Şekerli içeceklerin düzenli tüketimi, mide kanseri gelişme olasılığının artmasıyla ilişkili olabilir. ABD'de 112 bin 284 kişinin verileriyle yürütülen geniş kapsamlı bir araştırmada, günde bir porsiyondan fazla şekerle tatlandırılmış içecek tüketenlerde mide kanseri riskinin, bu içecekleri neredeyse hiç tüketmeyenlere göre 2,45 kat yüksek olduğu belirlendi.
Gastro Hep Advances dergisinde 17 Ağustos 2026'da yayımlanan araştırma, şekerli içeceklerle mide kanseri arasındaki olası ilişkiye yönelik önemli bulgular ortaya koydu. Ancak çalışma gözlemsel olarak yürütüldüğü için şekerli içeceklerin doğrudan mide kanserine neden olduğu sonucuna varılamıyor.
112 Bin Kişinin Verileri İncelendi
Massachusetts General Hospital, Harvard Medical School ve diğer akademik kurumlardan araştırmacıların gerçekleştirdiği çalışmada, ABD'de uzun yıllardır sürdürülen iki büyük araştırmanın verileri değerlendirildi.
Nurses' Health Study ve Health Professionals Follow-up Study adlı araştırmalardan elde edilen bilgiler kapsamında 68 bin 311 kadın ve 42 bin 973 erkek incelendi.
Katılımcıların beslenme alışkanlıkları belirli aralıklarla kaydedildi. Araştırmacılar, özellikle şekerle tatlandırılmış ve yapay tatlandırıcı içeren içeceklerin tüketimi ile mide kanseri gelişimi arasındaki ilişkiye odaklandı.
Toplam 3 milyon 204 bin 1 kişi-yıllık izlem süresinde 278 mide kanseri vakası tespit edildi. Bunların 140'ı kadınlarda, 138'i erkeklerde görüldü.
Şekerli İçecek Tüketenlerde Risk 2,45 Kat Yüksek Bulundu
Araştırmanın en dikkat çekici sonucu, yüksek miktarda şekerli içecek tüketen grupta ortaya çıktı.
Günde bir porsiyondan fazla şekerle tatlandırılmış içecek tüketen kişilerde mide kanseri gelişme riski, ayda bir porsiyondan az tüketenlerle karşılaştırıldığında 2,45 kat yüksek bulundu.
Araştırmada bir porsiyon yaklaşık 237 mililitre olarak tanımlandı. Bu miktar, standart bir su bardağından biraz fazlasına karşılık geliyor.
Sonuçlar; yaş, sigara kullanımı, alkol tüketimi, vücut kitle indeksi, fiziksel aktivite ve diğer beslenme alışkanlıkları gibi çeşitli değişkenler dikkate alınarak hesaplandı.
Burada önemli bir ayrım bulunuyor. Riskin 2,45 kat yüksek olması, her gün şekerli içecek tüketen kişilerin yüzde 245'inin mide kanseri olacağı anlamına gelmiyor.
Bu değer, karşılaştırılan iki grup arasındaki göreli risk düzeyini ifade ediyor. Araştırmada toplam 278 mide kanseri vakasının görülmüş olması da bireylerin mutlak riskinin yorumlanmasında dikkate alınması gereken önemli bir ayrıntı.
Hangi İçecekler Araştırmaya Dahil Edildi?
Bilim insanları şekerle tatlandırılmış içecekleri belirli kategoriler altında değerlendirdi.
Bu grupta normal şekerli gazlı içecekler, şeker eklenmiş meyveli içecekler, limonatalar ve spor içecekleri yer aldı.
Araştırma, bütün meyvelerin veya ilave şeker içermeyen içeceklerin aynı riskle ilişkili olduğunu göstermiyor.
Özellikle şeker ilave edilmiş ürünlerle doğal olarak şeker içeren besinlerin aynı kategoride değerlendirilmemesi gerekiyor.
Diyet İçeceklerde Aynı İlişki Görülmedi
Araştırmacılar, yapay tatlandırıcı içeren düşük kalorili gazlı içecekleri de ayrıca inceledi.
Şekerli içeceklerden farklı olarak, bu ürünlerin tüketimi ile mide kanseri görülme sıklığı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı.
Ancak bu sonuç, yapay tatlandırıcıların tümüyle güvenli olduğunun veya her türlü kanser riskinden bağımsız bulunduğunun kanıtı değil.
Çalışma yalnızca incelenen içecek grupları ve mide kanseri açısından sonuç sunuyor. Farklı tatlandırıcıların uzun dönem sağlık etkilerinin değerlendirilmesi ise ayrı araştırmalar gerektiriyor.
Şekerli İçecekler Mide Kanseri Riskini Neden Etkileyebilir?
Şekerli içeceklerle mide kanseri arasındaki ilişkinin biyolojik mekanizması henüz kesin olarak açıklanmış değil.
Araştırmacılar, yüksek şeker tüketiminin kilo artışı, insülin direnci, kronik inflamasyon ve bağırsak mikrobiyotasındaki değişiklikler gibi süreçlerle bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor.
Bu mekanizmaların bazıları kanser gelişimi açısından biyolojik olarak anlamlı kabul edilse de araştırmada söz konusu süreçlerin mide kanserine doğrudan yol açtığı gösterilmedi.
Çalışmada toplam fruktoz tüketimiyle mide kanseri arasında da pozitif bir ilişki gözlendi. Ancak bu bulgu, fruktozun tek başına mide kanserine neden olduğunu kanıtlamıyor.
