Google Discover (Keşfet), yayıncılar için klasik Google aramasından farklı çalışan önemli bir trafik alanı. Kullanıcı burada çoğu zaman bir kelime aramıyor; Google, ilgi alanlarına uygun olduğunu düşündüğü haberleri, rehberleri ve diğer içerikleri doğrudan karşısına çıkarıyor.

Bu nedenle Discover’da başarılı olmanın yolu yalnızca anahtar kelime kullanmaktan geçmiyor. Konunun ilgi çekiciliği, içeriğin özgünlüğü, başlığın niteliği, görsel seçimi ve sitenin güvenilirliği birlikte önem kazanıyor.

Google Discover’a başvuru yapmak gerekiyor mu?

Hayır.

Bir internet sitesinin Discover’a girmek için ayrıca başvuru yapması veya özel bir Discover etiketi kullanması gerekmiyor.

Google tarafından dizine eklenen ve Discover içerik politikalarına uygun olan sayfalar otomatik olarak Keşfet’te gösterilmeye uygun hale geliyor.

Ancak bu önemli bir ayrım:

Discover’a uygun olmak, mutlaka Discover’da gösterilmek anlamına gelmiyor.

Hangi içeriğin hangi kullanıcıya gösterileceğine Google’ın sistemleri karar veriyor.

Discover’da anahtar kelimeden önce ilgi geliyor

Klasik SEO çalışmalarında genellikle şu soruyla başlanır:

“İnsanlar Google’da ne arıyor?”

Discover için buna bir soru daha eklemek gerekiyor:

“İnsanların ilgisini şimdi veya yakın zamanda ne çekebilir?”

Çünkü Discover sorgu merkezli değil, ilgi merkezli çalışan bir sistem.

Bir sağlık araştırması, yeni bir tedavi, dikkat çeken bilimsel gelişme, eğitim kararı veya gündemde hızla yükselen bir konu; insanlar henüz yoğun biçimde arama yapmadan Discover’da karşılarına çıkabilir.

Bu nedenle Discover yayıncılığında yalnızca arama hacmi takip etmek yeterli değil.

Gündemi, toplumsal ilgiyi, bilimsel gelişmeleri ve hedef kitlenin değişen merakını izlemek gerekiyor.

Google özgün bilgiye dikkat çekiyor

Günümüz internet yayıncılığının temel sorunlarından biri aynı bilginin yüzlerce sitede birbirine çok benzeyen biçimde yayımlanması.

Özellikle haber sitelerinde bir basın açıklamasının birkaç kelimesini değiştirerek yeniden yayımlamak oldukça yaygın.

Ancak Discover açısından asıl değer, içeriğe yeni bir katkı sağlayabilmek.

Bir haberi hazırlarken şu sorular önem kazanıyor:

Bu gelişme neden önemli?

Kimleri ilgilendiriyor?

Daha önce durum nasıldı?

Yeni olan ne?

Veriler ne söylüyor?

Uzmanlar konuya nasıl yaklaşıyor?

Okuyucu bu haberi bitirdiğinde başka yerde bulamayacağı ne öğrenmiş olacak?

Bu sorulara verilen cevaplar içeriği sıradan bir yeniden yazımdan çıkarıp gerçek bir editoryal ürüne dönüştürüyor.

Başlık güçlü olmalı ama yanıltmamalı

Discover son derece hızlı tüketilen bir ortam.

Kullanıcı içerik kartlarını kaydırırken çoğu zaman birkaç saniye içinde karar veriyor.

Bu nedenle başlık güçlü olmak zorunda.

Ancak güçlü başlık ile clickbait aynı şey değil.

“Doktorlar Şokta”, “Kimse Bunu Bilmiyor”, “Bu Besin Hastalığı Bitiriyor” gibi içerikle desteklenmeyen ifadeler kısa vadede dikkat çekse bile güvenilir yayıncılık açısından sorun oluşturuyor.

Google da başlık ve önizleme alanlarında yanıltıcı veya abartılı ifadelerle etkileşimi yapay biçimde artırmaya çalışan yöntemlerden kaçınılmasını istiyor.

En doğru yaklaşım:

Merak uyandırmak ama gerçeği saklamamak.

Başlığı güçlendirmek ama haberde olmayan bir iddia üretmemek.

Discover görsellerinde 1200 piksel neden önemli?

Discover’ın en dikkat çekici özelliklerinden biri güçlü görsel kullanımı.

Google, büyük ve yüksek kaliteli görseller kullanılmasını özellikle tavsiye ediyor.

Güncel teknik öneriler arasında:

En az 1200 piksel genişlik,

yüksek çözünürlük,

tercihen yatay 16:9 kompozisyon,

max-image-preview:large ayarının kullanılması

ve ana görselin og:image veya uygun yapılandırılmış veriyle belirtilmesi bulunuyor.

