Femur alt uç aseptik nekrozu, uyluk kemiğinin diz eklemine yakın bölümünde kemik dokusunun yeterli kanlanamaması nedeniyle zarar görmesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır. Tıpta distal femur osteonekrozu veya avasküler nekroz olarak da adlandırılır. Başlangıçta diz ağrısıyla kendini gösteren bu durum, ilerleyen hastalarda kemiğin eklem yüzeyinde çökme ve kıkırdak hasarına yol açabilir.

Ancak MR raporunda femur alt uç aseptik nekrozu yazması, hastanın mutlaka ameliyat olması gerektiği anlamına gelmez. Tedavi kararı; hastalığın hangi kemiği ve bölgeyi etkilediğine, hasarın büyüklüğüne, eklem yüzeyinde çökme bulunup bulunmadığına ve hastanın şikâyetlerine göre verilir. Erken dönemde saptanan bazı hastalar ameliyatsız tedaviyle takip edilebilirken, ileri kemik hasarı gelişen hastalarda cerrahi müdahale gerekebilir.

Femur alt uç aseptik nekrozu nedir?

Femur, kalça ile diz arasında uzanan ve vücudun ağırlığını taşıyan uyluk kemiğidir. Bu kemiğin diz eklemine katılan alt bölümüne distal femur adı verilir.

Diz eklemini oluşturan bu bölümde, femur kondilleri olarak adlandırılan iki yuvarlak kemik çıkıntısı bulunur. Bu çıkıntıların yüzeyi kıkırdakla kaplıdır ve hareket sırasında yükün dağıtılmasına yardımcı olur.

Kemik canlı bir dokudur. Hücrelerinin yaşamını sürdürebilmesi için düzenli kan dolaşımına ihtiyaç duyar. Kemiğin belirli bir bölgesine ulaşan kan akımı bozulduğunda kemik hücreleri zarar görebilir veya ölebilir. Bu duruma osteonekroz denir.

Aseptik kelimesi ise tablonun mikropların yol açtığı bir kemik enfeksiyonu olmadığını ifade eder.

Başlangıçta eklem yüzeyinin şekli korunabilir. Ancak kemik yeterli dayanıklılığını kaybederse üzerindeki kıkırdağı destekleyemez. İlerleyen dönemde eklem yüzeyinde çökme, hareket kısıtlılığı ve kireçlenme gelişebilir.

Her diz osteonekrozu aynı hastalık mı?

Güncel ortopedi literatüründe önemli bir ayrım bulunuyor.

Gerçek avasküler osteonekroz, kemiğin kanlanmasının bozulmasıyla ilişkili kemik dokusu ölümüdür. Kortizon kullanımı ve bazı sistemik hastalıklar bu tabloyla ilişkili olabilir.

Buna karşılık geçmişte dizin kendiliğinden gelişen osteonekrozu olarak tanımlanan birçok olgunun, gerçekte eklem kıkırdağının hemen altındaki kemikte gelişen küçük yetersizlik kırıklarıyla başladığı anlaşıldı.

Bu ikinci durum, dizin subkondral yetersizlik kırığı olarak adlandırılır. İngilizce kısaltması SIFK'tır.

İki hastalık benzer ağrılara ve MR bulgularına neden olabilse de oluşum mekanizmaları aynı değildir.

Bu nedenle yalnızca raporda nekroz ifadesinin bulunması değil, MR görüntülerinin ayrıntılı değerlendirilmesi ve gerçek hastalık tipinin belirlenmesi önem taşır.

Femur alt uç nekrozu neden olur?

Gerçek avasküler nekrozda temel sorun, kemik dokusunu besleyen kan dolaşımının bozulmasıdır.

Ancak bu bozulmanın kesin nedeni her hastada ortaya konulamayabilir.

Bilinen risk faktörleri arasında şunlar bulunur:

- Uzun süreli veya yüksek doz kortikosteroid kullanımı
- Aşırı alkol tüketimi
- Kemik dolaşımını etkileyebilen yaralanmalar
- Sistemik lupus gibi bazı bağışıklık sistemi hastalıkları
- Orak hücre hastalığı gibi kan hastalıkları
- Organ nakli sonrasında kullanılan bazı tedaviler

Bu faktörlerin bulunması, kişide mutlaka osteonekroz gelişeceği anlamına gelmez. Ayrıca hiçbir belirgin risk faktörü bulunmayan kişilerde de hastalık görülebilir.

