Hastaneden randevu almak isteyen birçok kişinin karşısına aynı soru çıkıyor: “Bu şikâyetime hangi bölüm bakar?” Dahiliye ile endokrinoloji, nöroloji ile beyin cerrahisi, üroloji ile nefroloji arasındaki farklar her zaman bilinmiyor. Oysa uzmanlık alanlarının görevlerini tanımak, sağlık hizmetine doğru noktadan ulaşmayı kolaylaştırıyor.

Bununla birlikte, bir belirtiyi tek bir bölüme bağlamak her zaman mümkün değil. Baş dönmesi kulaktan, sinir sisteminden, kullanılan ilaçlardan veya başka nedenlerden kaynaklanabiliyor. Halsizlik de yalnızca vitamin eksikliği anlamına gelmiyor. Bu nedenle doğru başlangıç, kişinin kendi kendine tanı koyması değil; şikâyetin aciliyetine göre uygun değerlendirmeye ulaşması.

Türkiye’de aile hekimliği, hastane poliklinikleri ve ileri uzmanlık alanları birbirini tamamlıyor. Hangi bölüme başvuracağını bilmeyen kişinin bütün branşları öğrenmesi gerekmiyor; acil olmayan durumlarda aile hekimi ilk değerlendirmeyi yaparak yol gösterebiliyor.

ÖNCE ACİL DURUMU AYIRT EDİN

Yeni başlayan şiddetli göğüs ağrısı, belirgin nefes darlığı, bilinç kaybı, yüzde aniden gelişen kayma, konuşma bozukluğu veya vücudun bir tarafında güçsüzlük varsa poliklinik randevusu beklenmemeli. Hayati tehlike düşündüren durumlarda 112 aranmalı.

Ani görme kaybı, ciddi göz yaralanması ve şiddetli göz ağrısı da rutin randevuya bırakılmaması gereken yakınmalar arasında bulunuyor.

Aşağıdaki bölüm açıklamaları, ağırlıklı olarak acil olmayan başvurular için yol gösteriyor.

AİLE HEKİMLİĞİ: NEREDEN BAŞLAYACAĞINI BİLMEYENLER İÇİN İLK DURAK

Aile hekimi; çocuklardan ileri yaştaki bireylere kadar farklı yaş gruplarının genel sağlık ihtiyaçlarını değerlendiriyor. Yaygın hastalıkların ilk muayenesi, kronik hastalık takibi, aşılama, taramalar ve koruyucu sağlık danışmanlığı bu hizmetin parçaları.

Acil olmayan halsizlik, hafif enfeksiyon belirtileri, genel sağlık soruları veya birden fazla sistemi ilgilendiren yakınmalarda aile hekimine başvurulabiliyor. Gerektiğinde tetkik isteniyor ve ilgili uzmanlık alanına yönlendirme yapılıyor.

Aile hekimliği yalnızca reçete yenileme hizmeti olarak görülmemeli. Kişinin farklı hastalıklarını, ilaçlarını ve zaman içinde değişen sağlık durumunu birlikte değerlendirebilmesi önemli bir avantaj.

İÇ HASTALIKLARI: DAHİLİYE HANGİ SORUNLARA BAKAR?

İç hastalıkları, yetişkinlerde birçok sağlık sorununun birlikte ele alındığı uzmanlık alanı. Kan şekeri ve tansiyon sorunları, kansızlık, açıklanamayan halsizlik, kilo değişiklikleri ve çeşitli sindirim sistemi yakınmaları bu bölümde değerlendirilebiliyor.

Birden fazla hastalığı bulunan veya şikâyetinin hangi organdan kaynaklandığı net olmayan kişiler için de uygun bir başvuru noktası olabiliyor.

Dahiliye muayenesi sonrasında ihtiyaç duyulursa endokrinoloji, gastroenteroloji, nefroloji veya hematoloji gibi yan dallara yönlendirme yapılıyor. Her kansızlıkta doğrudan hematolojiye, her tiroid tahlili bozukluğunda doğrudan endokrinolojiye gitmek gerekmiyor.

ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA HASTALIKLARI: HORMONLAR VE METABOLİZMA

Diyabet, tiroid hastalıkları, hipofiz ve böbrek üstü bezi sorunları, bazı kalsiyum bozuklukları ve kemik erimesi endokrinolojinin çalışma alanları arasında.

Kilo artışı, aşırı terleme veya saç dökülmesi tek başına hormonal hastalık anlamına gelmiyor. İlk değerlendirme sonrasında hormonal bir sorun düşünülürse bu alana yönlendirme yapılabiliyor.

Tiroid bezinin az veya fazla çalışmasıyla tiroid nodülünün cerrahi değerlendirmesi de aynı şey değil. Hastanın durumuna göre dahiliye, endokrinoloji ve genel cerrahi birlikte görev alabiliyor.

GASTROENTEROLOJİ: MİDE, BAĞIRSAK, KARACİĞER VE SAFRA YOLLARI

Gastroenteroloji; yemek borusu, mide, bağırsaklar, karaciğer, safra yolları ve pankreas hastalıklarıyla ilgileniyor. Reflü, yutma güçlüğü, uzun süren bağırsak alışkanlığı değişiklikleri, çölyak ve iltihabi bağırsak hastalıkları bu alanda değerlendiriliyor.

Endoskopi ve kolonoskopi, gerekli görülen hastalarda kullanılan incelemeler arasında. Ancak her mide ağrısında endoskopi veya her kabızlıkta kolonoskopi gerekmiyor; karar muayene ve risk değerlendirmesine göre veriliyor.

Türkiye’de bazı merkezlerde “hepatoloji” adıyla karaciğer hastalıklarına odaklanan birimler de bulunabiliyor. Bu hizmet çoğunlukla gastroenteroloji yapılanması içinde sunuluyor.

NEFROLOJİ: BÖBREĞİN ÇALIŞMASIYLA İLGİLİ HASTALIKLAR

Nefroloji; böbrek işlevlerinde azalma, idrarda protein kaçağı, bazı idrar anormallikleri, sıvı ve elektrolit bozukluklarıyla ilgileniyor. Diyabet ve yüksek tansiyonun böbrekte oluşturduğu hasar da bu alanın kapsamında.

İleri böbrek hastalığında diyaliz planlaması, böbrek nakline hazırlık ve nakil sonrası tıbbi takipte de nefroloji görev alıyor.

Böbrekle ilgili her yakınmanın adresi aynı değil. Taşın çıkarılması veya idrar yolundaki tıkanıklığın giderilmesi ürolojiyi ilgilendirirken, böbreğin süzme işlevindeki bozulma nefrolojik değerlendirme gerektirebiliyor.

ÜROLOJİ: YALNIZCA ERKEKLERE BAKAN BİR BÖLÜM DEĞİL

Üroloji, kadınlarda ve erkeklerde böbrekler, idrar yolları ve mesaneyle ilgili hastalıkları değerlendiriyor. Böbrek taşı, idrar yapmada güçlük, idrar kaçırma ve idrarda kan görülmesi başvuru nedenleri arasında.

Prostat hastalıkları, testis sorunları, sertleşme bozukluğu ve erkek üreme sağlığı da ürolojinin çalışma alanına giriyor.

İdrarda kan görülmesi “taş vardır” veya “enfeksiyondur” denilerek geçiştirilmemeli. Nedenin muayene ve gerekli incelemelerle belirlenmesi gerekiyor.

HEMATOLOJİ: KAN VE KEMİK İLİĞİ HASTALIKLARI

Hematoloji; kan hücreleri, kemik iliği ve pıhtılaşma sistemiyle ilgili hastalıkların uzmanlık alanı. Açıklanamayan veya tedaviye beklenen yanıtı vermeyen kansızlıklar, kan hücrelerinde belirgin bozukluklar ve kanama-pıhtılaşma hastalıkları bu bölümde değerlendiriliyor.

Lösemi, lenfoma ve multipl miyelom gibi hastalıkların tanı ve tedavisinde de hematoloji görev alıyor.

Tahlilde tek bir değerin referans aralığı dışında çıkması, doğrudan ciddi bir kan hastalığı bulunduğu anlamına gelmiyor. Sonuçlar diğer bulgularla birlikte yorumlanmalı.

