Bir ülkenin sağlık sisteminin başarısı yalnızca hastanelere, ilaçlara ve sağlık çalışanlarına ne kadar para ayırdığıyla ölçülebilir mi?
OECD verileri bunun tek başına yeterli olmadığını gösteriyor.
OECD ülkelerinde kişi başına yıllık sağlık harcaması 2024 yılı veya mevcut en yakın yıl itibarıyla satın alma gücü paritesine göre ortalama 5 bin 967 dolar düzeyinde.
Ancak ülkeler arasında hem harcama hem de sağlık sonuçları açısından çok büyük farklılıklar bulunuyor.
Bazı ülkeler OECD ortalamasının altında harcama yaparken yaşam beklentisi ve bazı ölüm göstergelerinde ortalamanın üzerinde sonuçlar elde edebiliyor.
Bu durum sağlık ekonomisinin temel sorularından birini gündeme getiriyor:
Sağlığa ne kadar para harcandığı kadar, bu kaynağın nasıl kullanıldığı da mı önemli?
İspanya: 5.346 dolar harcama, 84 yıl yaşam beklentisi
İspanya dikkat çekici örneklerin başında geliyor.
Kişi başına yıllık sağlık harcaması 5 bin 346 dolar ile OECD ortalamasının altında bulunuyor.
Buna karşılık ülkede doğuşta beklenen yaşam süresi 84 yıl. Bu değer OECD ortalamasının yaklaşık 2,9 yıl üzerinde.
Daha önemlisi, yalnızca uzun yaşam değil.
İspanya'da önlenebilir ölüm hızı 100 bin kişide 92, tedavi edilebilir nedenlere bağlı ölüm hızı ise 50 düzeyinde. OECD ortalamaları sırasıyla 145 ve 77.
Dolayısıyla İspanya, harcama ve sağlık sonuçları birlikte değerlendirildiğinde dikkat çeken ülkelerden biri.
İtalya: Daha düşük harcamayla 83,5 yıl
Benzer bir tablo İtalya'da görülüyor.
İtalya kişi başına sağlık için yılda yaklaşık 5 bin 164 dolar harcıyor. Bu rakam OECD ortalamasından yaklaşık 800 dolar daha düşük.
Buna rağmen yaşam beklentisi 83,5 yıl.
İtalya'da önlenebilir ölüm hızı 100 bin kişide 93, tedavi edilebilir ölüm hızı ise 52.
Ülkenin sağlık harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılaya oranı da yüzde 8,4 ile OECD ortalaması olan yüzde 9,3'ün altında.
Güney Kore: 4.797 dolarla 83,5 yıl
Sağlık harcaması ile yaşam beklentisi arasındaki ilişkinin dikkat çekici olduğu bir diğer ülke Güney Kore.
Kişi başına sağlık harcaması yaklaşık 4 bin 797 dolar.
Buna karşılık yaşam beklentisi 83,5 yıl.
Tedavi edilebilir ölüm hızı ise 100 bin kişide 45 ile OECD ortalaması olan 77'nin oldukça altında.
Ancak bu örnek önemli bir uyarıyı da beraberinde getiriyor.
Bir ülkenin birkaç sağlık göstergesinde başarılı olması, sağlık sisteminin her alanda aynı ölçüde başarılı olduğu anlamına gelmiyor. Örneğin Güney Kore'de intihar oranı OECD ortalamasının oldukça üzerinde bulunuyor.
Bu nedenle sağlık sistemlerinin verimliliği tek bir gösterge üzerinden değerlendirilmemeli.
İsrail: OECD ortalamasından yaklaşık 1.600 dolar daha az harcama
İsrail'de kişi başına sağlık harcaması yaklaşık 4 bin 352 dolar.
Bu rakam OECD ortalamasından yaklaşık 1.600 dolar daha düşük.
Buna karşılık yaşam beklentisi 83,8 yıl.
Önlenebilir ölüm hızı 100 bin kişide 78, tedavi edilebilir ölüm hızı ise 56.
OECD'nin kamu harcamalarının maliyet etkinliğini inceleyen değerlendirmelerinde İsrail, benzer miktarda sağlık harcaması yapan ülkelere kıyasla daha yüksek yaşam beklentisine ulaşan ülkeler arasında gösteriliyor.
Japonya: Ortalama harcamayla en yüksek yaşam beklentilerinden biri
Japonya'nın durumu biraz farklı.
Ülkenin kişi başına sağlık harcaması 5 bin 790 dolar ile OECD ortalamasına oldukça yakın.
Ancak yaşam beklentisi 84,1 yıl.
Önlenebilir ölüm hızı 100 bin kişide 86, tedavi edilebilir ölüm hızı ise 49.
OECD verileri Japonya'nın OECD ortalamasına yakın sağlık harcamasıyla üye ülkeler arasındaki en yüksek yaşam beklentilerinden birine ulaştığını gösteriyor.
Costa Rica: Çok düşük harcamayla görece yüksek yaşam beklentisi
Costa Rica farklı türde bir örnek oluşturuyor.
Kişi başına sağlık harcaması yalnızca 1.935 dolar.
Bu rakam OECD ortalamasının yaklaşık üçte biri.
Buna rağmen yaşam beklentisi 81 yıl ve OECD ortalaması olan 81,1 yıla oldukça yakın.
Ancak Costa Rica'yı tüm sağlık göstergelerinde başarılı bir model olarak değerlendirmek doğru değil.
