Sayıştay Başkanlığının Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesine ilişkin 2025 yılı denetim raporu, özellikle üniversite hastanesi ve döner sermaye işletmesindeki mali sorunları ortaya koydu.
Raporda hastanenin borçlarının sürdürülemez düzeyde arttığı, stok kayıtlarının birbiriyle uyuşmadığı, bazı sağlık hizmeti ihalelerinde rekabetin sağlanamadığı ve önceki yıldan kalan bazı eksikliklerin giderilmediği belirtildi.
Hastanenin toplam borcu 718,7 milyon TL
Sayıştay’ın tespitine göre üniversite hastanesinin vadesi geçmiş ticari borçları 2025 yılı sonunda 310 milyon 681 bin TL’ye ulaştı. Henüz vadesi gelmeyen yükümlülükler de hesaba katıldığında toplam borç 718 milyon 762 bin TL olarak kayıtlara geçti.
Raporda yer alan piyasa borçları tablosunda ise özel sektör şirketleri, gerçek kişiler, Devlet Malzeme Ofisi Sağlık Market ve diğer kuruluşlara olan borçların toplamı 547 milyon 674 bin TL olarak gösterildi.
Hastanenin bazı borçlarını taahhüt ettiği sürelerde ödeyemediği belirtilirken mevcut durumun kurumun piyasa güvenilirliğini olumsuz etkileyebileceği kaydedildi.
Sayıştay, borçların azaltılmaması durumunda hastanenin piyasadan mal ve hizmet temin etmekte zorlanabileceği, firmaların ödeme riskini fiyatlara yansıtabileceği ve yeni alımların piyasa fiyatlarının üzerinde gerçekleşebileceği uyarısında bulundu.
Döner sermayede 681 milyon TL zarar
Üniversitenin döner sermaye işletmesi 2025 yılında 1 milyar 984 milyon TL gelir elde etti. Aynı dönemde giderler 2 milyar 666 milyon TL’ye yükseldi.
Böylece döner sermaye işletmesi yılı 681 milyon 383 bin TL net zararla tamamladı.
Üniversite yönetimi, giderlerdeki artışta döner sermaye gelirlerinden karşılanan personel ödemelerinin, döviz kurundaki yükselişin, banka faizlerinin ve firmaların fiyat artışlarının etkili olduğunu bildirdi. Hastane gelirlerinin giderleri karşılamada yetersiz kaldığı da üniversitenin Sayıştay’a verdiği cevapta kabul edildi.
Stok kayıtlarında 129,7 milyon TL’lik fark
Raporun mali tabloları doğrudan etkileyen en önemli tespiti stok kayıtlarında ortaya çıktı.
Hastane Bilgi Yönetim Sistemi’nde 358 milyon 446 bin TL değerinde ilaç ve tıbbi malzeme görünürken döner sermaye muhasebe sistemindeki stok tutarı 488 milyon 137 bin TL olarak kaydedildi.
İki sistem arasında 129 milyon 690 bin TL fark bulunduğu belirlendi. Sayıştay, hastane sisteminde bulunmamasına rağmen mali tablolarda görünen bu tutar nedeniyle kurum varlıklarının mali tablolarda hatalı gösterildiğini değerlendirdi.
Bu bulgu nedeniyle döner sermaye işletmesinin mali tablolarına tam olumlu görüş yerine, stok hesapları hariç olmak üzere olumlu anlamına gelen şartlı denetim görüşü verildi.
Üniversite yönetimi, stok kayıtlarındaki uyumsuzluğun giderilmesi için çalışmalara başlandığını ve sürecin 2026 yılı içerisinde tamamlanmasının planlandığını bildirdi.
442 milyon TL’lik ihalelerde rekabet tartışması
Sayıştay, üniversite hastanesinin 2024 ve 2025 yıllarında gerçekleştirdiği toplam 442 milyon 310 bin TL tutarındaki sekiz sağlık hizmeti ihalesini de inceledi.
Rapora göre bu ihalelerin yedisinde yalnızca bir katılımcı yer aldı. Teknik şartnamelerin hazırlanmasında ihaleyi kazanan firmaların sunum, tanıtım ve dokümanlarından yararlanıldığı; yaklaşık maliyet belirlenirken yine bu firmalardan alınan fiyatların etkili olduğu tespit edildi.
Tek katılımcıyla gerçekleştirilen bazı ihalelerde tekliflerin yaklaşık maliyete oldukça yakın olduğu ve ihaleyi fiyat bilgisi alınan firmaların kazandığı belirtildi.