Dizdeki subkondral yetersizlik kırıklarında ise mekanizma farklıdır.

Özellikle ileri yaşlarda kemik dayanıklılığının azalması, menisküsün yük dağıtma işlevinin bozulması ve diz eklemine binen mekanik yüklerin değişmesi küçük kırıkların gelişmesine katkıda bulunabilir.

Menisküs, dizdeki iki kemik arasında yükü dağıtan kıkırdak benzeri koruyucu dokudur. Bu yapının özellikle arka bağlantı bölgesindeki yırtıklar, kemiğin belirli noktalarına aşırı yük binmesine neden olabilir.

Kimlerde daha sık görülür?

Dizin kendiliğinden gelişen osteonekrozu veya subkondral yetersizlik kırığı olarak tanımlanan tablolar özellikle orta ve ileri yaştaki kadınlarda daha sık bildirilmiştir.

Gerçek avasküler nekroz ise kortikosteroid kullanımı veya altta yatan sistemik hastalıklarla ilişkili olarak daha genç bireylerde de ortaya çıkabilir.

Hastalığın farklı türlerinin aynı yaş ve risk grubunda değerlendirilmemesi gerekir.

Femur alt uç aseptik nekrozunun belirtileri nelerdir?

En belirgin yakınma diz ağrısıdır.

Ağrı genellikle dizin iç bölümünde hissedilmekle birlikte, hasarın bulunduğu yere göre dış tarafta veya daha yaygın şekilde de ortaya çıkabilir.

Bazı hastalarda ağrı yavaş yavaş gelişir. Özellikle subkondral yetersizlik kırığında ise belirgin bir kaza ya da düşme yaşanmadan aniden başlayabilir.

Görülebilen belirtiler şunlardır:

- Yürürken veya ayakta dururken artan diz ağrısı
- Merdiven çıkarken ya da inerken zorlanma
- Dizin iç veya dış tarafında hassasiyet
- Diz çevresinde şişlik
- Uzun süre ayakta kalamama
- Dizi tam bükmekte veya açmakta güçlük
- İlerlemiş hastalıkta istirahat sırasında veya gece ortaya çıkan ağrı
- Ağrı nedeniyle aksayarak yürüme

Hastalığın erken dönemlerinde ağrıya rağmen dizin dış görünüşü normal olabilir.

Ayrıca bu belirtiler menisküs yırtığı, kireçlenme, bağ yaralanması ve başka kemik hastalıklarında da görülebilir. Yalnızca ağrının bulunduğu bölgeye bakılarak kesin tanı konulamaz.

Ne zaman doktora başvurulmalı?

Özellikle elli yaşından sonra belirgin bir yaralanma olmadan başlayan, üzerine basmakla artan ve birkaç gün içinde düzelmeyen yeni diz ağrıları ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.

Diz ağrısı nedeniyle günlük yürüyüş mesafesinin azalması, aksama başlaması veya gece ağrısının ortaya çıkması da muayeneyi geciktirmemek için önemli nedenlerdir.

Ani ve şiddetli ağrı nedeniyle bacağın üzerine basılamaması, belirgin travma sonrası şekil bozukluğu gelişmesi veya dizde şiddetli kızarıklık, sıcaklık artışı ve ateş görülmesi durumunda ise acil sağlık değerlendirmesi gerekir.

Özellikle ateşle birlikte sıcak ve şiş bir diz, osteonekroz dışında acil tedavi gerektiren eklem enfeksiyonunun belirtisi olabilir.

Femur alt uç osteonekrozu nasıl teşhis edilir?

Tanıda hastanın şikâyetleri, muayene bulguları ve görüntüleme yöntemleri birlikte değerlendirilir.

Ortopedi uzmanı öncelikle ağrının ne zaman başladığını, yaralanma öyküsünü, kullanılan ilaçları ve eşlik eden hastalıkları sorgular.

Diz muayenesinde ağrılı bölge, eklem hareketleri, şişlik ve üzerine basma sırasında ortaya çıkan yakınmalar değerlendirilir.

