Akalazya, yemek borusunun besinleri mideye taşıma işlevinin bozulmasıyla ortaya çıkan, yutma güçlüğüyle kendini gösteren nadir bir hastalıktır. Yemek borusunun alt ucundaki kaslı kapak yeterince gevşeyemediği için yiyecekler ve içecekler mideye geçmekte zorlanır. Hastalar başlangıçta yalnızca bazı lokmaları yutmakta güçlük çekerken zamanla su içerken bile benzer sorunlar yaşayabilir.

Hastalık çoğu zaman yavaş ilerler. Göğüste takılma hissi, yenilen besinlerin ağza geri gelmesi, gece öksürükleri ve istemsiz kilo kaybı görülebilir. Belirtilerin reflü gibi daha yaygın hastalıklarla karıştırılması tanıyı geciktirebilir. Akalazyanın nedeni çoğu hastada kesin olarak bilinmese de günümüzde yemek borusunun geçişini kolaylaştıran etkili tedavi seçenekleri bulunmaktadır.

Akalazya hastalığı nedir?

Yemek borusu, ağızdan alınan yiyecek ve içecekleri mideye ulaştıran kaslı bir kanaldır. Normalde bu kanalın kasları düzenli hareketlerle besinleri aşağı doğru iter. Alt ucundaki kaslı kapak ise yutma sırasında açılarak besinlerin mideye geçmesini sağlar.

Akalazya hastalığında iki temel sorun ortaya çıkar. Yemek borusunun besinleri aşağı taşıyan düzenli kas hareketleri kaybolur ve mide girişindeki kaslı kapak yeterince gevşeyemez.

Bunun sonucunda besinler yemek borusunda birikebilir. Zamanla yemek borusunda genişleme gelişebilir ve yutma güçlüğü belirginleşebilir.

Akalazya, yemek borusunun hareket bozuklukları arasında yer alır. Hastalık üç ana tipe ayrılır.

Tip 1 akalazya: Yemek borusundaki normal kas hareketlerinin kaybolduğu ve belirgin basınç artışının görülmediği klasik tiptir.

Tip 2 akalazya: Yutma sırasında yemek borusunun büyük bölümünde aynı anda basınç artışı oluşur. Birçok tedavi yöntemine genellikle iyi yanıt verir.

Tip 3 akalazya: Yemek borusunda düzensiz, güçlü ve kasılma tarzında hareketler görülür. Spastik akalazya olarak da bilinir. Tedavi planı diğer tiplere göre farklılık gösterebilir.

Bu ayrım, hastalığın yalnızca tanımlanması için değil, hangi tedavinin daha uygun olacağının belirlenmesi açısından da önemlidir.

Akalazya neden olur?

Akalazyanın kesin nedeni çoğu hastada bilinmemektedir.

Hastalığın gelişiminde yemek borusunun kas hareketlerini ve mide girişindeki kapağın gevşemesini kontrol eden sinir hücrelerinin zarar görmesi önemli rol oynar.

Bu sinir hücrelerinin kaybıyla yemek borusunun düzenli hareketleri bozulur ve alt uçtaki kaslı kapak gerektiği gibi açılamaz.

Bazı araştırmalar bağışıklık sistemiyle ilişkili süreçlerin, genetik yatkınlığın ve geçirilmiş enfeksiyonların rol oynayabileceğini düşündürmektedir. Ancak bu olasılıklar hastaların tamamında kanıtlanmış nedenler değildir.

Akalazya kadınlarda ve erkeklerde görülebilir. Çocukluk çağında da ortaya çıkabilmekle birlikte daha çok yetişkinlerde teşhis edilir.

Stres, hızlı yemek yeme veya yanlış beslenme alışkanlıkları akalazyanın kanıtlanmış doğrudan nedenleri değildir. Bununla birlikte bazı yemek alışkanlıkları mevcut yutma güçlüğünü daha belirgin hâle getirebilir.

Akalazya belirtileri nelerdir?

Akalazyanın en belirgin belirtisi yutma güçlüğüdür. Hastalar yiyeceklerin boğazdan geçtikten sonra göğüs bölgesinde takıldığını hissedebilir.

