Pakistan, hayvancılık sektöründe önemli ekonomik kayıplara yol açan şap hastalığıyla mücadele ve yerli aşı üretim kapasitesini geliştirme amacıyla Türkiye'den teknik destek talep etti. İki ülke arasında yürütülen görüşmeler kapsamında Türk uzmanlardan oluşan bir heyetin Pakistan'a gönderilmesi ve Pakistanlı uzmanların Türkiye'deki üniversitelerde eğitim alması planlanıyor.
Pakistan'ın önde gelen gazetelerinden Dawn ve The Express Tribune, 5 Kasım 2026 tarihinde yayımladıkları haberlerde Türkiye ile Pakistan arasında veterinerlik bilimleri, aşı üretimi, hayvan sağlığı ve akademik eğitim alanlarında geliştirilecek iş birliğine geniş yer verdi.
Gelişmenin temelini, 4 Kasım 2026 tarihinde Pakistan'ın başkenti İslamabad'da gerçekleştirilen resmî görüşme oluşturdu.
Pakistan Ulusal Gıda Güvenliği ve Araştırma Bakanı Rana Tanveer Hussain ile Türkiye'nin İslamabad Büyükelçisi Dr. İrfan Neziroğlu, iki ülke arasında tarım, hayvancılık, aşı üretimi, uzman eğitimi ve katma değerli gıda ihracatı konularında atılabilecek ortak adımları değerlendirdi.
PAKİSTAN BAŞBAKANINDAN TÜRKİYE KARARI
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in, ülkesinin yerli şap aşısı üretim kapasitesini geliştirmek amacıyla Türkiye'den teknik destek talep edilmesi yönünde karar aldığı açıklandı.
Görüşmede Pakistan'ın hayvan sağlığı alanında dış kaynaklara bağımlılığını azaltması ve aşı üretim altyapısını geliştirmesi öncelikli konular arasında ele alındı.
Türkiye'nin İslamabad Büyükelçisi Dr. İrfan Neziroğlu, Türkiye'nin teknik iş birliğine hazır olduğunu belirterek Türk uzmanlardan oluşan bir heyetin Pakistan'a gideceğini ifade etti.
Heyetin, ülkedeki mevcut aşı üretim altyapısını ve olası ortak çalışma alanlarını değerlendirmesi bekleniyor.
Ancak uzman heyetinin ziyaret tarihi, katılımcı kurumlar ve planlanan projelerin bütçesine ilişkin ayrıntılar henüz açıklanmadı.
Ayrıca Pakistan'da Türkiye'nin desteğiyle bir aşı fabrikasının kurulmasına yönelik kesinleşmiş yatırım veya üretim başlangıç tarihi de bulunmuyor.
İLK AŞAMADA 30 UZMAN TÜRKİYE'DE EĞİTİM ALABİLİR
İki ülke arasındaki görüşmelerde en dikkat çekici başlıklardan biri de uzmanların eğitimi oldu.
Pakistan yönetimi, toplam 100 katılımcıyı kapsaması öngörülen eğitim programı çerçevesinde ilk aşamada yaklaşık 30 kişinin Türkiye'ye gönderilmesini planladığını bildirdi.
Eğitimlerin veterinerlik bilimleri, tarımsal araştırmalar, hayvancılık teknolojileri ve ilgili uzmanlık alanlarında gerçekleştirilmesi değerlendiriliyor.
Programın kapsamı, katılımcı sayısı ve eğitim kurumları henüz kesinleştirilmiş değil.
Pakistan Dışişleri Bakanlığının Türkiye'de iş birliği yapılabilecek kurumları belirlemeye başladığı, Pakistan Yükseköğretim Komisyonu ile de üniversiteler ve öncelikli eğitim alanları üzerinde koordinasyon yürütüldüğü açıklandı.
TÜRK ÜNİVERSİTELERİ İÇİN YENİ İŞ BİRLİĞİ FIRSATI
Pakistan basınındaki haberlerde Türk üniversitelerinin eğitim ve bilimsel iş birliği süreçlerinde üstlenebileceği rol özellikle öne çıktı.
Büyükelçi Dr. İrfan Neziroğlu, Pakistanlı kurumlarla Türkiye'deki üniversiteler arasında doğrudan bağlantı kurulmasına destek verebileceğini belirtti.
Özellikle tarım alanında uzmanlaşmış üniversitelerle iş birliği geliştirilmesi gündeme geldi.
Veteriner fakülteleri, hayvan hastalıkları araştırma merkezleri, aşı geliştirme laboratuvarları ve tarımsal biyoteknoloji alanındaki akademik birimler, kurulabilecek ortaklıkların potansiyel paydaşları arasında bulunuyor.
Türkiye'nin veterinerlik ve hayvancılık alanındaki bilimsel bilgi birikimi, Pakistanlı uzmanların yetiştirilmesi ve ortak araştırma projelerinin geliştirilmesi açısından değerlendirilebilecek imkânlar sunuyor.
