Beyin tümörü şüphesinde tanı yalnızca bir MR görüntüsüne bakılarak konulmaz. Nörolojik muayene ve görüntüleme yöntemleri tümörün yerini ve özelliklerini ortaya koyarken, birçok hastada kesin tanı için ameliyat veya biyopsiyle alınan dokunun patolojik ve moleküler olarak incelenmesi gerekir.

Tedavi de “beyin tümörü” adı altında herkese uygulanan tek bir yöntem değildir. Tümörün iyi veya kötü huylu olması, türü, derecesi, beyindeki yeri, büyüklüğü, moleküler özellikleri ve hastanın genel sağlık durumu tedavi planını değiştirebilir.

Beyin tümörü tanısı nasıl konur?

Tanı süreci genellikle hastanın belirtilerinin değerlendirilmesi ve nörolojik muayeneyle başlar. Görme, işitme, denge, koordinasyon, kas gücü ve refleksler değerlendirilebilir. Bu muayene tek başına tümörü göstermez ancak beynin hangi bölgesinin etkilenmiş olabileceğine ilişkin önemli ipuçları verebilir.

Görüntüleme yöntemleri daha sonra şüpheli bölgenin ayrıntılı değerlendirilmesini sağlar. Hangi yöntemin önce kullanılacağı hastanın durumuna ve klinik gereksinime göre değişebilir.

MR mı, BT mi: Beyin tümöründe hangi görüntüleme daha önemli?

Manyetik rezonans görüntüleme, beyin dokusunu ayrıntılı göstermesi nedeniyle beyin tümörlerinin değerlendirilmesinde temel görüntüleme yöntemlerinden biridir. Gerektiğinde damar yoluyla kontrast madde verilerek tümör ile çevresindeki dokuların ayrımı daha belirgin hale getirilebilir.

Bazı hastalarda standart MR'a ek olarak fonksiyonel MR, MR spektroskopisi veya perfüzyon MR gibi ileri tekniklerden yararlanılabilir. Fonksiyonel MR özellikle konuşma ve hareket gibi önemli işlevleri yöneten beyin bölgelerinin tümörle ilişkisini değerlendirmede ve ameliyatın planlanmasında yardımcı olabilir.

Bilgisayarlı tomografi ise hızlı uygulanabilmesi nedeniyle özellikle acil değerlendirmelerde önem taşır. Kanama, kireçlenme ve kemik yapılarla ilgili bazı özelliklerin değerlendirilmesinde de avantaj sağlayabilir.

BT’de şüpheli bir oluşum görülmesi halinde daha ayrıntılı değerlendirme için MR istenebilir. Bu nedenle BT ve MR her durumda birbirinin alternatifi değildir; klinik duruma göre birbirini tamamlayabilir.

PET her beyin tümöründe gerekli mi?

Hayır. PET görüntüleme her beyin tümörü şüphesinde rutin olarak yapılması gereken bir test değildir.

PET, seçilmiş hastalarda tümörün metabolik özelliklerinin değerlendirilmesinde veya bazı özel klinik soruların yanıtlanmasında kullanılabilir. Hangi görüntüleme yönteminin gerekli olduğuna tümörün olası türü ve hastanın klinik durumu dikkate alınarak karar verilir.

MR'da kitle görülmesi kesin kanser anlamına gelir mi?

Hayır. Beyinde görüntülenen her kitle kötü huylu kanser değildir.

Beyin tümörleri iyi huylu veya kötü huylu olabilir. Ayrıca görüntülemede tümörü taklit edebilecek başka hastalıkların bulunması da mümkündür. Bu nedenle yalnızca görüntüleme sonucundan hareketle tümörün biyolojik davranışı hakkında kesin sonuca varmak doğru değildir.

Özellikle “beyinde kitle görüldü” ifadesi ile “beyin kanseri tanısı kondu” ifadeleri aynı anlama gelmez.

Biyopsi neden önemli?

Görüntüleme tümörün nerede bulunduğunu ve bazı özelliklerini gösterebilir; ancak tümörün tam olarak hangi hücrelerden oluştuğunun belirlenmesi çoğu durumda doku incelemesini gerektirir.

Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12’si Enfeksiyonlarla İlişkili
Dünyadaki Kanser Vakalarının Yüzde 12’si Enfeksiyonlarla İlişkili
İçeriği Görüntüle

Doku örneği bazen tümörü çıkarmak amacıyla yapılan ameliyat sırasında alınır. Tümörün bulunduğu bölge açık ameliyat açısından riskliyse stereotaktik iğne biyopsisi gibi yöntemler gündeme gelebilir.

Patolog alınan dokuyu inceleyerek tümörün türü ve derecesi hakkında bilgi verir. Günümüzde değerlendirme yalnızca hücrelerin mikroskop altında nasıl göründüğüyle sınırlı değildir.

Moleküler testler tedaviyi neden değiştirebilir?

Modern nöro-onkolojide bazı beyin tümörlerinin sınıflandırılmasında tümör hücrelerindeki moleküler ve genetik değişiklikler de önem taşır.

Doku üzerinde yapılan testler belirli genetik veya moleküler özellikleri ortaya çıkarabilir. Bu bilgiler tanının daha doğru sınıflandırılmasına, hastalığın davranışının değerlendirilmesine ve bazı hastalarda hedefe yönelik tedavi seçeneklerinin belirlenmesine katkıda bulunabilir.

Ancak saptanan her genetik değişiklik için etkili ve onaylanmış bir hedefe yönelik ilaç bulunduğu anlamı çıkarılmamalıdır. Moleküler bulgunun klinik anlamı tümörün türü ve mevcut bilimsel kanıtlarla birlikte değerlendirilir.