ROMATOLOJİ: HER EKLEM AĞRISI AYNI NEDENDEN KAYNAKLANMAZ

Romatoloji; iltihaplı eklem hastalıkları ve bağışıklık sisteminin vücudun kendi dokularını etkilediği çeşitli hastalıklarla ilgileniyor.

Eklem şişliği, uzun süren sabah tutukluğu, hareketle azalan bazı bel ağrıları ve birden fazla organı ilgilendiren bulgular romatolojik değerlendirmeyi gerektirebiliyor.

Her diz ağrısı romatizma olmadığı gibi, romatizmal hastalıklar da yalnızca eklemlerde ağrı yapmıyor. İlk muayene sonrasında romatoloji, fiziksel tıp ve rehabilitasyon veya ortopedi arasında yönlendirme yapılabiliyor.

KARDİYOLOJİ: KALP HASTALIKLARININ TANI VE TEDAVİSİ

Kardiyoloji; koroner damar hastalıkları, ritim bozuklukları, kalp yetersizliği ve kapak hastalıklarıyla ilgileniyor. Kalp hastalığı açısından risk değerlendirmesi de bu alanın önemli bir parçası.

EKG, ekokardiyografi ve ritim takibi gibi incelemeler, hastanın ihtiyacına göre kullanılabiliyor. Bazı kalp hastalıklarının kateter yoluyla tedavisi de kardiyoloji içinde yürütülüyor.

Yeni başlayan göğüs ağrısı veya bayılmayla birlikte gelişen çarpıntı ise rutin kontrol gibi değerlendirilmemeli; aciliyet açısından ele alınmalı.

KALP VE DAMAR CERRAHİSİ: KALP AMELİYATLARI VE DAMAR HASTALIKLARI

Kalp ve damar cerrahisi; bypass, bazı kapak ve büyük damar ameliyatları ile çeşitli atardamar ve toplardamar hastalıklarının tedavisinde görev alıyor.

Varis ve bacak damarlarıyla ilgili sorunlar da bu bölümün çalışma alanları arasında bulunuyor.

Kardiyoloji ile kalp ve damar cerrahisi birbirinin alternatifi değil. Hastalığın türüne ve gereken tedaviye göre birlikte çalışıyorlar.

GÖĞÜS HASTALIKLARI: AKCİĞER VE SOLUNUM YOLLARI

Uzayan öksürük, balgam, hırıltılı solunum, astım ve KOAH gibi hastalıklar göğüs hastalıklarının çalışma alanına giriyor. Akciğerde saptanan şüpheli bulguların değerlendirilmesinde de bu bölüm görev alıyor.

Horlama ve uykuda solunum durması şüphesinde, uyku laboratuvarı bulunan merkezlerde göğüs hastalıkları değerlendirmesi gerekebiliyor. Sorunun niteliğine göre KBB ve diğer alanlarla iş birliği yapılıyor.

Ani veya ağır nefes darlığında ise poliklinik randevusu beklenmemeli.

GÖĞÜS CERRAHİSİ: ADI BENZESE DE GÖREVİ FARKLI

Göğüs cerrahisi; akciğer, göğüs duvarı ve göğüs boşluğundaki bazı hastalıkların cerrahi tedavisiyle ilgileniyor.

Akciğer tümörlerinin cerrahi değerlendirmesi, bazı göğüs duvarı bozuklukları ve akciğer çevresinde hava birikmesi gibi durumlarda bu bölüm görev alabiliyor.

Ayvalık’ta kaybolan Dr. Şahin Bingüllü’den acı haber
Ayvalık’ta kaybolan Dr. Şahin Bingüllü’den acı haber
İçeriği Görüntüle

Meme hastalıkları ise Türkiye’de çoğunlukla genel cerrahi veya bu alana odaklanan meme cerrahisi birimlerince değerlendiriliyor. “Göğüs” sözcüğü nedeniyle iki alan karıştırılmamalı.

