İtalya merkezli pilot araştırmada, 15 günlük kullanımın ardından kandaki mikroplastik yükünde ortalama yüzde 26,3 azalma bildirildi. Ancak araştırmacılar, bulguların henüz küçük ölçekli bir çalışmaya dayandığını ve daha geniş klinik araştırmalarla doğrulanması gerektiğini vurguluyor.
Mikroplastikler, son yıllarda insan kanında, akciğerlerde, plasentada ve farklı dokularda tespit edilmesiyle sağlık araştırmalarının önemli gündemlerinden biri haline geldi. İtalya merkezli yürütülen yeni bir pilot insan çalışması, doğal kökenli bir polisakkarit olan kitozanın bağırsaklarda mikroplastik parçacıklarına bağlanarak bunların dışkıyla atılmasını destekleyebileceğini gösterdi. Araştırmada, kitozan kullanan gönüllülerde kandaki mikroplastik düzeylerinin plasebo grubuna kıyasla azaldığı bildirildi.[1][2]
Çalışma İtalya merkezli uluslararası iş birliğiyle yürütüldü
Araştırma, İtalya’daki bilim insanlarının öncülüğünde ABD ve İspanya’dan araştırmacıların katkısıyla gerçekleştirildi. Etik onay İtalya’daki bağımsız bir araştırma etik kurulu tarafından verildi.
Kan örneklerindeki mikroplastik analizleri ise İtalya ve İspanya’daki laboratuvarlarda yüksek çözünürlüklü mikroskobik ve spektroskopik yöntemlerle yapıldı. Çalışma hakem değerlendirmesinden geçerek 2026 yılında bilimsel olarak yayımlandı.[1]
Araştırmada 21 sağlıklı gönüllü yer aldı
Pilot araştırmaya 18 ile 53 yaşları arasında 21 sağlıklı yetişkin katıldı. Bunların 11’i 15 gün boyunca günde 0,8 gram kitozan kullanırken, 10 kişilik kontrol grubuna plasebo verildi.[1]
Araştırmanın sonunda kitozan kullanan grupta kandaki mikroplastik yükünün başlangıç düzeyine göre ortalama yüzde 26,3 azaldığı bildirildi. Kontrol grubunda ise benzer bir düşüş gözlenmedi.[1]
Mikroplastikler nasıl uzaklaştırılıyor?
Araştırmacılar, kitozanın bağırsak içinde mikroplastik parçacıklarına bağlanarak emilimlerini azaltabileceğini ve dışkıyla atılmalarını kolaylaştırabileceğini düşünüyor. Bu mekanizmanın, mikroplastiklerin kana geçişini sınırlandırabileceği değerlendiriliyor. Ancak bunun kesin olarak kanıtlanabilmesi için daha uzun süreli klinik çalışmalara ihtiyaç bulunuyor.[1]
Mikroplastikler neden önem taşıyor?
Mikroplastikler, 5 milimetreden küçük plastik parçacıkları olarak tanımlanıyor. İçme suyu, deniz ürünleri, ambalajlı gıdalar ve solunan hava yoluyla insan vücuduna girebildikleri biliniyor.[2]
Son yıllarda farklı organlarda tespit edilmeleri, olası sağlık etkilerine yönelik araştırmaları hızlandırdı. Bununla birlikte mevcut bilimsel veriler, mikroplastiklerin insanlarda belirli hastalıklara doğrudan neden olduğunu henüz kesin olarak göstermiyor.[2]
Analizler ileri laboratuvar teknikleriyle yapıldı
Araştırmada kan örnekleri stereomikroskopi, taramalı elektron mikroskobu (SEM) ve mikro Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektroskopisi (µFTIR) gibi ileri analiz yöntemleriyle incelendi. Bu teknikler sayesinde mikroplastik parçacıklarının sayısı ve yapısı ayrıntılı olarak değerlendirildi.[1]
Bulgular neden temkinli yorumlanıyor?
Araştırma umut verici sonuçlar ortaya koysa da önemli sınırlılıklar taşıyor. Çalışma yalnızca 21 gönüllüyü kapsıyor ve takip süresi 15 günle sınırlı bulunuyor.[1]
Ayrıca kandaki mikroplastik miktarındaki azalmanın uzun vadede kalp-damar hastalıkları, nörolojik hastalıklar veya diğer sağlık sonuçları üzerinde klinik fayda sağlayıp sağlamadığı henüz bilinmiyor. Çalışmada dış finansman bildirilmezken, araştırmacılar çıkar çatışması beyan etmedi.[1]
Bu nedenle uzmanlar, kitozanın mikroplastikleri tamamen temizlediği ya da sağlık risklerini azalttığı sonucuna varmak için henüz erken olduğunu belirtiyor. Daha büyük, uzun süreli ve farklı toplumlarda yapılacak klinik çalışmaların sonuçları bekleniyor.
Kaynaklar
[1] Cornelli U, Belcaro G, Casella C ve ark. Reduction in Circulating Microplastics in Humans Following Gastrointestinal Sequestration by Chitosan: A Pilot Controlled Study. Journal of Xenobiotics. 2026.
[2] Dünya Sağlık Örgütü. Mikroplastikler ve İnsan Sağlığına İlişkin Güncel Bilimsel Değerlendirmeler.





