Diş eti hastalıkları ve ağızdaki bakteriler, yalnızca dişleri değil, bazı kişilerde kalp sağlığını da etkileyebiliyor. Amerikan Kalp Derneği (AHA), ağız kaynaklı bakterilerin nadir durumlarda kan dolaşımına geçerek kalbin iç yüzeyinde veya kapakçıklarında enfektif endokardit adı verilen ciddi bir enfeksiyona yol açabileceğini belirtiyor.

Özellikle yapay kalp kapağı bulunanlar, daha önce enfektif endokardit geçirenler ve belirli doğuştan kalp hastalıklarına sahip kişiler bu enfeksiyonun ağır sonuçları açısından daha yüksek risk taşıyor.

Amerikan Kalp Derneğinin 15 Nisan 2021'de yayımladığı bilimsel değerlendirme, ağız ve diş sağlığının korunmasının enfektif endokarditten korunmadaki önemine dikkat çekiyor. Kuruluşun güncel bilgilendirmeleri de düzenli ağız bakımının ve gerekli diş tedavilerinin önemini vurguluyor.

Ağızdaki bakteriler kalbe nasıl ulaşabiliyor?

Ağız, çok sayıda mikroorganizmanın doğal olarak yaşadığı bir ortamdır. Bu mikroorganizmaların büyük bölümü normal ağız florasının parçasıdır.

Ancak diş eti iltihabı, ileri diş eti hastalıkları ve bazı diş enfeksiyonları sırasında bakterilerin kan dolaşımına geçmesi kolaylaşabilir.

Bakterilerin kana geçmesi için mutlaka ciddi bir diş apsesi bulunması da gerekmez. Diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve çiğneme gibi günlük faaliyetler sırasında bile geçici olarak kana bakteri karışabilir.

Sağlıklı bireylerin büyük bölümünde bağışıklık sistemi bu bakterileri ortadan kaldırır ve kalpte enfeksiyon gelişmez.

Ancak belirli kalp hastalıkları bulunan kişilerde bakteriler, kalp kapakçıkları veya kalbin iç yüzeyindeki hassas bölgelere tutunabilir.

Burada çoğalmaları durumunda enfektif endokardit gelişebilir.

Bu nedenle diş fırçalamaktan kaçınmak değil, diş etlerini sağlıklı tutacak düzenli ağız bakımı yapmak önemlidir.

Enfektif endokardit nedir?

Enfektif endokardit, kalbin iç yüzeyini kaplayan endokard dokusunda ve çoğunlukla kalp kapakçıklarında gelişen enfeksiyondur.

Hastalığa genellikle bakteriler, daha nadiren mantarlar ve diğer mikroorganizmalar neden olur.

Kalp kapakçıklarına yerleşen mikroorganizmalar burada çoğalarak enfekte doku birikimleri oluşturabilir.

Bu oluşumlar zamanla kapakçıkların yapısını bozabilir ve kan akışını düzenleme görevlerini olumsuz etkileyebilir.

İleri vakalarda kalp kapakçıklarında ciddi hasar, kalp yetmezliği ve enfeksiyonlu parçaların kan dolaşımıyla başka organlara taşınması gibi komplikasyonlar gelişebilir.

Enfektif endokardit nadir görülen ancak gecikmeden teşhis ve tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalıktır.

Kalp kapakçığı enfeksiyonu kimlerde daha riskli?

Enfektif endokardit herkeste aynı risk düzeyinde ortaya çıkmaz.

Amerikan Kalp Derneği ve Amerikan Diş Hekimleri Birliğinin değerlendirmelerine göre özellikle şu gruplarda enfeksiyonun ciddi sonuçları açısından dikkatli olunması gerekiyor:

Yapay kalp kapağı bulunan kişiler.

Kalp kapağı onarımında protez materyal kullanılan hastalar.

Daha önce enfektif endokardit geçirenler.