Ancak yalnızca çözünürlük yeterli değil.

Görsel telefondaki küçük haber kartına düştüğünde de anlaşılmalı.

Ana konu kenarlarda kaybolmamalı.

Önemli kişi veya nesne kırpılmamalı.

Fotoğraf veya illüstrasyon doğrudan haberi temsil etmeli.

Genel site logosu veya konuyla ilgisi zayıf bir görsel kullanılmamalı.

Görselin üzerine çok fazla yazı koymak doğru mu?

Discover görsellerinde en sık yapılan hatalardan biri bütün başlığı görselin üzerine taşımak.

Google, fazla metin içeren görsellerden kaçınılmasını öneriyor.

Bu, görselde hiçbir yazı kullanılamayacağı anlamına gelmiyor.

Asıl mesele okunabilirlik ve görsel sadelik.

Kısa, güçlü ve haberi tamamlayan bir manşet kullanılabilir.

Ancak görsel küçük bir mobil karta dönüştüğünde metin okunamıyorsa veya bütün görseli kaplıyorsa tasarım amacını kaybediyor.

Bu nedenle Discover kapağında temel yaklaşım şöyle olmalı:

Görsel konuyu anlatsın.

Manşet anlamı tamamlasın.

Eski içerikler de Discover’a girebilir

Discover yalnızca son dakika haberlerinden oluşmuyor.

Google, eski içeriklerin hâlâ faydalı ve kullanıcının ilgi alanlarıyla ilişkili olması halinde yeniden gösterilebileceğini belirtiyor.

Bu durum özellikle evergreen içerikler için önemli.

Örneğin sağlık yayınlarında:

hastalık rehberleri,

kan tahlilleri,

beslenme içerikleri,

ilaç ve tedavi rehberleri,

doktor biyografileri,

tıp tarihi yazıları

aylar hatta daha uzun süre sonra yeniden okuyucunun karşısına çıkabilir.

Bu nedenle güçlü bir yayıncılık modeli yalnızca günlük haberlere dayanmamalı.

Güncel içeriklerle evergreen içerikler birlikte geliştirilmelidir.

Eski içeriğin sadece tarihini değiştirmek yeterli değil

Bazı siteler eski içeriklerin tarihini değiştirerek onları tekrar güncel göstermeye çalışıyor.

Oysa gerçek güncelleme, yalnızca tarih değiştirmek değildir.

Bir içerik güncelleniyorsa yeni bilgi eklenmeli.

Yeni araştırma yayımlandıysa işlenmeli.

Mevzuat değiştiyse düzeltilmeli.

Veriler yenilendiyse güncellenmeli.

Uzman görüşü veya yeni gelişmeler eklenmeli.

Kısacası sayfanın tarihi değil, içeriğin kendisi yenilenmelidir.

Sağlık içeriklerinde güven daha kritik

Discover özellikle sağlık yayıncıları açısından büyük fırsat yaratabiliyor.

Ancak sağlık aynı zamanda yanlış bilginin ciddi sonuçlar doğurabileceği bir alan.

Bu nedenle sağlık içeriklerinde:

yazarın kimliği,

uzmanlık bilgisi,

güvenilir kaynaklar,

yayın tarihi,

güncelleme tarihi,

iddiaların kanıt düzeyi

açık biçimde gösterilmeli.

Bir araştırmada yalnızca ilişki bulunmuşsa bunu kesin neden-sonuç ilişkisi gibi sunmamak gerekir.

Hayvan çalışmasını insanlarda kanıtlanmış tedavi gibi göstermemek gerekir.

Erken araştırma sonuçlarını kesin sonuç haline getirmemek gerekir.

Discover için güçlü başlık üretme isteği, bilimsel doğruluğun önüne geçmemelidir.

Yapay zekâ kullanmak sorun mu?

Yapay zekânın kendisi sorun değil.

Sorun, kullanıcıya değer katmadan çok sayıda benzer içerik üretmek.

Yapay zekâ;

araştırmayı hızlandırmak,

verileri düzenlemek,

kaynakları karşılaştırmak,

metnin yapısını geliştirmek,

başlık seçenekleri üretmek

için kullanılabilir.

Ancak yüzlerce içeriği yalnızca arama ve Discover trafiği yakalamak amacıyla otomatik biçimde üretmek sürdürülebilir bir yayın stratejisi değil.

Yapay zekâ bir içerik fabrikasının değil, editoryal sürecin destek aracı olmalı.

Discover’da yapay zekâ dönemi de başladı

Google Discover artık yalnızca klasik içerik kartlarından ibaret değil.

