Kıbrıs’ta Batı Nil virüsü vakaları dikkat çekiyor. KKTC Sağlık Bakanlığı, 8 Eylül 2026 tarihinde yaptığı açıklamada üç kişide Batı Nil virüsü testinin pozitif çıktığını duyurdu.
Bakanlığın verdiği bilgilere göre iki hasta üst solunum yolu enfeksiyonu, boğaz ağrısı, ateş ve halsizlik şikâyetleriyle sağlık kuruluşlarına başvurdu. Hastaneye yatırılan iki kişide yapılan tetkikler sonucunda Batı Nil virüsü tespit edildi.
Hastaların genel durumlarının bir önceki güne göre daha iyi seyrettiği ve hayati tehlikelerinin bulunmadığı bildirildi. Sağlık durumlarının yakından takip edildiği belirtildi.
Üçüncü vaka ise dikkat çekici biçimde herhangi bir şikâyeti bulunmayan bir kişide ortaya çıktı. Rutin kan tetkikleri sırasında yapılan incelemelerde kişinin Batı Nil virüsü testinin pozitif olduğu belirlendi.
Kıbrıs’ın güneyinde de vakalar bildirildi
KKTC’de açıklanan vakalar, Kıbrıs’ın güneyinde Batı Nil virüsü enfeksiyonlarının gündeme geldiği bir dönemde kaydedildi.
Kıbrıs Haber Ajansının aktardığı resmi bilgilere göre 3 Eylül itibarıyla Kıbrıs’ın güneyinde yedi doğrulanmış Batı Nil virüsü vakası bulunuyordu ve üç olası vaka daha araştırılıyordu.
Vakaların çoğunun 65 yaş ve üzerindeki kişiler olduğu bildirilirken, kronik hastalıkları bulunan 90 yaşındaki bir erkeğin hayatını kaybettiği açıklandı.
Bu gelişmeler, özellikle sivrisineklerin aktif olduğu dönemlerde kişisel korunmanın önemini yeniden gündeme taşıdı.
Batı Nil virüsü nedir?
Batı Nil virüsü, esas olarak enfekte sivrisineklerin insanları ısırması sonucunda bulaşan viral bir enfeksiyondur.
Virüsün doğadaki temel döngüsü kuşlar ve sivrisinekler arasında gerçekleşir. İnsanlar ve atlar da enfekte olabilir ancak insanlar virüsün doğal dolaşımının sürdürülmesinde temel kaynak olarak kabul edilmez.
Hastalık günlük sosyal temasla bir kişiden diğerine yayılan grip benzeri bir enfeksiyon değildir. Bu nedenle aynı ortamda bulunmak, konuşmak, dokunmak veya hastayla gündelik temas kurmak başlıca bulaş yolu değildir.
Enfekte olan herkes hastalanıyor mu?
Hayır.
Batı Nil virüsü enfeksiyonunun önemli özelliklerinden biri, virüsü alan insanların büyük bölümünde hiçbir belirti ortaya çıkmamasıdır.
Belirti gelişen kişilerde ise ateşli ve grip benzeri bir hastalık görülebilir.
Batı Nil virüsünün belirtileri neler?
Belirti gösteren kişilerde ateş, baş ağrısı, belirgin halsizlik, kas ve eklem ağrıları, bulantı, kusma, deri döküntüsü ve lenf bezlerinde şişme görülebilir.
Çoğu enfeksiyon hafif veya belirtisiz seyretse de hastaların küçük bir bölümünde virüs merkezi sinir sistemini etkileyebilir.
Bu durumda menenjit veya ensefalit gibi ciddi nörolojik tablolar gelişebilir.
Kimler daha fazla risk altında?
İleri yaştaki kişilerde ciddi hastalık gelişme riski daha yüksektir.
Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler ve bazı kronik hastalıkları bulunan bireyler de ağır hastalık açısından daha dikkatli değerlendirilmesi gereken gruplar arasında yer alır.
Özellikle sivrisinek ısırığının ardından yüksek ateşle birlikte şiddetli baş ağrısı, bilinç değişikliği, belirgin kas güçsüzlüğü, ense sertliği veya nörolojik belirtilerin ortaya çıkması durumunda tıbbi değerlendirme önem taşır.
Batı Nil virüsü nasıl bulaşıyor?
En önemli bulaş yolu enfekte sivrisineklerin ısırmasıdır.
Bu nedenle mücadelede yalnızca hasta kişilerin tespit edilmesi değil, sivrisineklerin üreme alanlarının azaltılması da önem taşır.
Evlerin ve bahçelerin çevresindeki kovalar, saksı altlıkları, kullanılmayan kaplar ve suyun uzun süre bekleyebileceği diğer alanlar sivrisineklerin üremesine uygun ortam oluşturabilir.
Nasıl korunabiliriz?
Batı Nil virüsüne karşı korunmanın temelinde sivrisinek ısırıklarını azaltmak bulunuyor.
Kapı ve pencerelerde sineklik kullanılması, açık alanlarda uygun sivrisinek kovucuların tercih edilmesi, sivrisineklerin yoğun olduğu zamanlarda vücudu daha fazla örten giysilerin kullanılması ve ev çevresinde su birikintilerinin ortadan kaldırılması riski azaltmaya yardımcı olabilir.
İnsanlarda kullanılmak üzere onaylanmış özel bir Batı Nil virüsü aşısı bulunmadığından kişisel korunma ve sivrisinek kontrolü daha da önem kazanıyor.
Tedavisi var mı?
Batı Nil virüsünü doğrudan ortadan kaldıran spesifik bir antiviral tedavi bulunmuyor.
Hafif vakalarda tedavi genellikle belirtilerin kontrolüne yönelik destekleyici yaklaşımlardan oluşuyor. Ağır nörolojik hastalık gelişen kişilerin ise hastanede takip ve tedavi edilmesi gerekebiliyor.
Kıbrıs’taki gelişmeler neden önemli?
KKTC’de aynı gün üç pozitif vakanın açıklanması ve Kıbrıs’ın güneyinde de yakın tarihlerde vakaların bildirilmiş olması, Batı Nil virüsünün ada genelinde dikkatle izlenmesini önemli hale getiriyor.
Ancak vakaların görülmesi toplumda paniğe neden olmamalı. Batı Nil virüsü enfeksiyonlarının büyük bölümü belirtisiz veya hafif seyrediyor.
Asıl önemli nokta, risk grubundaki kişilerin korunması, sivrisineklerle mücadelenin sürdürülmesi ve ciddi hastalık belirtilerinin erken fark edilmesi.
KAYNAKLAR
KKTC Sağlık Bakanlığı
Türk Ajansı Kıbrıs
Kıbrıs Haber Ajansı
Kıbrıs Tıbbi Hizmetler ve Halk Sağlığı Hizmetleri




