınmalıdır” dedi.
“Sosyal medya tek başına sebep değil, ancak krizi büyütebilir”
Prof. Dr. Cevdet Erdöl, sosyal medyanın boşanmaların tek nedeni olarak gösterilmesinin doğru olmayacağını vurguladı. Erdöl, boşanmanın ekonomik, psikolojik, kültürel ve aile içi pek çok sebebi bulunduğunu ifade etti.
Bununla birlikte sosyal medyanın, zayıflamış evlilik bağlarını daha da aşındıran bir faktör hâline gelebildiğini belirten Erdöl, “Sosyal medya tek başına boşanma sebebi olarak görülmemelidir. Ancak problemli ve ölçüsüz kullanım; güven kaybını, kıskançlığı, iletişimsizliği ve mahremiyet sorunlarını büyütebilir” değerlendirmesinde bulundu.
Akademik çalışmaların da sosyal medya kullanımı ile evlilik doyumu, ilişki kalitesi ve boşanma düşüncesi arasında ilişki olabileceğine işaret ettiğini belirten Erdöl, bu bulguların aile içi dijital davranışların önemini ortaya koyduğunu söyledi.
“Sadakat dijital davranışlarla da korunmalı”
Erdöl, dijital çağda sadakat kavramının yalnızca fiziki davranışlarla sınırlı ele alınamayacağını ifade etti.
Sosyal medyada gizli hesaplar, silinen yazışmalar, eşten saklanan dijital alanlar, karşı cinse yönelik ölçüsüz ilgi ve mahremiyeti zedeleyen paylaşımların evliliklerde güven sorunlarına yol açabileceğini belirten Erdöl, “Evlilikte güven yalnızca sözle değil, davranışla korunur. Dijital davranışlar da bunun bir parçasıdır” dedi.
Prof. Dr. Cevdet Erdöl, her sosyal medya davranışının aile krizine dönüştürülmemesi gerektiğini de belirterek, aile hayatının şüphe ve baskı üzerine kurulmaması gerektiğini ifade etti. Erdöl, buna karşın eşin huzurunu bozan, güvenini sarsan ve ısrarla sürdürülen dijital davranışların aile içinde ciddi sorunlara neden olabileceğini kaydetti.
“Dijital terbiye aile adabının parçası olmalı”
Aileyi korumak için dijital davranışlara ölçü getirilmesi gerektiğini belirten Erdöl, “Dijital terbiye” kavramının aile hayatında önemli bir başlık hâline geldiğini söyledi.
Erdöl, evli bireylerin sosyal medya kullanımında mahremiyet, sadakat, saygı ve zaman yönetimi konusunda dikkatli olması gerektiğini ifade ederek, “Telefon sofraya, yatak odasına ve aile sohbetinin merkezine hâkim olmamalıdır. Anne ve baba çocuklarının yanında birbirinden çok ekrana bakıyorsa, çocuklar da sevgiyi ve ilgiyi eksik öğrenir” diye konuştu.
Prof. Dr. Cevdet Erdöl, aile içi iletişimi güçlendirmek için eşlerin sosyal medya kullanımı konusunda açık ve sağlıklı bir iletişim kurması gerektiğini belirtti.
“Aileyi korumak evde başlar”
Boşanmaların yalnızca mahkeme süreciyle ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Erdöl, aileyi koruma sorumluluğunun evin içinde başladığını söyledi.
Erdöl, “Aileyi zayıflatan sorunlar çoğu zaman küçük ihmallerle başlar. İlginin azalması, sohbetin eksilmesi, güvenin zedelenmesi ve ortak zamanın kaybolması zamanla büyük kırılmalara dönüşebilir. Sosyal medya bu süreci hızlandırıyorsa, bu mesele bireysel bir alışkanlık olarak görülmemelidir” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Cevdet Erdöl, dijital çağda aile kurumunun korunması için teknolojinin bilinçli kullanılması gerektiğini belirterek, “Telefon elimizde olabilir; ancak kalbimiz evimizde kalmalıdır” çağrısında bulundu.




