Türkiye’de doğumların önemli bir bölümü sezaryenle gerçekleşmeye devam ediyor.

Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı 2025 sağlık istatistiklerine göre sezaryen ameliyatlarının toplam canlı doğumlar içindeki oranı yüzde 59 olarak hesaplandı.

Başka bir ifadeyle Türkiye’de her 10 canlı doğumun yaklaşık 6’sı sezaryenle gerçekleşti.

PRİMER SEZARYEN ORANI YÜZDE 29,8

Verilerde yalnızca toplam sezaryen oranı değil, primer sezaryen oranı da yer aldı.

Daha önce sezaryen doğum yapmamış bir gebenin ilk doğumunun sezaryenle gerçekleştirilmesi primer sezaryen olarak tanımlanıyor.

2025 yılında primer sezaryenlerin canlı doğumlar içindeki oranı Türkiye genelinde yüzde 29,8 oldu.

Bu gösterge, ilk sezaryen kararlarının daha sonraki gebeliklerde doğum şeklini etkileyebilmesi nedeniyle ayrıca önem taşıyor.

EN YÜKSEK ORAN AKDENİZ BÖLGESİNDE

Sezaryen oranlarında bölgeler arasında belirgin farklılıklar görüldü.

2025 verilerine göre sezaryen ameliyatlarının canlı doğumlar içindeki oranının en yüksek olduğu bölge yüzde 66,9 ile Akdeniz oldu.

Bu oran, Türkiye ortalaması olan yüzde 59’un yaklaşık 8 puan üzerinde gerçekleşti.

Bölgesel farklılıklar; hastane yapısı, doğum hizmetlerinin sunumu, anne yaşı, önceki sezaryen öyküsü ve gebeliklerin risk profili gibi çok sayıda faktörden etkilenebiliyor.

SEZARYEN HER ZAMAN GEREKSİZ BİR İŞLEM DEĞİL

Sezaryen, anne veya bebeğin sağlığı açısından gerekli olduğunda yaşam kurtarıcı bir cerrahi girişim.

Plasenta ile ilgili sorunlar, bebeğin doğum kanalına uygun olmayan pozisyonu, fetal sıkıntı, doğum eyleminin ilerlememesi ve bazı çoğul gebelikler sezaryen gerektirebilecek durumlar arasında yer alıyor.

Bu nedenle yüksek sezaryen oranları tek başına bireysel doğum kararlarının yanlış olduğu anlamına gelmiyor.

Ancak sağlık sistemleri açısından özellikle tıbbi gereklilik olmadan yapılan ilk sezaryenlerin azaltılması önemli bir halk sağlığı hedefi olarak değerlendiriliyor.

İLK SEZARYEN NEDEN ÖNEMLİ?

Bir kadının ilk doğumunun sezaryenle gerçekleşmesi, sonraki gebeliklerinde yeniden sezaryen yapılma olasılığını artırabiliyor.

Tekrarlayan sezaryenlerle birlikte plasentanın rahim duvarına anormal yerleşmesi, cerrahi yapışıklıklar ve ameliyata bağlı bazı komplikasyonların riski de artabiliyor.

Bu nedenle primer sezaryen oranı, doğum hizmetlerinin değerlendirilmesinde yakından izlenen göstergelerden biri.

İstanbul Hava Durumu Değişti: Sağanak Bugün Etkili, Yağmur Ne Zaman Bitecek?
İstanbul Hava Durumu Değişti: Sağanak Bugün Etkili, Yağmur Ne Zaman Bitecek?
İçeriği Görüntüle

NORMAL DOĞUM EYLEM PLANI DEVAM EDİYOR

Sağlık Bakanlığı, son yıllarda normal doğumu teşvik etmeye ve tıbbi gereklilik bulunmayan sezaryenlerin azaltılmasına yönelik çalışmalar yürütüyor.

Normal Doğum Eylem Planı kapsamında gebelerin doğum öncesinde bilgilendirilmesi, gebe okullarının yaygınlaştırılması ve sağlık kuruluşlarında doğum hizmetlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

2025 verileri ise Türkiye’de toplam sezaryen oranının hâlâ yüksek bir seviyede olduğunu gösteriyor.

DOĞUM ŞEKLİ KİŞİYE ÖZEL BELİRLENMELİ

Normal doğum veya sezaryen kararı yalnızca genel istatistiklere göre verilmemeli.

Annenin sağlık durumu, gebeliğin seyri, bebeğin pozisyonu, önceki doğumlar ve doğum sırasında ortaya çıkabilecek riskler birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekiyor.

Bu nedenle doğum şekli konusunda en uygun yaklaşımın kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyla birlikte belirlenmesi önem taşıyor.