Bilimsel araştırmalar, semaglutid ve tirzepatid gibi ilaçlarla kaybedilen kilonun büyük bölümünün yağ dokusundan oluştuğunu gösteriyor. Bununla birlikte bazı çalışmalarda toplam kilo kaybının yaklaşık dörtte birinin, kimi hasta gruplarında ise daha yüksek bir bölümünün yağsız vücut kütlesinden kaynaklanabildiği bildiriliyor. Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: “Yağsız kütle” yalnızca kas değildir; su, bağ dokusu ve bazı organ dokularını da kapsar. Bu nedenle ölçülen her yağsız kütle azalmasını doğrudan kas kaybı olarak yorumlamak doğru değildir. (JAMA Network)
Kas kaybının nedeni doğrudan ilaç mı?
Bu ilaçların kası doğrudan eriterek çalıştığını söylemek doğru değildir. Temel sorun, iştahın belirgin biçimde azalmasıyla birlikte kişinin hem toplam kalorisinin hem de protein tüketiminin düşebilmesidir.
Hızlı kilo kaybı sırasında vücut, enerji ihtiyacını yalnızca yağ depolarından karşılamaz. Yeterli protein alınmaması, direnç egzersizi yapılmaması, uzun süre hareketsiz kalınması ve kilonun çok hızlı verilmesi kas dokusundaki kaybı artırabilir.
Kas kaybı riski özellikle ileri yaştaki kişilerde, daha önce kas gücü düşük olanlarda, uzun süre hareketsiz yaşayanlarda, çok düşük kalorili beslenenlerde ve kronik hastalığı bulunanlarda daha önemlidir.
Kas kaybı hangi sorunlara yol açabilir?
Günlük işlerde zorlanma
Kas miktarı ve gücü azaldığında merdiven çıkmak, sandalyeden kalkmak, alışveriş poşeti taşımak veya uzun süre yürümek daha yorucu hâle gelebilir. Kişi kilo vermesine rağmen kendisini beklediğinden daha güçsüz hissedebilir.
Halsizlik ve çabuk yorulma
Yetersiz beslenme ve kas kaybı birlikte geliştiğinde enerji düşüklüğü, egzersize karşı isteksizlik ve erken yorulma görülebilir. Bu durum hareketin daha da azalmasına ve kas kaybının hızlanmasına neden olan bir döngü oluşturabilir.
Denge bozukluğu ve düşme riski
Özellikle bacak ve kalça kaslarındaki güç kaybı dengeyi bozabilir. İleri yaştaki kişilerde kas kaybı; yürüme güçlüğü, merdiven çıkamama ve düşme riskinin artmasıyla ilişkilidir. (NIA)
Metabolizmanın daha az enerji harcaması
Kas dokusu, dinlenme sırasında da enerji tüketir. Kas miktarının belirgin biçimde azalması günlük enerji harcamasını düşürebilir. Bu durum ilacın bırakılmasından sonra kiloyu korumayı güçleştiren etkenlerden biri olabilir. Ancak kilo geri alımının tek nedeni kas kaybı değildir; iştahın yeniden artması ve vücudun kilo kaybına verdiği hormonal yanıt da önem taşır.
“Zayıf ama güçsüz” bir vücut yapısı
Tartıda hedeflenen kiloya ulaşılmış olsa bile yağ oranı yüksek, kas miktarı düşük kalabilir. Özellikle ileri yaşlarda “sarkopenik obezite” olarak adlandırılan, yağ fazlalığı ile kas azlığının bir arada bulunduğu tablo ortaya çıkabilir.
Kemik ve eklem sağlığının etkilenmesi
Kaslar kemiklere düzenli mekanik yük bindirerek kemik sağlığını destekler. Kas gücünün azalması hareketliliği düşürebilir, düşme ve buna bağlı kırık riskini artırabilir. Bu risk, menopoz sonrası kadınlarda ve ileri yaştaki kişilerde daha dikkatli değerlendirilmelidir.
Kas kaybını azaltmak için neler yapılabilir?
Yalnızca yürüyüşle yetinmeyin
Yürüyüş kalp ve damar sağlığı açısından değerlidir ancak kasları korumak için tek başına yeterli olmayabilir. Haftada en az iki gün, büyük kas gruplarını çalıştıran direnç egzersizleri programa eklenmelidir.
