Yüksek Mahkeme, işlemin iptalini ve parasal hakların ödenmesini onarken, akademisyenin özlük haklarının da değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Karar, üniversitelerde değişen akademik kriterlerin uygulanma biçimi açısından önem taşıyor.

Üniversitelerde akademik yükseltme ve yeniden atama kriterlerinin uygulanmasına ilişkin uyuşmazlık, Danıştay 8. Dairesinin 8 Mayıs 2025 tarihli kararıyla yeni bir hukuki boyut kazandı.

Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinde görev yapan bir doktor öğretim üyesinin, yeniden atama için öngörülen yayın şartını karşılamadığı gerekçesiyle ilişiğinin kesilmesi üzerine açılan davada, idarenin işlemi hukuka aykırı bulundu.

Danıştay, 2023/5664 Esas ve 2025/4478 Karar sayılı ilamıyla, işlemin iptali ve akademisyenin yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi yönündeki yargı kararını onadı. Özlük haklarına ilişkin talebin incelenmeksizin reddedilmesini ise hukuka uygun bulmadı.

Yeni yayın kriterleri uyuşmazlığın merkezinde

Davanın temelini, üniversitenin akademik yükseltme ve atama kriterlerinde yaptığı değişiklik oluşturdu.

Mahkeme kararına yansıyan bilgilere göre Akdeniz Üniversitesi, akademik yükseltme ve atama kriterlerini 2019 yılında belirledi. Ancak söz konusu kriterler 1 Ocak 2022 tarihinde yürürlüğe girdi.

Davacı akademisyenin görev süresi ise son olarak 10 Nisan 2020 tarihinde uzatılmıştı. Dolayısıyla ilgili öğretim üyesi, son görev süresi uzatıldığında henüz yürürlüğe girmemiş bir yayın şartıyla karşı karşıya kaldı.

Üniversite yönetimi, yeni kriterlerde yer alan yayın koşulunun karşılanmadığını belirterek akademisyenin görev süresini uzatmadı ve kurumla ilişiğini kesti.

Akademisyen de işlemin iptali, mahrum kaldığı parasal hakların yasal faiziyle ödenmesi ve özlük haklarının iadesi istemiyle idari yargıya başvurdu.

Mahkeme: Akademisyene hazırlanma süresi tanınmalıydı

Davayı inceleyen ilk derece idare mahkemesi, üniversitenin uygulamasını hukuk devleti, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri bakımından değerlendirdi.

Mahkeme, akademisyenin son görev süresi uzatıldığında yeni yayın kriterlerinin henüz yürürlükte bulunmadığını dikkate aldı.

Yeni koşulların, akademisyene gerekli hazırlıkları yapabilmesi için yeterli fırsat tanınmadan uygulanmasını hukuka aykırı buldu.

Kararda ayrıca görev süresinin uzatılmamasının öğretim faaliyetlerinde aksamalara neden olabileceği ve bu durumun kamu yararı bakımından da değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

İlk derece mahkemesi, akademisyene kriterleri karşılayabilmesi için süre tanınması gerektiği gerekçesiyle ilişik kesme işlemini iptal etti.

Davacının yoksun kaldığı parasal hakların, dava açma tarihi olan 25 Nisan 2022’den itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesine ve özlük haklarının verilmesine karar verdi.

Danıştay, işlemin iptalini ve parasal hakların ödenmesini onadı

Uyuşmazlık, istinaf incelemesinin ardından Danıştay 8. Dairesinin önüne geldi.

Üniversite yönetimi, yeniden atama kriterlerinin akademisyene bildirildiğini ve gerekli koşulların sağlanmadığını ileri sürerek işlemin hukuka uygun olduğunu savundu.

Danıştay ise bölge idare mahkemesinin, ilişik kesme işleminin iptali ve parasal hakların ödenmesine yönelik kararında hukuka aykırılık görmedi.

Böylece akademisyenin görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle ödenmesi yönündeki hükümler kesinleşti.

Özlük hakları yalnızca maaştan ibaret değil

Kararın dikkat çekici bölümlerinden biri, özlük haklarına ilişkin hukuki değerlendirme oldu.

Bölge idare mahkemesi, özlük haklarının iadesi talebini yeterince belirli olmadığı ve idari yargı tarafından bu kapsamda karar verilemeyeceği gerekçesiyle incelenmeksizin reddetmişti.