NÖROLOJİ: BEYİN, OMURİLİK VE SİNİRLER

Tekrarlayan baş ağrıları, migren, epilepsi, Parkinson hastalığı, multipl skleroz, unutkanlık ve çeşitli sinir hastalıkları nörolojinin çalışma alanları arasında.

Uyuşma, titreme ve denge sorunlarında da nörolojik değerlendirme gerekebiliyor. Ancak bu belirtilerin her biri farklı nedenlerle ortaya çıkabildiğinden, muayene belirleyici oluyor.

Ani konuşma bozukluğu, yüzde kayma veya tek taraflı güçsüzlük inme belirtisi olabilir. Böyle bir durumda nöroloji randevusu aranarak zaman kaybedilmemeli; 112 aranmalı.

BEYİN VE SİNİR CERRAHİSİ: HANGİ DURUMLARDA DEVREYE GİRER?

Beyin ve sinir cerrahisi; beyin, omurilik, omurga ve çevresel sinirlerin cerrahi değerlendirme gerektirebilen hastalıklarıyla ilgileniyor.

Bazı beyin tümörleri, sinir basıları, bel ve boyun fıtıkları bu alanın kapsamında bulunuyor. Bununla birlikte bu bölüme başvuran her hastanın ameliyat olması gerekmiyor; cerrahi dışı seçenekler de değerlendirilebiliyor.

Baş ağrısının varlığı tek başına beyin cerrahisine başvurmayı veya ameliyat gerektiren bir hastalığı düşündürmüyor.

ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ: KEMİK, EKLEM VE YARALANMALAR

Ortopedi; kemikler, eklemler, bağlar ve tendonlarla ilgili hastalıklarla ilgileniyor. Kırıklar, çıkıklar, menisküs ve bağ yaralanmaları, diz ve kalça sorunları başlıca çalışma alanları arasında.

Spor sırasında oluşan yaralanmalar ve bazı omurga bozuklukları da bu bölümde değerlendiriliyor.

Tedavi yalnızca ameliyattan oluşmuyor. Hastalığa göre ilaç, egzersiz, fizik tedavi, destekleyici uygulamalar veya cerrahi seçenekler planlanabiliyor.

FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON: AĞRIYI AZALTMAK VE İŞLEVİ KAZANDIRMAK

Uzun süren bel-boyun ağrıları, eklem hareketlerinde kısıtlanma ve çeşitli kas-iskelet sistemi sorunları bu bölümde değerlendiriliyor.

İnme, omurilik yaralanması veya ameliyat sonrasında kişinin hareket ve günlük yaşam becerilerini geliştirmeye yönelik rehabilitasyon da bu alanın kapsamında.

Fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı bir hekimdir. Fizyoterapist ise rehabilitasyon ekibinde farklı bir mesleki görev üstlenir; iki unvan birbirinin yerine kullanılmamalı.

ALGOLOJİ: UZUN SÜREN VE KONTROL EDİLEMEYEN AĞRILAR

Algoloji, özellikle kronik ağrıların değerlendirilmesi ve tedavisine odaklanıyor. Sinir kaynaklı ağrılar, bazı omurga ağrıları ve kanserle ilişkili ağrılar bu kapsamda ele alınabiliyor.

Tedavide ilaçlar, girişimsel yöntemler ve farklı uzmanlıkların birlikte çalıştığı yaklaşımlar kullanılabiliyor.

Algoloji, yeni başlayan ve nedeni bilinmeyen her ağrının ilk başvuru noktası değil. Önce ağrının nedeninin ve acil bir durum bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekiyor.

KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI: İŞİTME, SOLUNUM, SES VE YUTMA

Kulak ağrısı, işitme kaybı, kulak çınlaması, burun tıkanıklığı, sinüs sorunları ve boğaz yakınmaları KBB’nin çalışma alanları arasında.

Ses kısıklığı, bazı yutma sorunları, horlama ve baş-boyun bölgesindeki çeşitli hastalıklar da bu bölümde değerlendiriliyor.

Baş dönmesi her zaman iç kulaktan kaynaklanmadığı için bazı hastalarda nöroloji veya başka bölümlerin değerlendirmesine de ihtiyaç duyulabiliyor.

