Türkiye’de satılan plastik çay poşetleri üzerinde yapılan bilimsel araştırmada, 95 derece sıcaklıktaki suda üç dakika demlenen ürünlerden bir fincana 555 ile 2.498 arasında mikroplastik parçacık geçtiği belirlendi. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi araştırmacılarının çalışması, sıcak suyla temas eden plastik çay poşetlerinin içeceğe parçacık geçişinde rol oynayabildiğini ortaya koydu.
Necla Pehlivan ve Kenan Gedik tarafından yürütülen araştırma, 13 Ekim 2026’da uluslararası bilimsel dergi npj Science of Food’da yayımlandı. Çalışmada mikroplastiklerin yanı sıra bisfenol A (BPA) ve bazı plastikleştirici kimyasalların çaya geçişi de incelendi.
Araştırma, poşet çayların plastik içeren ambalajlarının içeceğe ne ölçüde parçacık bırakabildiğini göstermesi bakımından önem taşıyor. Ancak elde edilen sonuçlar bütün çay poşetlerine genellenemiyor ve tespit edilen parçacıkların insanlarda doğrudan hastalığa yol açtığını göstermiyor.
14 poşet çay ürünü tarandı, dördü ileri analize alındı
Araştırmacılar, Türkiye’nin Rize ilindeki marketlerden temin edilen 14 farklı poşet çay ürününün ambalaj malzemelerini inceledi. Bu ürünlerin dördünde sentetik polimer yapılı poşet, diğer 10 üründe ise selüloz temelli poşet bulunduğu belirlendi.
Çalışmanın mikroplastik geçişine ilişkin ileri analizleri, plastik yapılı olduğu belirlenen dört ürün üzerinde gerçekleştirildi.
Her markadan alınan örnekler, 150 mililitre suda yaklaşık 95°C sıcaklıkta üç dakika demlendi. Ardından demleme suyundaki parçacıklar laboratuvar yöntemleriyle incelendi.
Sonuçlar, araştırılan dört plastik poşet çay ürününün tamamında mikroplastik bulunduğunu gösterdi.
En yüksek ölçüm fincan başına 2.498 parçacığa ulaştı
Araştırmada plastik poşet çaylardan demleme suyuna geçen parçacık sayısı, ölçülen örneklerde fincan başına 555 ile 2.498 arasında değişti.
Dört ürün grubunun ortalama sonuçları ise şöyle kaydedildi:
Birinci ürün: 1.295 parçacık
İkinci ürün: 1.511 parçacık
Üçüncü ürün: 2.221 parçacık
Dördüncü ürün: 740 parçacık
En yüksek ortalama mikroplastik geçişi üçüncü üründe, en düşük ortalama ise dördüncü üründe görüldü. İki ürün arasındaki fark yaklaşık üç kata ulaştı.
Bu sonuç, aynı tür plastik malzemeden üretilen çay poşetlerinde bile parçacık geçişinin ürünlere göre değişebildiğini gösteriyor.
Araştırmada ürünlerin ticari marka isimleri açıklanmadı. Bu nedenle sonuçların belirli bir çay markasına doğrudan atfedilmesi mümkün değil.
Çaya geçen parçacıkların yapısı da incelendi
Laboratuvar analizlerinde, kimyasal olarak tanımlanan mikroplastiklerin poliamid adı verilen sentetik polimerden oluştuğu belirlendi.
Poliamid, naylon türü malzemelerin üretiminde kullanılan bir plastik çeşidi. Özellikle ağ yapılı ve piramit biçimindeki bazı çay poşetlerinde kullanılabiliyor.
Araştırmada tanımlanabilen parçacıkların lif biçiminde olduğu görüldü. Araştırmacılar, bu bulguyu plastik poşet malzemesinin sıcak suyla teması sırasında liflerin ayrılmasıyla uyumlu olarak değerlendirdi.
Bununla birlikte çalışma, parçacıkların tamamının sıcak suyla temas anında yeni oluştuğunu kesin olarak kanıtlamıyor. Üretim sırasında malzeme yüzeyinde bulunan parçacıkların demleme suyuna geçmesi de olası kaynaklar arasında bulunuyor.
100 mikrometreden küçük parçacıklar kapsam dışında kaldı
Araştırmanın dikkat edilmesi gereken yönlerinden biri, kullanılan ölçüm yönteminin sınırları.
Mikroplastiklerin kimyasal olarak tanımlanmasında 100 mikrometre ve üzerindeki parçacıklara odaklanıldı. Bir mikrometre, milimetrenin binde birine karşılık geliyor.
Araştırmacılar, her filtrede seçilen sınırlı sayıdaki parçacığı kızılötesi spektroskopi yöntemiyle kimyasal olarak doğruladı.
Dolayısıyla açıklanan parçacık sayıları, demleme suyunda bulunabilecek bütün mikroplastik ve nanoplastiklerin toplamını göstermiyor.
Daha küçük parçacıklar bu çalışmada kapsamlı biçimde ölçülmediği için gerçek toplam parçacık sayısının ne olduğu belirlenemedi. Bununla birlikte yalnızca bu sınırlamadan hareketle daha yüksek bir sayı tahmin etmek de mümkün değil.
Dökme çaylarda da mikroplastik bulundu
Araştırmada ayrıca 14 farklı dökme çay markasının kuru yaprakları incelendi.
Bu örneklerde kilogram başına 146 ile 1.178 arasında mikroplastik parçacık tespit edildi.
Dökme çay örneklerinde polietilen, polipropilen, polietilen tereftalat ve poliamid gibi farklı plastik türleri belirlendi.
