Türkiye’deki üniversitelerin uluslararası akademik rekabetteki konumu, rektörlerin yönetim dönemlerinde elde edilen sonuçlarla birlikte yeniden gündemde. Tıbbiye Bülteni araştırmacıları, dünyanın önde gelen dört üniversite derecelendirme kuruluşunun sonuçlarını karşılaştırarak Türkiye’den 15 üniversitenin akademik başarı tablosunu hazırladı.
QS World University Rankings 2027, Times Higher Education (THE) 2027, CWTS Leiden Ranking 2025 ve Shanghai Academic Ranking of World Universities (ARWU) 2026 sonuçlarının bir araya getirildiği çalışma, üniversitelerin uluslararası konumlarını görevdeki rektörleriyle birlikte ortaya koyuyor.
Dört farklı ölçüt, dört farklı başarı tablosu
Araştırmanın dikkat çekici sonucu, uluslararası derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’deki üniversiteler için birbirinden farklı başarı tabloları ortaya çıkarması oldu.
QS ve THE sıralamalarında İstanbul Teknik Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi öne çıkarken; Leiden ve Shanghai sonuçlarında Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi’nin araştırma performansı dikkat çekti.
Farklılıkların temelinde, derecelendirme kuruluşlarının akademik başarıyı farklı göstergelerle ölçmesi bulunuyor.
QS’de İTÜ ilk sırada: Hasan Mandal döneminde dünya 279’unculuğu
QS World University Rankings 2027 sonuçlarına göre İstanbul Teknik Üniversitesi, dünyada 279’uncu sıraya yerleşerek Türkiye’nin en yüksek derecesini elde etti.
Prof. Dr. Hasan Mandal’ın rektörlüğünü yürüttüğü İTÜ’yü, 305’inci sıradaki Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve 329’uncu sıradaki Koç Üniversitesi izledi.
Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil yönetimindeki ODTÜ, Türkiye’nin QS sıralamasındaki ikinci üniversitesi olurken, Prof. Dr. Metin Sitti’nin rektörlüğünü yürüttüğü Koç Üniversitesi üçüncü sırada yer aldı.
Boğaziçi Üniversitesi 345’inci, Sabancı Üniversitesi 357’nci ve Bilkent Üniversitesi 454’üncü sırada konumlandı.
Bu sonuçlar, teknik üniversitelerin ve araştırma odaklı vakıf üniversitelerinin uluslararası akademik görünürlükteki güçlü konumunu gösterdi.
THE’de Koç ve ODTÜ zirveyi paylaştı
Times Higher Education 2027 sıralamasında ise farklı bir tablo ortaya çıktı.
Koç Üniversitesi ile ODTÜ, 326–350 dünya bandında yer alarak Türkiye’nin en yüksek derecesini paylaştı.
Sabancı Üniversitesi 376–400, Boğaziçi Üniversitesi 401–450 bandında bulunurken, Bilkent Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi 651–700 aralığında yer aldı.
THE sıralamasında Atatürk Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi de 801–1000 bandına girdi.
Sıralama, eğitim ortamı, araştırma kalitesi, araştırma ekosistemi, sanayi ilişkileri ve uluslararası görünürlük gibi farklı alanları birlikte değerlendiriyor.
Leiden’de Sağlık Bilimleri Üniversitesi Türkiye birincisi
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, CWTS Leiden Ranking 2025 verilerinde ortaya çıktı.
Prof. Dr. Kemalettin Aydın’ın rektörlüğünü yürüttüğü Sağlık Bilimleri Üniversitesi, bilimsel etki göstergesinin yayın hacmi esaslı karşılaştırmasında dünyada 302’nci, Türkiye’de birinci sırada yer aldı.
Hacettepe Üniversitesi dünyada 378’inci ve Türkiye’de ikinci, İstanbul Teknik Üniversitesi ise dünyada 564’üncü ve Türkiye’de üçüncü oldu.
Ankara Üniversitesi 596’ncı, Gazi Üniversitesi 610’uncu, Ege Üniversitesi 618’inci ve İstanbul Üniversitesi 672’nci sırada yer aldı.
Yıldız Teknik Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa da Türkiye’deki ilk 10 üniversite arasında bulundu.
