Uzmanlar, düzenli olarak bu şekilde kahvaltı yapmanın uzun vadede kalp ve bağırsak sağlığını da olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor.

Pazartesi sabahı milyonlarca kişi kahvaltısını fırından aldığı poğaça, açma veya simitle yapıyor. Ancak beslenme uzmanlarına göre bu alışkanlık, yalnızca kısa süreli tokluk sağlıyor. Ticari olarak üretilen birçok poğaça; rafine un, yüksek miktarda yağ ve tuz içeriyor. Özellikle endüstriyel üretimde maliyeti düşürmek ve ürünün dayanıklılığını artırmak amacıyla margarin veya doymuş yağ oranı yüksek endüstriyel bitkisel yağların kullanılabildiği belirtiliyor. Ürünün içeriği üreticiye göre değişse de, bu beslenme modeli dengeli bir kahvaltının yerini tutmuyor. [1]

Poğaçadaki “Gizli Şeker” Ne Anlama Geliyor?

Poğaçanın içinde çok fazla toz şeker bulunmasa bile, ana bileşeni olan rafine un sindirim sırasında hızla glikoza (kan şekerine) dönüşüyor. Orta boy bir poğaça yaklaşık 40 ila 60 gram karbonhidrat içeriyor. Bu miktar, metabolik açıdan yaklaşık 10 ila 15 küp şekere karşılık gelen bir karbonhidrat yükü oluşturabiliyor. Buradaki benzetme, eklenmiş şeker miktarını değil, vücudun maruz kaldığı kan şekeri yükünü ifade ediyor. [2]

Neden Çabuk Acıktırıyor?

Rafine unla hazırlanan besinler kan şekerini hızla yükseltiyor. Ardından salgılanan insülin hormonu kan şekerini yeniden düşürüyor. Bu hızlı değişim; açlık hissi, halsizlik, dikkat dağınıklığı ve tatlı isteği gibi durumlara neden olabiliyor. Özellikle masa başında çalışan kişilerde sabah saatlerinin ilerleyen bölümünde verim kaybı görülebiliyor. [2]

Yağın Türü de En Az Un Kadar Önemli

Uzmanlar, poğaçadaki tek sorunun un olmadığını vurguluyor. Ticari ürünlerde kullanılan yağın türü de sağlık açısından önem taşıyor. Günümüzde satılan margarinlerin büyük bölümü geçmiş yıllardaki gibi yüksek trans yağ içermese de, birçok hazır hamur işinde doymuş yağ oranı yüksek endüstriyel yağlar kullanılabiliyor.

Fazla doymuş yağ tüketiminin, sağlıksız bir beslenme düzeninin parçası olduğunda LDL kolesterolü (kötü kolesterol) yükseltebildiği ve kardiyovasküler riskle (kalp ve damar hastalığı riski) ilişkili olduğu biliniyor. Dünya Sağlık Örgütü de trans yağların gıda zincirinden tamamen kaldırılması gerektiğini vurguluyor. [3]

Bağırsaklar da Bu Kahvaltıdan Payını Alıyor

Poğaça, lif bakımından fakir bir besin. Lif, bağırsaklardaki yararlı bakterilerin temel besin kaynaklarından biri olarak kabul ediliyor. Liften yetersiz beslenme; bağırsak mikrobiyotasının (bağırsakta yaşayan yararlı mikroorganizmalar) çeşitliliğini azaltabiliyor ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasını olumsuz etkileyebiliyor. Sürekli rafine un ağırlıklı beslenme, uzun vadede bağırsak sağlığını destekleyen beslenme modelinden uzaklaşılmasına neden olabiliyor. [4]

Pratik Kahvaltının Daha Dengeli Alternatifleri Var

Beslenme uzmanları, hızlı kahvaltı yapmak isteyenler için daha dengeli seçeneklerin de bulunduğunu belirtiyor. Haşlanmış yumurta, peynir, yoğurt veya kefir, tam tahıllı ekmek, yulaf, ceviz ve mevsim meyveleri hem daha uzun süre tok kalmaya yardımcı oluyor hem de kan şekerinin daha dengeli seyretmesini destekliyor.

Poğaça veya simit tamamen yasaklanması gereken besinler değil. Ancak her sabah düzenli olarak bu ürünlerle kahvaltı yapmak yerine, protein, lif ve sağlıklı yağ içeren besinlerle zenginleştirilmiş bir kahvaltı tercih etmek; gün içindeki enerji düzeyi, odaklanma ve uzun vadeli sağlık açısından daha dengeli bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor.

Kolesterolü Düşürmeye Yardımcı 11 Alışkanlık Bilimsel Kanıtlarla Destekleniyor
Kolesterolü Düşürmeye Yardımcı 11 Alışkanlık Bilimsel Kanıtlarla Destekleniyor
İçeriği Görüntüle

Kaynaklar

[1] Monteiro CA, Cannon G, Levy RB ve ark. Ultra-processed foods: what they are and how to identify them. Public Health Nutrition. 2019.

[2] Atkinson FS, Foster-Powell K, Brand-Miller JC. International Tables of Glycemic Index and Glycemic Load Values. Diabetes Care. 2021.

[3] World Health Organization. REPLACE Action Package: Elimination of Industrially Produced Trans-Fatty Acids. 2018.

[4] Reynolds A, Mann J, Cummings J ve ark. Carbohydrate quality and human health: a series of systematic reviews and meta-analyses. The Lancet. 2019.