GÖZ HASTALIKLARI: GÖZLÜK MUAYENESİNDEN RETİNA HASTALIKLARINA

Göz hastalıkları; görme kusurları, katarakt, göz tansiyonu, retina hastalıkları, şaşılık ve göz enfeksiyonlarıyla ilgileniyor.

Diyabet gibi hastalıkların göze etkilerinin takibi de bu alanın kapsamında. Gözlük ihtiyacı ile görmeyi tehdit eden bir hastalığın ayrımı muayeneyle yapılıyor.

Ani görme kaybı, ciddi göz travması veya şiddetli göz ağrısı varsa rutin randevu tarihi beklenmemeli.

DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLARI: CİLDİYE VE DERMATOLOJİ AYNI BÖLÜM

Sivilce, egzama, sedef hastalığı, mantar, kurdeşen, saç dökülmesi ve tırnak sorunları dermatolojinin çalışma alanları arasında.

Benlerde şekil, renk veya boyut değişikliği ve iyileşmeyen cilt yaraları da değerlendirme gerektiriyor.

MHRS’de “Deri ve Zührevi Hastalıkları” olarak görülen bölüm, halk arasında cildiye olarak biliniyor. Dermatoloji yalnızca estetik uygulamalardan oluşan bir alan değil.

İMMÜNOLOJİ VE ALERJİ HASTALIKLARI: ALERJİ VE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ

Besin, ilaç ve arı alerjileri; alerjik nezle, bazı astım ve kurdeşen vakaları ile bağışıklık yetersizlikleri bu bölümde değerlendiriliyor.

Alerji testleri, kişinin yakınmaları ve öyküsüne göre seçiliyor. Her kaşıntının alerji, her sık hastalanmanın bağışıklık yetersizliği olduğu varsayılmamalı.

Alerjik reaksiyonla birlikte nefes darlığı, dil veya boğazda şişme ve bayılma gelişmesi ise acil müdahale gerektiriyor.

ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ

Uzamış veya nedeni açıklanamayan ateş, bazı karmaşık enfeksiyonlar, viral hepatitler ve HIV gibi hastalıkların değerlendirilmesi bu alanın kapsamında.

Enfeksiyonun nedenini belirlemek, gerekli tedaviyi planlamak ve uygun antibiyotik kullanımını sağlamak bölümün temel görevleri arasında.

Basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu için herkesin doğrudan bu bölüme gitmesi gerekmiyor. Aile hekimi ilk değerlendirmeyi yapabiliyor.

GENEL CERRAHİ: FITIK, SAFRA KESESİ, MEME VE SİNDİRİM SİSTEMİ

Karın duvarı ve kasık fıtıkları, safra kesesi hastalıkları, apandisit, meme hastalıkları, bazı tiroid sorunları ve sindirim sisteminin cerrahi hastalıkları genel cerrahinin çalışma alanlarına giriyor.

Hemoroid, anal fissür, fistül ve kıl dönmesi de bu bölümde değerlendiriliyor.

Makattan kan gelmesi doğrudan hemoroid kabul edilmemeli. Memede ele gelen kitle de mutlaka kanser anlamına gelmese de değerlendirilmeden bırakılmamalı.

Cerrahi polikliniğine başvurmak, ameliyat kararının verildiği anlamına gelmiyor. Önce tanı ve tedavi seçenekleri belirleniyor.

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM

Adet düzensizlikleri, anormal kanamalar, miyom, yumurtalık kistleri, endometriozis, menopoz ve kadın üreme sistemiyle ilgili sorunlar bu bölümde değerlendiriliyor.

Gebelik öncesi danışmanlık, gebelik takibi, doğum ve doğum sonrası bakım da uzmanlık alanının parçaları.

Bazı merkezlerde riskli gebelikler için perinatoloji, kadın üreme sistemi kanserleri için jinekolojik onkoloji cerrahisi gibi ileri uzmanlık birimleri bulunuyor. Bu birimlere yönlendirme, ilk değerlendirme sonrasında yapılabiliyor.

ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI

Çocuk sağlığı ve hastalıkları; bebek, çocuk ve ergenlerin hastalıklarıyla, büyüme ve gelişimleriyle ilgileniyor.

