Gece saatlerinde yürüyüş yapmak, işten eve dönmek veya karşıdan karşıya geçmek, gün ışığında fark edilmeyen önemli bir trafik güvenliği sorununu beraberinde getiriyor. ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresinin (NHTSA) Haziran 2026’da yayımladığı verilere göre, 2024 yılında trafik kazalarında hayatını kaybeden yayaların yüzde 76’sı karanlık koşullarda yaşamını yitirdi. Bilimsel araştırmalar ise kıyafetlerde kullanılan reflektörlerin yalnızca görünürlüğü artırmakla kalmadığını, vücudun doğru bölgelerine yerleştirildiğinde sürücülerin yayaları çok daha erken fark etmesini sağlayabildiğini ortaya koyuyor.

7 bin 80 yaya hayatını kaybetti: Ölümlerin yüzde 76’sı karanlıkta

Prof. Dr. Cevdet Erdöl’ün Oğlunun Düğününde Devletin Zirvesi ve Siyaset Dünyası Buluştu
Prof. Dr. Cevdet Erdöl’ün Oğlunun Düğününde Devletin Zirvesi ve Siyaset Dünyası Buluştu
İçeriği Görüntüle

NHTSA’nın 2024 yılı trafik güvenliği verilerini kapsayan ve Haziran 2026’da yayımlanan raporu, gece yaya güvenliği açısından dikkat çekici sonuçlar içeriyor.

ABD’de 2024 yılında trafik kazalarında 7 bin 80 yaya hayatını kaybetti. Aynı dönemde yaklaşık 71 bin 635 yaya yaralandı.

Hayatını kaybeden yayaların yüzde 76’sının karanlık koşullarda, yüzde 20’sinin gündüz saatlerinde, kalan yüzde 4’ünün ise şafak ve alacakaranlıkta meydana gelen kazalarda yaşamını yitirdiği belirlendi.

Rapora göre yaya ölümlerinin yüzde 84’ü şehirlerde gerçekleşirken, yüzde 73’ü kavşak dışındaki noktalarda meydana geldi.

Bu veriler, yaya güvenliğinin yalnızca yaya geçitleriyle sınırlı olmadığını; sokakların aydınlatılması, araç hızları ve yayaların sürücüler tarafından zamanında fark edilebilmesinin de önem taşıdığını gösteriyor.

Ancak yüzde 76’lık oran, gece yürüyen bir kişinin ölüm ihtimalinin yüzde 76 olduğu anlamına gelmiyor. Bu oran, ABD’de meydana gelen yaya ölümlerinin ışık koşullarına göre dağılımını ifade ediyor.

Bilimsel araştırma: Reflektörler 135 metre fark oluşturdu

Gece yürüyen yayaların sürücüler tarafından ne kadar uzaktan fark edilebildiği, bilimsel araştırmalarda da incelendi.

Queensland Teknoloji Üniversitesi ve Clemson Üniversitesinden araştırmacıların 2017 yılında Ophthalmic and Physiological Optics dergisinde yayımladığı çalışmada, 14 sürücünün gece koşullarında yayaları fark etme mesafeleri ölçüldü.

Araştırma, trafiğe kapalı bir test yolunda gerçekleştirildi. Sürücülerin göz hareketleri özel cihazlarla takip edilirken, yol kenarındaki yayalar farklı reflektör düzenleriyle değerlendirildi.

Yalnızca standart reflektörlü yelek kullanan yayaların ortalama 184,5 metreden fark edildiği belirlendi.

Aynı yeleğe ek olarak vücudun hareketini belirginleştiren reflektörler kullanıldığında ise fark edilme mesafesi ortalama 319,1 metreye yükseldi.

İki uygulama arasında 134,6 metrelik fark oluştu.

Araştırmacılar, bu sonucun reflektörlerin yalnızca parlaklığıyla değil, insan vücudunun hareketini görünür hâle getirmesiyle de ilişkili olduğunu belirtti.

Reflektörün vücuttaki yeri neden önemli?

Araştırmanın en dikkat çekici yönü, reflektörlü yeleğin tek başına sağladığı görünürlük ile hareketli vücut bölgelerine eklenen reflektörlerin etkisini karşılaştırmasıydı.

İnsanlar yürürken kolları ve bacakları belirli bir ritim içinde hareket ediyor. Beynin görsel algı sistemi, bu hareket düzenini insan yürüyüşü olarak tanıyabiliyor.

Bilimsel literatürde bu özellik biyolojik hareket algısı olarak adlandırılıyor.

Bilekler ve ayak bilekleri gibi hareketli noktalardaki reflektörler, araç farlarından gelen ışığı yansıtarak sürücünün karşısındaki nesnenin bir insan olduğunu daha erken anlamasına yardımcı olabiliyor.

