Bir mesajı okumak, gelen aramaya cevap vermek ya da navigasyon ekranını kontrol etmek… Sürücülerin çoğu zaman birkaç saniyelik sıradan bir işlem olarak gördüğü bu davranışlar, trafikte ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve uluslararası bilimsel araştırmalar, direksiyon başında telefon kullanımının trafik güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu ortaya koyuyor. Üstelik tehlike yalnızca sürücünün elini direksiyondan çekmesiyle sınırlı değil. Telefonla meşgul olan sürücü, gözleri yolda olsa bile önündeki tehlikeyi zamanında fark edemeyebiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü: Kaza riski yaklaşık dört kat artıyor

Dünya Sağlık Örgütü’nün trafik güvenliğine ilişkin değerlendirmesine göre, araç kullanırken cep telefonuyla ilgilenen sürücülerin trafik kazasına karışma riski, telefon kullanmayanlara kıyasla yaklaşık dört kat daha yüksek.

Telefon kullanımı sürücünün fren yapma süresini uzatıyor, trafik işaretlerine tepkisini geciktiriyor ve şerit kontrolünü güçleştiriyor. Özellikle mesajlaşma sırasında hem gözlerin yoldan ayrılması hem de dikkatin ekrana yönelmesi riski artırıyor.

DSÖ, eller serbest sistemlerin de bu tehlikeyi tamamen ortadan kaldırmadığını vurguluyor. Çünkü telefonla konuşmanın yol açtığı zihinsel dikkat dağınıklığı, cihazın elde tutulmaması durumunda da devam edebiliyor.

Beş saniyede 125 metre: Sürücü yola bakmadan ilerliyor

ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA), mesaj okuma veya yazma sırasında sürücünün gözlerinin yaklaşık beş saniye boyunca yoldan ayrılabildiğine dikkat çekiyor.

Bu süre, aracın hızına bağlı olarak düşündüğümüzden çok daha uzun bir mesafeye karşılık geliyor.

Saatte 50 kilometre hızla ilerleyen bir araç beş saniyede yaklaşık 69 metre, 90 kilometre hızla ilerleyen bir araç 125 metre, 120 kilometre hızla ilerleyen bir araç ise yaklaşık 167 metre yol alıyor.

Başka bir ifadeyle, otoyolda ilerleyen bir sürücü telefonuna baktığında gözünü yeniden yola çevirdiği ana kadar yüzlerce metreye yaklaşan bir mesafeyi önündeki trafiği doğrudan takip etmeden geçmiş olabiliyor.

Bu birkaç saniye içinde öndeki araç aniden fren yapabilir, bir yaya yola çıkabilir veya sürücünün kaçınması gereken bir engel ortaya çıkabilir.

Bilimsel araştırma: Numara çevirmek kaza riskini belirgin şekilde yükseltiyor

Virginia Tech Transportation Institute araştırmacılarının 2016 yılında Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayımladığı kapsamlı çalışma, direksiyon başındaki dikkat dağıtıcı davranışların sonuçlarını gerçek sürüş kayıtları üzerinden inceledi.

3 bin 500’den fazla sürücünün araç içi kamera ve sensörlerle takip edildiği araştırmada, telefonla gerçekleştirilen işlemler arasında önemli risk farklılıkları belirlendi.

Çalışmada, telefon numarası çevirmenin kaza olasılık oranı 12,2; mesaj yazmanın 6,1; cep telefonuna uzanmanın 4,8 ve telefonda içeriklere göz atmanın 2,7 olduğu hesaplandı.

Bu değerler, dikkat dağıtıcı işlem yapılmayan sürüş koşullarıyla karşılaştırılan istatistiksel olasılık oranlarını ifade ediyor. Her sürücünün her durumda aynı düzeyde risk taşıdığı anlamına gelmiyor.

Araştırmanın temel bulgusu ise son derece açık: Sürücünün gözünü yoldan ayırmasını gerektiren telefon işlemleri, trafik kazası riskini önemli ölçüde artırıyor.