Beyin tümörünün derecesi ne anlama gelir?

Tümörün derecesi, hücrelerin özellikleri ve biyolojik davranışı hakkında bilgi verir. Genel olarak daha düşük dereceli tümörler daha yavaş seyredebilirken yüksek dereceli tümörler daha hızlı büyüme eğilimi gösterebilir.

Ancak tek başına derece bütün tabloyu açıklamaz. Tümörün türü, yeri ve moleküler özellikleri de önemlidir.

Beyin tümörlerinde diğer birçok kanserde kullanılan klasik “evre 1, evre 2, evre 3, evre 4” yaklaşımı aynı biçimde uygulanmaz. Bu nedenle beyin tümörünün derecesi ile kanser evresini birbirine karıştırmamak gerekir.

Beyin tümörü tedavisi nasıl belirlenir?

Tedavi planı tümörün özelliklerine göre kişiselleştirilir. Başlıca seçenekler arasında yakın izlem, ameliyat, radyoterapi, stereotaktik radyocerrahi, kemoterapi ve belirli tümörlerde hedefe yönelik tedaviler bulunabilir.

Küçük, iyi huylu olduğu düşünülen, belirti oluşturmayan ve yavaş büyüyen bazı tümörlerde hemen tedavi yerine düzenli MR kontrolleriyle izlem tercih edilebilir.

Başka hastalarda ise gecikmeden tedavi gerekebilir. Bu ayrım nedeniyle “beyin tümörü varsa mutlaka ameliyat gerekir” şeklinde genel bir kural yoktur.

Ameliyatta amaç tümörün tamamını çıkarmak mı?

Cerrahide temel amaçlardan biri, mümkün olduğunda tümörü güvenli biçimde mümkün olan en geniş ölçüde çıkarmaktır. Ancak tümör önemli beyin bölgelerine çok yakınsa tamamının çıkarılması ciddi nörolojik kayıp riski oluşturabilir.

Bu durumda cerrah, tümörün tamamını çıkarmak yerine güvenli sınırlar içinde bir bölümünü çıkarabilir.

Ameliyatın kapsamı belirlenirken yalnızca “ne kadar tümör çıkarılabilir?” sorusu değil, “beynin önemli işlevleri nasıl korunabilir?” sorusu da önem taşır.

Radyoterapi ve radyocerrahi aynı şey mi?

Her ikisi de iyonlaştırıcı radyasyondan yararlansa da uygulama biçimleri farklıdır.

Klasik radyoterapi belirlenen bölgeye genellikle birden fazla seansta uygulanabilir. Stereotaktik radyocerrahi ise adındaki “cerrahi” sözcüğüne rağmen kesi yapılan klasik bir ameliyat değildir. Çok hassas biçimde hedeflenen yüksek doz radyasyonun tümöre yönlendirilmesine dayanır ve uygun hastalarda bir veya birkaç seansta uygulanabilir.

Gamma Knife ve bazı lineer hızlandırıcı sistemleri bu amaçla kullanılan teknolojiler arasındadır.

Kemoterapi ve hedefe yönelik tedavi kimlerde kullanılır?

Kemoterapinin gerekli olup olmadığı tümörün türüne göre değişir. Bazı beyin tümörlerinde radyoterapiyle birlikte veya tedavinin başka aşamalarında ilaç tedavileri kullanılabilir.

Hedefe yönelik tedaviler ise tümör hücresindeki belirli moleküler özellikleri hedeflemeyi amaçlar. Bu nedenle tüm beyin tümörlerinde aynı hedefe yönelik ilaç kullanılmaz.

Doku ve moleküler incelemenin giderek önem kazanmasının nedenlerinden biri de budur: Aynı anatomik bölgede bulunan iki tümör biyolojik açıdan birbirinden farklı olabilir ve farklı tedavi yaklaşımları gerektirebilir.

Tedaviden sonra rehabilitasyon gerekebilir

Beyin tümörü ve uygulanan tedaviler bazı hastalarda hareket, konuşma, görme, denge, hafıza veya düşünme işlevlerini etkileyebilir.

Bu durumda tedavi yalnızca tümörü kontrol altına almakla bitmez. Hastanın ihtiyacına göre fizik tedavi, ergoterapi, konuşma ve dil terapisi veya nörolojik rehabilitasyon programları tedavi sürecinin bir parçası olabilir.

TIBBİ UYARI

Beyin tümörü tanısı ve tedavisi kişiye özeldir. Görüntüleme raporundaki “kitle” veya “lezyon” ifadeleri tek başına kanser tanısı anlamına gelmez. Yeni başlayan nöbet, bilinç değişikliği, ani gelişen güç veya konuşma kaybı gibi ciddi nörolojik belirtilerde acil tıbbi değerlendirme gerekir. Tanı veya tedavi kararı nöroloji, beyin ve sinir cerrahisi, radyoloji, patoloji, radyasyon onkolojisi ve tıbbi/nöro-onkoloji gibi ilgili uzmanlıkların değerlendirmesini gerektirebilir.

KAYNAKLAR
1. Mayo Clinic — Brain tumor: Diagnosis and treatment — Güncel hasta rehberi
2. National Cancer Institute — Adult Central Nervous System Tumors Treatment — Güncel uzman değerlendirmeli hasta rehberi
3. European Association of Neuro-Oncology — Diffüz gliomaların tanı, tedavi ve moleküler değerlendirilmesine ilişkin klinik kılavuzlar — Güncel kılavuz serisi