Tıp dünyası ekim ayına, laboratuvar keşiflerinden hastalara ulaşacak yeni tedavilere uzanan yoğun bir gündemle girdi. Beyindeki sinir hücrelerini ışıkla kontrol etmeyi sağlayan çalışmalar Nobel’e uzanırken, obezite ve diyabet araştırmalarında dikkat çekici sonuçlar açıklandı. Çocuk kalp cerrahisi ve nadir hastalıklarda ise yeni FDA onayları geldi.

28 Eylül–6 Ekim 2026 döneminin öne çıkan gelişmeleri, hastalıkların birden fazla mekanizmasını aynı anda hedefleyen tedavilerin yükselişini gösteriyor. Ancak açıklanan bulgular farklı aşamalarda: Bazıları kullanım onayı almış ürünlere, bazıları insan çalışmalarına, bazıları ise henüz laboratuvar araştırmalarına dayanıyor.

1. Beynin sırlarını ışıkla araştıran keşfe Nobel

2026 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü, ışıkla açılan iyon kanalları ve optogenetik alanındaki keşifleri nedeniyle Karl Deisseroth, Peter Hegemann ve Georg Nagel’e verildi.

Faz 3 sonuçları pirtobrutinibe yeni FDA onayı getirdi
Faz 3 sonuçları pirtobrutinibe yeni FDA onayı getirdi
İçeriği Görüntüle

Optogenetik, belirli sinir hücrelerini ışığa duyarlı hâle getirerek faaliyetlerini hassas biçimde kontrol etmeyi sağlıyor. Araştırmacılar böylece hafıza, duygu ve davranışlarla ilişkili beyin devrelerinin işlevlerini sınayabiliyor.

Keşfin gücü, beyni yalnızca gözlemlemekten öteye geçmesinde yatıyor. Bununla birlikte Nobel, Alzheimer veya Parkinson için hazır bir tedavinin bulunduğu anlamına gelmiyor; klinik uygulamalar araştırılmaya devam ediyor.

2. Retatrutidde güçlü sonuç: Rakamın hangi hastaya ait olduğu önemli

Lilly’nin üç hormon reseptörünü hedefleyen deneysel ilacı retatrutidin faz 3 TRIUMPH-2 sonuçları, obezite veya fazla kilosu bulunan tip 2 diyabetli yetişkinlerde önemli kilo kaybına işaret etti.

29 Eylül’de açıklanan ve The Lancet’te yayımlanan sonuçlara göre, 12 miligramlık dozla 80 haftada ortalama kilo kaybı, şirketin tedaviye uyumu esas alan etkinlik analizinde yüzde 20,8’e ulaştı. Başlangıç beden kitle indeksi en az 35 olan alt grupta bu oran yüzde 23,4 olarak bildirildi.

Dolayısıyla sonucu bütün hastalar için “ortalama yüzde 25 kilo kaybı” şeklinde aktarmak doğru değil. Hasta grubu ve analiz yöntemi belirtilmeli. Retatrutid hâlen araştırma aşamasında bulunuyor.

3. Zayıflama tedavisinde yeni kombinasyon, tirzepatidi geride bıraktı

Lilly’nin EloraTZP adıyla geliştirdiği yaklaşım, amilin reseptörünü hedefleyen eloralintidi tirzepatid ile birleştiriyor.

Obezite veya fazla kilosu bulunan tip 2 diyabetli 367 yetişkinin katıldığı faz 2b çalışmada, en yüksek kombinasyon dozunda 48 haftalık ortalama kilo kaybı etkinlik analizine göre yüzde 23,3 oldu. Tek başına 15 miligram tirzepatid alan grupta oran yüzde 14,8’di.

Ancak daha yüksek etkinliğe daha fazla tolerans sorunu eşlik etti. İstenmeyen olaylar nedeniyle tedaviyi bırakma oranı kombinasyon gruplarında yüzde 10,8–27 arasında, tirzepatid grubunda yüzde 2,9 olarak bildirildi. Sonuçlar umut verici olsa da tedavinin yerini daha büyük çalışmalar belirleyecek.

4. Çocuk büyüdükçe genişletilebilen kalp kapağına onay

FDA, doğumsal pulmoner kapak hastalığı bulunan çocuklar için Autus ayarlanabilir kalp kapağını 1 Ekim’de onayladı.

Cerrahi olarak yerleştirilen kapağın ayırt edici özelliği, çocuk büyüdükçe kateter yoluyla genişletilebilmesi. Böylece büyüme nedeniyle yeniden açık kalp ameliyatı yapılması ihtiyacının azaltılması amaçlanıyor.

Buradaki yenilik, kendiliğinden büyüyen canlı bir kapak değil; boyutu daha sonra girişimle artırılabilen bir tasarım. Çocukluk boyunca tekrarlayan ameliyatlarla karşılaşabilen aileler açısından bu ayrımın pratik karşılığı büyük olabilir.

5. Çok nadir bir genetik hastalıkta ilk FDA onaylı tedavi

FDA, MCT8 eksikliği bulunan hastalarda periferik tirotoksikozun tedavisi için tiratricol içeren Emcitate’i 28 Eylül’de onayladı.

Allan–Herndon–Dudley sendromu olarak da bilinen hastalıkta, tiroid hormonlarının hücrelere taşınması bozuluyor. Onaylanan tedavi, kandaki aşırı tiroid hormonu düzeylerinin kalp hızı ve metabolizma üzerindeki zararlı etkilerini azaltmayı hedefliyor.