Reflü ve bazı yemek borusu darlıklarından farklı olarak akalazyada hem katı hem de sıvı gıdaları yutmak zorlaşabilir.

Hastalığın yaygın belirtileri şunlardır:

- Katı yiyecekleri ve sıvıları yutmakta zorlanma
- Lokmaların göğüste takılı kalması hissi
- Yenilen yiyeceklerin sindirilmeden ağza geri gelmesi
- Göğüs ağrısı veya göğüste baskı hissi
- Gece öksürükleri ve boğulma hissiyle uyanma
- Yemek yerken uzun süre bekleme veya tekrar tekrar su içme ihtiyacı
- İstemsiz kilo kaybı
- Beslenmenin zorlaşmasına bağlı halsizlik

Bazı hastalarda ağıza geri gelen besinler nedeniyle ağız kokusu da gelişebilir.

Özellikle gece yatarken yemek borusunda birikmiş besinlerin geri gelmesi, bunların solunum yollarına kaçması riskini artırabilir. Bu durum tekrarlayan akciğer enfeksiyonlarına neden olabilir.

Akalazya belirtileri her hastada aynı şiddette görülmez. Bazı kişiler yıllarca hafif yakınmalar yaşarken bazılarında yutma güçlüğü daha hızlı belirginleşebilir.

Akalazya ile reflü arasındaki fark nedir?

Akalazya, özellikle hastalığın erken dönemlerinde reflüyle karıştırılabilir.

Reflüde mide içeriği yemek borusuna geri kaçar. Akalazyada ise temel sorun, yemek borusundaki besinlerin mideye yeterince geçememesidir.

Her iki durumda da göğüste yanma ve besinlerin ağza gelmesi görülebilir. Ancak akalazyada geri gelen içerik çoğu zaman yemek borusunda biriken, henüz mideye ulaşmamış besinlerden oluşur.

Reflü tedavisine rağmen düzelmeyen, özellikle hem katı hem de sıvı gıdalarda görülen yutma güçlüğü akalazya açısından değerlendirme gerektirir.

Ne zaman doktora başvurulmalı?

Yutma güçlüğü tekrar ediyorsa, yemek yerken besinler göğüste takılıyorsa veya yiyecekler sık sık ağza geri geliyorsa gastroenteroloji uzmanına başvurulmalıdır.

Özellikle istemsiz kilo kaybı, beslenme güçlüğü ve gece öksürüklerinin eşlik ettiği durumlarda değerlendirme geciktirilmemelidir.

Akalazya belirtileri bazı yemek borusu darlıkları ve nadiren tümörlerle de karışabileceğinden tanının yalnızca şikâyetlere dayanarak konulması doğru değildir.

Aşağıdaki durumlarda ise acil sağlık değerlendirmesi gerekir:

- Yutulan lokmanın takılması nedeniyle tükürüğün bile yutulamaması
- Şiddetli veya ani başlayan göğüs ağrısı
- Nefes almada güçlük ya da belirgin boğulma
- Sıvı alınamamasıyla birlikte ciddi susuzluk belirtileri

Özellikle ani ve şiddetli göğüs ağrısı akalazyaya bağlanmamalıdır. Kalp ve akciğer kaynaklı acil hastalıkların dışlanması gerekir.

Akalazya nasıl teşhis edilir?

Atopik dermatit nedir? Belirtileri ve tedavi seçenekleri
Atopik dermatit nedir? Belirtileri ve tedavi seçenekleri
İçeriği Görüntüle

Akalazya tanısında hastanın şikâyetleri değerlendirilir ve yemek borusunun yapısını ve hareketlerini inceleyen testlerden yararlanılır.

Gastroskopi

Ucunda kamera bulunan ince ve esnek bir cihazla yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağının başlangıç bölümü incelenir.

Gastroskopi akalazyayı taklit edebilen darlıkları, kitleleri ve diğer hastalıkları dışlamak açısından önemlidir.

Akalazya hastalarında yemek borusunda birikmiş besinler veya genişleme görülebilir. Ancak erken dönemde gastroskopi normal de olabilir.

