Bulgular, dang humması ve chikungunya gibi hastalıklarla mücadelede sivrisinek salımlarının kent yapısına göre planlanması gerekebileceğine işaret ediyor.

Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde yürütülen geniş ölçekli sivrisinek programını inceleyen araştırmacılar, Wolbachia bakterisinin yerel sivrisinek nüfusuna yerleşme başarısının binaların yoğunluğu, sıcaklık, rakım ve yağış gibi özelliklerle ilişkili olduğunu belirledi. İnsanlarda yapılmayan araştırmada, 2017–2019 yılları arasında toplanan gerçek sivrisinek saha verileri kullanıldı.

London School of Hygiene & Tropical Medicine, University College London, Heidelberg University ve Heidelberg Institute for Geoinformation Technology araştırmacılarının hazırladığı çalışma, 4 Ağustos 2026 tarihinde Parasites & Vectors dergisinde yayımlandı. [1]

Wolbachia salgınlarla mücadelede nasıl kullanılıyor?

Wolbachia, doğada birçok böcek türünde bulunan hücre içi bir bakteridir. Bilim insanları, laboratuvar ortamında bu bakteriyi dang hummasının başlıca taşıyıcılarından Aedes aegypti sivrisineklerine aktarabiliyor.

Wolbachia taşıyan dişi sivrisinekler bakteriyi yavrularına geçiriyor. Bakteri, zamanla yerel sivrisinek nüfusunda yayılabildiği gibi dang, Zika ve chikungunya virüslerinin sivrisinek içinde çoğalmasını da zorlaştırabiliyor.

Bu yöntem sivrisinekleri tamamen ortadan kaldırmayı amaçlamıyor. Hedef, hastalık taşıma kapasitesi daha düşük sivrisineklerin bölgede çoğunluk hâline gelmesini sağlayarak virüslerin insanlara bulaşma ihtimalini azaltmak.

Ancak yöntemin etkili olabilmesi için Wolbachia taşıyan sivrisineklerin salım yapılan bölgede yeterli düzeye ulaşması ve bu düzeyi koruması gerekiyor. Rio araştırması, bu yerleşme sürecinin kent içindeki bütün mahallelerde aynı biçimde ilerlemediğini ortaya koydu. [1]

67 milyon sivrisinek doğaya bırakıldı

Rio de Janeiro’daki program kapsamında Ağustos 2017 ile Aralık 2019 arasında yaklaşık 86,8 kilometrekarelik alana 67 milyon Wolbachia taşıyan sivrisinek bırakıldı.

Bakterinin yayılışı, kent genelinde kurulan 1.168 sivrisinek tuzağıyla yaklaşık iki haftada bir izlendi. Araştırmacılar, verileri 500 metreye 500 metre büyüklüğündeki alanlara ayırarak her bölgedeki gelişimi ayrı ayrı değerlendirdi.

Başlangıçta 396 alan bulunmasına rağmen yeterli izleme verisi olmayan bölgeler analizden çıkarıldı. Son değerlendirmeye 267 alan dâhil edildi ve bu alanlarda Wolbachia oranının ilk salımdan sonraki 26 ay içinde nasıl değiştiği modellendi. [1]

Her beş bölgeden biri yüksek başarı gösterdi

Araştırmacılar bölgeleri başarısız, düşük, orta ve yüksek başarı olmak üzere dört gruba ayırdı.

İncelenen 267 alanın 77’si, yani yüzde 28,8’i başarısız grupta yer aldı. Bölgelerin yüzde 31,5’inde düşük, yüzde 20,2’sinde orta ve yüzde 19,5’inde yüksek başarı görüldü.

Yüksek başarı grubundaki alanlarda Wolbachia taşıyan sivrisineklerin tahmini oranı başlangıçta yüzde 33 düzeyindeydi. Bu oran yaklaşık 13 ay içinde yüzde 90’ın üzerine çıktı ve izlem sonunda ortalama yüzde 96 civarında sabitlendi.