Bununla birlikte 5 Kasım 2026 itibarıyla eğitim programına katılacak Türk üniversitelerinin isimleri resmen açıklanmadı.
Herhangi bir üniversitenin programa kesin olarak dahil edildiğini veya yeni bir akademik protokol imzaladığını söylemek için henüz yeterli bilgi bulunmuyor.
ŞAP HASTALIĞI NEDİR, NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
İki ülke arasındaki iş birliğinin merkezinde bulunan şap hastalığı, başta sığır, manda, koyun, keçi ve domuz olmak üzere çift tırnaklı hayvanları etkileyen son derece bulaşıcı viral bir hastalık.
Hastalığın etkeni, Picornaviridae ailesinden şap virüsü olarak biliniyor.
Enfekte hayvanlarda ateş, ağız içinde ve tırnak çevresinde su dolu kabarcıklar, aşırı salya, iştahsızlık, topallık ve süt veriminde azalma görülebiliyor.
Hastalık, hayvanlar arasında doğrudan temas, kontamine malzemeler ve uygun koşullarda hava yoluyla yayılabiliyor.
Özellikle büyük hayvan sürülerinde hızlı yayılım göstermesi, üreticiler açısından ciddi ekonomik kayıplara neden olabiliyor.
Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH), şap hastalığını uluslararası hayvan ticareti ve hayvancılık ekonomisi bakımından yüksek öneme sahip hastalıklar arasında değerlendiriyor.
Şap hastalığı esas olarak hayvan sağlığını ilgilendiriyor. İnsanlar açısından önemli bir halk sağlığı riski olarak kabul edilmiyor.
Ayrıca çocuklarda görülebilen el-ayak-ağız hastalığıyla aynı hastalık değil.
ŞAP AŞISI NEDEN YERLİ OLARAK ÜRETİLMEK İSTENİYOR?
Şap hastalığına karşı aşı üretiminde en önemli konulardan biri, bölgede dolaşımda bulunan virüs tiplerine uygun aşıların geliştirilmesi.
Şap virüsünün farklı serotipleri bulunuyor ve bir tipe karşı oluşan bağışıklık başka bir tipe karşı yeterli koruma sağlamayabiliyor.
Bu nedenle aşı stratejilerinin sahada dolaşan virüslerin izlenmesi ve laboratuvar analizleriyle desteklenmesi gerekiyor.
Yerli aşı üretim kapasitesi, ülkelerin salgın dönemlerinde aşı tedarikini planlayabilmesi ve hayvancılık sektöründeki risklere daha hızlı karşılık verebilmesi açısından önem taşıyor.
Ancak aşı üretimi tek başına hastalığın kontrol altına alınması için yeterli değil.
Hayvan hareketlerinin izlenmesi, biyogüvenlik önlemleri, düzenli aşılama, laboratuvar tanısı ve epidemiyolojik gözetim de etkili mücadele programlarının temel unsurları arasında bulunuyor.
Pakistan'ın Türkiye'den talep ettiği teknik desteğin, bu alanlarda bilimsel ve teknolojik kapasitenin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
TÜRKİYE'NİN HAYVAN SAĞLIĞI DENEYİMİ GÜNDEMDE
Pakistanlı yetkililer, daha önce Türkiye'yi ziyaret eden hayvancılık uzmanlarından oluşan bir heyetin gözlemlerini de değerlendirdi.
Söz konusu heyetin Türkiye'nin hayvancılık sektöründeki uygulamalarını inceleyerek Pakistan'da yararlanılabilecek yöntemlere ilişkin bir rapor hazırladığı bildirildi.
Raporda hangi teknik uygulamalara öncelik verileceğine ilişkin ayrıntılar henüz paylaşılmadı.
Türkiye'nin hayvan hastalıklarıyla mücadele, veterinerlik hizmetleri, aşılama programları ve hayvancılık araştırmaları alanlarındaki deneyimi, Pakistan açısından potansiyel iş birliği alanları arasında görülüyor.
Bununla birlikte hangi teknolojilerin transfer edileceği, üretim altyapısının nasıl kurulacağı ve uzman eğitimlerinin hangi kurumlarda gerçekleştirileceği ilerleyen teknik görüşmelerde belirlenecek.
HEDEF: HASTALIKTAN ARİ BÖLGELER OLUŞTURMAK
Pakistan'ın Türkiye'den teknik destek istemesinin önemli nedenlerinden biri de hayvansal üretim ve et ihracatını geliştirme hedefi.
Pakistan yönetimi, şap hastalığının kontrol altına alınmasıyla hastalıktan ari bölgeler oluşturmayı ve uluslararası et pazarlarına erişimi artırmayı amaçlıyor.
Bu kapsamda Türkiye'nin, Pakistan için potansiyel ihracat pazarları arasında özellikle değerlendirildiği belirtildi.
Hayvan hastalıklarının kontrol altına alınması, yalnızca hayvancılık işletmelerindeki üretim kayıplarını azaltmakla sınırlı bir konu değil.