Sayıştay, bu uygulamaların saydamlık, eşit muamele, rekabet ve kamu kaynaklarının verimli kullanılması ilkeleri bakımından ciddi tereddüt oluşturduğunu bildirdi.
İncelenen işler arasında genetik testler, onkoloji ilaç hazırlama ve uygulama sistemi, merkezi sterilizasyon, manyetik rezonans görüntüleme, patoloji ve laboratuvar hizmetleri bulunuyor.
Alımların parçalara bölündüğü tespit edildi
Raporda hem üniversitenin özel bütçesinde hem de döner sermaye işletmesinde bazı yapım, mal ve hizmet alımlarının ihale yerine parçalara bölünerek doğrudan temin yoluyla karşılandığı belirtildi.
Özel bütçe kapsamında 32 yapım işinin doğrudan teminle gerçekleştirildiği; diş malzemesi, bilgisayar, fotokopi makinesi ve kırmızı et gibi bazı alımların farklı işlemlere ayrıldığı tespit edildi.
Meslek yüksekokullarına yönelik yaklaşık 10 milyon TL tutarındaki yemek hizmetlerinin de çok sayıda doğrudan temin işlemiyle karşılandığı kaydedildi.
Döner sermayede ise bazı süreli işler için sözleşme yapılmadığı, kimi alımlarda firmaların yasaklılık durumunun kontrol edilmediği ve Kamu İhale Kurulundan izin alınmadan doğrudan temin sınırının aşıldığı bildirildi.
Doğrudan temin kapsamındaki harcamaların mal alımlarında yüzde 16’ya, yapım işlerinde ise yüzde 17’ye ulaştığı belirlendi. Mevzuata göre bu oranın Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü olmadan yüzde 10’u aşmaması gerekiyor.
4 bin 204 ilaç ve sarf malzemesi kullanılamadan imha edildi
Hastanedeki stok yönetimi eksiklikleri nedeniyle toplam 4 bin 204 ilaç ve tıbbi sarf malzemesinin kullanım süresi doldu.
Sayıştay’ın tespitine göre:
- 1 milyon 985 bin TL değerindeki 3 bin 366 ilacın,
- 1 milyon 249 bin TL değerindeki 838 sarf malzemesinin
miadı dolduğu için imha edildiği veya imha edilmek üzere kayda alındığı görüldü.
Kullanılamayan ilaç ve sarf malzemelerinin toplam mali değeri yaklaşık 3 milyon 235 bin TL olarak hesaplandı.
Raporda bu durumun fazla miktarda alım yapılması, alt depolardaki stokların yeterince kontrol edilmemesi ve taşınır görevlilerinin eğitim eksikliğiyle bağlantılı olduğu belirtildi.
Medikal malzeme alımlarında denetim eksikliği
İlaç, serum, protez ve tıbbi sarf malzemesi alımlarının bir bölümünde teklif mektuplarının dosyada bulunmadığı, bazı tekliflerde marka, kalite standardı ve teslim süresi bilgilerinin yer almadığı tespit edildi.
Bazı cihazların muayene ve kabul işlemlerinin yapılmadığı, ISO, FDA veya CE belgelerine yönelik gerekli kontrollerin gerçekleştirilmediği de rapora yansıdı.
Malın geç teslim edilmesi halinde uygulanacak cezai yaptırımların bazı sözleşmelerde düzenlenmediği belirtildi.
Dört bulgu önceki yıldan beri giderilmedi
Sayıştay’ın izleme tablosunda, 2024 yılında tespit edilen dört önemli sorunun 2025 yılında da giderilmediği görüldü.
Bunlar stok kayıtlarının doğrulanamaması, doğrudan temin işlemlerindeki mevzuat eksiklikleri, tıbbi alımlardaki kontrol sorunları ve hastane depolarında etkin stok yönetiminin kurulamaması olarak sıralandı.
Raporda ayrıca üniversitede iç denetçi bulunmadığı, kurumsal risk çalışmalarının tamamlanmadığı ve 115 işçinin toplam 5 bin 237 gün birikmiş yıllık izni bulunduğu belirtildi.
Özel bütçeye olumlu, döner sermayeye şartlı görüş
Sayıştay, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesinin özel bütçesine ait mali tabloların genel olarak doğru ve güvenilir bilgi içerdiği sonucuna vardı.
Buna karşılık döner sermaye işletmesinin mali tablolarına, 129,7 milyon TL’lik stok kayıt farkı nedeniyle şartlı görüş verildi.