Başarısız bölgelerde ise başlangıçta yüzde 31 olan oran, ilk altı ay içinde yüzde 20’nin altına düştü. İzlem döneminin sonunda Wolbachia oranı ortalama yüzde 12’ye kadar geriledi. [1]

Kolon Kanseri Sessiz İlerleyebilir: Bu Belirtileri İhmal Etmeyin
Kolon Kanseri Sessiz İlerleyebilir: Bu Belirtileri İhmal Etmeyin
İçeriği Görüntüle

Yüksek yapı oranı düşük başarıyla ilişkili bulundu

Araştırmacılar Wolbachia’nın yerleşme başarısıyla bağlantılı olabilecek 23 iklim ve kent özelliğini karşılaştırdı. Son modelde dört özellik öne çıktı: Altı metreden yüksek yapıların oranı, ortalama hava sıcaklığı, deniz seviyesinden yükseklik ve günlük yağış miktarı.

Yüksek başarı, altı metreden yüksek yapıların daha az bulunduğu bölgelerde daha sık görüldü. Yüksek yapı oranı arttıkça bölgelerin düşük başarı grubunda yer alma ihtimali de yükseldi.

Model hesaplamasına göre altı metreden yüksek yapıların oranının bölgedeki ortanca değerden 10 yüzde puan artması, düşük başarı olasılığında yüzde 13,5’lik göreli artışla bağlantılıydı. [1]

Bu bulgu, yüksek binaların doğrudan başarısızlığa neden olduğunu kanıtlamıyor. Bina yoğunluğu; sokakların yapısı, sivrisineklerin hareketi, salım ekiplerinin erişimi, altyapı koşulları ve mahalledeki diğer çevresel özelliklerle birlikte etkili olabilir.

Araştırmacılar ayrıca binaların dikey yapısının, Wolbachia taşıyan sivrisineklerle yerel sivrisineklerin karşılaşmasını zorlaştırabileceğini düşünüyor. Ancak bu olası açıklamalar yeni saha araştırmalarıyla doğrulanmadan kesin sonuç olarak kabul edilemez.

Sıcaklığın etkisi tek yönlü çıkmadı

Çalışmada yüksek başarı gösteren alanlar genel olarak daha yüksek ortalama sıcaklıklarla ilişkili bulundu. Ancak sıcaklık ile başarı arasındaki bağlantı basit ve doğrusal değildi.

Modelde ortalama sıcaklığın 0,2 derece artarak 24,8 dereceye ulaşması, yüksek başarı olasılığında yüzde 9,6 artışla ilişkilendirildi. Aynı sıcaklık değişimi başarısızlık olasılığında da yüzde 11,1 artışla bağlantılı bulundu.

Buna karşılık düşük ve orta düzey başarı olasılıkları azaldı. Başka bir ifadeyle daha sıcak bölgelerde sonuçlar orta düzeyde sabitlenmek yerine yüksek başarı ile başarısızlık arasında daha keskin biçimde ayrıştı. [1]

Bu nedenle araştırma, “hava sıcaklığı yükseldikçe Wolbachia daha başarılı olur” sonucunu desteklemiyor. Sıcaklık; yapı yoğunluğu, gölge, nem, su birikintileri ve kentsel ısı adası etkisi gibi birçok özellikle birlikte değerlendirilmek zorunda.

Yüksek rakım ve düşük yağış da öne çıktı

Daha yüksek rakım ve daha düşük yağış, genel olarak daha kötü Wolbachia yerleşme sonuçlarıyla ilişkili bulundu. Ancak araştırmacılar rakımın bakteri üzerinde bilinen doğrudan bir biyolojik engel oluşturmadığını belirtti.

Rakım sonucu; dik yamaçlar, yol erişimi, suyun akış biçimi, bina yapısı, bitki örtüsü veya salım ekiplerinin bölgeye ulaşmasındaki güçlükler gibi ölçülemeyen farklılıkları yansıtıyor olabilir.

