SİYAH HAVUÇ VE ŞALGAM KANSERİ TEDAVİ EDER Mİ?

Siyah havuç ve şalgam suyunun kanseri tedavi ettiği henüz gösterilmiş değil. Son günlerde gündeme gelen sonuçlar, insanlarda yapılmış bir kanser tedavisi çalışmasından değil; belirli bileşik ve bakterilerin laboratuvar ortamındaki kanser hücreleri üzerinde incelendiği deneylerden geliyor.

Erciyes Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü de 14 Eylül 2026 tarihli açıklamasında, siyah havuçtaki antosiyaninler ile şalgam suyundan izole edilen laktik asit bakterilerinin kolon, karaciğer ve bağırsak kanseri hücreleri üzerindeki etkilerinin araştırıldığını doğruladı.

Burada gözden kaçırılmaması gereken önemli bir ayrıntı var: Kamuoyunda tek bir araştırmaymış gibi gündeme gelen bulgular aslında farklı tarihlerde gerçekleştirilen iki ayrı bilimsel çalışma hattına dayanıyor.

SİYAH HAVUÇ ARAŞTIRMASINDA NE YAPILDI?

Araştırmaların ilk ayağı siyah havuca odaklanıyor.

Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Doğan'ın danışmanlığında Dr. Duygu Aslan Türker tarafından yürütülen doktora çalışmasında siyah havuçtan elde edilen antosiyaninlerin biyolojik özellikleri araştırıldı.

Antosiyaninler, siyah havucun karakteristik koyu mor renginden sorumlu doğal pigmentler arasında yer alıyor. Kırmızı, mor ve mavi renkli çok sayıda bitkisel besinde bulunan bu bileşikler antioksidan özellikleri nedeniyle uzun süredir bilimsel araştırmalara konu oluyor.

Araştırmacılar siyah havuçtan elde edilen antosiyaninleri kolon ve karaciğer kanseri hücre hatları üzerinde laboratuvar koşullarında değerlendirdi.

Çalışmada bu bileşiklerin kanser hücrelerinin çoğalması üzerinde baskılayıcı etki gösterdiği bildirildi.

Erciyes Üniversitesi, söz konusu çalışmaların sonuçlarının uluslararası Q1 kategorisindeki bilimsel dergilerde yayımlandığını açıkladı.

Siyah havuç çalışmasının ilgili sonuçları 2022 yılında Food and Bioproducts Processing dergisinde yayımlandı.

ŞALGAM ARAŞTIRMASI AYRI BİR ÇALIŞMA

İkinci araştırma ise doğrudan siyah havucun kendisinden çok, siyah havucun da kullanıldığı fermente bir ürün olan şalgam suyundaki mikroorganizmalara odaklandı.

Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Yetiman'ın yürütücülüğündeki araştırmada şalgam suyundan laktik asit bakterileri izole edildi.

Prof. Dr. Mahmut Doğan'ın araştırmaya ilişkin açıklamasına göre şalgam suyundan yaklaşık 50–55 farklı laktik asit bakterisi izole edildi.

Araştırmacılar bunların antioksidan özellikleri ve diğer fonksiyonel niteliklerini değerlendirerek ileri deneylerde kullanılacak bakterileri seçti.

Çalışmanın sonuçları 2026 yılında Probiotics and Antimicrobial Proteins dergisinde yayımlandı.

Magnezyum Uykuya İyi Gelir mi? Bilimsel Kanıtlar Ne Gösteriyor?
Magnezyum Uykuya İyi Gelir mi? Bilimsel Kanıtlar Ne Gösteriyor?
İçeriği Görüntüle

LACTOBACILLUS BREVIS NEDEN İNCELENDİ?

Araştırmada öne çıkan mikroorganizmalardan biri Lactobacillus brevis oldu.

Bu bakteri fermente gıdalarda bulunabilen laktik asit bakterilerinden biri.

Araştırmacılar seçilen bakterinin kanser hücre kültürleri üzerindeki etkisini incelemek için Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Tıp Fakültesi İmmünoloji Bölümü ile iş birliği yaptı.

Deneyler canlı insanlarda değil, laboratuvar ortamındaki hücre kültürlerinde gerçekleştirildi.

İncelenen hücreler arasında bağırsak kanseri hücreleri de bulunuyordu.