Bazı düzeltilmemiş veya onarım sonrasında kalıcı sorun bulunan doğuştan kalp hastalıklarına sahip kişiler.

Kalp nakli sonrasında yapısal kapak bozukluğuna bağlı kapak yetersizliği gelişen hastalar.

Bununla birlikte her kalp hastası aynı yüksek risk grubunda değerlendirilmez.

Örneğin her kalp üfürümü, her kapak hastalığı veya kalp pili bulunması, tek başına diş tedavisi öncesinde koruyucu antibiyotik kullanılmasını gerektirmez.

Risk değerlendirmesi kişinin kalp hastalığının türüne ve uygulanacak diş tedavisine göre yapılmalıdır.

Enfektif endokardit hangi belirtileri gösterir?

Hastalık bazı kişilerde hızla gelişirken bazılarında haftalar boyunca daha sinsi ilerleyebilir.

En sık karşılaşılabilen belirtiler arasında şunlar bulunur:

Açıklanamayan veya devam eden ateş.

Titreme ve gece terlemeleri.

Belirgin yorgunluk ve halsizlik.

Kas ve eklem ağrıları.

Bal boğaz ağrısını hafifletebilir, ancak tedavinin yerini tutmaz
Bal boğaz ağrısını hafifletebilir, ancak tedavinin yerini tutmaz
İçeriği Görüntüle

İştahsızlık ve istemsiz kilo kaybı.

Nefes darlığı ve çarpıntı.

Bu belirtiler yalnızca enfektif endokardite özgü değildir. Çok sayıda farklı hastalıkta da görülebilir.

Ancak özellikle yapay kalp kapağı bulunan veya daha önce enfektif endokardit geçirmiş bir kişide açıklanamayan ateş ortaya çıkarsa gecikmeden tıbbi değerlendirme yapılması gerekir.

Enfektif endokardit şüphesinde kan kültürleri ve ekokardiyografi gibi incelemeler kullanılabilir. Tedavide genellikle damar yoluyla verilen antibiyotiklere ihtiyaç duyulur. Bazı ağır vakalarda cerrahi müdahale gerekebilir.

Diş tedavisinden önce antibiyotik kullanmak gerekiyor mu?

Ağız ve kalp sağlığı arasındaki bağlantıda en çok yanlış anlaşılan konulardan biri, diş tedavilerinden önce antibiyotik kullanılmasıdır.

Eskiden daha geniş hasta gruplarına koruyucu antibiyotik önerilirken günümüzde bu yaklaşım önemli ölçüde sınırlandırılmıştır.

Amerikan Kalp Derneği ve Amerikan Diş Hekimleri Birliği, koruyucu antibiyotiğin yalnızca enfektif endokarditin ağır sonuçları açısından en yüksek risk grubundaki belirli kalp hastaları için değerlendirilmesini öneriyor.

Bu hastalarda da antibiyotik gerekliliği, uygulanacak diş işleminin niteliğine bağlıdır.

Özellikle diş eti dokusuna, diş kökü çevresindeki bölgeye müdahale edilen veya ağız mukozasının bütünlüğünü bozan işlemler öncesinde koruyucu antibiyotik gerekebilir.

Buna karşılık her diş temizliği, her diş muayenesi veya her kalp hastalığı otomatik olarak antibiyotik kullanımını gerektirmez.

Gereksiz antibiyotik kullanımı yan etkilere ve antibiyotik direncine yol açabilir.

Bu nedenle kalp hastalığı bulunan kişilerin diş hekimine mevcut hastalıklarını ve kullandıkları ilaçları bildirmesi, koruyucu antibiyotik kararının ilgili hekimler tarafından verilmesi önemlidir.

Diş fırçalamak kalp enfeksiyonundan korunmaya yardımcı olabilir mi?

Amerikan Kalp Derneğinin bilimsel değerlendirmesinde dikkat çekilen önemli bir nokta, ağız kaynaklı bakterilerin yalnızca diş tedavileri sırasında değil, günlük yaşamda da kana karışabilmesidir.

