Çay, kahve ya da bitki çayı fark etmeksizin çok sıcak içeceklerin alışkanlık hâline getirilerek tüketilmesi, uzun vadede yemek borusu sağlığı açısından risk oluşturabilir. Bilim insanları, bu riskin içeceğin içeriğinden değil, yüksek ısının yemek borusu mukozasında yol açtığı tekrarlayan hasardan kaynaklandığını vurguluyor.
Bilimsel Arka Plan Ne Diyor?
En çok atıf alan epidemiyolojik çalışmalar; İran, Çin ve Güney Amerika gibi çok sıcak içecek tüketiminin yaygın olduğu bölgelerde özellikle skuamöz hücreli özofagus kanseri sıklığının daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Bu çalışmaların bir bölümü, 65°C ve üzerindeki içeceklerin düzenli tüketimini risk faktörü olarak tanımlıyor.
Araştırmalar; hücre kültürü deneyleri, hayvan modelleri ve geniş nüfuslu gözlemsel (kohort ve vaka-kontrol) insan çalışmaları üzerinden yürütüldü. Bulgular, ısının neden olduğu kronik inflamasyonun hücresel değişimlere yol açabileceğini düşündürüyor.
Uluslararası Değerlendirme
Bu veriler doğrultusunda International Agency for Research on Cancer, “çok sıcak içecek tüketimini” muhtemelen kanserojen (Grup 2A) olarak sınıflandırdı. Değerlendirme, özellikle yüksek tüketimli bölgelerden gelen tutarlı epidemiyolojik kanıtlara dayanıyor.
Benzer şekilde U.S. National Cancer Institute, kanser araştırmalarına ilişkin özetlerinde, riskin içeceğin türünden bağımsız olarak sıcaklıkla ilişkili olduğuna dikkat çekiyor.
Uzman Yorumu
Halk sağlığı uzmanları, bu bulguların “her sıcak içecek kanser yapar” şeklinde yorumlanmaması gerektiğini vurguluyor. Asıl riskin, çok sıcak içeceklerin uzun yıllar boyunca, günlük alışkanlık hâlinde tüketilmesiyle ilişkili olduğu belirtiliyor. Ilımasını beklemek, basit ama etkili bir korunma adımı olarak öne çıkıyor.
Önemli Uyarı
Bu çalışmaların büyük bölümü gözlemsel nitelikte olup, doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurmak sınırlıdır. Isıya bağlı biyolojik mekanizmalar hâlen araştırma aşamasındadır ve deneysel veriler devam etmektedir.
Sonuç:
Uzmanlar, içecekleri tüketmeden önce birkaç dakika beklemenin ve aşırı sıcaklıktan kaçınmanın, yemek borusu sağlığı açısından ihtiyatlı bir yaklaşım olabileceğini ifade ediyor.