2017 yılındaki araştırmada sürücüler, vücut hareketini belirginleştiren reflektörleri taşıyan yayalara gözlerini ortalama 1,1 saniyede yöneltti.

Yalnızca reflektörlü yelek kullanılan koşulda ise bu süre ortalama 3,5 saniyeydi.

Bu sonuç, sürücünün yalnızca yayayı görmesinin değil, gördüğü nesnenin bir yaya olduğunu zamanında anlamasının da önemli olduğunu ortaya koyuyor.

Bununla birlikte araştırma yalnızca 14 sürücünün katıldığı kontrollü bir deneydi. Elde edilen 135 metrelik farkın bütün gerçek trafik koşullarında aynı şekilde ortaya çıkacağı veya trafik kazalarını belirli bir oranda azaltacağı söylenemez.

Gece görmek ile görülmek aynı şey değil

Gece yürüyen yayalar açısından önemli sorunlardan biri, kendi görüşleriyle sürücünün görüşünü aynı kabul etmeleri.

Yaya yaklaşan aracın farlarını uzaktan rahatlıkla görebilirken, sürücü karanlıkta bulunan kişiyi aynı mesafeden fark edemeyebilir.

Bunun nedeni, araç farlarının güçlü bir ışık kaynağı olması, yayanın ise çevre aydınlatmasına ve üzerinden yansıyan ışığa bağlı olarak görünmesidir.

Koyu renkli kıyafetler, yetersiz sokak aydınlatması ve yol kenarındaki gölgeler yayaların çevrelerinden ayırt edilmesini güçleştirebiliyor.

Karşıdan gelen araçların farlarından kaynaklanan kamaşma da sürücünün görsel algısını olumsuz etkileyebiliyor.

Bu koşullarda sürücünün yayayı geç fark etmesi, durmak veya güvenli bir manevra gerçekleştirmek için kullanabileceği zamanı azaltabiliyor.

Koyu renk kıyafetler gece yürüyüşünde neden sorun oluşturabiliyor?

Siyah ve koyu renkli kıyafetler, özellikle aydınlatmanın yetersiz olduğu bölgelerde arka planla düşük kontrast oluşturabiliyor.

Açık renkli kıyafetler bazı koşullarda görünürlüğü artırabilse de reflektörlü malzemelerden farklı bir çalışma prensibine sahip.

Reflektörler, araç farlarından gelen ışığın önemli bir bölümünü ışık kaynağının yönüne geri yansıtacak şekilde tasarlanıyor.

Bu özellik, özellikle yol kenarında yürüyen, spor yapan veya bisiklet kullanan kişilerin gece daha erken fark edilmesine yardımcı olabiliyor.

Ancak reflektörlerin bulunması, sürücünün mutlaka zamanında fren yapacağı veya kazanın kesin olarak önleneceği anlamına gelmiyor.

Görünürlüğün artırılması, trafik güvenliğini destekleyen önlemlerden yalnızca biri.

Yaya ölümlerinin yüzde 73’ü kavşak dışında gerçekleşti

NHTSA’nın 2024 verilerinde dikkat çeken bir başka bulgu, yaya ölümlerinin büyük bölümünün kavşak dışındaki bölgelerde yaşanması.

Rapora göre hayatını kaybeden yayaların yüzde 73’ü kavşak olmayan noktalarda, yüzde 18’i kavşaklarda, yüzde 9’u ise diğer konumlarda meydana gelen kazalarda yaşamını yitirdi.

Bu dağılım, yayaların ve araçların aynı yol alanını paylaştığı bölgelerin güvenliği açısından önem taşıyor.

Özellikle yerleşim yerlerinden geçen ana yollar, kaldırımı bulunmayan güzergâhlar ve yetersiz aydınlatılmış geçiş noktaları, ayrı değerlendirme gerektiren alanlar arasında bulunuyor.

Uzman kuruluşlar, yaya güvenliğinin artırılmasında yol altyapısı, güvenli geçiş noktaları, aydınlatma ve araç hızlarının birlikte ele alınmasını öneriyor.

Sürücüler için en önemli önlem: Hızı ve dikkati kontrol etmek

Gece yaya kazalarının önlenmesi yalnızca yayaların daha görünür olmasıyla sağlanamaz.

NHTSA, sürücülerin özellikle gece saatlerinde ve olumsuz hava koşullarında yayaları fark etmenin güçleşebileceğini dikkate almasını öneriyor.

Araç hızının yol ve görüş koşullarına uygun tutulması, yaya geçitlerine yaklaşırken yavaşlanması ve dönüşlerde yayaların geçiş hakkına dikkat edilmesi gerekiyor.