Özofagus manometrisi

Yemek borusunun basıncını ve kas hareketlerini ölçen özel bir incelemedir.

Yüksek çözünürlüklü manometri adı verilen yöntemde, burundan yemek borusuna ilerletilen ince bir kateter yardımıyla yutma sırasında oluşan basınç değişiklikleri kaydedilir.

Akalazya tanısını doğrulamada temel testtir. Ayrıca hastalığın tip 1, tip 2 veya tip 3 olduğunun belirlenmesine yardımcı olur.

Baryumlu yemek borusu grafisi

Hastaya görüntülemede görülebilen özel bir sıvı içirilerek bu sıvının yemek borusundan mideye geçişi takip edilir.

Akalazyada yemek borusunda genişleme ve mideye geçiş noktasında daralma görülebilir. Bu görünüm bazen kuş gagasına benzetilir.

Zamanlı baryumlu incelemede ise sıvının belirli aralıklarla ne kadar boşaldığı değerlendirilir. Bu yöntem tedaviden sonraki geçiş durumunun incelenmesinde de kullanılabilir.

Bazı hastalarda yemek borusu ile mide arasındaki geçiş bölgesinin ne kadar açılabildiğini ölçen özel endoskopik yöntemlerden de yararlanılabilir.

İleri yaşta kısa sürede başlayan yutma güçlüğü ve belirgin kilo kaybı varsa, akalazyaya benzeyen farklı hastalıkları dışlamak için ek görüntüleme yapılması gerekebilir.

Akalazya nasıl tedavi edilir?

Akalazya tedavisinin temel amacı yemek borusunun alt ucundaki kaslı kapağın oluşturduğu direnci azaltarak besinlerin mideye daha kolay geçmesini sağlamaktır.

Mevcut tedaviler hasarlanmış sinir hücrelerini yeniden oluşturmaz. Ancak doğru seçilen yöntemlerle yutma güçlüğü büyük ölçüde azaltılabilir ve hastaların yaşam kalitesi iyileştirilebilir.

Tedavi seçiminde hastalığın tipi, kişinin yaşı, genel sağlık durumu, daha önce uygulanan tedaviler ve merkezin deneyimi dikkate alınır.

Balonla genişletme tedavisi

Pnömatik dilatasyon olarak adlandırılan yöntemde yemek borusunun alt ucundaki kaslı kapak, özel bir balon yardımıyla kontrollü şekilde genişletilir.

Amaç kapağın oluşturduğu direnci azaltmaktır.

Özellikle tip 1 ve tip 2 akalazyada etkili bir seçenek olabilir. Bazı hastalarda zaman içinde tekrar genişletme işlemi gerekebilir.

İşlemin önemli ancak seyrek görülen risklerinden biri yemek borusu duvarında yırtılma meydana gelmesidir.

POEM yöntemi

POEM, ağızdan endoskopla girilerek yemek borusunun alt bölümündeki kasların kontrollü olarak kesilmesi işlemidir.

Karın bölgesinde cerrahi kesi yapılmaz. Endoskop yardımıyla yemek borusu duvarının içinden ilerlenerek mide girişindeki kaslı kapağın direnci azaltılır.

POEM özellikle tip 3 akalazyada önemli bir tedavi seçeneğidir. Tip 1 ve tip 2 hastalarda da kullanılabilir.

İşlemin önemli sınırlılıklarından biri tedavi sonrasında mide asidinin yemek borusuna geri kaçması, yani reflü riskinin artabilmesidir.

Heller miyotomisi

Bu yöntemde yemek borusunun alt ucundaki kaslar cerrahi olarak kesilerek mideye geçiş kolaylaştırılır.

Günümüzde çoğunlukla kapalı ameliyat yöntemiyle uygulanır.

Ameliyat sırasında reflü riskini azaltmak amacıyla midenin üst kısmından yararlanılarak koruyucu bir işlem de yapılabilir. Bu işleme fundoplikasyon adı verilir.

Botulinum toksini uygulaması

Endoskopi sırasında mide girişindeki kaslı kapağa botulinum toksini enjekte edilerek kasın gevşemesi sağlanabilir.

