Hipofiz tümörü, beynin tabanındaki hormon üreten hipofiz bezinde gelişen oluşumdur. Bu tümörlerin çoğu kanser değildir. Bazıları düzenli kontrollerle izlenebilirken bazıları ilaç, ameliyat veya radyoterapi gerektirir.
Tedaviyi belirleyen yalnızca MR görüntüsündeki büyüklük değildir. Tümörün hormon üretmesi, normal hormon salgısını azaltması ve görme yollarına baskı yapması da değerlendirilir. Bu nedenle küçük bir tümör belirgin yakınmalara yol açabilir; belirti vermeyen başka bir oluşum ise incelemeler sonrasında izleme alınabilir.
Hipofiz adenomu kanser anlamına gelir mi?
Hipofiz adenomu, genellikle kanser olmayan bir tümörü ifade eder. Ancak “iyi huylu” tanımı, hiçbir sağlık sorunu oluşturmayacağı anlamına gelmez. Hormon değişiklikleri ve çevre yapılara baskı, tedavi gerektirebilir.
Çapı 1 santimetreden küçük adenomlar mikroadenom, 1 santimetre ve üzerindekiler makroadenom olarak adlandırılır. Bu sınıflandırma boyutu anlatır; tek başına kanser göstergesi değildir.
Belirtiler hormon etkisine ve baskıya göre değişir
Baş ağrısı ve özellikle yanları görmede azalma, çevre yapılara baskıyla ilişkili olabilir. Hormon etkileri ise tümörün türüne göre farklılaşır:
• Prolaktin fazlalığı adet düzensizliği, memeden süt gelmesi, cinsel istekte azalma ve üreme sorunlarıyla ortaya çıkabilir.
• Büyüme hormonu fazlalığı el ve ayaklarda büyüme, yüz hatlarında değişme ve aşırı terlemeye yol açabilir.
• ACTH fazlalığına bağlı kortizol artışı kilo alma, kolay morarma ve kas güçsüzlüğüyle kendini gösterebilir.
• Normal hormon üretiminin azalması halsizlik, üşüme ve cinsel işlev sorunları oluşturabilir.
Bu yakınmaların farklı nedenleri de vardır. Tek bir belirtiyle hipofiz tümörü tanısı konulamaz.
Tanıda MR, hormon testleri ve görme değerlendirmesi birlikte kullanılır
Hipofize yönelik MR, oluşumun yerini ve çevre yapılarla ilişkisini gösterir. Kan testleri hormon etkisini, gerektiğinde yapılan görme alanı testi ise görmenin etkilenip etkilenmediğini değerlendirir.
Örneğin yüksek prolaktin sonucu tek başına prolaktinoma tanısı değildir. Gebelik, emzirme, bazı ilaçlar ve tiroidin yetersiz çalışması da prolaktini yükseltebilir. Sonuçlar kişinin yakınmaları ve kullandığı ilaçlarla birlikte yorumlanır.
Her hipofiz tümörü ameliyat gerektirmez
Belirti oluşturmayan, hormon fazlalığı yapmayan ve çevre yapılara yönelik risk taşımayan bazı tümörlerde düzenli izlem seçilebilir. İzlem, kontrollerin bırakılması anlamına gelmez; takip planı kişiye göre belirlenir.
Prolaktin üreten tümörlerde çoğunlukla ilaç tedavisi kullanılır. Dopamin agonisti adı verilen ilaçlar prolaktin düzeyini düşürebilir ve tümörü küçültebilir. İlaçların etkisiz kaldığı veya tolere edilemediği durumlarda ameliyat değerlendirilebilir.
Ameliyat ve radyoterapi hangi durumlarda gündeme gelir?
Görme yollarına baskı yapan tümörlerde veya bazı hormon üreten adenomlarda cerrahi gerekebilir. Uygun hastalarda tümöre burun yoluyla ulaşılır. Kullanılacak yöntem, tümörün yerleşimi ve çevre dokularla ilişkisine göre seçilir.
Ameliyat sonrasında kalan ya da yeniden büyüyen tümörlerde ek tedaviler değerlendirilebilir. Radyoterapi bunlardan biridir. Hormon eksikliği gelişmişse ayrıca hormon yerine koyma tedavisi gerekebilir.
Ani baş ağrısı ve görme kaybı bekletilmemeli
Aniden başlayan çok şiddetli baş ağrısına görme kaybı, çift görme veya bilinç değişikliği eşlik ediyorsa acil değerlendirme gerekir. Nadir görülen hipofiz apopleksisi, bezdeki tümörün kanaması veya kanlanmasının bozulmasıyla ortaya çıkabilir. Bu belirtiler başka acil hastalıkların da işareti olabilir.
TIBBİ UYARI
Bu içerik kişisel tanı ve tedavi yerine geçmez. Hormon ilaçları hekim önerisi olmadan başlanmamalı, bırakılmamalı veya değiştirilmemelidir.
KAYNAKLAR
1. Mayo Clinic — Pituitary tumors and adenomas: Symptoms and causes.
2. Leeds Teaching Hospitals NHS Trust — Leeds Pituitary Centre Patient Handbook.
3. ABD Ulusal Diyabet, Sindirim ve Böbrek Hastalıkları Enstitüsü (NIDDK) — Prolactinoma.




