Türkiye’de milyonlarca emekli ve çalışanı doğrudan ilgilendiren emeklilik sistemi yeniden ekonomi gündeminin önemli başlıklarından biri haline geldi. En düşük emekli aylığı, çalıştıkça aylığın düşmesi sorunu, aylık bağlama sistemi ve kısmi emeklilikte farklı taban aylık uygulanması gibi başlıklar tartışılıyor.
Ancak kamuoyuna yansıyan bütün önerilerin kesinleşmiş bir düzenleme olmadığına dikkat etmek gerekiyor. Yeni sistemin ayrıntıları ancak resmi kararlar ve yapılması gereken yasal düzenlemelerin ardından netleşecek.
EMEKLİLİK SİSTEMİNDE NELER DEĞİŞEBİLİR?
Yeni Orta Vadeli Program’ın ardından sosyal güvenlik sisteminde yapılabilecek değişiklikler yeniden gündeme geldi.
SGK Başuzmanı İsa Karakaş’ın OVP üzerinden yaptığı değerlendirmeye göre üzerinde durulabilecek başlıklardan biri, kısmi emeklilik ile normal emeklilik arasında farklı taban aylıkların oluşturulması.
Bu modele göre daha az prim günüyle kısmi emekli olanlarla uzun süre prim ödeyerek normal şartlarda emekli olanların aynı taban aylık sisteminde değerlendirilmemesi gündeme gelebilir.
Ancak bunun şu anda yürürlüğe girmiş bir uygulama olmadığı özellikle belirtilmeli.
ÇALIŞTIKÇA EMEKLİ AYLIĞININ DÜŞMESİ SORUNU
Emeklilik sisteminde uzun süredir tartışılan önemli sorunlardan biri de bazı sigortalılarda çalışma süresi uzadıkça gelecekte bağlanacak emekli aylığının beklenen ölçüde yükselmemesi, hatta hesaplama koşullarına bağlı olarak düşebilmesi.
Yeni dönemde çalışma süresi ve ödenen prim ile emekli aylığı arasındaki ilişkinin güçlendirilmesine yönelik modeller gündeme gelebilir.
Tartışılan seçeneklerden biri, uzun süre çalışan ve prim ödeyen sigortalıların aylık hesaplamasında daha avantajlı bir yapının oluşturulması.
25 YILDAN SONRA FARKLI HESAPLAMA GÜNDEMDE
Kamuoyuna yansıyan uzman değerlendirmelerinde dikkat çeken formüllerden biri de 25 yıldan daha uzun süre çalışanların emekli aylıklarında ilave avantaj sağlanması.
Buna göre 25 yılın üzerindeki her ilave çalışma yılının aylık bağlama oranına daha güçlü yansımasını sağlayabilecek bir model üzerinde durulabileceği belirtiliyor.
Böyle bir düzenlemenin hayata geçirilmesi halinde uzun süre sistemde kalan ve daha fazla prim ödeyen çalışanların emekli aylıkları açısından avantajlı hale gelmesi amaçlanabilir.
Ancak oranlar ve uygulama biçimi konusunda kesinleşmiş bir karar bulunmuyor.
İKİ AYRI TABAN EMEKLİ MAAŞI OLUR MU?
Gündeme gelen en dikkat çekici tartışmalardan biri de taban aylık sistemi.
Mevcut sistemde kök aylığı belirli seviyenin altında kalan emeklilerin ödemeleri yasal düzenlemeyle belirlenen en düşük emekli aylığına tamamlanabiliyor.
Tartışılan model ise kısmi emeklilik ile normal emeklilik arasında daha belirgin bir fark oluşturulması üzerine kurulu.
Böylece daha uzun süre çalışan ve daha fazla prim ödeyen sigortalıların sistem tarafından daha fazla ödüllendirilmesi hedeflenebilir.
Bu başlık da henüz kesinleşmiş bir uygulama değil.
EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI DA GÜNDEMDE
Emeklilik sistemindeki tartışmaların milyonlarca mevcut emekliyi ilgilendiren diğer ayağında ise en düşük emekli aylığı bulunuyor.
2027 Ocak döneminde yapılacak artış için yılın ikinci yarısındaki enflasyon belirleyici olacak. Temmuz ve ağustos verilerinin ardından SSK ve Bağ-Kur emeklileri açısından iki aylık enflasyon artışı yaklaşık yüzde 3,65 seviyesinde oluştu.
Kesin zam oranının belirlenmesi için eylül, ekim, kasım ve aralık enflasyon rakamlarının da açıklanması gerekiyor.
Bu nedenle bugün açıklanan farklı maaş rakamlarının önemli bölümü tahmin niteliğinde.
OVP tahminleri üzerinden yapılan hesaplamalarda farklı rakamlar ortaya çıkarken, kesin emekli zammı yılın ikinci yarısına ilişkin enflasyon tablosunun tamamlanmasıyla belli olacak.
EMEKLİLİK SİSTEMİ TAMAMEN DEĞİŞİYOR MU?
Şu aşamada “Türkiye’nin emeklilik sistemi tamamen değişiyor” demek için erken.
Gündemde sosyal güvenlik sisteminin daha sürdürülebilir hale getirilmesi, uzun süre çalışanların teşvik edilmesi ve prim ödeme süresiyle bağlanan aylık arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi gibi başlıklar bulunuyor.
Bununla birlikte tartışılan modellerin hangilerinin mevzuata gireceği ve ne zaman uygulanacağı henüz belli değil.
Bu nedenle çalışanların sosyal medyada paylaşılan “emeklilik yaşı değişti”, “prim günleri yeniden belirlendi” veya “yeni emeklilik şartları kesinleşti” şeklindeki iddialara temkinli yaklaşması gerekiyor.
KADEMELİ EMEKLİLİKTE DE HENÜZ YASAL İLERLEME YOK
Son günlerde yeniden gündeme gelen kademeli emeklilik konusu da emeklilik sistemi tartışmalarından ayrı değerlendirilmeli.
8 Eylül 1999 sonrasında sigorta başlangıcı bulunan çalışanlar için sosyal medyada çeşitli yaş ve prim tabloları paylaşılmasına rağmen kademeli emekliliği hayata geçiren yeni bir yasal düzenleme şu anda bulunmuyor.
TBMM’ye daha önce sunulan tekliflerin bulunması, düzenlemenin kabul edildiği anlamına gelmiyor.
EMEKLİLİK SİSTEMİNDE GÖZLER YENİ ADIMLARDA
Önümüzdeki dönemde emeklilik sistemi açısından üç başlık özellikle takip edilecek: Emekli aylığı hesaplama yönteminde değişiklik yapılıp yapılmayacağı, uzun süre prim ödeyenlere ilave avantaj sağlanıp sağlanmayacağı ve taban emekli aylığı sisteminin yeniden düzenlenip düzenlenmeyeceği.
Mevcut emekliler açısından ise en yakın kritik tarih 2027 Ocak dönemi olacak. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin kesin artış oranı yılın ikinci yarısındaki altı aylık enflasyonun tamamlanmasıyla ortaya çıkacak.
Dolayısıyla emeklilik sisteminde önemli değişiklikler tartışılıyor olsa da bugün itibarıyla konuşulan her formülü kesinleşmiş yeni sistem olarak değerlendirmek doğru değil.




