Merdiven çıkarken başlayan ağrı, sandalyeden kalkarken zorlanma, uzun yürüyüşlerden sonra dizin sızlaması ve bir süre oturduktan sonra hissedilen tutukluk…

Bunlar halk arasında “diz kireçlenmesi” olarak bilinen diz osteoartritinin sık görülen yakınmaları arasında.

Ağrı arttığında birçok kişi dizini mümkün olduğunca az kullanmanın daha doğru olduğunu düşünüyor.

Oysa güncel bilimsel yaklaşım farklı:

Diz osteoartritinde kişiye uygun egzersiz, ağrı ve hareket kaybıyla mücadelede temel tedavilerden biri.

Peki karada yürümek veya egzersiz yapmak ağrılıysa ne yapılabilir? Havuz egzersizi gerçekten avantajlı mı? Dizlik kullanmak ağrıyı azaltıyor mu?

Son araştırmalar bu sorulara önemli yanıtlar veriyor.

Ağrı var diye hareketi tamamen bırakmak doğru değil

Egzersizin amacı kireçlenmiş dizi daha fazla zorlamak değil.

Amaç; diz çevresindeki kasları güçlendirmek, hareket kabiliyetini korumak ve günlük yaşam sırasında ekleme binen yükün daha iyi yönetilmesini sağlamak.

Amerikan Ortopedik Cerrahlar Akademisi (AAOS), gözetimli egzersiz, kişinin uygun şekilde kendi yaptığı egzersizler ve su egzersizlerini, hiç egzersiz yapmamaya kıyasla ağrı ve fonksiyonun iyileştirilmesi için güçlü biçimde öneriyor.

Ancak burada önemli bir ayrıntı var:

Bilimsel veriler su egzersizinin herkes için kara egzersizinden üstün olduğunu göstermiyor.

Önemli olan hastanın durumuna uygun ve sürdürebileceği bir egzersiz programının bulunması.

Suyun avantajı: Dize binen yükü azaltarak hareketi kolaylaştırması

Su egzersizinin önemli özelliklerinden biri, suyun kaldırma kuvveti sayesinde hareket sırasında ekleme binen yükün azalabilmesi.

Bu durum özellikle karada yürürken veya egzersiz yaparken ağrısı artan kişiler için avantaj sağlayabilir.

10 Ağustos 2026'da Health Science Reports dergisinde yayımlanan randomize kontrollü araştırmada diz osteoartriti bulunan 40–70 yaş arasındaki 30 kadın, su ve kara egzersizi gruplarına ayrıldı.

Katılımcılar sekiz hafta boyunca haftada üç kez egzersiz yaptı. Çalışmayı 29 kişi tamamladı.

Her iki grupta da ağrı, fonksiyon, kas gücü, hareket korkusu ve diğer ölçümlerde iyileşme görüldü.

Ancak gruplar karşılaştırıldığında ağrı ve diğer temel klinik sonuçlarda su egzersizinin kara egzersizine anlamlı bir üstünlüğü gösterilemedi.

40 metre yürüme testindeki gelişme ise kara egzersizi grubunda daha fazlaydı.

Araştırmanın yalnızca 30 kadınla yapılmış olması, sonuçların tüm diz osteoartriti hastalarına genellenirken dikkatli olunmasını gerektiriyor.

Bu nedenle çalışma, su egzersizini “daha üstün” bir tedavi olarak değil; hastanın tercihi, erişim imkânı ve ağırlık taşıma toleransına göre değerlendirilebilecek bir seçenek olarak destekliyor.

Başka bir çalışmada su egzersizi daha güçlü sonuç verdi

Su egzersizi konusunda dikkat çekici başka bir randomize araştırmada ise 60 diz osteoartriti hastası sekiz hafta boyunca kara veya su egzersizi programına alındı.

Çalışmanın sonunda WOMAC ağrı skorunda en az yüzde 20 iyileşme sağlayanların oranı kara egzersizi grubunda yüzde 33, su egzersizi grubunda ise yüzde 93 olarak bildirildi.

Yürürken hissedilen ağrı kara egzersizi grubunda yüzde 14 azalırken su grubunda yüzde 37 azaldı.

Sertlik ve bazı günlük işlev ölçümlerinde de su egzersizi lehine sonuçlar elde edildi.

Ancak bu çalışma da yalnızca 60 kişiyi kapsıyordu.

Dolayısıyla bilimsel verilerin mesajı:

“Havuz egzersizi kara egzersizinden kesinlikle daha iyidir” değil.

