İstanbul'da bir şehir hastanesinde 126 gebe kadınla gerçekleştirilen bilimsel araştırma, anne adaylarının mikroplastik kirliliği konusundaki farkındalıklarının sınırlı olduğunu ortaya koydu. Araştırmada katılımcıların 28 puan üzerinden ortalama 9,78 farkındalık puanı aldığı belirlendi. Gebelerin mikroplastiklerle ilgili bilgilere en sık sosyal medyadan ulaştığı, buna karşılık sağlık çalışanlarından daha fazla rehberlik beklediği görüldü.
Uşak Üniversitesi, İstanbul Arel Üniversitesi, Dicle Üniversitesi ve İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinden araştırmacıların hazırladığı çalışma, uluslararası hakemli BMC Pregnancy and Childbirth dergisinde 6 Kasım 2026 tarihinde yayımlandı.
Çalışma, gebelik döneminde çevresel sağlık konularının ne ölçüde bilindiğini ve anne adaylarının hangi kaynaklardan bilgi edindiğini ortaya koyması bakımından önem taşıyor.
İSTANBUL'DA 126 GEBE KADIN İNCELENDİ
Araştırma, İstanbul'daki Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinin kadın hastalıkları ve doğum polikliniğine başvuran 126 gebe kadınla gerçekleştirildi.
Katılımcılara mikroplastik kirliliğine ilişkin farkındalıklarını değerlendiren bilimsel bir ölçek uygulandı.
Araştırmacılar yalnızca anket sonuçlarıyla yetinmedi. Çalışmaya katılan kadınlardan 15'iyle ayrıca derinlemesine görüşmeler yapılarak mikroplastikler hakkındaki düşünceleri, bilgi kaynakları ve sağlık çalışanlarından beklentileri incelendi.
Böylece sayısal veriler, katılımcıların kendi deneyimlerini anlattıkları görüşmelerle birlikte değerlendirildi.
Araştırmada kadınlardan kan, idrar, plasenta veya başka bir biyolojik örnek alınmadı.
Bu nedenle çalışma, anne adaylarının vücutlarında mikroplastik bulunup bulunmadığını değil, bu konudaki farkındalıklarını ve algılarını ölçtü.
MİKROPLASTİK FARKINDALIĞI 28 ÜZERİNDEN 9,78
Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu, katılımcıların mikroplastik farkındalığı ölçeğinden aldıkları puanlar oldu.
Ölçekte alınabilecek puanlar 0 ile 28 arasında değişirken araştırmaya katılan kadınların ortalaması 9,78 olarak hesaplandı.
Puanların standart sapması ise 2,57 olarak bulundu.
Ölçeğin teorik orta noktası 14 puan olduğundan elde edilen ortalama bu değerin belirgin biçimde altında kaldı.
Araştırmacılar bu sonucu, çalışmaya katılan gebe kadınların mikroplastik kirliliği konusundaki farkındalıklarının görece düşük olduğuna işaret eden bir bulgu olarak değerlendirdi.
Ancak 9,78 puan, kadınların mikroplastiklere ilişkin bilimsel soruların yalnızca belirli bir yüzdesini doğru yanıtladığı anlamına gelmiyor.
Çünkü çalışma doğrudan bilgi düzeyini ölçen bir sınav değil, farkındalık ölçeği kullandı.
GEBELER BİLGİYİ EN ÇOK SOSYAL MEDYADAN ALIYOR
Çalışmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de mikroplastiklerle ilgili bilgi edinilen kaynaklar oldu.
Araştırmada sosyal medyanın katılımcıların en sık bildirdiği bilgi kaynağı olduğu belirlendi.
Bu sonuç, çevresel sağlık konularında dijital platformların önemli bir bilgi edinme alanına dönüştüğünü gösteriyor.
Ancak sosyal medyada paylaşılan sağlık bilgilerinin bilimsel doğruluk düzeyi birbirinden farklı olabiliyor.
Özellikle gebelikte bebeğin gelişimi, beslenme, çevresel kimyasallar ve plastik kirliliği gibi konularda kesin sonuçlar içermeyen araştırmaların abartılı yorumlanması, anne adaylarında gereksiz endişeye yol açabiliyor.
Araştırmacılar, gebe kadınların güvenilir ve anlaşılır sağlık bilgilerine ulaşma ihtiyaçlarına dikkat çekti.
15 KADINLA YAPILAN GÖRÜŞMELER NE GÖSTERDİ?
Araştırmanın ikinci bölümünde 15 gebe kadınla gerçekleştirilen derinlemesine görüşmeler, farkındalık ölçeğinden elde edilen sonuçları tamamladı.