Beslenme sorunları, büyüme geriliği, tekrarlayan yakınmalar ve çocukluk çağında görülen hastalıklar bu bölümde ele alınıyor. Sağlıklı çocuk izlemi ve koruyucu sağlık hizmetleri aile hekimliğiyle birlikte yürütülebiliyor.

Gerektiğinde çocuk kardiyolojisi, çocuk nörolojisi, çocuk nefrolojisi, çocuk endokrinolojisi veya çocuk gastroenterolojisi gibi yan dallara yönlendirme yapılıyor.

Çocukları erişkin hastalara ait bölüm önerileriyle değerlendirmek doğru değil; yaşa uygun uzmanlık seçilmeli.

ÇOCUK CERRAHİSİ

Çocuklarda cerrahi değerlendirme gerektiren doğumsal veya sonradan gelişen çeşitli hastalıklar bu bölümün alanına giriyor.

Kasık fıtığı gibi sorunlar ve bazı karın içi hastalıklar çocuk cerrahisi tarafından değerlendirilebiliyor. Sorunun niteliğine ve merkezin yapılanmasına göre çocuk ürolojisi gibi alanlar da görev alabiliyor.

Çocuğun cerrahi ihtiyacı, erişkinlerden farklı yaş ve gelişim özellikleri dikkate alınarak değerlendiriliyor.

RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI: PSİKİYATRİ

Depresyon, kaygı bozuklukları, panik bozukluk, takıntılar, bipolar bozukluk ve diğer ruhsal hastalıkların değerlendirilmesi psikiyatrinin çalışma alanında.

Uyku sorunları, bağımlılıklar ve günlük yaşamı belirgin biçimde etkileyen duygusal-davranışsal değişikliklerde de psikiyatrik değerlendirme gerekebiliyor.

Psikiyatrist tıp eğitimi ve uzmanlık eğitimi almış hekimdir; uygun gördüğünde ilaç tedavisi düzenleyebilir. Psikolog ve klinik psikolog ise farklı eğitim ve görev alanlarına sahip meslek unvanlarıdır.

ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI

Çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite, otizm spektrum bozukluğu, kaygı, depresyon, tikler, öğrenme güçlükleri ve çeşitli davranış sorunları bu alanda değerlendiriliyor.

Muayenede yalnızca çocuğun belirtileri değil; gelişimi, aile ilişkileri ve okul yaşamı da dikkate alınıyor.

Dikkat dağınıklığı veya okul başarısındaki düşüş tek başına belirli bir tanı anlamına gelmiyor. Çocuğa özgü kapsamlı değerlendirme gerekiyor.

GERİATRİ: İLERİ YAŞTA SAĞLIĞA BÜTÜN OLARAK BAKIŞ

Geriatri, ileri yaştaki bireylerin bir arada bulunan hastalıklarını ve günlük yaşam becerilerini birlikte değerlendiriyor.

Çok sayıda ilaç kullanımı, unutkanlık, düşmeler, beslenme bozukluğu, idrar kaçırma ve hareket kapasitesindeki azalma bu alanın önemli konuları arasında.

Amaç yalnızca tahlil değerlerini düzenlemek değil; kişinin bağımsızlığını, işlevlerini ve yaşam kalitesini korumak. Her hastalık için ayrı ayrı kullanılan ilaçların birlikte gözden geçirilmesi de bu değerlendirmenin önemli bir parçası.

TIBBİ ONKOLOJİ: KANSERİN İLAÇLA TEDAVİSİ

Tıbbi onkoloji, kanserlerin ilaçla tedavisi ve takibinde görev alıyor. Kemoterapi, hedefe yönelik tedaviler, immünoterapi ve uygun hastalarda hormonal tedaviler bu kapsamda kullanılabiliyor.

Ancak her kanser şüphesiyle doğrudan onkolojiye başlamak gerekmiyor. İlk değerlendirme, şüpheli bulgunun bulunduğu organla ilgili bölümde yapılabiliyor.

Tanı ve tedavi planı; cerrahi branşlar, radyoloji, patoloji ve diğer uzmanlıklarla birlikte oluşturulabiliyor. Kan kanserlerinin önemli bir bölümü ise hematoloji tarafından takip ediliyor.