Ancak etkisi genellikle geçicidir ve tekrarlayan uygulamalar gerekebilir.

Bu nedenle daha kalıcı girişimlere uygun olmayan, özellikle genel sağlık durumu nedeniyle yüksek risk taşıyan hastalarda değerlendirilir.

İlaç tedavisi

Bazı ilaçlar yemek borusunun alt ucundaki kas basıncını azaltabilir. Ancak etkileri genellikle sınırlı ve kısa sürelidir.

Baş ağrısı ve tansiyon düşüklüğü gibi yan etkiler görülebilir.

Bu nedenle ilaçlar, uygun hastalarda uygulanan girişimsel tedavilerin yerini çoğunlukla tutmaz.

Akalazya tedavisinde güncel yaklaşım: POEM öne çıkıyor

Akalazya tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden biri, POEM yönteminin uzun dönem etkinliğine ilişkin kanıtların güçlenmesidir.

POEM yeni ortaya çıkmış deneysel bir işlem değildir. Uzun yıllardır kullanılan bir girişimdir. Ancak klinik araştırmalar sayesinde hangi hastalarda daha yararlı olduğu ve uzun vadede hangi sorunların gelişebileceği daha iyi anlaşılmaktadır.

Amerikan Gastrointestinal ve Endoskopik Cerrahlar Derneğinin (SAGES) 2024 tarihli kılavuz güncellemesinde, yetişkinlerde tip 1 ve tip 2 akalazya için POEM veya reflü önleyici işlemle birlikte Heller miyotomisinin hastayla ortak karar verilerek seçilebileceği belirtilmiştir.

Aynı kılavuz, tip 3 akalazyada POEM yöntemini Heller miyotomisine tercih eden bir yaklaşım sunmaktadır.

POEM için balonla genişletmeye kıyasla koşullu bir tercih önerisi de bulunmaktadır. Bununla birlikte hangi yöntemin daha uygun olduğu hasta özelliklerine ve uzmanlık deneyimine göre değişebilir.

Güncel yaklaşım, yalnızca yutma güçlüğünü gidermeye değil, tedavi sonrasında ortaya çıkabilecek reflüyü belirlemeye ve yönetmeye de odaklanmaktadır.

Türkiye açısından POEM ve diğer girişimlerin hangi merkezlerde uygulanabildiği, hastanın sigorta ve geri ödeme koşulları ile tedaviye erişimi ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Uluslararası kılavuz önerileri Türkiye'de her hasta için aynı erişim veya geri ödeme koşullarının bulunduğu anlamına gelmez.

2025 araştırması: POEM ile cerrahinin beş yıllık sonuçları karşılaştırıldı

The Lancet Gastroenterology & Hepatology dergisinde 2025 yılında yayımlanan çok merkezli randomize araştırma, akalazya tedavisinde POEM ile laparoskopik Heller miyotomisi ve reflü önleyici cerrahi işlemin uzun vadeli sonuçlarını karşılaştırdı.

Altı Avrupa ülkesindeki sekiz merkezde yürütülen çalışmada başlangıçta 241 hasta iki tedavi grubuna rastgele ayrıldı. Bunlardan 221'i kendisine atanan tedaviyi aldı.

Beş yıllık takip verilerine ulaşılan hastalarda klinik başarı oranı POEM grubunda yüzde 75, cerrahi grubunda ise yüzde 70,8 olarak bildirildi.

İki grup arasındaki 4,2 yüzde puanlık fark istatistiksel olarak kesin bir üstünlük göstermedi.

Araştırmada POEM, belirtilerin kontrolü açısından cerrahiye etkili bir alternatif olarak değerlendirildi.

Ancak reflü açısından önemli bir sonuç ortaya çıktı.

Beşinci yılda yapılan endoskopilerde yemek borusunda reflüye bağlı iltihaplanma POEM grubunda yüzde 41, cerrahi grubunda yüzde 31 oranında saptandı. Bu farkın istatistiksel belirsizliği bulunuyordu.

Asit ölçümü yapılan daha küçük hasta grubunda ise anormal asit maruziyeti POEM sonrasında daha sık görüldü.