PLT Nedir, Kaç Olmalı? Trombosit Yüksekliği ve Düşüklüğü
PLT Nedir, Kaç Olmalı? Trombosit Yüksekliği ve Düşüklüğü
İçeriği Görüntüle

Daha doğru yorum şu:

Hem kara hem de su egzersizi yararlı olabilir. Su egzersizi özellikle karada yük vermekte zorlanan kişiler için daha iyi tolere edilebilen bir egzersiz seçeneği olabilir.

Peki dizlik gerçekten işe yarıyor mu?

Dizlik konusunda 2026 yılında yayımlanan büyük bir araştırma önemli bilgiler sağladı.

BMJ'de 26 Ocak 2026'da yayımlanan PROP OA çalışmasına diz osteoartriti belirtileri bulunan 45 yaş ve üzerindeki 466 kişi katıldı.

Bir gruba tavsiye, yazılı bilgilendirme ve egzersiz eğitimi verildi.

Diğer gruba ise bunlara ek olarak osteoartritin dizde ağırlıklı olarak etkilediği bölgeye göre seçilmiş kişiye uygun dizlik verildi.

Altı ay sonunda dizlik kullanılan grupta genel diz sonuçları diğer gruba göre istatistiksel olarak daha iyi bulundu.

Özellikle ağrı ve günlük yaşam aktivitelerinde ek yarar görüldü.

Ancak sonuçların büyüklüğü dikkatli yorumlanmalı.

Araştırmanın temel ölçütü olan KOOS-5'te iki grup arasındaki fark 3,39 puandı.

Çalışma planlanırken klinik açıdan önemli kabul edilmesi için belirlenen fark ise 8 puandı.

Yani dizlik lehine istatistiksel bir yarar görülmesine rağmen temel sonuçtaki fark, araştırmacıların önceden belirlediği klinik önem eşiğine ulaşmadı.

Ağrı alt ölçeğinde dizlik lehine fark ise 6,13 puan olarak ölçüldü.

  1. aya gelindiğinde genel KOOS-5 sonucunda iki grup arasındaki fark artık istatistiksel olarak anlamlı değildi.

Buna karşılık ağrı ve günlük yaşam aktivitelerine ilişkin bazı ikincil sonuçlarda yararın devam ettiği görüldü.

Kısacası:

Dizlik işe yaramıyor demek doğru değil; ancak etkisini büyük veya herkeste aynı sonucu veren bir tedavi gibi göstermek de doğru değil.

Her dizlik aynı değil

PROP OA çalışmasında hastalara rastgele herhangi bir elastik dizlik verilmedi.

Dizde osteoartritin ağırlıklı olarak etkilediği bölgeye göre patellofemoral, tibiofemoral yük azaltıcı veya nötr stabilize edici dizlikler seçildi.

Hastanın fiziksel aktivitesi, dizliği takıp çıkarabilmesi, kullanmaya istekliliği ve ilk denemede verdiği yanıt da dikkate alındı.

Dolayısıyla araştırma:

“Dizi ağrıyan herkes herhangi bir dizlik alsın”

anlamına gelmiyor.

AAOS da dizlik kullanımının diz osteoartritinde ağrı, fonksiyon ve yaşam kalitesini iyileştirmek amacıyla düşünülebileceğini belirtiyor; ancak bu konudaki önerinin kanıt gücü egzersize ilişkin öneriden daha düşük.

Bilim dünyasında onlarca farklı dizlik araştırıldı

2024 yılında Osteoarthritis and Cartilage dergisinde yayımlanan kapsamlı inceleme, dizlik araştırmalarının neden farklı sonuçlar verebildiğini de gösterdi.

Araştırmacılar 31 randomize kontrollü çalışmada 47 farklı dizlik uygulamasını değerlendirdi.

Valgus veya varus tipi yük azaltıcı dizliklerden patellofemoral dizliklere, elastik desteklerden menteşeli modellere kadar çok farklı ürünlerin kullanıldığı görüldü.

Dizliklerin ne kadar süre kullanıldığı ve hastaların tedaviye uyumunun nasıl sağlandığı da çalışmalar arasında büyük farklılık gösteriyordu.

Bu nedenle “dizlik işe yarar mı?” sorusunun tek bir cevabı olmayabilir.

Dizliğin tipi, osteoartritin yeri, hastanın ihtiyacı ve ürünü düzenli kullanabilmesi sonucu etkileyebilir.

Dizlik kullanımında konfor da önemli

PROP OA çalışmasında dizlik verilen hastaların yaklaşık üçte ikisi üç ve altı aylık dönemde araştırmacıların önceden belirlediği kullanım düzeyine ulaştı.