Röntgen

Diz röntgeni kemik yapısının ve eklem aralığının değerlendirilmesine yardımcı olur.

Ancak erken dönem osteonekrozda veya subkondral yetersizlik kırığında röntgen tamamen normal görünebilir.

İleri hastalıkta kemik yüzeyinde düzensizlik, çökme ve eklem aralığında daralma saptanabilir.

Manyetik rezonans görüntüleme (MR)

MR, erken kemik değişikliklerini gösterebilmesi nedeniyle en önemli incelemelerden biridir.

MR ile hasarın yeri ve büyüklüğü, kemik iliğindeki değişiklikler, eklem yüzeyinin durumu ve eşlik eden menisküs veya kıkırdak sorunları değerlendirilebilir.

Subkondral yetersizlik kırığında kemik yüzeyinin hemen altında kırık hattını düşündüren karakteristik görüntüler bulunabilir.

Gerçek osteonekrozda ise kemik dokusunun etkilenme biçimi ve lezyonun sınırları farklı özellikler gösterebilir.

Hepatit B Nedir? Belirtileri, Bulaşma Yolları ve Güncel Tedaviler
Hepatit B Nedir? Belirtileri, Bulaşma Yolları ve Güncel Tedaviler
İçeriği Görüntüle

MR raporunda kemik iliği ödemi yazılması, tek başına osteonekroz tanısı anlamına gelmez. Benzer görüntüler farklı diz hastalıklarında da ortaya çıkabilir.

Gerekli hastalarda bilgisayarlı tomografi, kemik yoğunluğu ölçümü veya altta yatan hastalıkları araştırmaya yönelik kan testleri istenebilir.

Ancak bunların hepsi her hasta için zorunlu değildir.

Femur alt uç aseptik nekrozu nasıl tedavi edilir?

Tedavide temel amaç ağrıyı azaltmak, eklem yüzeyini korumak, mümkünse kemik hasarının ilerlemesini önlemek ve hastanın yürüme işlevini sürdürmesini sağlamaktır.

Hastalığın erken veya ileri evrede olması tedavi seçeneklerini önemli ölçüde değiştirir.

Ameliyatsız tedavi mümkün mü?

Evet. Özellikle eklem yüzeyinde çökme gelişmemiş, sınırlı kemik hasarı bulunan bazı hastalarda ameliyatsız tedavi uygulanabilir.

Yükün azaltılması

Tedavinin en önemli bileşenlerinden biri, hasarlı kemiğin üzerine binen yükün kontrol edilmesidir.

Hastanın durumuna göre koltuk değneği kullanılması, belirli bir süre yük vermenin azaltılması veya yükü farklı bölgelere dağıtan özel dizliklerden yararlanılması önerilebilir.

Özellikle yetersizlik kırıklarında erken dönemde aşırı yüklenmeden kaçınmak, kemiğin iyileşme süreci açısından önemlidir.

Ancak yük kısıtlamasının derecesi ve süresi kişiye göre belirlenmelidir. Gereksiz uzun hareketsizlik kas güçsüzlüğüne ve başka sorunlara yol açabilir.

Ağrı kontrolü

Uygun hastalarda ağrı kesici ve iltihap giderici ilaçlar kullanılabilir.

Bu ilaçlar ağrıyı hafifletebilir; ancak ölmüş kemik dokusunu doğrudan yeniden canlandırdıkları gösterilmiş değildir.

Kemik metabolizmasını etkileyen bazı ilaçlar da araştırılmıştır. Bununla birlikte özellikle bifosfonatların dizdeki kemik iliği lezyonları ve kendiliğinden gelişen osteonekroz üzerindeki yararına ilişkin çalışmalar tutarlı sonuçlar vermemektedir.

Bu ilaçlar her hastada kanıtlanmış standart tedavi olarak değerlendirilmemelidir.

Fizik tedavi ve rehabilitasyon

Hastanın durumuna uygun egzersizler, diz hareket açıklığının korunmasına ve çevre kasların güçlendirilmesine yardımcı olabilir.

Ancak aktif kemik hasarının bulunduğu dönemde koşma, zıplama veya ağrılı dize yüksek yük bindiren egzersizler uygun olmayabilir.