Danıştay ise bu yaklaşımı hukuka uygun bulmadı.

Yüksek Mahkeme, bir idari işlemin yargı kararıyla iptal edilmesinin, işlemi tesis edildiği tarihten itibaren hukuk düzeninden kaldırdığına dikkat çekti.

Bu nedenle idarenin yalnızca parasal kayıpları değil, iptal edilen işlemin doğurduğu diğer hukuki sonuçları da gidermesi gerektiğini vurguladı.

Danıştay, özlük haklarının kapsamına mali haklarla birlikte sosyal hakların, derece, terfi ve intibak gibi statüye bağlı hakların da girdiğini belirtti.

Bu değerlendirme, hukuka aykırı bir işlem nedeniyle görevinden ayrılmak zorunda kalan kamu personelinin hak kayıplarının yalnızca geçmiş maaşlarla sınırlı ele alınamayacağını ortaya koydu.

Özlük hakları yönünden dosya yeniden incelenecek

Danıştay 8. Dairesi, akademisyenin özlük haklarının iadesine ilişkin talebin incelenmeksizin reddedilmesini hukuka aykırı bularak bu bölümü bozdu.

Dosya, özlük hakları yönünden yeniden karar verilmek üzere ilgili bölge idare mahkemesine gönderildi.

Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı Yönetmeliği Resmî Gazete’de Yayımlandı: Çocuk Hesaplarına Yeni Kurallar
Sosyal Medyada 15 Yaş Sınırı Yönetmeliği Resmî Gazete’de Yayımlandı: Çocuk Hesaplarına Yeni Kurallar
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle karar, davacının bütün özlük haklarının tek tek ve kesin biçimde iade edildiği şeklinde yorumlanmamalı.

Ancak Danıştay’ın değerlendirmesi, idari işlemin iptaliyle birlikte ortaya çıkan özlük hakkı taleplerinin yargısal inceleme dışında bırakılamayacağı bakımından önemli bir hukuki dayanak oluşturuyor.

Üniversitelerin akademik kriter belirleme yetkisi devam ediyor

Karar, üniversitelerin bilimsel yayın ve akademik performans kriterleri belirleme yetkisini ortadan kaldırmıyor.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca yükseköğretim kurumları, doktor öğretim üyesi kadrolarına atamada bilimsel kaliteyi artırmaya yönelik, objektif ve denetlenebilir ek koşullar belirleyebiliyor.

Ancak yeni kriterlerin yürürlüğe giriş tarihi, mevcut akademisyenlerin görev süreleri, hukuki güvenlik ilkesi ve değişen koşullara uyum sağlayabilme imkânı, bu kriterlerin uygulanmasında önem taşıyor.

Danıştay’ın onadığı yargı kararında da bu unsurların somut olayın özellikleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği ortaya konuluyor.

Karar diğer akademisyenleri nasıl etkileyebilir?

Danıştay’ın kararı, özellikle görev süresi devam ederken akademik yeniden atama kriterleri değiştirilen doktor öğretim üyeleri bakımından emsal niteliğinde değerlendirilebilecek bir yargı yaklaşımı içeriyor.

Benzer uyuşmazlıklarda şu hususların önem kazanması beklenebilir:

  • Yeni akademik kriterlerin ilan ve yürürlük tarihleri.
  • Öğretim üyesinin son atama veya görev süresi uzatma tarihi.
  • Yeni koşulların yerine getirilebilmesi için fiilen tanınan hazırlık süresi.
  • İlişik kesme işleminin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine uygunluğu.
  • İşlemin iptali durumunda parasal hakların yanı sıra statüye bağlı özlük haklarının durumu.

Bununla birlikte her uyuşmazlığın, kendine özgü tarihler ve hukuki koşullar dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekiyor. Karar, bütün akademisyenlere koşulsuz yeniden atanma hakkı tanımıyor.

Danıştay 8. Dairesinin oybirliğiyle aldığı karar, akademik performans kriterlerinin uygulanmasında bilimsel kalite hedefi kadar hukuki güvenliğin de gözetilmesi gerektiğini ortaya koyması bakımından önem taşıyor.

Karar künyesi: Danıştay 8. Dairesi, 8 Mayıs 2025, Esas No: 2023/5664, Karar No: 2025/4478.