RADYASYON ONKOLOJİSİ: IŞIN TEDAVİSİNİ PLANLAYAN ALAN

Radyasyon onkolojisi, radyoterapi olarak bilinen ışın tedavisinin planlanması ve uygulanmasıyla ilgileniyor.

Radyoterapi, hastalığa göre tek başına veya ameliyat ve ilaç tedavileriyle birlikte kullanılabiliyor. Bazı hastalarda yakınmaların azaltılması amacıyla da uygulanabiliyor.

Radyasyon onkolojisi ile radyoloji aynı bölüm değil. Biri ağırlıklı olarak tedavi, diğeri görüntüleme yoluyla değerlendirme alanında görev yapıyor.

RADYOLOJİ, NÜKLEER TIP VE PATOLOJİ NE YAPAR?

Radyoloji; ultrason, bilgisayarlı tomografi ve MR gibi görüntüleme yöntemleriyle hastalıkların değerlendirilmesinde görev alıyor. Girişimsel radyolojide görüntüleme eşliğinde biyopsi ve çeşitli tedaviler yapılabiliyor.

Nükleer tıp, radyoaktif maddeler kullanılarak gerçekleştirilen belirli görüntüleme ve tedavi uygulamalarıyla ilgileniyor. PET ve sintigrafi bu alanda kullanılan yöntemler arasında.

Tıbbi patoloji ise biyopsi ve ameliyatla alınan doku veya hücre örneklerini inceliyor. Özellikle kanser tanısının ve hastalığın özelliklerinin belirlenmesinde önemli rol üstleniyor.

Bu alanlara çoğunlukla başka bir hekimin planladığı inceleme veya tedavi kapsamında başvuruluyor. Kişinin kendi kendine tetkik seçmesi yerine, hangi incelemenin gerekli olduğuna muayene sonrasında karar verilmesi gerekiyor.

TIBBİ GENETİK: KALITSAL HASTALIKLAR VE GENETİK DANIŞMANLIK

Ailede kalıtsal hastalık bulunması, bazı gelişimsel sorunlar, doğumsal farklılıklar ve belirli hastalıkların genetik nedenlerinin araştırılması tıbbi genetiğin çalışma alanları arasında.

Genetik danışmanlık, hangi testin gerekli olduğunu ve sonucun kişiyle ailesi için ne anlama geldiğini açıklamayı amaçlıyor.

Her aile öyküsü mutlaka genetik test gerektirmiyor. Test kararı, kişisel ve ailesel bulgular birlikte değerlendirilerek veriliyor.

SIK SORULAN ŞİKÂYETLERDE NEREDEN BAŞLANABİLİR?

Sürekli yorgunluk ve halsizlik: Acil bir belirti yoksa aile hekimliği veya dahiliye uygun bir başlangıç olabilir. Şikâyeti yalnızca vitamin eksikliğine bağlamamak gerekir.

Saç dökülmesi: Dermatoloji değerlendirmesi uygundur. Gerektiğinde eşlik eden hastalıklar açısından başka bölümlerle birlikte inceleme yapılabilir.

Tekrarlayan baş ağrısı: Aile hekimi ilk değerlendirmeyi yapabilir; nöroloji gerekebilir. Ani başlayan çok şiddetli ağrı veya nörolojik belirtiler varsa acil değerlendirme gerekir.

Bel ve boyun ağrısı: Yakınmanın özelliklerine göre aile hekimliği, fiziksel tıp ve rehabilitasyon veya ortopedi değerlendirmesiyle başlanabilir. Sinir basısı ve cerrahi gereksinim düşünülürse beyin ve sinir cerrahisi devreye girebilir.

Unutkanlık: Aile hekimliği, nöroloji veya ileri yaşta geriatri değerlendirmesi yapılabilir. Ani gelişen bilinç bulanıklığı, sıradan unutkanlık gibi ele alınmamalıdır.

Mide yanması ve uzun süren şişkinlik: Aile hekimliği veya dahiliyede başlanabilir; gerekli görülürse gastroenterolojiye yönlendirilir.