Rehabilitasyon programı kemik hasarının evresine göre planlanmalıdır.

Femur alt uç nekrozunda ameliyat ne zaman gerekir?

Ameliyat kararı yalnızca MR raporundaki tanı adına göre verilmez.

Kemikteki hasarın büyüklüğü, eklem yüzeyinde çökme olup olmadığı, hastanın yaşı, hareket kapasitesi ve uygulanan tedavilere verilen yanıt birlikte değerlendirilir.

Özellikle şu durumlarda cerrahi tedavi gündeme gelebilir:

- Kemik yüzeyinin belirgin şekilde çökmesi
- Geniş bir kemik alanının etkilenmesi
- İleri kıkırdak hasarı gelişmesi
- Ameliyatsız tedaviye rağmen ciddi ağrının sürmesi
- Dizde ilerleyici şekil bozukluğu veya ileri kireçlenme oluşması

Kemik içi basıncı azaltma ameliyatı

Core decompression olarak adlandırılan işlemde kemik içine kontrollü kanallar açılır.

Amaç, kemik içindeki basıncı azaltmak ve hasarlı bölgenin yeniden kanlanmasına yardımcı olmaktır.

Seçilmiş erken evre gerçek osteonekroz olgularında eklemi korumaya yönelik bir seçenek olabilir.

Ancak her subkondral kırık veya ileri nekroz olgusunda aynı başarı beklenmez.

Kemik ve kıkırdak onarım işlemleri

Sınırlı hasarı bulunan bazı hastalarda kemik grefti veya kemik-kıkırdak nakli gibi işlemler değerlendirilebilir.

Bu yöntemlerde amaç hasarlı bölgeyi desteklemek ve mümkün olduğunca hastanın kendi eklemini korumaktır.

Kemik düzeltme ameliyatı

Osteotomi adı verilen yöntemde bacağın mekanik yük dağılımı değiştirilir.

Böylece dizin hasarlı bölümüne binen yükün azaltılması hedeflenir.

Özellikle uygun kemik yapısına sahip, seçilmiş hastalarda düşünülebilir.

Diz protezi

Kemik yüzeyinde ileri çökme ve yaygın eklem hasarı geliştiğinde protez ameliyatı gerekebilir.

Hasar yalnızca dizin bir bölümündeyse uygun hastalarda kısmi diz protezi düşünülebilir.

Daha yaygın hastalıkta ise total diz protezi gündeme gelir.

Hangi ameliyatın uygun olduğu görüntüleme bulgularına ve hastanın genel durumuna bağlıdır.

Güncel tedavilerde neler değişiyor?

Diz osteonekrozu alanındaki önemli gelişmelerden biri, hastalığın türlerinin daha doğru sınıflandırılmasıdır.

Journal of ISAKOS dergisinde Ekim 2025 sayısında yayımlanan bir bilimsel derleme, geçmişte kendiliğinden gelişen osteonekroz olarak adlandırılan birçok lezyonda asıl sorunun kemik yüzeyinin altındaki yetersizlik kırıkları olabileceğini vurguladı.

Bu yaklaşım, hastaların tamamını aynı hastalık grubunda değerlendirmenin doğru olmayabileceğine işaret ediyor.

Tedavide diğer önemli araştırma alanı, hasarlı eklem altı kemiğin desteklenmesine yönelik girişimlerdir.

Subkondroplasti adı verilen işlemde kemik içindeki belirli lezyonlara kalsiyum fosfat esaslı kemik yerine geçen bir malzeme uygulanır.

Amaç zayıflamış kemik alanını desteklemek ve ağrıyı azaltmaktır.

Ancak bu yöntem her femur alt uç osteonekrozu hastasına uygun değildir. Çalışmaların önemli bir bölümü, diz kireçlenmesiyle ilişkili kemik iliği lezyonları bulunan hastalarda gerçekleştirilmiştir.

Dolayısıyla bu hasta grubunda elde edilen sonuçlar, gerçek avasküler nekrozu bulunan bütün hastalara doğrudan uygulanamaz.

Ekim 2026 itibarıyla incelenen kaynaklarda, femur alt uç aseptik nekrozunu tedavi etmek amacıyla FDA veya EMA tarafından yeni onaylanmış, hastalığa özgü bir ilaç doğrulanamadı.