Bu bulgular, tedavi seçiminde yutma güçlüğündeki iyileşmenin yanı sıra reflü riskinin de değerlendirilmesi gerektiğini gösterdi.

Araştırmanın sınırlılıkları arasında beş yıllık takipte tüm hastaların verilerine ulaşılamaması ve bazı reflü ölçümlerinin yalnızca daha küçük hasta gruplarında yapılması yer aldı.

2026 araştırması: Önceki ameliyatı başarısız olan hastalarda POEM

Clinical Gastroenterology and Hepatology dergisinin Temmuz 2026 sayısında yayımlanan bir araştırma, daha önce Heller miyotomisi geçirmiş ancak şikâyetleri tekrarlamış akalazya hastalarına odaklandı.

Hollanda, Belçika ve İtalya'da yürütülen randomize araştırmaya toplam 90 yetişkin hasta katıldı.

Hastaların 45'ine POEM, diğer 45'ine balonla genişletme uygulandı. Çalışma, 2014–2020 yılları arasında araştırmaya alınan hastaların beş yıllık sonuçlarını değerlendirdi.

Beş yıl sonunda araştırmada tanımlanan tedavi başarısı POEM grubunda yüzde 40, balonla genişletme grubunda yüzde 11 olarak bulundu.

Bu sonuç, POEM lehine 29 yüzde puanlık mutlak fark anlamına geliyor.

Araştırmacılar, daha önce Heller ameliyatı olmuş ve belirtileri tekrarlamış hastalarda POEM'in balonla genişletmeye göre daha etkili olduğunu bildirdi.

Bununla birlikte POEM grubunda da beş yıllık başarı oranının yüzde 40 olması, hastaların önemli bölümünde yeniden tedavi ihtiyacının ortaya çıkabildiğini gösteriyor.

Araştırmanın sonuçları özellikle önceki cerrahi tedaviden sonra hastalığı tekrarlayan yetişkinler için geçerlidir. İlk kez tedavi edilecek bütün akalazya hastalarına doğrudan genellenemez.

Çalışma, yeni bir tedavinin ruhsatlandırıldığını değil, mevcut iki yöntemin uzun dönem etkinlikleri arasındaki farkı ortaya koymaktadır.

Akalazya tamamen iyileşir mi?

Akalazya, altta yatan sinir hücresi kaybını tamamen ortadan kaldıran bir tedavisi henüz bulunmayan kronik bir hastalıktır.

Bununla birlikte balonla genişletme, POEM veya cerrahi girişim sonrasında hastaların önemli bölümünde yutma güçlüğü belirgin biçimde düzelebilir.

Bazı hastalar uzun yıllar ciddi yakınma yaşamadan hayatlarını sürdürebilirken bazılarında belirtiler yeniden ortaya çıkabilir.

Tedavinin başarılı olması, hastalığın bir daha kesinlikle tekrarlamayacağı anlamına gelmez.

Bu nedenle tedavi sonrasında belirtilerin izlenmesi ve gerektiğinde yemek borusunun boşalma işlevinin yeniden değerlendirilmesi önemlidir.

Akalazya hastaları nasıl beslenmeli?

Akalazyada beslenme önerileri tedavinin yerine geçmez. Ancak yutma güçlüğü yaşayan kişilerde yemek yemeyi kolaylaştırabilir.

Yemekleri küçük lokmalar hâlinde tüketmek, iyice çiğnemek ve yemek sırasında dik oturmak yararlı olabilir.

Hızlı yemek yemek veya büyük lokmaları yeterince çiğnemeden yutmak takılma hissini artırabilir.

Gece ağıza yiyecek gelmesi şikâyeti bulunan hastalarda yatmadan hemen önce yemek yememek ve yemek sonrasında bir süre dik pozisyonda kalmak uygun olabilir.

Bununla birlikte belirgin yutma güçlüğü olan kişilerin bol su içerek takılan lokmayı zorla aşağı itmeye çalışması güvenli değildir.

Kilo kaybı yaşayan veya yeterince beslenemeyen hastaların beslenme durumu ayrıca değerlendirilmelidir.