Görüşmelerde katılımcıların mikroplastik kavramını daha önce duymuş olsalar bile konuya ilişkin bilgilerinin genellikle yüzeysel kaldığı görüldü.
Kadınlar, mikroplastiklerin çevrede bulunması ve olası sağlık etkileri konusunda daha açık ve güvenilir bilgilere ihtiyaç duyduklarını belirtti.
Özellikle sağlık çalışanlarının bu konuda kendilerini bilgilendirmesini istediklerini ifade ettiler.
Bu bulgular, gebelik takibinin yalnızca rutin muayene ve tahlillerden ibaret olmadığını; anne adaylarının çevresel sağlıkla ilgili sorularının da uygun bilimsel bilgilerle yanıtlanmasının önemli olabileceğini gündeme getirdi.
EĞİTİM VE GELİR DÜZEYİYLE İLİŞKİ SAPTANDI
Araştırmacılar, mikroplastik farkındalığının katılımcıların sosyal ve ekonomik özelliklerine göre değişip değişmediğini de inceledi.
Analizlerde eğitim düzeyi, meslek, hane geliri, çevre sorunlarına ilgi ve mikroplastik kavramını daha önce duymuş olma durumuyla farkındalık puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar belirlendi.
Düzenli hekim takibi de toplam farkındalık puanı veya ölçeğin alt boyutlarındaki farklılıklarla ilişkili bulunan değişkenler arasında yer aldı.
Bu bulgular, çevresel sağlık konusunda bilgi edinme ve farkındalık geliştirme süreçlerinin birden fazla faktörle ilişkili olabileceğini düşündürüyor.
Ancak araştırma, eğitim veya gelir düzeyindeki artışın doğrudan mikroplastik farkındalığını yükselttiğini kanıtlamıyor.
Sonuçlar, belirli bir dönemde ölçülen değişkenler arasındaki istatistiksel ilişkileri ortaya koyuyor.
MİKROPLASTİK NEDİR?
Mikroplastikler, genel olarak boyutu 5 milimetreden küçük plastik parçacıklar olarak tanımlanıyor.
Bu parçacıklar daha büyük plastik ürünlerin zamanla parçalanması sonucunda oluşabildiği gibi bazı endüstriyel süreçlerden de kaynaklanabiliyor.
Mikroplastikler çevrede, sularda, havada, toprakta ve çeşitli gıda ürünlerinde tespit edilebiliyor.
Bilim insanları, insanların bu parçacıklara hangi yollarla maruz kaldığını ve maruziyetin sağlık üzerindeki olası sonuçlarını araştırıyor.
Son yıllarda mikroplastiklerin insan dokularında tespit edilmesine yönelik çalışmaların artması, çevresel sağlık alanında yeni araştırma sorularını beraberinde getirdi.
Ancak bir parçacığın vücutta tespit edilmesi, tek başına belirli bir hastalığa neden olduğunun kanıtı olarak değerlendirilmiyor.
GEBELİKTE MİKROPLASTİKLER NEDEN ARAŞTIRILIYOR?
Gebelik, hem annenin sağlığı hem de gelişmekte olan bebeğin çevresel etkenlere karşı korunması açısından özel önem taşıyan bir dönem.
Bu nedenle hava kirliliği, bazı kimyasal maddeler ve çevresel kirleticilerle ilgili araştırmalarda gebelik dönemi ayrıca ele alınıyor.
Mikroplastiklerin plasenta ve diğer biyolojik dokularda bulunup bulunmadığı, olası biyolojik etkileri ve gebelik sonuçlarıyla ilişkisi de uluslararası araştırmaların konuları arasında yer alıyor.
Bununla birlikte mikroplastiklerin insanlarda hangi maruziyet düzeylerinde ne tür sağlık sonuçlarına neden olabileceği konusunda önemli bilimsel belirsizlikler bulunuyor.
İstanbul'da gerçekleştirilen 126 kişilik araştırma ise bu sağlık sonuçlarını değerlendirmedi.
Çalışmada düşük, erken doğum, bebek gelişimi, doğum ağırlığı veya plasentadaki mikroplastik miktarı incelenmedi.
Bu nedenle araştırmadan mikroplastiklerin gebelerde belirli bir hastalığa ya da doğum komplikasyonuna neden olduğu sonucu çıkarılamıyor.
GEBELİK TAKİBİNDE ÇEVRE SAĞLIĞI EĞİTİMİ GÜNDEME GELDİ
Araştırmacılar, elde edilen bulgular doğrultusunda gebelik izlemlerinde çevresel sağlık konularına ilişkin yapılandırılmış bilgilendirme çalışmalarının değerlendirilebileceğini belirtti.