Bu gelişme, hastalığın bütün belirtilerini ortadan kaldıran bir tedavi olarak değerlendirilmemeli. Onayın kapsamı, periferik tirotoksikozun tedavisi; buna rağmen daha önce FDA onaylı seçeneği bulunmayan hastalar için önemli bir ilerleme.

6. Meme kanserinde ağızdan alınan kombinasyonla ilerleme gecikti

Giredestrant ve everolimus kombinasyonunun faz 3 evERA çalışmasındaki ayrıntılı sonuçlarının yayımlanması, ileri evre meme kanseri gündeminin önemli başlıklarından biri oldu.

Daha önce ilgili tedavileri almış, östrojen reseptörü pozitif hastalarda incelenen kombinasyon, standart hormon tedavisi ve everolimusla karşılaştırıldı. ESR1 mutasyonu bulunan grupta, hastalık ilerlemeden geçirilen ortanca süre 5,5 aydan 10 aya çıktı.

Bu grupta hastalık ilerlemesi veya ölüm tehlikesinde göreli yüzde 62 azalma bildirildi. Bu oran “hastaların yüzde 62’si iyileşti” anlamına gelmiyor. Genel sağkalım verileri henüz olgunlaşmış değil; giredestrant kombinasyonunun FDA değerlendirmesi sürüyor.

7. Egzamaya karşı aynı anda üç hedef

Pfizer’ın deneysel antikoru tilrekimig, orta ve ağır atopik dermatitli yetişkinlerde yürütülen faz 2 çalışmada olumlu sonuç verdi.

İlaç, iltihaplanmada rol oynayan IL-4, IL-13 ve TSLP adlı üç sinyal proteinini hedefliyor. Açıklanan sonuçlarda, 16’ncı haftada egzamanın yaygınlık ve şiddetini ölçen puanda en az yüzde 75 iyileşme sağlayan hastaların oranı, değerlendirilen bütün dozlarda plasebodan anlamlı biçimde yüksekti.

Bu sonuç, üçlü hedeflemenin klinik potansiyelini destekliyor. Ancak çalışma, ilacın mevcut bütün egzama tedavilerinden üstün olduğunu veya kullanıma hazır hâle geldiğini göstermiyor.

8. Sarı nokta hastalığında iki adaydan faz 3 başarısı

Kodiak Sciences, yaş tip yaşa bağlı makula dejenerasyonunda yürütülen DAYBREAK faz 3 çalışmasında Zenkuda ve tabirafusp-ted adlı iki adayın birincil hedeflerini karşıladığını açıkladı.

Zenkuda, etki süresini uzatmayı amaçlayan bir antikor–biyopolimer konjugatı. KSI-501 olarak da bilinen tabirafusp-ted ise VEGF ve IL-6 yollarını birlikte hedefliyor.

Şirket, Zenkuda grubunda hastaların çoğunun 24 haftalık doz aralığına ulaşabildiğini bildirdi. Görmeyi korurken göz içi enjeksiyon yükünü azaltma ihtimali, bulguların hasta açısından en önemli yönü. Bununla birlikte açıklanan üst düzey sonuçlar, ruhsat onayıyla aynı anlama gelmiyor.

9. Zor hedeflenen proteinler için hücrenin imha sistemi kullanılıyor

Dana-Farber araştırmacılarının da yer aldığı ekip, bazı hastalıklarla ilişkili hücre yüzeyi reseptörlerini etkisizleştirmek için farklı bir yöntem geliştirdi.

Nature’da yayımlanan çalışmada GTAC adı verilen çift hedefli antikorlar, belirli GPCR proteinlerini transferrin reseptörüyle buluşturuyor. Bu etkileşim, hedef proteinlerin hücre içine alınmasını ve lizozom adı verilen parçalama birimlerine yönlendirilmesini sağlıyor.

Amaç, hastalıkla ilişkili sinyali taşıyan proteini hücre yüzeyinden uzaklaştırmak. Bulgular, ilaç geliştirmekte zorlanılan bazı hedefler için yeni bir yol açıyor. Ancak henüz insanlarda kanıtlanmış bir tedavi söz konusu değil.

10. İlaç araştırmalarında hedef: On yılı aşan süreci dört yılın altına indirmek

ABD’nin sağlık araştırmaları kurumu ARPA-H, SURPASS programıyla ilaç ve biyolojik ürünlerin klinik geliştirme süreçlerini hızlandırmayı hedefliyor.

Program; ortak kontrol grupları, yeni verilere göre değişebilen araştırma tasarımları, dijital ikizler ve yapay zekâ destekli operasyonları bir araya getirmeyi planlıyor. Birbirinden kopuk araştırma fazları yerine daha kesintisiz bir değerlendirme yapısı amaçlanıyor.

Dört yılın altına inme hedefi henüz elde edilmiş bir başarı değil. Programın asıl sınavı, güvenilir kanıt üretimini koruyarak hastaların etkili tedavilere ulaşmasını hızlandırıp hızlandıramayacağı olacak.

Tıbbi uyarı: Bu haber araştırma sonuçlarını ve ABD’deki düzenleyici kararları özetlemektedir. FDA onayı, Türkiye’de ruhsat veya erişim bulunduğu anlamına gelmez. Tedavi değişiklikleri hekim değerlendirmesiyle yapılmalıdır.