Sık sorulan diğer sorular

Akalazya bulaşıcı bir hastalık mıdır?

Hayır. Akalazya kişiden kişiye bulaşan bir hastalık değildir. Yemek borusunun sinir ve kas işlevlerindeki bozuklukla ilişkilidir.

Akalazya kalıtsal mıdır?

Akalazya vakalarının büyük bölümü ailesel değildir. Nadir kalıtsal sendromlarla ilişkili akalazya tabloları bulunmakla birlikte ailede bir kişide hastalık olması diğer bireylerin mutlaka hastalanacağı anlamına gelmez.

Akalazya kansere dönüşür mü?

Akalazya doğrudan kanser değildir. Uzun süreli hastalıkta yemek borusu kanseri riskinin arttığını gösteren araştırmalar bulunmaktadır. Ancak bu durum her hastanın kanser geliştireceği anlamına gelmez. Kanser taraması amacıyla bütün akalazya hastalarına aynı sıklıkta rutin endoskopi yapılmasını destekleyen kesin bir yaklaşım bulunmamaktadır. Takip kişisel risklere ve klinik bulgulara göre planlanır.

Akalazya hastaları spor yapabilir mi?

Belirtileri kontrol altında olan birçok kişi fiziksel aktivite yapabilir. Ancak yemeklerden hemen sonra yoğun egzersiz, eğilme veya uzanma bazı kişilerde besinlerin geri gelmesini artırabilir. Belirgin beslenme yetersizliği bulunan hastalarda egzersiz planı sağlık durumuna göre düzenlenmelidir.

Akalazya gebeliği etkiler mi?

Akalazya gebelik sırasında da beslenmeyi zorlaştırabilir. Yeterli sıvı ve besin alınamaması hem anne sağlığı hem de gebeliğin takibi açısından önem taşır. Gebelikte tanı ve tedavi seçenekleri kadın hastalıkları ve doğum ile gastroenteroloji uzmanlarınca birlikte değerlendirilmelidir.

Akalazya ameliyatından sonra reflü gelişir mi?

Evet. Mide girişindeki kaslı kapağın direnci azaltıldığında mide asidinin yemek borusuna geri kaçması kolaylaşabilir. Bu durum özellikle POEM sonrasında önemlidir. Reflü gelişen hastalarda asit azaltıcı ilaçlar ve gerektiğinde ek değerlendirmeler gündeme gelebilir.

Akalazya hastaları normal yaşamlarını sürdürebilir mi?

Evet. Etkili tedavi sonrasında birçok hasta beslenmesini ve günlük yaşamını büyük ölçüde normal şekilde sürdürebilir. Bununla birlikte bazı hastalarda ek tedavi veya uzun dönem takip gerekebilir.

Tıbbi uyarı

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Akalazya tanısı ve tedavisi, gastroenteroloji uzmanı tarafından yapılacak kişisel değerlendirmeye göre planlanmalıdır.

Kaynaklar

1. Vaezi MF ve arkadaşları. ACG Clinical Guidelines: Diagnosis and Management of Achalasia. American Journal of Gastroenterology, 2020.

2. Kohn GP ve arkadaşları. ASGE Guideline on the Management of Achalasia. Gastrointestinal Endoscopy, 2020.

3. Calabrese EC ve arkadaşları. 2024 Update to SAGES Guidelines for the Use of Peroral Endoscopic Myotomy (POEM) in the Treatment of Achalasia. Society of American Gastrointestinal and Endoscopic Surgeons.

4. Per-oral Endoscopic Myotomy versus Laparoscopic Heller's Myotomy plus Dor Fundoplication in Patients with Idiopathic Achalasia: 5-year Follow-up of a Multicentre, Randomised, Open-label, Non-inferiority Trial. The Lancet Gastroenterology & Hepatology, 2025.

5. Wessels EM ve arkadaşları. Long-Term Outcomes of Peroral Endoscopic Myotomy vs Pneumatic Dilation After Prior Laparoscopic Heller Myotomy for Achalasia. Clinical Gastroenterology and Hepatology, 2026.