Danimarka’da Aarhus Üniversitesi, Aarhus Üniversite Hastanesi ve Güney Danimarka Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü, 28 Ağustos 2026’da JAMA Network Open’da yayımlanan ülke çapındaki çalışmada, obezite için semaglutid tedavisine başlayan 157 bin 822 yetişkinde tedavinin gerçek yaşamda ne kadar sürdürüldüğü incelendi. Araştırmada 12 aylık kümülatif bırakma riski yüzde 49 olarak hesaplandı.

Çalışma, semaglutidin kilo kaybındaki etkinliğini test etmek yerine ilacı kullanan kişilerin tedaviye ne kadar süre devam ettiğini araştırdı. Bulgular, kronik obezite tedavisinde yalnız ilacın etkisinin değil, tedavinin uzun vadede sürdürülebilirliğinin de önemli olduğunu gösterdi.

Diyabeti olmayan yetişkinler incelendi

Araştırma, Danimarka’nın ulusal sağlık kayıtlarının kullanıldığı gözlemsel bir kohort çalışması olarak tasarlandı.

1 Aralık 2022 ile 1 Kasım 2024 arasında obezite tedavisi amacıyla ilk kez semaglutid reçetesi alan yetişkinler çalışmaya dahil edildi. Katılımcıların daha önce semaglutid kullanmamış ve diyabet tanısı bulunmayan kişiler olması şartı arandı.

Şekerli İçecek Tüketenlerde Mide Kanseri Riski 2,45 Kat Yüksek Çıktı
Şekerli İçecek Tüketenlerde Mide Kanseri Riski 2,45 Kat Yüksek Çıktı
İçeriği Görüntüle

Toplam 157 bin 822 katılımcının yüzde 69’u kadın, yüzde 31’i erkekti. Ortanca yaş 49 olarak hesaplandı.

Çalışmada ayrı bir kontrol grubu bulunmuyordu. Araştırmacılar, semaglutid tedavisine başlayan kişilerin gerçek yaşam koşullarındaki reçete kullanımını sağlık kayıtları üzerinden izledi.

77 bin 483 kişi bırakma tanımını karşıladı

Araştırmacılar, mevcut reçetenin kapsadığı sürenin ardından en az 60 gün boyunca yeni semaglutid reçetesi alınmamasını tedavinin bırakılması olarak tanımladı.

Bu ölçüte göre takip sırasında 77 bin 483 kişi tedaviyi bırakmış kabul edildi.

Kümülatif bırakma riski 3 ayda yüzde 13, 6 ayda yüzde 27, 9 ayda yüzde 39 ve 12 ayda yüzde 49 olarak hesaplandı.

Yüzde 49’luk sonuç, katılımcıların basitçe yüzde 49’unun belirli bir tarihte tedaviyi bıraktığı anlamına gelmiyor. Değer, zaman içinde tedavinin bırakılma olasılığını gösteren kümülatif risk hesabını ifade ediyor.

Bırakma tanımı değiştiğinde oran da değişti

Reçete kayıtlarına dayalı çalışmalarda kişinin tedaviyi gerçekten kalıcı olarak bırakıp bırakmadığını kesin olarak belirlemek her zaman mümkün olmuyor.

Araştırmacılar bu nedenle farklı süre eşikleriyle ek analizler yaptı.

Reçeteler arasındaki boşluk 30 gün kabul edildiğinde 12 aylık kümülatif bırakma riski yüzde 58’e çıktı. Boşluk 90 gün olarak kabul edildiğinde ise yüzde 45’e geriledi.

Ana analizde kullanılan 60 günlük aralıkta risk yüzde 49’du.

Bu değişkenlik, bazı kişilerin tedaviyi tamamen bırakmak yerine geçici ara vermiş veya ilacı daha uzun aralıklarla kullanmış olabileceğini düşündürüyor.

Gençlerde göreceli risk daha yüksek bulundu

Araştırmada tedaviyi bırakmayla ilişkili demografik ve sağlık özellikleri de incelendi.