Eller direksiyonda, gözler yolda olsa bile tehlike devam ediyor

Telefon kullanımının en az görünen etkilerinden biri, bilişsel dikkat dağınıklığı olarak tanımlanıyor.

Sürücü Bluetooth üzerinden konuşurken iki elini direksiyonda tutabiliyor ve yolun karşısına bakmayı sürdürebiliyor. Ancak beynin dikkat ve karar verme süreçlerinin bir bölümü telefon görüşmesine ayrıldığında, trafik ortamındaki önemli değişikliklerin fark edilmesi gecikebiliyor.

Özellikle karmaşık veya duygusal yoğunluğu yüksek görüşmeler, sürücünün çevresindeki gelişmeleri değerlendirmek için kullanabileceği zihinsel kaynakları azaltabiliyor.

Bu nedenle eller serbest sistemler, telefonu elde tutmanın oluşturduğu fiziksel riski azaltsa da güvenli sürüşün garantisi olarak görülmüyor.

Bilimsel çalışmalarda telefonla konuşmanın doğrudan kaza riski üzerindeki etkisine ilişkin sonuçlar farklılık göstermekle birlikte, yoğun zihinsel uğraşın sürüş performansını olumsuz etkileyebildiği ortaya konuyor.

Yeni araştırma: Telefon kullanımının kazalardaki rolü kayıtlara yeterince yansımıyor

Trafikte telefon kullanımına ilişkin dikkat çekici bulgulardan biri de Ağustos 2026’da ABD merkezli Insurance Institute for Highway Safety (IIHS) tarafından yayımlandı.

Araştırmacılar, yaklaşık 17 bin trafik kazasına ilişkin polis raporlarını sürücülerin telefon kullanımını kaydeden telematik verilerle karşılaştırdı.

İncelemede, kaza öncesindeki 30 saniyelik dönemde telefon kullanımı tek araçlı kazaların yüzde 7’sinde, iki araçlı kazaların ise yüzde 8’inde tespit edildi.

Buna karşılık polis raporlarında telefon kaynaklı dikkat dağınıklığı kazaların yüzde 1’inden azında yer aldı.

Araştırmacılar, resmi kaza kayıtlarının kaza öncesindeki telefon kullanımını en az yedi kat eksik yansıtıyor olabileceğini belirtti.

Bununla birlikte, kazadan önce telefon kullanılmış olması tek başına kazanın telefon nedeniyle gerçekleştiğini kanıtlamıyor.

Araştırma, telefon kullanımının trafik kazalarındaki gerçek boyutunu ortaya koymak için geleneksel kaza tutanaklarının her zaman yeterli olmayabileceğini gösteriyor.

Türkiye’de bir yılda 6 bin 35 kişi trafik kazalarında hayatını kaybetti

Türkiye İstatistik Kurumunun 2025 yılı Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri, trafik güvenliği sorununun ülkemizdeki büyüklüğünü ortaya koyuyor.

Verilere göre Türkiye’de 2025 yılında toplam 1 milyon 549 bin 574 trafik kazası meydana geldi. Bunların 288 bin 321’i ölümlü veya yaralanmalı kazalardan oluştu.

Trafik kazalarında 6 bin 35 kişi hayatını kaybederken 403 bin 937 kişi yaralandı.

Türkiye’de Satılan Her 10 İlaç Kutusunun 6’sı Eşdeğer
Türkiye’de Satılan Her 10 İlaç Kutusunun 6’sı Eşdeğer
İçeriği Görüntüle

Bu rakamlar, Türkiye’de trafik kazaları nedeniyle günde ortalama 16,5 kişinin yaşamını yitirdiği anlamına geliyor.

Ölümlü ve yaralanmalı kazalara neden olan kusurların yüzde 90,6’sını sürücü kusurları oluşturdu.