Araştırmacılar, dökme çay yapraklarındaki parçacıkların tarımsal üretim, işleme, taşıma, ambalajlama veya çevresel bulaşma gibi farklı aşamalardan kaynaklanabileceğini değerlendirdi.
Ancak poşet çaylarla dökme çaylar aynı yöntemle analiz edilmedi.
Poşet çaylarda doğrudan demleme suyuna geçen parçacıklar ölçülürken dökme çaylarda kuru yapraklar kimyasal işlemden geçirildi. Bu nedenle iki grubun sonuçları, aynı koşullarda demlenen iki fincan çayın birebir karşılaştırması olarak değerlendirilmemeli.
Çay poşetlerinden BPA ve plastikleştiriciler de geçti
Çalışmanın bir diğer bölümünde, plastik poşet çaylardan demleme suyuna geçebilen kimyasal maddeler araştırıldı.
Analizlerde bisfenol A (BPA) ve farklı plastikleştirici bileşikler tespit edildi.
BPA, bazı plastiklerin üretiminde kullanılan ve hormon sistemi üzerindeki olası etkileri nedeniyle gıda güvenliği açısından değerlendirilen kimyasal maddeler arasında yer alıyor.
Araştırmacıların hesaplamalarında, incelenen ürünlerden biri için tahmini günlük BPA maruziyeti Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesinin belirlediği tolere edilebilir günlük alım miktarının yüzde 21,7’sine ulaştı.
Bu oran, hesaplanan maruziyetin belirli bir sağlık değerlendirme ölçütüne göre düzeyini gösteriyor. Tek başına hastalık geliştiği veya belirli bir miktarda çay tüketiminin kesin olarak zararlı olduğu anlamına gelmiyor.
Ayrıca BPA ve plastikleştirici ölçümleri yalnızca incelenen plastik poşet çayların demleme sularında gerçekleştirildi. Dökme çayların aynı kimyasallar bakımından doğrudan karşılaştırıldığı bir demleme deneyi yapılmadı.
Mikroplastiklerin insan sağlığına etkisi kesinleşti mi?
Mikroplastiklerin gıdalarda bulunması ile insanlarda hastalığa neden olması birbirinden farklı bilimsel sorular.
Bu araştırma, plastik çay poşetlerinden içeceğe parçacık ve bazı kimyasal maddelerin geçebildiğini gösteriyor. Ancak insan katılımcılar üzerinde yürütülmüş bir sağlık araştırması değil.
Bu nedenle bulgulardan doğrudan kanser, hormonal hastalık veya başka bir sağlık sorunu gelişeceği sonucu çıkarılamıyor.
Almanya Federal Risk Değerlendirme Enstitüsünün 2025 yılında yayımladığı değerlendirmede de mikroplastiklerin ağız yoluyla alınmasının insan sağlığı üzerindeki etkilerini kesin biçimde ortaya koymak için yeterli veri bulunmadığı belirtildi.
Enstitü, daha önce plastik çay poşetlerinden milyarlarca parçacık geçtiğini bildiren 2019 tarihli bir araştırmanın ölçüm yöntemine ilişkin önemli eleştiriler de yöneltti.
Bu nedenle farklı araştırmalardaki parçacık sayılarının, kullanılan ölçüm teknikleri ve incelenen parçacık boyutları dikkate alınmadan doğrudan karşılaştırılması doğru değil.
Çay tüketicileri için araştırma ne anlama geliyor?
Yeni araştırma, plastik içeren çay poşetlerinin sıcak suyla temasının içecekteki mikroplastik maruziyetine katkıda bulunabileceğini gösteriyor.
Plastik poşet malzemesiyle teması azaltmak isteyen tüketiciler için dökme yaprak çayın metal süzgeç veya çaydanlık kullanılarak demlenmesi alternatif olabilir.
Bununla birlikte dökme çay yapraklarında da mikroplastik saptanmış olması, poşetsiz çayın tamamen mikroplastikten arınmış olduğu anlamına gelmiyor.
Araştırmadan, demleme sıcaklığını birkaç derece düşürmenin veya süresini kısaltmanın parçacık geçişini ne ölçüde değiştireceği konusunda da kesin bir sonuç çıkarılamıyor. Çünkü farklı sıcaklık ve sürelerin sistematik biçimde karşılaştırıldığı bir deney yapılmadı.
Çalışmanın ortaya koyduğu temel bulgu, plastik poşet malzemesinin sıcak içeceğe parçacık geçişinin kaynaklarından biri olabilmesi. Bu geçişin farklı ürünlerde nasıl değiştiği ve uzun süreli tüketimin insan sağlığı açısından ne anlama geldiği ise daha kapsamlı araştırmalar gerektiriyor.
TIBBİ UYARI
Bu içerik genel sağlık bilgilendirmesi amacıyla hazırlanmıştır. Mikroplastik maruziyetine ilişkin laboratuvar bulguları, bireysel sağlık riskinin veya herhangi bir hastalığın doğrudan göstergesi olarak değerlendirilmemelidir.
KAYNAKLAR
1. Pehlivan, N. ve Gedik, K. Microplastic release from plastic tea bags versus bulk tea and migration of bisphenol A and plasticizer esters. npj Science of Food, 13 Ekim 2026. DOI: 10.1038/s41538-026-01175-x.
2. German Federal Institute for Risk Assessment (BfR). BfR assesses study on tea bags and microplastic particles. Communication No. 029/2025, 5 Ağustos 2025.