Özellikle diş eti hastalığı ve kötü ağız hijyeni bulunan kişilerde bakterilerin tekrarlayan biçimde kan dolaşımına geçmesi, duyarlı hastalarda enfeksiyon açısından önem taşıyabilir.

Bu nedenle yalnızca diş tedavisi öncesinde alınan önlemlere odaklanmak yeterli değildir.

Düzenli diş fırçalama, diş aralarının temizlenmesi, diş eti hastalıklarının tedavisi ve diş hekimi kontrolleri ağız kaynaklı enfeksiyon riskini azaltmaya yönelik temel uygulamalardır.

Günlük ağız bakımında şu alışkanlıklar önem taşır:

Dişlerin günde en az iki kez florürlü diş macunuyla fırçalanması.

Diş aralarının diş ipi veya uygun ara yüz temizleme araçlarıyla düzenli temizlenmesi.

Diş eti kanaması, şişlik ve kızarıklık gibi belirtilerin ihmal edilmemesi.

Diş çürüklerinin ve ağız içindeki enfeksiyonların zamanında tedavi edilmesi.

Kişisel ihtiyaca uygun aralıklarla diş hekimi kontrolünün sürdürülmesi.

Bu uygulamalar enfektif endokardit riskini tamamen ortadan kaldırmaz. Ancak ağız sağlığının korunması, özellikle yüksek riskli kalp hastaları için önemli bir koruyucu yaklaşımdır.

Her diş enfeksiyonu kalp hastalığına neden olur mu?

Hayır. Diş çürüğü veya diş eti iltihabı bulunan herkesin kalp enfeksiyonu geçireceği düşüncesi bilimsel olarak doğru değildir.

Enfektif endokardit nadir gelişen bir hastalıktır. Ayrıca enfeksiyona neden olan mikroorganizmalar yalnızca ağızdan kaynaklanmaz; deri enfeksiyonları ve vücudun başka bölgelerindeki enfeksiyonlar da etken olabilir.

Ağız sağlığı ile kalp sağlığı arasındaki ilişki değerlendirilirken genel kalp-damar hastalıklarıyla enfektif endokardit de birbirinden ayrılmalıdır.

Diş eti hastalıkları ile bazı kalp-damar hastalıkları arasında araştırmalarda ilişkiler bulunması, diş eti hastalığının doğrudan kalp krizine neden olduğunun kanıtlandığı anlamına gelmez.

Enfektif endokarditte ise belirli ağız bakterilerinin kan dolaşımına geçerek duyarlı kişilerde kalp dokusuna yerleşmesi, tanımlanmış enfeksiyon mekanizmalarından biridir.

Bilimsel değerlendirmelerin ortaya koyduğu temel mesaj, ağız ve diş bakımının yalnızca estetik veya çürüklerin önlenmesiyle sınırlı olmadığıdır.

Diş eti sağlığının korunması, ağız kaynaklı enfeksiyonların azaltılmasının yanında özellikle belirli kalp hastalıklarına sahip kişilerin genel sağlık yönetiminde de önem taşıyor.

TIBBİ UYARI

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Kalp kapağı hastalığınız, yapay kalp kapağınız veya geçirilmiş endokardit öykünüz varsa diş işlemlerinden önce hekiminizi bilgilendirin. Koruyucu antibiyotik kullanımına kendiniz karar vermeyin. Açıklanamayan ateş ve enfektif endokardit şüphesinde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurun.

KAYNAKLAR

1. American Heart Association. Good Dental Health May Help Prevent Heart Infection from Mouth Bacteria. Bilimsel açıklama, 15 Nisan 2021.

2. American Heart Association. Infective Endocarditis. Hasta bilgilendirme ve klinik risk değerlendirmesi.

3. American Dental Association. Antibiotic Prophylaxis Prior to Dental Procedures. Güncel klinik bilgilendirme ve öneriler.