Önceki Araştırmalar Aynı Sonucu mu Gösteriyor?
Şekerli içeceklerle mide kanseri arasındaki ilişkiye dair bilimsel veriler henüz bütünüyle tutarlı değil.
Japonya'da 74 bin 455 kişi üzerinde yürütülen ve 2023 yılında European Journal of Clinical Nutrition dergisinde yayımlanan bir araştırmada, şekerli içecek tüketimi ile mide kanseri arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştı.
Bu araştırmada incelenen içeceklerin kapsamı ve katılımcı özellikleri, ABD'deki çalışmadan farklıydı.
Eylül 2026'da yayımlanan StoP Project verilerine dayalı bir bilimsel kongre özetinde ise 17 araştırmanın birleştirilmiş analizinde şekerli meşrubat tüketimi arttıkça mide kanseriyle ilişkinin güçlendiği bildirildi.
Bununla birlikte kongre özeti düzeyindeki bulguların, ayrıntılı yöntem ve sonuçları içeren tam araştırma yayınlarıyla aynı kapsamda değerlendirilmemesi gerekiyor.
Yeni sonuçlar, şekerli içecek tüketiminin mide kanseri açısından daha ayrıntılı araştırılması gerektiğini destekliyor.
Araştırmanın Önemli Sınırlamaları Var
Araştırmanın geniş katılımcı sayısı ve uzun takip süresi önemli güçlü yönlerini oluşturuyor. Buna karşılık mide kanseri tanısı alan kişi sayısı 278 ile sınırlı kaldı.
Katılımcıların büyük bölümünün beyaz Amerikalı sağlık çalışanlarından oluşması, sonuçların bütün toplumlara doğrudan uygulanmasını güçleştiriyor.
Çalışmada mide kanserinin önemli nedenlerinden biri olan Helicobacter pylori enfeksiyonu hakkında bütün katılımcıları kapsayan ayrıntılı veri bulunmuyordu.
Ayrıca ailede mide kanseri öyküsü, daha önce yapılan endoskopik incelemeler ve tümörün mide içindeki yerleşimi gibi konularda da veri sınırlılıkları vardı.
Bu nedenle araştırma, önemli bir ilişki ortaya koysa da mide kanserindeki risk artışının yalnızca şekerli içeceklere bağlanmasına izin vermiyor.
Mide Kanserinden Korunmada Asıl Risk Faktörleri Neler?
Mide kanserinin gelişiminde tek bir beslenme alışkanlığından çok sayıda çevresel, mikrobiyolojik ve bireysel faktör rol oynuyor.
Helicobacter pylori enfeksiyonu, mide kanseri açısından en önemli ve iyi tanımlanmış risk faktörlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Sigara kullanımı, ileri yaş, aile öyküsü ve bazı beslenme alışkanlıkları da risk değerlendirmesinde önem taşıyor.
Şekerli içecek tüketimini azaltmak, genel beslenme sağlığı açısından desteklenen bir yaklaşım. Ancak mevcut araştırma, yalnızca bu içecekleri bırakmanın mide kanserini önleyeceğini göstermiyor.
Özellikle ailede mide kanseri öyküsü bulunan veya Helicobacter pylori enfeksiyonu açısından risk taşıyan kişilerin değerlendirilmesi, yalnızca içecek tercihleri üzerinden yapılmamalı.
Şekerli İçecekleri Azaltmak Mide Kanseri Riskini Düşürür mü?
Bu sorunun kesin yanıtı henüz bilinmiyor.
Araştırma, yüksek tüketim ile artmış mide kanseri riski arasında ilişki bulunduğunu gösteriyor. Ancak tüketimin azaltılmasıyla kanser riskinin ne kadar düşeceğini ölçen bir müdahale çalışması değil.
Buna rağmen şekerle tatlandırılmış içeceklerin sınırlandırılması, fazla enerji alımını azaltmak ve daha sağlıklı beslenme alışkanlıkları oluşturmak bakımından anlamlı bir tercih.
Araştırmanın ortaya koyduğu temel mesaj, günlük içecek tüketiminin de uzun dönem sağlık araştırmalarında dikkate alınması gerektiği.
Mide kanserine ilişkin bu yeni bulguların farklı ülkelerde, farklı beslenme alışkanlıklarına sahip topluluklarda ve daha fazla kanser vakası içeren araştırmalarla doğrulanması gerekiyor.
TIBBİ UYARI
Bu araştırma bireysel mide kanseri riskini hesaplamak veya hastalık tanısı koymak amacıyla kullanılamaz. Nedeni açıklanamayan kilo kaybı, sürekli mide şikâyetleri, yutma güçlüğü, kanlı kusma veya siyah dışkılama gibi belirtilerde tıbbi değerlendirme gerekir. Kanlı kusma ve siyah dışkılama acil değerlendirme gerektirebilir.
KAYNAKLAR
1. Gastro Hep Advances — Gweon ve arkadaşları, Association Between Sugar-Sweetened and Artificially Sweetened Beverage Intake and Gastric Cancer Incidence — 17 Ağustos 2026
2. European Journal of Clinical Nutrition — Sugary Drink Consumption and the Subsequent Risk of Gastric Cancer: The Japan Public Health Center-Based Prospective Study — 2023
3. Epidemiology, Biostatistics, and Public Health — Santucci ve arkadaşları, Sugar-Sweetened Soft Drinks Consumption and Gastric Cancer: Results From the StoP Project — Kongre özeti, 22 Eylül 2026