Özellikle karşıdan karşıya geçmeye hazırlanan yayaların bulunduğu alanlarda sürücünün dikkatini tamamen yola vermesi önem taşıyor.

Telefon kullanımı, araç içi ekranlarla ilgilenmek ve dikkat dağıtıcı diğer davranışlar, yayaların zamanında fark edilmesini daha da güçleştirebiliyor.

Reflektörlü kıyafetler, sürücünün hızını azaltma ve yayalara yol verme sorumluluğunun yerine geçmiyor.

Gece yürüyüşlerinde hangi önlemler alınmalı?

Trafik güvenliği kuruluşlarının önerilerine göre, gece yürüyen kişilerin görünürlüğü artıran kıyafet ve aksesuarları tercih etmesi yararlı olabilir.

Özellikle reflektörlü yeleklere ek olarak bilek ve ayak bileklerine yerleştirilen reflektörler, vücut hareketlerinin daha kolay fark edilmesine yardımcı olabiliyor.

Yetersiz aydınlatılan güzergâhlarda taşınabilir ışık kaynakları kullanılabilir.

Yayaların mümkün olduğunca kaldırımlardan yararlanması ve karşıdan karşıya geçerken güvenli geçiş noktalarını tercih etmesi gerekiyor.

Kaldırım bulunmayan yollarda, güvenli olduğu ölçüde araç trafiğine karşı yönde ve taşıt yolundan olabildiğince uzakta yürünmesi öneriliyor.

Çocuklar, yaşlılar ve görme problemi yaşayan kişiler için güvenli geçiş alanlarının ve yeterli aydınlatmanın önemi daha da artıyor.

Türkiye açısından da önemli bir halk sağlığı konusu

ABD’de yayımlanan veriler doğrudan Türkiye’deki yaya kazalarının dağılımını göstermiyor.

Bununla birlikte gece görüşünün sınırlılıkları, araç farlarıyla aydınlatma, insan hareketinin algılanması ve sürücü tepki süresi gibi mekanizmalar bütün ülkelerde trafik güvenliği açısından önem taşıyor.

Türkiye’de de şehir içi yolların aydınlatılması, yaya geçitlerinin görünürlüğü, kaldırım düzenlemeleri ve sürücülerin hız davranışları, bu konunun araştırılabilecek boyutları arasında bulunuyor.

Özellikle sonbahar ve kış aylarında havanın daha erken kararması, iş ve okul çıkışlarının karanlık saatlere denk gelmesine yol açabiliyor.

Bu nedenle gece yaya güvenliğinin yalnızca bireysel farkındalık kampanyalarıyla değil, yerel yönetimlerin yol güvenliği uygulamaları ve bilimsel araştırmalarla desteklenmesi gerekiyor.

Gece yaya güvenliğinde 135 metrelik fark ne anlatıyor?

Bilimsel araştırmaların ortaya koyduğu en önemli nokta, yayanın görünür olmasıyla insan olarak tanınmasının aynı şey olmadığı.

Kontrollü deneyde, yalnızca reflektörlü yelek giyen bir yayanın ortalama 184,5 metreden fark edilmesine karşılık, hareketli vücut bölgelerinde ek reflektör bulunan yaya 319,1 metreden tanınabildi.

Bu bulgu, insan hareketini belirginleştiren basit görünürlük önlemlerinin sürücülerin algılama performansına katkı sağlayabileceğini gösteriyor.

Ancak gerçek trafik güvenliği; araç hızı, yol aydınlatması, sürücü dikkati, güvenli geçiş altyapısı ve yayaların görünürlüğünün birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor.

Araştırmaların ortak mesajı açık: Gece yaya güvenliğinde yalnızca yolu görmek yetmiyor. Sürücünün yayayı zamanında fark edebilmesi de hayati önem taşıyor.

KAYNAKLAR

1. ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) — Haziran 2026

Traffic Safety Facts 2024 Data: Pedestrians.

2024 yılında ABD’de meydana gelen yaya ölümlerinin ışık koşullarına, yerleşim yerlerine ve kaza konumlarına göre dağılımını içeren resmî rapor.

Rapor numarası: DOT HS 813 818.

2. Wood JM, Tyrrell RA, Lacherez P, Black AA — 2017

Night-time Pedestrian Conspicuity: Effects of Clothing on Drivers’ Eye Movements.

Ophthalmic and Physiological Optics. 2017;37(2):184–190.

DOI: 10.1111/opo.12351.

14 sürücünün katıldığı, gece yaya görünürlüğü ve reflektör yerleşiminin etkilerinin incelendiği deneysel araştırma.