Lastik egzersizleri, hafif ağırlıklar, çömelme, duvara şınav, oturup kalkma ve uygun makinelerle yapılan çalışmalar kaslar için gerekli uyarıyı sağlayabilir. Egzersizin kişinin yaşı, eklem sağlığı ve mevcut hastalıklarına göre planlanması gerekir. Direnç egzersizinin kilo kaybı sırasında yağsız kütlenin korunmasına yardımcı olabileceğini gösteren çalışmalar bulunmaktadır. (New England Journal of Medicine)
Her öğünde protein bulundurun
İştah azaldığında tabağın küçülmesi normaldir. Ancak küçülen tabakta ilk kaybolan besin protein olmamalıdır.
Yumurta, yoğurt, kefir, süt, peynir, balık, tavuk, yağsız et, mercimek, nohut ve kuru fasulye gibi protein kaynakları gün içine dağıtılabilir. Yalnızca akşam öğününde yüksek miktarda protein tüketmek yerine kahvaltıdan itibaren dengeli dağılım daha uygulanabilir bir yöntemdir.
Günlük protein ihtiyacı yaşa, kiloya, fiziksel aktiviteye ve hastalıklara göre değişir. Böbrek, karaciğer veya kalp hastalığı bulunan kişiler doktor değerlendirmesi olmadan yüksek proteinli beslenmeye başlamamalıdır.
Çok hızlı kilo kaybını başarı ölçüsü saymayın
Tedavinin amacı tartıdaki rakamı mümkün olan en kısa sürede düşürmek değil, yağ oranını azaltırken kas gücünü ve günlük işlevleri korumaktır. İlacın dozunun gereğinden hızlı artırılması veya kişinin neredeyse hiç yemek yiyememesi “iyi yanıt” olarak değerlendirilmemelidir.
Sürekli bulantı, kusma, öğün atlama veya sıvı alamama varsa tedaviyi düzenleyen hekimle görüşülmelidir.
Egzersize ilacın başında başlayın
Kas kaybı belirginleştikten sonra önlem almak yerine ilaç tedavisi başlarken egzersiz ve beslenme planı oluşturmak daha doğrudur. İlk haftalardan itibaren uygulanan sürdürülebilir bir güçlendirme programı, vücuda “bu kaslara hâlâ ihtiyaç var” mesajı verir.
Sadece tartıyı takip etmeyin
Kilo takibine ek olarak bel çevresi, kas gücü ve günlük performans da değerlendirilmelidir. Sandalyeden destek almadan kalkabilme, merdiven çıkma kapasitesi, yürüme hızı ve el kavrama gücü kas işlevi hakkında fikir verebilir.
Gerekli görülen hastalarda diyetisyen veya hekim kontrolünde vücut kompozisyonu ölçümleri yapılabilir. Ancak ev tipi cihazların sıvı durumundan etkilenebileceği ve kesin kas ölçümü yapmadığı unutulmamalıdır.
Hangi belirtilerde doktora başvurulmalı?
Tedavi sırasında belirgin güçsüzlük, sık düşme, baş dönmesi, günlük işlerde zorlanma, birkaç hafta içinde olağan dışı hızlı kilo kaybı, sürekli kusma, ciddi iştahsızlık veya sıvı alamama gelişirse sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
İleri yaştaki kişiler, düşük kas kütlesi bulunanlar, geçirilmiş kırığı olanlar ve böbrek hastaları tedaviye başlamadan önce kas ve beslenme riski açısından ayrıca değerlendirilmelidir.
Zayıflama ilaçları kas kaybı nedeniyle bırakılmalı mı?
Hayır. Kas kaybı ihtimali, doktor kontrolünde kullanılması gereken bu ilaçların yararlarını geçersiz kılmaz. Araştırmalar, verilen kilonun çoğunun yağ dokusundan geldiğini ve genel vücut kompozisyonunun çoğu hastada iyileştiğini göstermektedir. (New England Journal of Medicine)
Asıl mesele, tedavinin yalnızca “iğne ve tartı” ikilisine indirgenmemesidir. Zayıflama ilacı iştahı kontrol edebilir; fakat kasları koruyacak proteini tüketmek ve kaslara çalışmaları gerektiğini hatırlatacak egzersizi yapmak yine tedavinin temel parçalarıdır.
Başarılı kilo kaybı, yalnızca daha hafif bir vücut değil; daha güçlü, hareketli ve dayanıklı bir beden bırakmalıdır.