YÜZDE 90–95 RAKAMI NEREDEN GELİYOR?

Haberlerin en dikkat çekici bölümü kuşkusuz yüzde 90–95 rakamı.

Prof. Dr. Mahmut Doğan, hücre kültürü çalışmalarında elde edilen bakterinin ince ve kalın bağırsak kanseri hücrelerinde yüzde 90–95 düzeyinde hücreleri bozduğunu ve azalttığını gözlemlediklerini açıkladı.

Ancak bu rakamı doğru yorumlamak kritik önem taşıyor.

Yüzde 90–95, şalgam suyu içen kanser hastalarının yüzde 90–95'inin iyileştiği anlamına gelmiyor.

Kanser riskinin yüzde 90–95 azaldığı anlamına da gelmiyor.

Şalgamın kanseri yüzde 90–95 oranında önlediğini de göstermiyor.

Rakam, belirli laboratuvar koşullarında belirli kanser hücre kültürleri üzerinde gerçekleştirilen deneylerden geliyor.

Hücre kültürü sonuçları ile insan vücudunda elde edilecek klinik sonuçlar birbirinden tamamen farklı olabilir.

"ŞALGAM SUYU KANSER HÜCRELERİNİ YÜZDE 95 YOK EDİYOR" DENEBİLİR Mİ?

Bu ifade bilimsel açıdan fazla genelleyici olur.

Araştırmada marketten alınan bir bardak şalgam suyunun kanser hastalarına verilmesi ve tümörlerin küçülmesinin gözlenmesi gibi bir deney yapılmadı.

Şalgam suyundan izole edilen belirli bakteriler laboratuvar ortamında seçildi ve bunların belirli hücre kültürlerindeki etkileri incelendi.

Bir bakterinin kontrollü laboratuvar koşullarındaki konsantrasyonu ile kişinin şalgam içtikten sonra bağırsaklarında ortaya çıkacak biyolojik durum aynı şey değil.

Bu nedenle araştırmanın sonucu "şalgam içmek kanser hücrelerini yüzde 95 azaltıyor" şeklinde aktarılamaz.

HÜCRE KÜLTÜRÜ ÇALIŞMASI NEDİR?

Hücre kültürü çalışmaları yeni ilaçların, moleküllerin, bakterilerin ve biyolojik maddelerin araştırılmasında bilim insanlarının kullandığı önemli ilk basamaklardan biri.

Belirli insan veya hayvan hücreleri kontrollü laboratuvar ortamında yetiştirilerek araştırılan maddenin hücreler üzerindeki etkisi gözleniyor.

Bu çalışmalar bir maddenin araştırılmaya değer olup olmadığını gösterebilir.

Ancak insan vücudu laboratuvar kabındaki hücrelerden çok daha karmaşık.

Bir maddenin sindirim sisteminden ne kadar emildiği, hangi dokulara ulaştığı, vücutta nasıl metabolize edildiği, güvenli dozu ve diğer hücreler üzerindeki etkileri ancak sonraki araştırma aşamalarında anlaşılabilir.

LABORATUVARDA ETKİLİ OLMAK NEDEN YETERLİ DEĞİL?

Kanser araştırmalarında binlerce molekül ve doğal bileşik laboratuvar ortamında kanser hücreleri üzerinde etkili sonuçlar verebilir.

Bunların yalnızca küçük bir bölümü hayvan çalışmalarına, daha küçük bir bölümü insan araştırmalarına ve çok daha azı güvenli ve etkili bir tedaviye dönüşür.

Bunun önemli nedenlerinden biri laboratuvarda hücrelere doğrudan uygulanabilen konsantrasyonların insan vücudunda aynı biçimde elde edilememesidir.

Ayrıca kanser tek bir hastalık değildir.

Aynı organdaki kanserlerin bile genetik özellikleri, tedaviye verdikleri yanıt ve biyolojik davranışları birbirinden farklı olabilir.

SİYAH HAVUÇ YEMEK KANSERİ ÖNLER Mİ?

Mevcut araştırmalardan böyle bir sonuç çıkarılamaz.

Siyah havuç; lif, çeşitli vitaminler, mineraller ve antosiyaninler dahil bitkisel bileşikler içeren bir sebzedir ve dengeli beslenmenin parçası olabilir.