18–29 yaş grubunda tedaviyi bırakma riski, 45–59 yaş grubuna kıyasla göreceli olarak yüzde 49 daha yüksek bulundu.

Bu bulgu, 18–29 yaş grubundaki kişilerin yüzde 49’unun tedaviyi bıraktığı anlamına gelmiyor. Araştırmada iki yaş grubu arasındaki göreceli risk farkı hesaplandı.

Erkeklerde tedaviyi bırakma riski kadınlara göre göreceli olarak yüzde 16 daha yüksekti.

Daha düşük gelirli belediyelerde yaşayan kişilerde de yüksek gelirli bölgelerde yaşayanlara kıyasla risk yaklaşık yüzde 11 daha yüksek bulundu.

Bu ilişkiler, bireysel kişilerin semaglutidi neden bıraktığını göstermiyor.

Bazı sağlık özellikleri de bırakmayla ilişkili bulundu

Semaglutid tedavisinden önce gastrointestinal sistemle ilişkili ilaç kullanan kişilerde bırakma riski yaklaşık yüzde 10 daha yüksek bulundu.

Psikiyatrik ilaç kullanımı bulunanlarda ise risk yaklaşık yüzde 13 daha yüksekti.

Kalp-damar hastalığı, böbrek hastalığı, prediyabet ve daha yüksek ek hastalık yükü bulunan kişilerde de küçük risk artışları görüldü.

Ancak araştırma bu ilişkilerin nedenini doğrudan ölçmedi.

Bu nedenle hastaların ilacı yan etkiler, maliyet, yetersiz etki veya başka bir nedenle bıraktığı sonucuna tek başına bu verilerden ulaşılamıyor.

Tedavi maliyeti olası etkenlerden biri

Araştırmada semaglutidin obezite tedavisinde kullanılmasının Danimarka’da hastalar için ekonomik yük oluşturabileceği belirtildi.

Çalışma döneminde yıllık tedavi maliyetinin doza bağlı olarak yaklaşık 2 bin 200 ile 3 bin 700 avro arasında değişebildiği, obezite amacıyla kullanılan semaglutidin genel geri ödeme kapsamında olmadığı aktarıldı.

Düşük gelirli bölgelerde tedaviyi bırakma riskinin daha yüksek bulunması, maliyetin olası etkenlerden biri olabileceğini düşündürüyor.

Ancak araştırmacıların elinde katılımcıların bireysel gelirleri veya ilaç için ceplerinden yaptıkları gerçek harcama miktarı bulunmuyordu.

Bu nedenle tedavinin doğrudan ekonomik nedenlerle bırakıldığı gösterilmiş değil.

Bırakanların yaklaşık dörtte biri üç ay içinde yeniden başladı

Tedaviyi bırakmış kabul edilen kişilerin yaklaşık dörtte biri, bırakma döneminin ardından üç ay içinde yeniden semaglutid kullanmaya başladı.

Bu bulgu, reçete kayıtlarında bırakmış görünen kişilerin bir bölümünün gerçekte tedaviye geçici ara vermiş olabileceğini gösteriyor.

Kişilerin dozlarını önerilenden farklı aralıklarla kullanmaları da kayıtlarda tedavinin bırakılması şeklinde görünebilir.

Başka obezite ilaçlarına geçiş sınırlı kaldı

Araştırmacılar semaglutidi bırakanların sonraki beş ay içinde başka obezite ilaçlarına geçip geçmediğini de değerlendirdi.

Tedaviyi bırakanların bin 88’i, yani yüzde 1,4’ü liraglutid; 563’ü, yani yüzde 0,7’si tirzepatid reçetesi aldı.

Bu sonuçlar, semaglutidi bırakan kişilerin büyük bölümünün kısa dönemde başka bir obezite ilacına geçmediğini gösterdi.

Tirzepatidin Danimarka pazarına çalışma döneminin sonlarına doğru girmesi, bu oranın yorumlanmasında dikkate alınması gereken bir sınırlılık olarak değerlendirildi.