Memede ele gelen kitle: Genel cerrahi veya meme hastalıkları biriminde değerlendirilmelidir.

Horlama ve uykuda nefesin durması: KBB, göğüs hastalıkları veya ilgili uyku merkezi değerlendirilebilir. Başvuru noktası hastanenin yapılanmasına göre değişebilir.

İdrar kaçırma: Aile hekimi ilk değerlendirmeyi yapabilir; ürolojiye, bazı kadın hastalarda kadın hastalıkları ve doğum birimine yönlendirme gerekebilir.

Adet düzensizliği: Kadın hastalıkları ve doğum uygun başvuru alanıdır; hormonal nedenler açısından gerektiğinde endokrinolojiyle birlikte değerlendirme yapılabilir.

Yemek veya ilaç sonrası tekrarlayan alerjik yakınmalar: İmmünoloji ve alerji değerlendirmesi gerekebilir. Solunum güçlüğü veya boğazda şişme varsa acil yardım gerekir.

MHRS’DE HER BÖLÜME DOĞRUDAN RANDEVU ALINABİLİR Mİ?

MHRS kapsamındaki kurumlarda randevular internet sitesi, mobil uygulama veya ALO 182 üzerinden alınabiliyor.

İleri uzmanlık ve yan dal polikliniklerinde, ilgili ana dal uzmanının uygun görmesi ve takipli hasta kaydı oluşturması gerekebiliyor. Bu nedenle bir bölümün randevu ekranında görünmemesi yalnızca kontenjan bulunmadığı anlamına gelmeyebilir.

Üniversite hastaneleri ve diğer sağlık kuruluşlarında başvuru kanalları veya kurum içi yönlendirme süreçleri farklı olabiliyor. İlgili kurumun güncel randevu bilgileri kontrol edilmeli.

Aile hekimiyle başlamak, bütün uzmanlık başvurularından önce zorunlu olarak sevk alınması gerektiği anlamına gelmiyor. Ama hangi bölümün uygun olduğunun bilinmediği durumlarda doğru yönlendirmeyi kolaylaştırıyor.

RANDEVUYA GİDERKEN HANGİ BİLGİLER HAZIR OLMALI?

Şikâyetin başlangıç tarihi, ne sıklıkta olduğu, hangi durumlarda arttığı ve günlük yaşamı nasıl etkilediği muayenede önem taşıyor.

Kullanılan reçeteli ilaçlar, reçetesiz ürünler, vitaminler ve takviyeler de hekime bildirilmeli. Önceki tetkikler, ameliyatlar ve bilinen alerjiler değerlendirmeyi tamamlıyor.

Aynı şikâyet için farklı bölümlere başvurulduysa yapılan incelemelerin birlikte görülmesi, gereksiz tekrarların önlenmesine yardımcı olabilir.

Doğru bölüm, her zaman adı en özel görünen bölüm değildir. Esas olan, kişinin şikâyetlerinin uygun bir ilk değerlendirmeyle ele alınması ve gerektiğinde ilgili uzmanlıkların birlikte çalışmasıdır.

TIBBİ UYARI: Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya kişiye özel yönlendirme yerine geçmez. Başvuru yeri yaşa, belirtilerin başlangıcına, şiddetine ve eşlik eden hastalıklara göre değişebilir. Acil belirtilerde randevu beklenmemelidir.

KAYNAKLAR

  1. Cleveland Clinic, Health Essentials. “30 Types of Doctors and What They Do.” 27 Mart 2023. Genel uzmanlık çerçevesi için yararlanılmış, Türkiye’deki başvuru sistemi ayrıca değerlendirilmiştir.
  2. T.C. Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerin aile hekimliği, uzmanlık klinikleri, “Nereye Muayene Olmalıyım?” ve acil başvuru bilgilendirmeleri. Başakşehir Çam ve Sakura, Ankara, Gülhane ve diğer ilgili hastanelerin klinik açıklamaları.
  3. Isparta Şehir Hastanesi. “MHRS Sıkça Sorulan Sorular.” Randevu kanalları ve ileri uzmanlık/yan dal polikliniklerine başvuru açıklamaları.