Yağışın etkisi ise diğer değişkenlere göre daha zayıf ve daha az tutarlı çıktı. Yağmur, bir yandan sivrisineklerin üreyebileceği su birikintilerini artırabilirken diğer yandan yoğun yağışlar larvaların bulunduğu küçük su alanlarını sürükleyebilir.

Bu nedenle araştırmacılar, yağışla ilgili bulgunun daha fazla saha verisiyle sınanması gerektiğini vurguladı. [1]

Salımlar mahalleye ve hatta binaya göre planlanabilir

Araştırmanın dünyadaki sivrisinek kontrol programlarına en önemli katkısı, tek tip salım yönteminin bütün kentlerde ve mahallelerde aynı başarıyı göstermeyebileceğini ortaya koyması.

Yüksek katlı veya topografik açıdan karmaşık bölgelerde daha fazla sivrisinek bırakılması, belirli binaların ya da katların hedeflenmesi ve izleme noktalarının artırılması gibi yöntemler gelecekte sınanabilir.

Salımlar başlamadan önce kent yapısının haritalanması da başarı ihtimali düşük veya sonucu belirsiz bölgelerin önceden belirlenmesine yardımcı olabilir. Böylece sınırlı kaynaklar, daha yoğun müdahaleye ihtiyaç duyulan mahallelere yönlendirilebilir.

Ancak araştırmacılar bunların kanıtlanmış uygulama kuralları olmadığının altını çiziyor. Daha yoğun salım veya bina düzeyinde hedefleme önerilerinin gerçek saha deneyleriyle değerlendirilmesi gerekiyor. [1]

Çalışma hastalık vakalarındaki değişimi ölçmedi

Araştırma, Wolbachia programının Rio de Janeiro’daki dang humması veya chikungunya vakalarını azaltıp azaltmadığını doğrudan incelemedi. Çalışmanın konusu, bakterinin sivrisinek nüfusuna hangi bölgelerde daha başarılı biçimde yerleştiğiydi.

Gözlemsel tasarım nedeniyle bina yoğunluğu, sıcaklık, rakım ve yağış ile programın sonucu arasında neden-sonuç ilişkisi kurulamaz. Araştırmada kullanılan model, bölgeler arasındaki sonuç farklılıklarının yaklaşık yüzde 25,3’ünü açıklayabildi. Bu durum, gözlenen değişimin büyük bölümünde başka etkenlerin de rol oynadığını gösteriyor. [1]

Araştırmacıların belirli mahallelerde kaç sivrisinek bırakıldığına ilişkin ayrıntılı salım yoğunluğu verilerine ulaşamaması da önemli bir sınırlılık oluşturdu. Sonuçlar, ölçülemeyen salım farklılıklarından etkilenmiş olabilir.

Verilerin 500 metreye 500 metrelik alanlarda birleştirilmesi, bina ve sokak ölçeğindeki ayrıntıların kaybolmasına yol açmış olabilir. Ayrıca bazı sosyoekonomik verilerin 2022 nüfus sayımından, bazı çevresel verilerin ise 2019–2022 dönemindeki uydu görüntülerinden alınması, 2017–2019 yıllarındaki salım dönemiyle zaman uyumsuzluğu oluşturdu.

Makale erken erişim sürümü olarak yayımlandığından son baskı öncesinde yazım ve dizgi düzeyinde küçük değişiklikler yapılabilir. Buna rağmen çalışma, Wolbachia programlarının yalnızca kaç sivrisinek bırakılacağına göre değil, insanların yaşadığı kentin yüksekliği, yoğunluğu ve fiziksel yapısı dikkate alınarak hazırlanması gerektiğini gösteren önemli saha bulguları sunuyor.

Kaynaklar

[1] Tiley K, Susong KM, Knoblauch S, O’Reilly KM, Brady OJ. Climate and landscape features associated with successful Wolbachia replacement in the municipality of Rio de Janeiro, Brazil. Parasites & Vectors. 2026. DOI: 10.1186/s13071-026-07602-y.