Leiden sonuçları, bilimsel yayın üretiminin yüksek olduğu üniversitelerin araştırma odaklı göstergelerde daha belirgin bir konuma ulaşabildiğini gösteriyor.
Ancak bilimsel yayın hacmine dayalı sıralama ile yayın başına bilimsel etki aynı şeyi ölçmüyor. Bu nedenle Leiden verilerinin, kullanılan göstergesiyle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Shanghai’da üç üniversite aynı başarı bandında
Shanghai ARWU 2026 sonuçlarında Türkiye’den üç üniversite en yüksek ortak dünya sıralaması bandında yer aldı.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi, 601–700 aralığında konumlandı.
Ankara Üniversitesi ile Koç Üniversitesi 701–800 bandında bulunurken; Atatürk, Ege, Gazi, İstanbul Teknik, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa ve Marmara üniversiteleri 801–900 aralığında yer aldı.
Shanghai sıralamasında bilimsel yayınlar, yüksek atıf alan araştırmacılar, prestijli bilimsel ödüller ve akademik üretkenlik gibi göstergeler belirleyici oluyor.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin farklılaşan performansı
Dört uluslararası derecelendirme birlikte değerlendirildiğinde Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin sonuçları özel bir görünüm sunuyor.
Üniversite, Leiden 2025’te Türkiye birincisi ve Shanghai 2026’da Türkiye’nin en yüksek ortak bandındaki üç üniversiteden biri olmasına karşılık THE 2027’de 1401–1600 bandında bulunuyor.
Bu farklılık, yüksek bilimsel yayın üretiminin bütün uluslararası derecelendirme sistemlerinde aynı sonuca dönüşmediğini gösteriyor.
Üniversitelerin araştırma performansıyla eğitim, uluslararasılaşma ve diğer kurumsal göstergelerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği ortaya çıkıyor.
Rektör başarısı nasıl ölçülmeli?
Uluslararası sıralamalar, üniversitelerin akademik ve kurumsal performansını karşılaştırmak için önemli veriler sağlıyor. Bununla birlikte bir üniversitenin yüksek dünya sıralamasında bulunması, elde edilen sonucun tamamının mevcut rektöre ait olduğunu göstermiyor.
Akademik kadronun birikimi, geçmiş dönemlerde gerçekleştirilen yatırımlar, kurumsal araştırma kültürü ve üniversitenin faaliyet gösterdiği bilim alanları sonuçları doğrudan etkiliyor.
Dolayısıyla rektörlerin yönetsel başarısının daha sağlıklı ölçülmesi için görev başlangıcından itibaren üniversitelerin dünya sıralamasındaki değişimin, bilimsel üretkenliğin, araştırma bütçelerinin ve uluslararası iş birliklerinin birlikte incelenmesi gerekiyor.
Türkiye’de akademik liderliğin uluslararası karnesi
Tıbbiye Bülteni tarafından hazırlanan 15 üniversitelik karşılaştırma, Türkiye yükseköğretiminde akademik başarının tek bir ölçüte indirgenemeyeceğini ortaya koyuyor.
Genel uluslararası üniversite sıralamalarında güçlü konum elde eden kurumlarla, bilimsel araştırma ve yayın göstergelerinde dikkat çeken üniversitelerin farklılaşması, rektörlerin yönetim stratejilerinin değerlendirilmesinde de çok boyutlu bir yaklaşım gerektiriyor.
Üniversitelerin dünya sıralamalarındaki mevcut konumu önemli. Ancak akademik liderlik açısından asıl belirleyici sorulardan biri, bir üniversitenin görev süresi boyunca ne kadar ilerlediği ve bu gelişimin ne ölçüde sürdürülebilir olduğudur.
Tıbbiye Bülteni’nin karşılaştırmalı çalışması, bu sorunun yanıtlanması için uluslararası akademik performans verilerini kamuoyunun dikkatine sunuyor.
Editör notu: Araştırmada yer verilen 15 üniversite, uluslararası sıralamalarda dikkat çeken kurumlardan seçilmiştir. Liste, dört kuruluşun verilerinden hesaplanmış tek bir genel puanlama veya rektörlerin kişisel başarı sıralaması değildir.




