Türkiye’de üniversitelerin tarihî kökenlerine ilişkin tartışmalara Çankırı’dan dikkat çekici bir karar eklendi. Çankırı Karatekin Üniversitesi (ÇAKÜ), modern dönemdeki kuruluşundan yaklaşık sekiz asır öncesine uzanan bilim ve sağlık mirasını kurumsal tarihinin bir parçası olarak kabul etti.
Rektör Prof. Dr. Mevlüt Karataş başkanlığında 6 Kasım 2026 tarihinde toplanan Üniversite Senatosu, 1235 yılının kurumun tarihî kuruluş yılı olarak benimsenmesini oy birliğiyle kararlaştırdı.
Kararın temelinde, Anadolu Selçuklu döneminde Çankırı’da kurulan ve sağlık hizmetleriyle eğitim faaliyetlerinin gelişmesinde önemli rol oynayan tarihî darüşşifa bulunuyor.
Üniversitenin Yasal Kuruluş Tarihi Değişmiyor
Alınan karar, Çankırı Karatekin Üniversitesinin 2007 yılındaki resmî kuruluşunu değiştirmiyor.
28 Mayıs 2007 tarihinde çıkarılan kanunla kurulan üniversite, mevcut hukuki kimliğini koruyacak. Senato kararıyla kabul edilen 1235 yılı ise kurumun tarihî kökenlerini ifade edecek.
Böylece üniversite yönetimi, modern yükseköğretim kurumunun yasal kuruluşuyla Çankırı’daki tarihî bilim ve eğitim geleneğini birbirinden ayırarak değerlendirmiş oldu.
Kararın Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına sunulması da kararlaştırıldı.
1235 Yılının Arkasında Bir Şifahane Var
Çankırı Karatekin Üniversitesinin tarihî köken olarak benimsediği 1235 yılı, Anadolu Selçuklu döneminin önemli sağlık yapılarından biriyle bağlantılı.
Günümüzde Taş Mescit adıyla bilinen tarihî yapı, I. Alaeddin Keykubad döneminde Çankırı Atabeyi Cemaleddin Ferruh tarafından yaptırıldı.
İlk olarak darüşşifa işleviyle kullanılan yapı, 1242 yılında gerçekleştirilen ilavelerle genişletildi. Darülhadis ve semahane bölümlerinin eklenmesiyle sağlık ve dinî eğitim faaliyetlerinin bir arada yürütüldüğü tarihî bir merkez ortaya çıktı.
Bu geçmiş, üniversitenin 1235 yılını tarihî kuruluş yılı olarak kabul etmesinin başlıca dayanağını oluşturdu.
Tarihî Yapı 2019 Yılında Üniversiteye Devredildi
Kararın dikkat çeken yönlerinden biri de söz konusu tarihî mirasın günümüzde üniversitenin bünyesinde bulunması.
Ankara Vakıflar Bölge Müdürlüğünün restorasyon çalışmalarının ardından Taş Mescit, 2019 yılında Çankırı Karatekin Üniversitesine devredildi.
Üniversite böylece yalnızca tarihî bir yapının korunmasında sorumluluk üstlenmekle kalmadı, bu yapının temsil ettiği bilim ve sağlık geçmişini kendi kurumsal kimliğiyle ilişkilendirmeye de başladı.
Senatonun son kararı, bu yaklaşımın resmî bir kurumsal tercihe dönüştürülmesi anlamına geliyor.
Tarihçiler ve Bilim İnsanlarının Raporu Esas Alındı
Üniversitenin açıklamasına göre karar öncesinde tarihçiler ve bilim insanları tarafından hazırlanan kapsamlı bir rapor değerlendirildi.
Raporda tarihî, akademik, fiziki ve hukuki unsurların incelendiği belirtildi.
Senato, söz konusu değerlendirmeler doğrultusunda üniversitenin tarihî kökenlerinin 1235 yılıyla ilişkilendirilmesini uygun buldu.
Bununla birlikte karar, 1235 yılında bugünkü anlamıyla bir üniversite kurulduğu anlamına gelmiyor. Esas alınan tarih, bölgede kurumsallaşmış sağlık ve eğitim faaliyetlerinin geçmişine dayanıyor.
Rektör Karataş: Tarihî Mirasımızı Geleceğe Taşıyoruz
Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mevlüt Karataş, kararın ardından yaptığı değerlendirmede üniversitelerin yalnızca günümüzdeki idari yapılarıyla değil, tarihsel birikimleriyle de ele alınması gerektiğini vurguladı.
Karataş, Çankırı’nın sekiz asra yaklaşan bilim, eğitim ve sağlık geçmişinin üniversitenin kimliği açısından önemli olduğunu belirtti.
1235 yılının tarihî kuruluş yılı olarak kabul edilmesinin geçmişle bugün arasında kurumsal bir bağ oluşturduğunu ifade eden Karataş, bu mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasının ortak sorumluluk olduğunu dile getirdi.
Üniversitelerin Tarihî Yaşı Nasıl Belirlenmeli?
Çankırı Karatekin Üniversitesinin kararı, yükseköğretim kurumlarının tarihî geçmişlerinin hangi ölçütlerle değerlendirilmesi gerektiği sorusunu da gündeme taşıyor.
Dünyada bazı üniversiteler tarihlerini yüzyıllar öncesine uzanan eğitim gelenekleriyle ilişkilendirirken, modern üniversitelerin hukuki kuruluş tarihleri ile tarihsel öncülleri her zaman örtüşmüyor.
Çankırı Karatekin Üniversitesinin benimsediği yaklaşım da bu ayrımı esas alıyor.
Üniversitenin 2007’de başlayan hukuki varlığı devam ederken, 1235 yılında kurulan darüşşifanın temsil ettiği tarihî birikim kurumsal geçmişin başlangıç noktası olarak kabul ediliyor.
Bu yönüyle karar, bir üniversitenin kuruluş tarihinin değiştirilmesinden çok, yaklaşık sekiz asırlık yerel bilim ve sağlık mirasının günümüz yükseköğretim kurumuyla ilişkilendirilmesi niteliği taşıyor.
Kaynak: Çankırı Karatekin Üniversitesi, 6 Kasım 2026 tarihli resmî açıklama.