Anne adaylarının yalnızca mikroplastiklerin varlığını öğrenmesi değil, bu konudaki bilimsel kanıtların ne söylediğini ve hangi belirsizliklerin devam ettiğini anlayabilmesi de önem taşıyor.
Sağlık çalışanlarının güvenilir bilgi kaynaklarına yönlendirme yapması ve hastaların sorularını anlaşılır bir dille yanıtlaması, çevresel sağlık konularındaki iletişimi geliştirebilir.
Ancak bu araştırmada herhangi bir eğitim programı uygulanarak etkisi test edilmedi.
Dolayısıyla belirli bir bilgilendirme yönteminin farkındalığı artıracağı veya sağlık sonuçlarını iyileştireceği henüz bu çalışmayla gösterilmiş değil.
ÇALIŞMAYI HANGİ ARAŞTIRMACILAR YAPTI?
Araştırma dört farklı sağlık ve akademik kurumdan bilim insanlarının katkısıyla gerçekleştirildi.
Çalışmanın yazarları ve kurum bağlantıları şöyle:
Haydar Kerem Hoşgör — Uşak Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu
Özden Tandoğan — İstanbul Arel Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi
Eda Yakıt Ak — Dicle Üniversitesi Atatürk Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu
Derya Karaca Kadı — Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
Araştırmanın etik kurul onayı İstanbul Arel Üniversitesinden 6 Şubat 2026 tarihinde alındı.
Çalışmanın yürütülmesi için herhangi bir mali destek alınmadığı açıklandı.
ARAŞTIRMANIN SINIRLARI NELER?
Araştırma tek bir hastaneye başvuran 126 gebe kadınla gerçekleştirildiği için sonuçların Türkiye'deki bütün anne adaylarını temsil ettiği söylenemiyor.
Ayrıca farkındalık ölçümünde kullanılan ölçek, katılımcıların gerçek mikroplastik maruziyetini veya bilimsel bilgi düzeyini doğrudan ölçmüyor.
Araştırmada mikroplastik miktarına yönelik laboratuvar incelemesi yapılmadığı gibi katılımcıların günlük yaşamda ne tür korunma davranışları uyguladıkları da değerlendirilmedi.
Bu nedenle elde edilen sonuçlar, mikroplastik maruziyetinin yaygınlığına veya gebelik üzerindeki sağlık etkilerine ilişkin veri sunmuyor.
Bununla birlikte çalışma, gebelik döneminde çevresel sağlık konularında bilgilendirme ihtiyacının anlaşılmasına katkı sağlıyor.
ANNE ADAYLARININ GÜVENİLİR BİLGİYE ERİŞİMİ ÖNEMLİ
İstanbul'daki araştırmadan çıkan temel sonuç, mikroplastik kirliliği konusunda bilgi ihtiyacının ve sağlık çalışanlarından beklenen rehberliğin önemi oldu.
Sosyal medyanın en yaygın bilgi kaynağı olarak öne çıkması, gebelik dönemindeki çevresel sağlık iletişiminin güvenilir ve anlaşılır biçimde yürütülmesi gerektiğini gündeme getiriyor.
Araştırmanın bulguları, mikroplastiklerin anne veya bebek sağlığına zarar verdiğini kanıtlamıyor. Bunun yerine anne adaylarının bu konudaki farkındalıklarını, bilgi kaynaklarını ve beklentilerini ortaya koyuyor.
Çalışma, çevresel sağlık konularındaki bilimsel belirsizliklerin doğru aktarılması ve gebelik takiplerinde güvenilir bilgilendirme olanaklarının geliştirilmesi açısından yeni veriler sunuyor.
TIBBİ UYARI
Bu haber, gebelerin mikroplastik kirliliğine ilişkin farkındalıklarını değerlendiren gözlemsel bir araştırmaya dayanmaktadır.
Araştırmada mikroplastik maruziyeti, anne veya bebekte hastalık gelişimi ve gebelik sonuçları ölçülmemiştir.
Gebelikte çevresel maruziyetlerle ilgili kaygısı bulunan kişiler, sosyal medyadaki doğrulanmamış iddialara dayanarak beslenme düzenlerini veya tıbbi takiplerini değiştirmemelidir.
Kişisel riskler ve korunma önlemleri konusunda kadın hastalıkları ve doğum uzmanından bilgi alınmalıdır.
KAYNAKLAR
1. Hoşgör, Haydar Kerem; Tandoğan, Özden; Yakıt Ak, Eda; Karaca Kadı, Derya. A Mixed-Methods Field Study on Pregnant Women's Awareness of Microplastic Pollution. BMC Pregnancy and Childbirth, 6 Kasım 2026.
2. Bioengineer.org / Scienmag. Pregnant Women Show Low Microplastic Pollution Awareness in Istanbul Hospital Field Study. 7 Kasım 2026.




