Türkiye’nin sağlık altyapısı, hekim kapasitesi ve uluslararası sağlık turizmindeki yükselişi İngiliz sağlık ve seyahat sigortacılığı yayınında kapsamlı biçimde ele alındı. İngiltere merkezli International Travel & Health Insurance Journal (ITIJ), Türk hastanelerinin güçlü yönlerinin yanı sıra uluslararası hastaların karşılaştığı sorunlara da dikkat çekti.

Gazeteci Robin Gauldie tarafından hazırlanan ve 2 Kasım 2026 tarihinde yayımlanan “Turkish Healthcare” başlıklı dosyada, Türkiye’deki kamu ve özel hastaneler, şehir hastaneleri, sağlık turizmi, hasta hizmetleri ve uluslararası sigorta şirketleriyle ilişkiler değerlendirildi.

Türk Hastanelerinin Teknolojisi ve Hekim Kapasitesi Övgü Aldı

Haberde, son yıllarda sağlık altyapısına yapılan yatırımların Türkiye’yi uluslararası sağlık hizmetlerinde önemli merkezlerden biri hâline getirdiği belirtildi.

Dosyada görüşlerine yer verilen sağlık destek şirketlerinin temsilcileri, Türk hastanelerinin tıbbi teknolojileri, uzman hekim kadroları ve rekabetçi tedavi maliyetleriyle Avrupa’daki önde gelen sağlık kuruluşlarıyla rekabet edebilecek düzeye ulaştığını ifade etti.

Özellikle İstanbul, Antalya ve İzmir gibi şehirlerde uluslararası hastalara hizmet sunma kapasitesinin geliştiği vurgulandı.

Şehir Hastaneleri Sağlık Altyapısını Güçlendirdi

İstanbul merkezli Medjet Medical Assistance Genel Müdürü Musa Gürçay, kamu hastanelerine yapılan yatırımların sağlık sektöründeki gelişimi hızlandırdığını belirtti.

Gürçay, kamu hastanelerinde yüksek hasta yoğunluğu ve bazı bölgelerde personel eksikliği gibi sorunların devam ettiğine de dikkat çekti.

Remed Assistance Satış ve Müşteri Yönetimi Müdürü Eren Karacaoğlu ise şehir hastanelerinin ileri sağlık hizmetlerine erişimin geliştirilmesinde önemli rol oynadığını değerlendirdi.

Karacaoğlu’na göre kamu hastaneleri, özellikle ağır travmaların ve acil vakaların yönetiminde sağlık sisteminin temel unsurları arasında bulunuyor.

Kamu Hastanelerinde Yabancı Dil ve İletişim Sorunu

İngiliz yayınının gündeme getirdiği eleştiriler arasında, yabancı hastaların kamu hastanelerinde karşılaşabildiği iletişim güçlükleri de yer aldı.

Eren Karacaoğlu, bazı kamu hastanelerinde yabancı dil desteğinin sınırlı kalabildiğini, uluslararası sigorta kuruluşlarının hasta raporlarına ve tedavi bilgilerinin güncel hâline erişiminde zaman zaman güçlük yaşandığını belirtti.

Haberde bu sorunların, özellikle uluslararası hasta koordinasyonu ve sigorta işlemlerinin yürütülmesi açısından önem taşıdığı ifade edildi.

Özel Hastanelerde Fiyat Şeffaflığı Eleştirisi

Türkiye’deki özel hastanelerin yabancı hasta hizmetlerinde deneyimli olduğu vurgulanırken ücretlendirme uygulamaları da ele alındı.

Karacaoğlu, uluslararası hastalar için kullanılan fiyatlandırma sistemlerinin kuruluşlar arasında farklılık gösterebildiğini ve standart olmayan uygulamaların maliyet şeffaflığı açısından sorun oluşturabildiğini ifade etti.

Özel hastanelerin yabancı dil bilen personel, uluslararası hasta birimleri ve sigorta şirketleriyle doğrudan iletişim gibi konularda avantajlar sunduğu, ancak bu avantajların bütün sağlık kuruluşlarında aynı düzeyde bulunmadığı belirtildi.

Bölgesel Farklılıklar Devam Ediyor

Dünya Bankası'ndan 9 Üniversite Hastanesine 700 Milyon Dolar
Dünya Bankası'ndan 9 Üniversite Hastanesine 700 Milyon Dolar
İçeriği Görüntüle

Dosyada Türkiye’nin sağlık hizmetlerine erişim bakımından bütün bölgelerinde aynı olanaklara sahip olmadığına da dikkat çekildi.

Büyükşehirlerde gelişmiş sağlık altyapısı bulunmasına karşın, bazı kırsal ve uzak bölgelerde ileri tetkik ve uzmanlık gerektiren tedaviler için hastaların başka merkezlere sevk edilmesi gerekebiliyor.

Bu durum, yalnızca yabancı hastalar için değil, sağlık hizmetlerinin ülke genelinde dengeli biçimde sunulması bakımından da önem taşıyor.

Türkiye’de Sağlık Turizmi İçin Yeni Akreditasyon Süreci

Türkiye’de uluslararası sağlık turizmine ilişkin düzenlemeler de gelişmeye devam ediyor.

Sağlık Bakanlığının 26 Nisan 2025 tarihinde yürürlüğe giren yönetmeliği kapsamında, sağlık turizmi yetki belgesine sahip hastane, tıp merkezi, laboratuvar ve diyaliz merkezlerinin 31 Aralık 2026’ya kadar TÜSKA tarafından akredite edilmesi gerekiyor. Diğer sağlık tesisleri için ise ilgili sertifikasyon şartları uygulanıyor.

Bu süreç, uluslararası hasta hizmetlerinde kalite ve güvenlik standartlarının kurumsal olarak değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.

Türk Sağlık Sistemine İlişkin Dengeli Bir Değerlendirme

ITIJ’nin dosyası, Türkiye’nin sağlık turizminde teknolojik altyapı, hekimlik hizmetleri ve maliyet avantajlarıyla güçlü bir konuma ulaştığına dikkat çekerken iletişim, ücretlendirme, sigorta işlemleri ve bölgesel erişim konularında geliştirilmesi gereken alanları da ortaya koyuyor.

Bununla birlikte haberdeki değerlendirmelerin büyük bölümü, uluslararası hasta ve sigorta hizmetleri alanında çalışan sektör temsilcilerinin görüşlerine dayanıyor. Dosya, Türkiye’deki bütün hastanelerin kalitesini ölçen bağımsız bir denetim veya bilimsel karşılaştırma niteliği taşımıyor.

Ortaya çıkan tablo, Türkiye’nin uluslararası sağlık hizmetlerindeki rekabet gücünü korumasında yalnızca modern hastanelere ve ileri teknolojiye sahip olmasının değil, şeffaf ücretlendirme, etkili hasta iletişimi, güvenilir sigorta süreçleri ve sürdürülebilir kalite standartlarının da önemli olduğunu gösteriyor.

KAYNAKLAR

  1. Robin Gauldie. Turkish Healthcare. International Travel & Health Insurance Journal (ITIJ), Sayı 310, 2 Kasım 2026.
  2. T.C. Sağlık Bakanlığı. Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik, 26 Nisan 2025.
  3. T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Turizmi Daire Başkanlığı. Sağlık Turizmi Yetki Belgesine Sahip Sağlık Tesislerinin Dikkatine, 13 Mayıs 2026.