Google, Discover içerisinde üretken yapay zekâ özelliklerini de geliştiriyor ve yayıncılara bu alanlardaki görünürlüklerini Search Console üzerinden takip edebilme imkânı sunuyor.

Yayıncılar artık üretken yapay zekâ özelliklerinde hangi sayfalarının gösterim aldığını ve bu görünürlüğün zaman içinde nasıl değiştiğini inceleyebiliyor.

Bu gelişme önemli.

Çünkü internet yayıncılığında Google görünürlüğü artık yalnızca klasik arama sonuçlarından veya standart Discover kartlarından ibaret değil.

İçeriğin yapay zekâ destekli keşif ortamlarında kaynak olarak kullanılabilmesi de yeni bir görünürlük alanına dönüşüyor.

Discover performansı nasıl takip edilir?

En önemli araç Google Search Console.

Bir site yeterli Discover gösterimine ulaştığında Search Console içerisinde Discover Performans Raporu görüntülenebiliyor.

Buradan:

gösterimler,

tıklamalar,

tıklama oranı,

en çok performans gösteren sayfalar,

ülkeler

ve zaman içindeki değişimler incelenebiliyor.

Ancak yalnızca toplam ziyaretçi sayısına bakmak yeterli değil.

Yayıncıların kendi verilerinden şu sorulara cevap çıkarması gerekiyor:

Hangi konular daha sık Discover’a giriyor?

Hangi başlıklar daha yüksek tıklama oranı getiriyor?

Hangi görsel modeli daha iyi çalışıyor?

Haberler ne kadar süre trafik alıyor?

Evergreen içerikler tekrar görünürlük kazanıyor mu?

Hangi içerik kategorileri sürekli öne çıkıyor?

Bu analiz zaman içinde her yayın için kendine özgü bir Discover stratejisi oluşturabilir.

Discover trafiği neden aniden düşebilir?

Discover trafiği klasik Google arama trafiğine göre daha dalgalı olabilir.

Bugün yüksek trafik alan bir yayın ertesi hafta ciddi düşüş yaşayabilir.

Bu her zaman bir ceza anlamına gelmez.

Kullanıcıların ilgi alanları değişebilir.

Gündemdeki konular değişebilir.

Discover’da gösterilen içerik türleri değişebilir.

Google Arama sistemlerinde yapılan güncellemeler etkili olabilir.

Bu nedenle Discover tek trafik kaynağı olarak görülmemelidir.

Organik arama, Google News, doğrudan trafik, sosyal medya ve diğer dağıtım kanallarıyla birlikte düşünülmelidir.

Discover için yayın öncesi kontrol

Bir haberi yayımlamadan önce editörün şu soruları sorması yararlı olabilir:

Konu hedef kitle açısından gerçekten ilgi çekici mi?

Haberde başka yerde olmayan bir katkı var mı?

Başlık içeriği doğru temsil ediyor mu?

Başlık merak uyandırıyor ama yanıltmıyor mu?

Görsel en az 1200 piksel genişliğinde mi?

Mobil kartta küçüldüğünde konu hâlâ anlaşılabiliyor mu?

Ana görsel doğru şekilde tanımlanmış mı?

Yazar ve kaynak bilgileri güven oluşturuyor mu?

Sayfa mobilde rahat okunuyor mu?

Okuyucu haberi bitirdiğinde yeni bir bilgi edinmiş oluyor mu?

Bu soruların büyük bölümünün cevabı “hayır” ise yalnızca başlığı değiştirmek Discover performansını düzeltmeye yetmeyecektir.

Google Discover’ın gerçek formülü ne?

Uyuz paraziti ve yumurtaları deneysel tedaviyle ortadan kaldırıldı
Uyuz paraziti ve yumurtaları deneysel tedaviyle ortadan kaldırıldı
İçeriği Görüntüle

Google Discover’a girmenin garantili bir yöntemi bulunmuyor.

Ancak görünme ihtimalini güçlendiren yayıncılık ilkeleri giderek daha belirgin hale geliyor:

Doğru konu.

Doğru zamanlama.

Özgün bilgi.

Güvenilir içerik.

Güçlü fakat dürüst başlık.

Yüksek kaliteli görsel.

İyi mobil deneyim.

Okuyucuya gerçek değer.

Discover’ın geleceği yalnızca SEO tekniğiyle açıklanamaz.

Burada gazetecilik, içerik stratejisi, kullanıcı davranışı, görsel anlatım ve teknik SEO aynı noktada birleşiyor.

Algoritmayı kandırmaya çalışmak yerine okuyucunun gerçekten ilgilenmek isteyeceği içerikler üretmek hâlâ en güçlü yaklaşım.

Çünkü Discover’da görünmenin temel sorusu aslında oldukça basit:

Bu içerik, Google’ın bir kullanıcıya özellikle önermesine değecek kadar iyi mi?