Ancak bu oran, kazaların aynı bölümünün telefon kullanımından kaynaklandığı anlamına gelmiyor. Türkiye’nin yayımlanan temel trafik istatistikleri, telefon kullanımının doğrudan neden olduğu kazaların sayısını tek başına ortaya koymuyor.

Uzmanlık literatüründe dikkat çekilen sorunlardan biri de tam olarak bu: Sürücü dikkat dağınıklığı, birçok kazada etkili olmasına rağmen olay sonrasında kesin biçimde belirlenemeyebiliyor.

Genç sürücüler açısından risk daha da önemli

Direksiyon başında telefon kullanımı, özellikle sürüş deneyimi sınırlı olan gençler bakımından ayrı bir önem taşıyor.

Yeni sürücüler, trafiği değerlendirme, olası tehlikeleri önceden görme ve beklenmedik durumlara tepki verme becerilerini henüz geliştirme aşamasında bulunuyor.

Telefonla ilgilenmek, zaten yüksek dikkat gerektiren bu sürece ikinci bir görev ekliyor.

ABD’deki trafik güvenliği araştırmaları, genç sürücülerde mesajlaşma ve ekranla etkileşim gibi davranışların ciddi risk oluşturduğunu gösteriyor.

Bu nedenle trafik güvenliği eğitimlerinde telefon kullanımı yalnızca bir kural ihlali olarak değil, sürücünün algısını ve karar verme becerisini etkileyen bir davranış olarak ele alınmalı.

Bir bildirim için alınan risk yalnızca sürücüyü ilgilendirmiyor

Direksiyon başında telefon kullanmanın sonuçları sürücünün kendisiyle sınırlı kalmıyor.

Araçta bulunan yolcular, karşı yönden gelen sürücüler, motosikletliler, bisikletliler ve yayalar da birkaç saniyelik dikkat kaybından etkilenebiliyor.

Özellikle okul önlerinde, yaya geçitlerinde, kavşaklarda ve yoğun şehir trafiğinde sürücünün geç tepki vermesi ciddi sonuçlar doğurabiliyor.

Bir mesajı okumak için harcanan süre kısa olabilir. Ancak bu sırada meydana gelebilecek kazanın sağlık ve toplumsal sonuçları yıllarca devam edebilir.

Ağır yaralanmalar, kalıcı engellilik, uzun süreli rehabilitasyon ihtiyacı ve çalışma gücü kayıpları, trafik kazalarının doğrudan ölüm sayılarının ötesine geçen halk sağlığı yükünü oluşturuyor.

Direksiyon başında en güvenli telefon, kullanılmayan telefon

Bilimsel çalışmaların ortak mesajı, sürücünün dikkatini trafikten uzaklaştıran davranışlardan kaçınması gerektiği yönünde.

Navigasyonun hareket etmeden önce ayarlanması, telefon bildirimlerinin sürüş sırasında sessize alınması, mesajların araç durdurulduktan sonra okunması ve zorunlu telefon görüşmeleri için güvenli bir yerde mola verilmesi, riski azaltmaya yönelik temel önlemler arasında bulunuyor.

Sürücünün birkaç saniye içinde yeniden yola bakabilecek olması, o birkaç saniyeyi güvenli hâle getirmiyor.

Trafik güvenliğinde bazen hayat kurtaran karar, gelen bir aramayı cevaplamamak veya bir mesajı daha sonra okumak kadar basit olabiliyor.

Çünkü direksiyon başında kaybedilen dikkat, her zaman yeniden kazanılabilecek bir fırsat bırakmıyor.

Kaynaklar

  1. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) – Road Traffic Injuries; Mobile Phone Use: A Growing Problem of Driver Distraction.
  2. Dingus TA ve arkadaşları – Driver Crash Risk Factors and Prevalence Evaluation Using Naturalistic Driving Data. PNAS, 2016.
  3. ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) – Distracted Driving.
  4. Insurance Institute for Highway Safety (IIHS) – Undercounting of Cellphone Use in Police Crash Reports, Ağustos 2026.
  5. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) – Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri, 2025.