Ancak belirli bir besini tüketmenin tek başına kanseri önlediği veya mevcut kanseri tedavi ettiği söylenemez.

Siyah havuç antosiyaninlerinin hücre kültüründeki etkilerinin araştırılması, siyah havuç tüketen insanlarda kanser görülmeyeceği anlamına gelmez.

ŞALGAM SUYU İÇMEK KANSERDEN KORUR MU?

Şu anda bunu kanıtlayan klinik veri bulunmuyor.

Fermente gıdalardaki mikroorganizmalar ve bunların metabolitleri bağırsak mikrobiyotası, bağışıklık sistemi ve metabolizma açısından aktif bir araştırma alanı.

Ancak belirli bir fermente içeceğin insanlarda kanseri önlediğini söyleyebilmek için epidemiyolojik çalışmaların ve tercihen kontrollü insan araştırmalarının bunu desteklemesi gerekir.

Şalgam araştırmasındaki mevcut bulgular bu kanıt düzeyinde değil.

ŞALGAMIN TUZ İÇERİĞİ DE UNUTULMAMALI

Bir gıdanın laboratuvarda incelenen potansiyel yararları, günlük tüketimdeki bütün özelliklerinin göz ardı edilmesi anlamına gelmez.

Şalgam suyu üretim yöntemine ve ürüne göre önemli miktarda tuz içerebilir.

Hipertansiyonu, kalp veya böbrek hastalığı bulunan ya da sodyum tüketimini sınırlaması önerilmiş kişilerin yüksek tuzlu içecekleri tüketirken dikkatli olması gerekir.

Bu nedenle "kanser araştırmasında incelendi" diye şalgam tüketimini kontrolsüz biçimde artırmak doğru bir yaklaşım olmaz.

İKİ ÇALIŞMA NEDEN ÖNEMLİ?

Araştırmaların asıl bilimsel değeri, sofradaki bir besini doğrudan "kanser ilacı" ilan etmek değil.

Siyah havuç çalışması bitkisel antosiyaninlerin biyolojik özellikleri konusunda yeni araştırmalara zemin hazırlıyor.

Şalgam çalışması ise geleneksel fermente ürünlerde bulunan mikroorganizmaların potansiyel fonksiyonel özelliklerinin araştırılabileceğini gösteriyor.

Bu tür bulgular gelecekte hangi moleküllerin veya mikroorganizmaların daha ayrıntılı araştırılması gerektiğini belirlemeye yardımcı olabilir.

Bir sonraki bilimsel basamaklardan biri deney hayvanlarında etkinlik ve güvenlilik çalışmalarının yapılması olabilir.

Ancak hayvanlarda başarılı sonuç alınması bile doğrudan insanlarda işe yarayacağı anlamına gelmez.

İnsanlarda etkinlik ve güvenliliğin anlaşılması için ayrıca klinik araştırmalar gerekir.

ARAŞTIRMACILAR DA SONRAKİ AŞAMAYA İŞARET EDİYOR

Prof. Dr. Mahmut Doğan da elde edilen sonuçların ardından çalışmaların ileri aşamalara taşınması gerektiğini belirtiyor.

Araştırma hattının hayvan modellerinde ve daha sonra uygun bilimsel koşullar sağlanması halinde insanlarda değerlendirilmesi, laboratuvar bulgularının gerçek klinik öneminin anlaşılması açısından gerekli.

Dolayısıyla bugün için çıkarılabilecek en doğru sonuç şu:

Siyah havuçtaki belirli antosiyaninler ile şalgam suyundan izole edilen belirli laktik asit bakterileri laboratuvar ortamındaki kanser hücrelerinde dikkat çekici etkiler gösterdi.

Fakat bu bulgular henüz siyah havuç veya şalgam suyunun insanlarda kanseri önlediğini ya da tedavi ettiğini kanıtlamıyor.

TIBBİ UYARI

Siyah havuç, şalgam suyu veya başka bir besin kanser tedavisinin yerine kullanılmamalıdır. Kanser tanısı bulunan kişilerin tedavilerini değiştirmeden veya tamamlayıcı ürün kullanmadan önce onkoloji ekipleriyle görüşmeleri gerekir.

KAYNAKLAR

Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü

Food and Bioproducts Processing

Probiotics and Antimicrobial Proteins

Anadolu Ajansı