Ülkede önlenebilir ölüm hızı 100 bin kişide 147, tedavi edilebilir ölüm hızı ise 94. Her iki gösterge de OECD ortalamasının üzerinde.
Bu nedenle Costa Rica esas olarak çok düşük sağlık harcamasına karşın OECD ortalamasına yakın yaşam beklentisine ulaşan bir ülke olarak dikkat çekiyor.
Harcama ve yaşam beklentisi yan yana
| Ülke | Kişi başına sağlık harcaması* | Yaşam beklentisi |
|---|---|---|
| Costa Rica | 1.935 $ | 81,0 yıl |
| İsrail | 4.352 $ | 83,8 yıl |
| Güney Kore | 4.797 $ | 83,5 yıl |
| İtalya | 5.164 $ | 83,5 yıl |
| İspanya | 5.346 $ | 84,0 yıl |
| Japonya | 5.790 $ | 84,1 yıl |
| OECD ortalaması | 5.967 $ | 81,1 yıl |
*Satın alma gücü paritesine göre kişi başına ABD doları; sağlık harcaması için 2024 veya mevcut en yakın yıl. Yaşam beklentisi göstergelerinde OECD'nin en güncel karşılaştırılabilir verileri kullanılmıştır.
Tablo önemli bir noktayı ortaya koyuyor.
Sağlık harcaması ile yaşam beklentisi arasında genel olarak pozitif bir ilişki bulunuyor; ancak daha yüksek harcama her ülkede aynı büyüklükte sağlık kazanımı sağlamıyor.
Benzer miktarda harcama yapan ülkelerin sağlık sonuçları arasında belirgin farklar görülebiliyor.
Bu nedenle sağlık sistemlerinin başarısını yalnızca toplam bütçe üzerinden değerlendirmek yeterli değil.
Peki bu ülkeler neyi farklı yapıyor?
Burada tek bir “başarı reçetesi” bulunmuyor.
Yaşam beklentisi yalnızca sağlık sisteminden etkilenmiyor.
Beslenme biçimi, sigara ve alkol kullanımı, obezite, eğitim düzeyi, gelir dağılımı, çevre koşulları, trafik güvenliği ve toplumun yaş yapısı gibi çok sayıda faktör sağlık sonuçlarını etkileyebiliyor.
Sağlık sistemi tarafında ise güçlü birinci basamak hizmetleri, koruyucu sağlık uygulamaları, kronik hastalıkların erken takibi, ilaç ve teknoloji fiyatlarının kontrolü ve gereksiz sağlık hizmetlerinin azaltılması kaynakların daha etkili kullanılmasına katkı sağlayabiliyor.
OECD de sağlık harcamaları ile yaşam beklentisi arasında genel olarak pozitif ilişki bulunduğunu ancak ülkelerin benzer harcama düzeylerinde çok farklı sonuçlara ulaşabildiğini belirtiyor.
Türkiye nerede?
Türkiye'de kişi başına sağlık harcaması satın alma gücü paritesine göre yaklaşık 2 bin 309 dolar.
Bu rakam OECD ortalamasının yüzde 40'ından daha az.
Türkiye böylece OECD'deki en düşük kişi başına sağlık harcamalarından birine sahip.
Ancak yaşam beklentisi 77,3 yıl ile OECD ortalamasının 3,8 yıl altında.
Önlenebilir ölüm hızı 100 bin kişide 168, tedavi edilebilir ölüm hızı ise 119. Her iki gösterge de OECD ortalamasının üzerinde.
Bu tablo Türkiye açısından önemli bir ayrımı ortaya koyuyor:
Düşük sağlık harcaması tek başına verimlilik anlamına gelmiyor.
Gerçek verimlilik, kullanılan kaynaklarla ne kadar sağlık kazanımı elde edildiğiyle birlikte değerlendirilmek zorunda.
En fazla harcayan her zaman aynı ölçüde sağlık kazanımı elde etmiyor
Sağlık ekonomisinin temel tartışmalarından biri burada ortaya çıkıyor.
Bir noktaya kadar daha fazla kaynak; daha fazla sağlık çalışanı, daha iyi ilaç erişimi, daha gelişmiş teknoloji ve daha kapsamlı sağlık hizmeti anlamına gelebiliyor.
Ancak harcamalar yükseldikçe her ek kaynağın aynı büyüklükte sağlık kazanımı sağlaması garanti değil.
Bu nedenle modern sağlık politikalarının temel sorusu yalnızca:
“Sağlığa ne kadar para harcıyoruz?”
olmamalı.
Asıl soru şu olmalı:
“Harcadığımız her birim kaynak karşılığında ne kadar sağlık kazanımı elde ediyoruz?”
İspanya, İtalya, İsrail ve Güney Kore'nin verileri ile Japonya ve Costa Rica'nın farklı nitelikteki örnekleri, sağlık sistemlerinin başarısında bütçenin büyüklüğü kadar kaynağın nereye ve nasıl harcandığının da önemli olduğunu gösteriyor.
5. Kaynaklar
-
OECD — Health at a Glance 2025
-
OECD — Health Expenditure per Capita
-
OECD — Life Expectancy at Birth
-
OECD — Government at a Glance 2025 / Cost Effectiveness
-
OECD Health Statistics 2025
-
WHO — Global Health Expenditure Database




