Yaşlanma Sürecini Hedefleyen Çalışmada Umut Veren Bulgular
Yaşlanma Sürecini Hedefleyen Çalışmada Umut Veren Bulgular
İçeriği Görüntüle

Frontiers in Nutrition’da 10 Haziran 2026’da yayımlanan geniş ölçekli bir çalışma, işitme kaybı bulunan yetişkinlerde D vitamini düzeyleri ile depresyon riski arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Araştırmada, 2010-2023 yılları arasında serum 25(OH)D testi yapılan işitme kayıplı yetişkinler incelendi. D vitamini eksikliği, 20 ng/ml’nin altı; yeterli düzey ise 30 ng/ml ve üzeri olarak tanımlandı.

TriNetX Global Collaborative Network verilerinin kullanıldığı çalışmada, eşleştirme sonrası her grupta 48 bin 184 kişi yer aldı. 12 yıllık takipte D vitamini eksikliği olan grupta genel depresyon riskinin anlamlı derecede daha yüksek olduğu bildirildi. Araştırmaya göre eksiklik grubunda depresyon riski yüzde 57 artışla ilişkilendirildi. Depresif epizod, tekrarlayan depresyon, intihar davranışı/kendine zarar verme ve tüm nedenlere bağlı ölüm için de benzer yönde anlamlı ilişkiler saptandı.

Çalışmada D vitamini “yetersizliği” olarak kabul edilen 20-29,9 ng/ml aralığında da risk artışı daha düşük düzeyde izlendi. Bu grupta depresyon riskinde yüzde 37’lik artış bildirildi. Araştırmacılar, bu bulgunun D vitamini düzeyi azaldıkça riskin kademeli artabileceğine işaret ettiğini belirtti.

Bununla birlikte çalışmanın en kritik noktası, sonuçların kesin bir neden-sonuç ilişkisi göstermemesi. Araştırmacılar, D vitamini eksikliğinin depresyona doğrudan yol açtığını ya da takviye kullanımının depresyonu önlediğini söylemek için ileriye dönük klinik çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Uzmanlara göre işitme kaybı olan bireylerde sosyal izolasyon, azalan dış ortam aktivitesi, beslenme kalitesi ve genel sağlık durumu hem D vitamini düzeylerini hem de ruh sağlığını etkileyebilir. Bu nedenle D vitamini testi, özellikle riskli gruplarda daha geniş bir ruh sağlığı değerlendirmesinin parçası olarak ele alınabilir.