Vücudunuz Yeterince Beslenmediğinizi Bu 6 İşaretle Gösterebilir
Sürekli açlık, gün boyu süren halsizlik, egzersiz kapasitesinin azalması, baş dönmesi, saç ve ciltte değişiklikler ile belirgin kas kaybı, yeterince beslenmemenin olası işaretleri arasında bulunuyor. Ancak bu belirtilerin her biri tiroit hastalıkları, kansızlık, enfeksiyonlar veya başka sağlık sorunlarıyla da ilişkili olabilir.
Yetersiz beslenme yalnızca çok düşük kilolu kişilerde görülmez. Kişi normal kiloda veya fazla kilolu olsa bile vücudunun ihtiyacından daha az enerji, protein, vitamin ya da mineral alabilir.
Sürekli açlık hissi
Öğünden kısa süre sonra yeniden acıkmak veya gün boyunca yiyecek düşünmek, alınan enerjinin yetersiz kalabileceğini düşündürebilir. Özellikle küçük porsiyonlar, uzun süren açlık dönemleri ve aşırı kısıtlayıcı diyetler tokluk hissinin oluşmasını zorlaştırabilir.
Protein, lif ve sağlıklı yağlardan yoksun öğünler de kısa sürede acıkmaya neden olabilir. Bu nedenle yalnızca öğünün miktarı değil, besin içeriği de değerlendirilmelidir.
Geçmeyen yorgunluk ve enerji düşüklüğü
Besinler, vücudun günlük işlevlerini sürdürebilmesi için gereken enerjiyi sağlar. Gereksinimin uzun süre karşılanmaması halsizlik, uyku isteği, odaklanma güçlüğü ve günlük işleri yapmakta zorlanmayla kendini gösterebilir.
Yorgunluk tek başına az yemekle açıklanamaz. Kansızlık, uyku sorunları, tiroit hastalıkları, enfeksiyonlar, depresyon ve kullanılan bazı ilaçlar da benzer yakınmalara yol açabilir.
Egzersiz performansının gerilemesi
Daha önce rahatça tamamlanan yürüyüşün veya antrenmanın zorlaşması, egzersiz sırasında çabuk yorulma ve toparlanmanın uzaması, yetersiz enerji alımıyla ilişkili olabilir. Düzenli spor yapan kişilerde enerji ve protein ihtiyacı hareketsiz kişilere göre daha yüksek olabilir.
Uzun süre yetersiz beslenmek yalnızca performansı düşürmez; kas dokusunun korunmasını ve egzersiz sonrası onarımı da zorlaştırabilir. Spor yapanların hızlı kilo kaybı uğruna ciddi enerji kısıtlamasına gitmemesi gerekir.
Baş dönmesi ve sersemlik hissi
Özellikle ayağa kalkınca ortaya çıkan baş dönmesi; yetersiz sıvı alımı, düşük tansiyon veya kan şekerindeki düşüşlerle bağlantılı olabilir. Öğün atlamak ya da uzun saatler aç kalmak bazı kişilerde titreme, terleme, güçsüzlük ve dikkat dağınıklığına da neden olabilir.
Bayılma, göğüs ağrısı, nefes darlığı, konuşma bozukluğu, tek taraflı güçsüzlük veya şiddetli baş ağrısıyla birlikte gelişen baş dönmesinde acil değerlendirme gerekir.
Saç dökülmesi ve cilt değişiklikleri
Uzun süre yeterli enerji ve besin alınamadığında vücut kaynaklarını öncelikli işlevlere yönlendirebilir. Protein, demir ve bazı vitaminlerle minerallerin yetersizliği saçlarda incelme, dökülme, tırnaklarda kırılma veya ciltte kurulukla ilişkili olabilir.
Saç dökülmesinin genetik özellikler, hormon değişiklikleri, tiroit hastalıkları, stres ve kullanılan ilaçlar gibi birçok başka nedeni vardır. Eksiklik saptanmadan gelişigüzel takviye kullanmak doğru değildir.
Kas ve yağ dokusunda belirgin kayıp
İstemsiz kilo kaybı ve kıyafetlerin kısa sürede bol gelmesi, alınan enerjinin ihtiyacı karşılamadığını gösterebilir. Özellikle düşük protein alımıyla birlikte devam eden ciddi enerji kısıtlamasında vücut yağın yanı sıra kas dokusunu da kullanabilir.
Kas kaybı güçsüzlüğe, hareket kapasitesinin azalmasına ve düşme riskinin artmasına yol açabilir. İleri yaştaki kişilerde, kronik hastalığı bulunanlarda ve ameliyat sonrası dönemde bu durum daha ciddi sonuçlar doğurabilir.
Kimler daha fazla risk altında?
İştahı azalan ileri yaştaki kişiler, ergenler, yoğun egzersiz yapanlar, katı diyet uygulayanlar ve öğünlerini sürekli atlayanlar risk altında olabilir. Çiğneme veya yutma güçlüğü bulunanlarla depresyon, kaygı bozukluğu, sindirim sistemi hastalığı ya da yeme bozukluğu yaşayanlarda da yetersiz alım gelişebilir.
İştahı azaltan bazı ilaçlar da günlük besin tüketimini etkileyebilir. İlaç kullanan kişilerin tedaviyi kendi başına bırakmaması, belirgin iştah veya kilo değişikliğini hekimiyle paylaşması gerekir.
Ne zaman sağlık kuruluşuna başvurulmalı?
Üç ila altı ay içinde istem dışı belirgin kilo kaybı, sürekli halsizlik, tekrarlayan baş dönmesi, güçsüzlük, uzun süren iştahsızlık veya günlük işlevlerde gerileme varsa değerlendirme alınmalıdır. Çocuklarda büyümenin yavaşlaması ve beklenen kilo artışının gerçekleşmemesi de hekime başvuru nedenidir.
Hekim; kilo değişimini, beslenme düzenini, hastalıkları ve kullanılan ilaçları birlikte değerlendirir. Gerektiğinde kan sayımı, demir, vitamin düzeyleri, kan şekeri ve tiroit işlevleri gibi incelemeler isteyebilir veya kişiyi diyetisyene yönlendirebilir.
Beslenme nasıl düzenlenebilir?
Amaç yalnızca daha fazla kalori almak değil, vücudun ihtiyaç duyduğu besinleri dengeli biçimde karşılamaktır. Düzenli ana ve ara öğünler; yumurta, yoğurt, balık, et, tavuk, kuru baklagil, tam tahıl, sebze, meyve, kuruyemiş ve zeytinyağı gibi besinlerle çeşitlendirilebilir.
Uzun süredir çok az beslenen, ciddi kilo kaybeden veya yeme bozukluğu şüphesi bulunan kişilerin besin alımını kontrolsüz biçimde ve birden artırması uygun olmayabilir. Bu kişiler için hekim ve diyetisyen gözetiminde kişiselleştirilmiş plan hazırlanmalıdır.
KAYNAKLAR
1. Health sağlık editörlüğü değerlendirmesi: Yeterince beslenmemenin altı temel işareti
2. Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Hizmeti: Yetersiz beslenmenin belirtileri ve risk grupları
3. Ulusal Diyabet, Sindirim ve Böbrek Hastalıkları Enstitüsü: Hipotiroidi belirtileri