Subkondroplasti gibi cerrahi tekniklerin kullanılıyor olması da bunların her osteonekroz türü için özel bir ilaç ruhsatı veya kesin etkinlik onayı aldığı anlamına gelmez.

Bu yöntemin Türkiye'deki merkez bazlı uygulanabilirliği, cihazların düzenleyici durumu ve geri ödeme koşulları için de doğrulanmış genel bir sonuç bulunmuyor.

Umut vaat eden bilimsel araştırmalar

2026 yılında yayımlanan geniş kapsamlı bir bilimsel derleme, kemik iliği lezyonlarında subkondroplasti uygulamasının sonuçlarını değerlendirdi.

The Knee dergisinde yayımlanan araştırmada 12 çalışmadan toplam 829 hastanın verileri incelendi.

Araştırmacılar, işlem sonrasında hastaların bildirdiği ağrı ve günlük yaşam işlevlerinde iyileşme saptadı.

Derlemede birinci yıl sonunda diz protezine geçiş oranı yüzde 2,4, ikinci yılda ise yüzde 22,4 olarak bildirildi. Ancak bu oranlar farklı takip gruplarından elde edildiği için doğrudan aynı hasta grubunun zaman içindeki değişimi gibi yorumlanmamalıdır.

Araştırmanın en önemli sınırlılığı, çalışmaların büyük bölümünde uygun karşılaştırma gruplarının bulunmamasıydı.

Bu nedenle elde edilen sonuçlar, işlemin standart tedavilere kesin olarak üstün olduğunu göstermiyor.

Bir başka araştırma, Cartilage dergisinin Haziran 2025 sayısında yayımlandı.

Çok merkezli, ileriye dönük bu çalışmada hafif ve orta dereceli diz kireçlenmesiyle birlikte kemik iliği lezyonu bulunan ve subkondroplasti uygulanan hastalar izlendi.

On iki aylık değerlendirmeyi tamamlayan 79 hastada ağrı ve işlev ölçümlerinde başlangıca göre iyileşmeler bildirildi. Dört hastada tedavi başarısızlığı kaydedildi.

Ancak çalışmada işlem uygulanmayan bir kontrol grubu bulunmuyordu ve araştırma ilgili tıbbi cihaz üreticisi tarafından desteklenmişti.

Dolayısıyla bu veriler umut verici olsa da yöntemin uzun dönem başarısı ve diğer tedavilerle karşılaştırmalı üstünlüğü konusunda daha güçlü araştırmalara ihtiyaç bulunuyor.

Kemik metabolizmasını etkileyen ilaçlarla ilgili araştırmalar da sürüyor.

2024 yılında yayımlanan randomize kontrollü çalışmaların sistematik incelemesi ve meta-analizinde, bifosfonatların dizdeki kemik iliği lezyonlarında plaseboya karşı tutarlı ve anlamlı bir üstünlüğü gösterilemedi.

Bu sonuç, kemiği güçlendirmek için kullanılan her ilacın osteonekrozu tedavi edeceği düşüncesinin doğru olmadığını ortaya koyuyor.

Hücre temelli tedaviler ve kemik dokusunun yenilenmesini hedefleyen farklı girişimler de bilimsel ilgi alanları arasında yer alıyor. Ancak femur alt uç osteonekrozu için bu yöntemlerin rutin kullanıma geçmesini sağlayacak güçlü ve kesin klinik kanıtlar henüz yeterli değil.

Femur alt uç nekrozu tamamen iyileşir mi?

Hastalığın gidişatı, kemikteki hasarın mekanizmasına ve evresine göre değişir.

Erken saptanan bazı subkondral yetersizlik kırıkları, uygun yük kısıtlaması ve takip sonucunda iyileşebilir.

Gerçek avasküler nekrozda ise ölmüş kemik dokusunun kendiliğinden tamamen eski yapısına dönmesi her zaman mümkün değildir.

Bununla birlikte erken dönemde eklem yüzeyi korunabilir, ağrı azaltılabilir ve bazı hastalarda hastalığın ilerlemesi önlenebilir.

