Yöntemde, tümör dokusunun içine yerleştirilen ince bir prob, gerçek zamanlı manyetik rezonans (MRI) görüntüleme eşliğinde yönlendiriliyor ve hedeflenen tümör dokusu çok düşük sıcaklıklara kadar dondurularak etkisiz hâle getiriliyor.

Uzmanlara göre kriyoablasyon sırasında doku sıcaklığı -40°C ve altına düşürülüyor. Bu aşırı soğuk, kanser hücrelerinin yapısının bozulmasına ve hücrelerin ölmesine yol açıyor. MRI rehberliği sayesinde işlem sırasında tümörün sınırları net şekilde izlenebiliyor ve çevredeki sağlıklı dokuların korunması hedefleniyor.

Kellik kader mi? UCLA kaynaklı yeni molekül dengeleri değiştirebilir
Kellik kader mi? UCLA kaynaklı yeni molekül dengeleri değiştirebilir
İçeriği Görüntüle

Bu yöntem özellikle:
• Ameliyat riski yüksek hastalarda
• Yaşlı veya genel durumu cerrahiye uygun olmayan kişilerde
• Karaciğer, böbrek, prostat, kemik ve bazı yumuşak doku tümörlerinde

alternatif bir tedavi seçeneği olarak uygulanabiliyor.

Kriyoablasyon, klasik cerrahiye kıyasla daha küçük girişimler gerektirdiği için hastalarda iyileşme süresi genellikle daha kısa oluyor. Bazı hastalar işlem sonrası kısa süreli gözlemin ardından taburcu edilebiliyor.

Uzmanlar, MRI eşliğinde kriyoablasyonun her kanser türü için uygun olmadığını, hasta seçiminin ve tümörün konumunun büyük önem taşıdığını vurguluyor. Yöntem, kemoterapi, radyoterapi veya cerrahinin yerine değil; uygun vakalarda tamamlayıcı veya alternatif bir seçenek olarak değerlendiriliyor.