ABD Gıda ve İlaç Dairesi, nadir görülen kalıtsal bir metabolizma hastalığı olan glikojen depo hastalığı tip Ia için önemli bir karara imza attı. FDA, Genglycos adıyla pazarlanacak pariglasgene brecaparvovec-opnr gen tedavisine 8 yaş ve üzerindeki hastalar için hızlandırılmış onay verdi.

Karar, bu hastalık için FDA tarafından onaylanan ilk tedavinin önünü açtı. Genglycos’un ayrıca hastalığın altında yatan genetik bozukluğu hedefleyen tek seferlik bir gen tedavisi olması dikkati çekiyor.

Hastalar neden sürekli beslenmek zorunda kalıyor?

Von Gierke hastalığı olarak da bilinen glikojen depo hastalığı tip Ia, G6PC genindeki hastalığa yol açan değişikliklerden kaynaklanıyor.

Bu gen, karaciğerin depoladığı enerjiyi gerektiğinde glikoza dönüştürerek kana verebilmesi açısından kritik bir enzimin üretilmesini sağlıyor.

Hastalarda bu sistem düzgün çalışmadığı için özellikle yemek aralarında ve gece boyunca kan şekeri tehlikeli seviyelere düşebiliyor.

Bu nedenle hastalar yalnızca ne yediklerine dikkat etmekle yetinemiyor. Kan şekerini dengede tutabilmek için gün içinde ve gece belirli aralıklarla çiğ veya özel formüle edilmiş mısır nişastası kullanmaları gerekebiliyor.

Tedavinin günlük yaşam açısından en dikkat çekici yönlerinden biri de burada ortaya çıkıyor.

Karaciğere çalışan gen taşınıyor

Genglycos, AAV8 adı verilen değiştirilmiş bir virüs aracılığıyla karaciğer hücrelerine işlevsel G6PC geni taşımak üzere geliştirildi.

Bu virüs hastalığa yol açacak şekilde çoğalmıyor. Buradaki görevi, ihtiyaç duyulan genetik talimatı karaciğer hücrelerine ulaştırmak.

Tedavi damar yoluyla ve tek sefer uygulanıyor.

Amaç, karaciğerin glikoz üretme ve kan şekerini düzenleme kapasitesini iyileştirerek hastaların sürekli dışarıdan karbonhidrat desteğine olan bağımlılığını azaltmak.

Klinik çalışmada mısır nişastası ihtiyacı azaldı

FDA’nın kararına temel oluşturan klinik araştırmada Genglycos, plaseboyla karşılaştırıldı ve hastalar ilk 48 haftalık dönemde izlendi.

FDA’nın değerlendirmesine göre tedaviyi alan hastalarda günlük mısır nişastası ihtiyacında başlangıca kıyasla anlamlı azalma görüldü.

Uzun dönem takip verileri de etkinin zaman içinde devam edebileceğine işaret ediyor. Tedaviyi alan hastalarda 96. haftaya gelindiğinde günlük mısır nişastası kullanımındaki azalmanın daha da belirginleştiği bildirildi.

Bu sonuç önemli, çünkü hastalığın mevcut yönetiminde mısır nişastası sıradan bir beslenme tercihi değil, kan şekerinin tehlikeli biçimde düşmesini önlemeye yönelik günlük tedavinin temel parçalarından biri.

Dolayısıyla ihtiyaç duyulan miktarın ve doz sayısının azaltılması, hastaların günlük yaşam yükünün hafiflemesi açısından potansiyel önem taşıyor.

Onay “hastalık tamamen ortadan kalktı” anlamına gelmiyor

FDA’nın kararı hızlandırılmış onay kapsamında verildi. Bu nokta, gelişmenin doğru yorumlanması açısından kritik önem taşıyor.

Onay, tedavinin hastalığı tamamen ortadan kaldırdığının veya hastaların artık kan şekeri takibine ihtiyaç duymayacağının kanıtlandığı anlamına gelmiyor.

FDA, onayı klinik yararı öngörmesi beklenen bir ölçüte dayanarak verdi. Tedavinin uzun vadede hastalar üzerindeki gerçek klinik yararının doğrulanması için ek takip ve çalışmalar gerekiyor.

Bu nedenle hastaların mısır nişastası kullanımını veya diğer beslenme düzenlerini hekim kontrolü dışında değiştirmemesi gerekiyor.

Güvenlilik yakından izlenecek

Gen tedavisinin önemli potansiyelinin yanında güvenlilik konusu da uzun dönem izlemin merkezinde bulunuyor.

FDA’nın değerlendirmesinde ciddi alerjik reaksiyonlar, karaciğerle ilişkili sorunlar, kan şekeri düşüklüğü ve bazı metabolik bozukluklar dahil ciddi yan etkiler bildirildi.

AAV tabanlı gen tedavilerinde karaciğer üzerindeki etkiler özellikle yakından takip ediliyor. Tedavinin uzun vadeli güvenliliğinin belirlenmesi için hastaların yıllar boyunca izlenmesi önem taşıyor.

Bu nedenle Genglycos, tek sefer uygulanan bir tedavi olsa da hasta takibi tek seferlik olmayacak.

Nadir metabolik hastalıklarda yeni bir eşik

Genglycos’un onayı yalnızca tek bir hastalık açısından değil, kalıtsal metabolizma hastalıklarının tedavisindeki değişim açısından da önem taşıyor.

Geleneksel yaklaşımda hastanın metabolik bozukluğunun sonuçlarını günlük beslenme ve destek tedavileriyle kontrol altında tutmak hedeflenirken gen tedavileri, sorunun biyolojik kaynağına müdahale etmeye çalışıyor.

Glikojen depo hastalığı tip Ia’da bunun günlük yaşama yansıması oldukça somut: Hastaların yıllardır sürdürmek zorunda kaldığı yoğun beslenme ve mısır nişastası programının azaltılması hedefleniyor.

FDA’nın verdiği ilk onay bu hedefin klinik uygulamaya taşınmasında önemli bir dönüm noktası oluşturuyor.

Ancak gen tedavisinin ne kadar kalıcı koruma sağlayacağı, uzun dönemde güvenlilik profilinin nasıl şekilleneceği ve hastaların mevcut destek tedavilerinden ne ölçüde uzaklaşabileceği gelecek yıllardaki takip verileriyle daha net anlaşılacak.

KAYNAKLAR

Narkolepside Bir İlk: Hastalığın Biyolojisini Hedefleyen İlaç Onaylandı
Narkolepside Bir İlk: Hastalığın Biyolojisini Hedefleyen İlaç Onaylandı
İçeriği Görüntüle

• ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA)
• Ultragenyx Pharmaceutical
• GlucoGene Faz III klinik araştırması
• Patient-Centered Outcomes Research Institute