Kemik yüzeyinde ileri çökme gelişmişse eklemi koruyucu tedavilerin başarı olasılığı azalabilir.

Bu nedenle hastalığın erken tanınması ve doğru alt türünün belirlenmesi büyük önem taşır.

Sık sorulan diğer sorular

Femur alt uç aseptik nekrozu kanser midir?

Hayır. Aseptik nekroz bir kemik tümörü veya kanser tanısı değildir. Ancak bazı kemik hastalıkları görüntülemede benzer bulgular verebildiği için şüpheli durumlarda ayırıcı tanı yapılması gerekir.

Aseptik nekroz bulaşıcı bir hastalık mıdır?

Hayır. Aseptik nekroz kişiden kişiye bulaşmaz. Aseptik ifadesi, tanımlanan kemik hasarının mikrobik enfeksiyondan kaynaklanmadığını belirtir.

Hastalık iki dizde birden görülebilir mi?

Evet. Özellikle sistemik risk faktörleriyle ilişkili gerçek avasküler nekroz birden fazla eklemi etkileyebilir. Bununla birlikte tek dizde hastalık saptanması diğer dizde de mutlaka hastalık bulunduğu anlamına gelmez.

Aseptik nekroz aileden çocuklara geçer mi?

Çoğu olguda doğrudan kalıtsal bir hastalık değildir. Bununla birlikte osteonekroz riskini artırabilen bazı kan hastalıkları veya başka kalıtsal durumlar aile içinde görülebilir.

MR'da nekroz görülüp hiç ağrı hissedilmeyebilir mi?

Evet. Özellikle belirli risk faktörleri bulunan kişilerde erken kemik değişiklikleri belirgin yakınma olmadan saptanabilir. Ancak görüntüleme bulgusunun klinik önemini değerlendirmek gerekir.

Sıcak veya soğuk uygulama kemik nekrozunu iyileştirir mi?

Hayır. Uygun şekilde yapılan yüzeysel sıcak veya soğuk uygulamalar bazı hastalarda geçici rahatlama sağlayabilir; ancak kemik dokusundaki kanlanma bozukluğunu veya yapısal hasarı tedavi ettikleri gösterilmemiştir.

Aseptik nekroz tanısı alan bir kişi araba kullanabilir mi?

Bu karar ağrı düzeyine, hangi dizin etkilendiğine, fren pedalını güvenli kullanabilme durumuna ve kullanılan ilaçlara bağlıdır. Özellikle sağ dizde şiddetli ağrı veya hareket kısıtlılığı bulunması güvenli sürüşü etkileyebilir.

TIBBİ UYARI

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Femur alt uç aseptik nekrozu tanısı ve tedavi kararı, hastanın muayenesi ve görüntüleme bulguları birlikte değerlendirilerek ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından verilmelidir.

KAYNAKLAR

1. American Academy of Orthopaedic Surgeons (AAOS). Osteonecrosis of the Knee. OrthoInfo, hasta bilgilendirme ve tedavi rehberi.

2. Ochi J, Nozaki T ve arkadaşları. Subchondral insufficiency fracture of the knee: review of current concepts and radiological differential diagnoses. Japanese Journal of Radiology, 2022; 40:443-457.

3. Zà P, Ambrosio L ve arkadaşları. Deepening the subchondral insufficiency fracture and osteonecrosis of the knee dilemma: Time for a new classification: Current concepts. Journal of ISAKOS, 2025; 14:100922.

4. Klincke V, Demoor B ve arkadaşları. Subchondroplasty for bone-marrow lesions in the osteoarthritic knee improves pain and function: a systematic review and meta-analysis. The Knee, 2026; 61:104441.

5. Di Matteo B, Anzillotti G ve arkadaşları. Subchondroplasty Provides Resolution of Symptoms and Functional Improvements in Mild-to-Moderate Knee Osteoarthritis with Persistent Bone Marrow Lesions: 12-Month Follow-Up Results from a Multicentric Open-Label Prospective Clinical Trial. Cartilage, 2025; 16(2):181-189.

6. No Significant Differences between Bisphosphonates and Placebo for the Treatment of Bone Marrow Lesions of the Knee: A Systematic Review and Meta-Analysis of Randomized Controlled Trials. 2024.