Uluslararası ticarette hayvan sağlığı standartlarının karşılanması ve hastalıkların yayılma riskinin azaltılması da büyük önem taşıyor.
Ancak hastalıktan ari bölge oluşturulması, uzun süreli epidemiyolojik gözetim, etkili kontrol programları ve uluslararası standartların karşılanmasını gerektiriyor.
Bu nedenle aşı üretimi konusundaki yeni iş birliğinin Pakistan'ın ihracat hedeflerini doğrudan ve kısa sürede gerçekleştireceği yönünde kesin bir değerlendirme yapılamıyor.
TİKA'NIN ZEYTİNYAĞI PROJESİ DE MASAYA GELDİ
Türkiye ile Pakistan arasındaki görüşmede yalnızca hayvan sağlığı değil, tarımsal üretim ve gıda teknolojileri alanındaki iş birlikleri de değerlendirildi.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) Pakistan'ın Muzaffarabad kentinde desteklediği zeytinyağı üretim tesisi gündeme geldi.
Pakistan makamlarının açıklamasına göre tesisin yaklaşık 5 bin çiftçiye katkı sağladığı bildirildi.
Pakistan yönetimi, benzer çalışmaların Belucistan, Hayber Pahtunhva, Çakval ve Attock bölgelerinde geliştirilmesiyle de ilgilendiğini ifade etti.
Bu kapsamda zeytin işleme, katma değerli gıda üretimi ve tarımsal ürünlerin pazarlanmasına yönelik yeni iş birliği imkânları üzerinde duruldu.
Türkiye'nin tarım ve gıda teknolojileri alanındaki deneyiminin Pakistan'daki üretim kapasitesinin geliştirilmesinde kullanılabileceği değerlendirildi.
YABANCI BASIN TÜRKİYE'NİN TEKNİK BİRİKİMİNİ GÜNDEME TAŞIDI
Pakistan'ın önde gelen İngilizce gazetelerinden Dawn, Amin Ahmed imzasıyla yayımladığı 5 Kasım tarihli haberinde Türkiye ile geliştirilecek şap hastalığı kontrolü ve aşı üretimi iş birliğine dikkat çekti.
The Express Tribune de aynı gün yayımladığı haberde Türk teknik heyetinin Pakistan'a yapacağı planlanan ziyareti ve uzmanların Türkiye'de eğitim görmesini öne çıkardı.
Her iki yayının temelini Pakistan hükümetinin 4 Kasım tarihli resmî açıklaması oluşturuyor.
Dolayısıyla söz konusu haberler, yeni bir aşının geliştirildiğini veya Pakistan'da üretimin başladığını bildiren bilimsel araştırma haberleri değil; iki ülke arasında planlanan teknik iş birliğine ilişkin diplomatik ve sektörel gelişmeleri aktarıyor.
TÜRKİYE İÇİN YENİ BİR AKADEMİK VE TEKNOLOJİK İŞ BİRLİĞİ ALANI
Türkiye ile Pakistan arasında gündeme gelen şap aşısı üretimi iş birliği, veterinerlik bilimlerinin uluslararası ilişkiler ve ekonomik kalkınma açısından taşıdığı önemi ortaya koyuyor.
Planlanan uzman eğitimleri ve üniversiteler arası bağlantılar, bilimsel bilgi birikiminin uluslararası düzeyde paylaşılması için yeni fırsatlar oluşturabilir.
Özellikle veteriner fakülteleri, tarım üniversiteleri, aşı araştırma merkezleri ve ilgili kamu kurumları açısından ortak projeler geliştirilmesi mümkün görünüyor.
Ancak mevcut gelişme henüz uygulama aşamasına geçmiş kapsamlı bir teknoloji transferi veya tamamlanmış aşı üretim projesi değil.
Önümüzdeki süreçte Türk teknik heyetinin Pakistan ziyareti, eğitim programına katılacak kurumların belirlenmesi ve olası ortak üretim projelerinin somutlaştırılması izlenmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor.
Türkiye açısından bu gelişmenin önemi, yalnızca hayvan sağlığı teknolojilerinin paylaşılmasıyla sınırlı değil. Üniversitelerin uluslararası araştırma, uzman yetiştirme ve bilimsel iş birliği süreçlerinde üstlenebilecekleri yeni roller bakımından da dikkat çekiyor.
KAYNAKLAR
1. Pakistan Ministry of Information and Broadcasting, Press Information Department. Pakistan, Türkiye Agree to Strengthen Cooperation in FMD Vaccine Production, Livestock Development and Agricultural Training. 4 Kasım 2026.
2. Ahmed, Amin. Pakistan, Turkiye to Cooperate on Foot-and-Mouth Disease Control. Dawn, 5 Kasım 2026.
3. World Organisation for Animal Health (WOAH). Foot and Mouth Disease. Hastalık bilgi dosyası.