Araştırma kilo değişimini ölçmedi

Çalışmada katılımcıların tedavi öncesi ve sonrası vücut ağırlığı verileri bulunmuyordu.

Bu nedenle semaglutidi bırakan kişilerin ne kadar kilo aldığı veya verdiği belirlenemedi.

Daha önce yürütülen randomize klinik çalışmalar, semaglutid tedavisi sona erdikten sonra kaybedilen kilonun bir bölümünün geri alınabileceğini göstermişti.

Yeni Danimarka çalışması ise kilo değişimini değil, gerçek yaşamda ilaca devam edilme süresini değerlendirdi.

Semaglutid ruhsatlı bir obezite tedavisi

Semaglutid, Avrupa Birliği’nde obezite ve belirli kilo ilişkili sağlık sorunları bulunan fazla kilolu yetişkinlerde kilo yönetimi amacıyla ruhsatlı bir tedavi.

Yeni çalışma bir ilaç onayı araştırması değil.

Araştırmacılar semaglutidin etkinliğini veya yeni bir kullanım alanını değerlendirmedi; mevcut tedavinin gerçek yaşamda ne ölçüde sürdürüldüğünü inceledi.

Bu nedenle yüzde 49’luk bırakma riski semaglutidin etkisiz olduğu anlamına gelmiyor.

Çalışmanın önemli sınırlılıkları bulunuyor

Araştırmanın ülke çapında sağlık kayıtlarını kullanması ve 157 binden fazla kişiyi kapsaması güçlü yönleri arasında yer alıyor.

Ancak gözlemsel tasarım nedeniyle neden-sonuç ilişkisi kurulamaz.

Katılımcıların vücut kitle indeksi ve ayrıntılı vücut ölçümleri mevcut değildi. Tedavi sırasında ne kadar kilo verdikleri bilinmiyordu.

Bireysel gelir, sigorta durumu ve cepten yapılan ilaç harcamaları da kayıtlarda bulunmuyordu.

Yan etki, maliyet, yetersiz etki veya kişisel tercih gibi bırakma nedenleri doğrudan ölçülmedi.

Danimarka’nın sağlık sistemi, geri ödeme koşulları ve ilaç fiyatlandırması diğer ülkelerden farklı olduğu için yüzde 49’luk kümülatif bırakma riski başka ülkelere doğrudan genellenemiyor.

Gerçek yaşamda tedaviye devamlılık öne çıkıyor

Çalışmanın temel mesajı, semaglutidin kilo kaybındaki etkisini yeniden değerlendirmek değil.

Araştırma, uzun süreli obezite tedavisinde hastaların ilacı gerçek yaşam koşullarında ne kadar süre kullanmaya devam ettiğini gösteriyor.

Klinik çalışmalarda etkili olduğu gösterilen bir tedavinin gerçek yaşamda beklenen yararı sağlaması için hastaların tedaviyi sürdürebilmesi gerekiyor.

Danimarka verileri, obezite tedavisinde ilaç etkinliğinin yanında maliyet, tolerans, hasta özellikleri ve tedaviye devamlılık gibi faktörlerin de uzun dönem sonuçlar açısından değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

KAYNAKLAR

• JAMA Network Open – Discontinuation of Semaglutide Therapy for Obesity Management, 28 Ağustos 2026

• Aarhus Üniversitesi ve Aarhus Üniversite Hastanesi – Danimarka ulusal sağlık kayıtlarına dayalı semaglutid kohort araştırması

• Güney Danimarka Üniversitesi – Semaglutid tedavisinin bırakılmasına ilişkin ulusal kohort araştırması

• Avrupa İlaç Ajansı – Semaglutidin obezite ve kilo yönetimi için ruhsat bilgileri

• JAMA – STEP 4 randomize klinik çalışması

• Diabetes, Obesity and Metabolism – STEP 1 tedavi sonrası uzatılmış takip çalışması