Dizliği yeterince kullanmayanların bildirdiği sorunlardan biri cihazın kıyafetlerin altına rahat biçimde sığmamasıydı.

Dizlik grubunda ciltte tahriş veya kızarıklık da görüldü; bu sorun üç aylık değerlendirmede katılımcıların yüzde 20'sine kadar bildirildi.

Bununla birlikte araştırmada dizlikle ilişkili beklenmeyen ciddi bir güvenlik sorunu saptanmadı.

Bu nedenle dizliğin yalnızca doğru seçilmesi değil, hastanın günlük yaşamda rahat biçimde kullanabileceği şekilde uygulanması da önemli.

Dizlik egzersizin alternatifi değil

2026'daki büyük araştırmanın en önemli ayrıntılarından biri bu.

Araştırmacılar dizliği egzersizin yerine kullanmadı.

Karşılaştırılan yaklaşımlar kabaca şöyleydi:

Tavsiye + eğitim + egzersiz

ve

Tavsiye + eğitim + egzersiz + uygun dizlik.

Dolayısıyla çalışma “dizlik mi egzersiz mi?” sorusuna cevap vermiyor.

Dizlik, uygun hastalarda temel tedavi yaklaşımına eklenen yardımcı bir seçenek olarak değerlendiriliyor.

Fazla kilo varsa kilo kontrolü de tedavinin bir parçası

Diz osteoartritinde vücut ağırlığı da önemli.

AAOS, fazla kilolu veya obez diz osteoartriti hastalarında sürdürülebilir kilo kaybını ağrı ve fonksiyonun iyileştirilmesi amacıyla öneriyor.

Karada egzersiz yapmak ağrı nedeniyle zorlaşıyorsa su egzersizi bazı hastalarda hareket programına katılımı kolaylaştırabilecek bir alternatif olabilir.

Diz kireçlenmesinde asıl mesaj: Hareketsizlik çözüm değil

Araştırmaların ortak mesajı oldukça açık:

Egzersiz diz osteoartriti tedavisinin temel parçalarından biri.

Su egzersizi özellikle karada yük taşımakta veya hareket etmekte zorlanan kişiler için uygun bir alternatif olabilir.

Doğru seçilmiş bir dizlik ise bazı hastalarda egzersiz ve eğitime eklendiğinde özellikle ağrı ve günlük yaşam aktivitelerinde ek fayda sağlayabilir.

Ancak ne havuz egzersizi ne de dizlik tek başına kireçlenmeyi ortadan kaldıran bir tedavi.

Bilimsel verilerin verdiği en doğru mesaj şu:

Diz kireçlenmesinde hareketten kaçmak yerine kişiye uygun hareket biçimini bulmak gerekiyor. Su egzersizi ve doğru seçilmiş dizlik ise gerektiğinde bu süreci destekleyebilir.

Ani başlayan çok şiddetli ağrı, belirgin kızarıklık veya sıcaklık artışı, ateş, ciddi travma sonrası ağrı, hızla gelişen şişlik ya da dizin kilitlenmesi durumunda ise yakınmalar doğrudan “kireçlenme” olarak kabul edilmeden hekim değerlendirmesi gerekir.

Kaynaklar

Mohammadi M, Gandomi F, Soufivand P, Assar S. Effects of Aquatic-Based vs Land-Based Closed Kinetic Chain Exercises on Pain, Functional Performance, Knee Proprioception, Muscle Strength, and Kinesiophobia in Women Aged 40–70 Years With Knee Osteoarthritis: A Randomized Controlled Trial. Health Science Reports. 2026;9(8).

Holden MA, Nicholls E, Abdali Z ve ark. Provision of knee bracing for knee osteoarthritis (PROP OA): multicentre, parallel group, superiority, statistician blinded, randomised controlled trial. BMJ. 2026;392.

Slouma M, Abbes M, Kharrat L ve ark. Aquatic versus land-based exercise for knee osteoarthritis: a randomized controlled trial. Korean Journal of Family Medicine. 2025;46(5):341–348.

Holden MA, Murphy M, Simkins J ve ark. Knee braces for knee osteoarthritis: A scoping review and narrative synthesis of interventions in randomised controlled trials. Osteoarthritis and Cartilage. 2024;32(11):1371–1396.

American Academy of Orthopaedic Surgeons. Management of Osteoarthritis of the Knee (Non-Arthroplasty), Third Edition. Clinical Practice Guideline. 2021.